Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

BasketbolYeniden İstanbul’da: David Blatt

David Blatt, NBA ve Maccabi söylentileri arasında bir yıl daha İstanbul'da. Koçla değişen Daçka'yı, NBA hedeflerini ve Igor Kokoskov'u konuştuk.

Volkswagen Arena’da şaşaadan uzak bir gün. Salonun yanıbaşındaki restoranlarda öğle yemeği için çatal bıçak sesleri duyulurken, Darüşşafaka’nın medya gününde parkeye uzanan yola sükûnet hâkim. Yeşil formalılarda geçtiğimiz sezondan kalan birkaç tanıdık yüz var. Bunun da etkisiyle olsa gerek, oyuncular arasındaki sohbetlerin desibeli ziyadesiyle düşük. Pota arkasındaki bir koltuğa doğru geçerken kulağıma fotoğrafçıların ricalarının yanında yardımcı koç Ömer Uğurata’nın esprileri çalınıyor. Oyuncular çekimlerin bir an önce bitmesini umuyor gibi, baş antrenör David Blatt ise etraftaki iki elin parmaklarını geçmeyecek basın mensubunun kendisiyle konuşmayı beklediğinin farkında.

David Blatt ve ekibi.
David Blatt’in ekibinde selfie için telefon Ömer Uğurata’nın elinde. | Foto: Darüşşafaka Basketbol

Toplu fotoğrafın ardından Avrupa’nın en kıdemli koçlarından biri için kayıt cihazlarını doldurma vakti geliyor. Potaya yakın oturmanın da katkısıyla kayıt tuşuna ilk basan benim. Koç Blatt, geçtiğimiz sezon basın toplantılarında sık sık bir kültür oluşturma hedefinde olduklarının altını çizmişti. Takımın tüm çekirdeği değişmiş ve Euroleague’den inip Eurocup’a geçilmişken bu kültürü oturtma süreci hakkındaki düşünceleri sekteye uğradı mı? “Bu çok adil bir soru” diyerek giriyor söze. “Elbette takımın içinde bulunduğu durum değişti. Bu açık. Ama kurmaya çalıştığımız kültür, yaratmak istediğimiz alışkanlıklar ve sık sık altını çizdiğimiz mükemmelliğe olan bağlılık aynı şekilde devam ediyor. Profesyonel bir bakış açısıyla, herkes aynı motivasyon ve azimle geçtiğimiz yılki gibi burada olacak. Ortaya koyacağımız işe bağlılığımızdan bahsediyorsak, bu konuda değişen hiçbir şey yok. Sadece katılacağımız Avrupa kupası ve içinde bulunduğumuz atmosfer değişti.”

David Blatt, ikinci kez Darüşşafaka'nın başında yeni bir sezona giriyor.
Darüşşafaka geçtiğimiz sezon David Blatt yönetiminde EuroLeague play-off’u oynamaya hak kazandı. | Foto: Depo Photos

Gerçekten de Darüşşafaka’nın içinde olduğu atmosfer gözle görülür seviyede değişti. Tıpkı son yıllarda birkaç kez olduğu gibi. Alt ligden oldukça gösterişli bir şekilde BSL’ye çıkan, bir sezon içinde dolgun bir sponsorla Avrupa’nın en başarılı kulüpleriyle aşık atabilecek bütçelere yaklaşan ve homurdanmalara kulak asmadan sayılı EuroLeague koltuklarından birine kurulan Daçka için rüyadan yavaş yavaş uyanma zamanı. Belki Doğuş Grubu’nun desteği devam ediyor ama bütçe geçen sezona göre birkaç seviye azalmış durumda.

Bu sezon, David Blatt'in İstanbul'da takım çalıştırdığı son sezon olabilir.
“Elbette takımın içinde bulunduğu durum değişti. Bu açık. Ama kurmaya çalıştığımız kültür, yaratmak istediğimiz alışkanlıklar ve sık sık altını çizdiğimiz mükemmelliğe olan bağlılık aynı şekilde devam ediyor.” – David Blatt | Foto: Darüşşafaka Basketbol

Yeni sezonda Scottie Wilbekin dışındaki tüm yabancı oyuncular başka formalarla boy gösterecek. Bu durum, son dönemde Avrupa basketbolunun da bir çeşit doğası olmuş hâlde. Zirvedeki birkaç takım hariç çoğu kadro tek yıllık kontratlar ve her sene başında yeni transferlerle bezeniyor. Koç Blatt’e göre, bu yıl da EuroLeague’de kalınsaydı, kadrodaki değişim bu kadar dramatik olmayacaktı: “Bizim senaryomuz biraz farklı aslında. Takımımızın değişmesinin tek sebebi artık EuroLeague’de yer almamamız. Kadromuz bu yüzden değişti. Bizimle kontratı süren oyuncularımız vardı ve eğer bu sezon da EuroLeague’de devam etseydik bizimle kalacaklardı. Ama şartlar böyle gelişmedi ve biz de yeni isimler bulup -belirgin derecede düşük bir bütçeyle- gayet iyi bir takım kurduk. Oyuncu karakterimiz, profesyonel organizasyon kalitemiz ve tıpkı geçen yıl gibi üst seviye bir takım olma isteğimizde bir azalma yok.”

Eurocup bu sezon öyle güçlendi ki geçen yıla yakın bir takım olmak bile, Darüşşafaka’ya şampiyonluğu getirmeyebilir. Euroleague takım sayısını 16’ya çekmesine rağmen geçtiğimiz yıl Türkiye dahil birkaç ülkenin takımlarını Eurocup’a yollamaması, organizasyonun kalitesinden çalmıştı. Bu yıl ise zirve yolları oldukça dikenli ve koç da bunu itiraf etmekten çekinmiyor: “Çok çok zor bir yarış olacak. Sayısız harika takım bu sezon Eurocup’ta yer alacak. Geçen birkaç yıla oranla farklı bir durum bu çünkü eskiden 3-4 takım kendilerini şampiyonluk adayı olarak görüyordu. Bu sezon ise görüntü tamamen farklı sma biz de kendimizi turnuvadaki her takım kadar rekabetçi görüyoruz.”

Galatasaray, artan seviyeye rağmen hedefi şampiyonluk olarak açıklamaktan geri durmuyor. Koç Blatt ise biraz daha temkinli: “Şunu yapacağız, şu aşamaya ulaşacağız demektense ilk günden itibaren sıkı çalışıp olabileceğimiz en iyi oyunu parkeye yansıtmak istiyoruz. Bunu başardığımızda da Eurocup’taki en rekabetçi takımlardan biri olacağımıza inanıyoruz.”

David Blatt, yeni sezonda Brad Wanamaker'dan yoksun olacak.
EuroLeague sezonunda Darüşşafaka’nın saha içi lideri olan Brad Wanamaker, yeni sezonda Fenerbahçe Doğuş forması giyecek.

Geçtiğimiz sezon Daçka’nın sahadaki lideri Brad Wanamaker’dı. Olağanüstü bir sezon geçiren ve adı NBA takımlarıyla da anılan 28 yaşındaki guard’ın yaz sonuna doğru bir sezon daha Daçka’da kalacağına dair haberler çıktı. Ancak yaklaşık iki hafta içinde Wanamaker’ın Fenerbahçe Doğuş’a transferi açıklandı. Son dakikaya kalan bu transfer, koçu pek de hazırlıksız yakalamamış: “Aslında yaz başında Wanamaker’ın bizimle kalmasını beklemiyorduk. Brad’in NBA’den bir kontrat alacağını düşünüyorduk ki bence onun da planları bu yöndeydi. Sonrasında Fenerbahçe’ye gideceğine dair bir tablo oluştu. Akabinde küçük bir zaman diliminde buraya dönebilecek gibiydi ama sonuçta Fenerbahçe’ye gitme kararı aldı.” Aynı yaz içinde hem sponsorunu hem de en büyük yıldızını ligin ağır abisine kaybetse de Koç Blatt şikayet etme niyetinde değil: “Bu transfer hem onun için hem de Fenerbahçe için harika bir haber. Onun için mutluyuz.”

Aslında bugün, takımdan ayrılanlar arasında pekâlâ David Blatt ismini de sayabilirdik. Özellikle 2014’te EuroLeague şampiyonu olduğu Maccabi ile ciddi görüşmeler yapan Blatt, İsrail ekibinin uzun vadeli bir ortaklık istemesi sebebiyle bir yıllığına daha Daçka’da kalmayı seçti. Zira koçun bir numaralı hedefi iki sezon önce Cleveland Cavaliers’ın başında final oynadığı NBA’e gelecek yaz geri dönmek. Dünyanın en iyi liginde geçtiğimiz yıl tek bir koç değişikliği dahi yaşanmadı ve 30 takım da sezona başladıkları koçlarıyla Haziran’ı getirdi. 46 yıldır ilk defa böyle bir sonucun oluşması, yeni sezonda bolca koç değişimi olabileceğinin sinyali olarak görülüyor. Peki NBA kulislerinde olası bir müsait koltuk için önemli adaylardan biri olarak gösterilen Blatt’e sezon ortasında bir teklif gelirse tavrı ne olacak? “Bu sezon için Daçka’yı çalıştırmak dışında bir düşüncem yok çünkü bu konuda bir söz verdim” diyor derin bir soluk aldıktan sonra. “Sezon sonunda ise farklı bir tablodan bahsedeceğiz ve tüm ihtimaller masada olacak. Ama şu anda yeniden burada olduğum için heyecanlı ve mutluyum, her zamanki gibi elimden gelenin en iyisini yapacağım.”

David Blatt, Cleveland Cavaliers'da LeBron James'le birlikte çalışmıştı.
David Blatt, ilk NBA deneyiminde Cleveland Cavaliers’la birlikte NBA finali oynadı. | Foto: Getty Images

New York Knicks bu yaz NBA’de ciddi değişim yaşayan takımlardan biri. Önce basketbol operasyonlarının başındaki Phil Jackson’ın görevine son verildi ve geçtiğimiz günlerde de Carmelo Anthony’nin Manhattan günleri son buldu. Tüm bu değişimlerle sonuçlanan sezonun öncesinde ise, David Blatt neredeyse Knicks’in başına geçecekti: “Bu yaz değil ama bir önceki yaz (Knicks’le) anlaşmaya çok çok yakındık. Seçim süreçlerindeki son iki adaydan biri olduğumu biliyorum. Son kertede Jeff(Hornacek) ile devam etmeyi seçtiler. Sorun değil. Evet, bu ihtimal oldukça yakındı, fakat artık geçmişte kaldı. Kararlarını verdikleri andan sonra bir daha düşünmedim bile. İşin doğası böyle. Dökülen bir sütün ardından ağlayamazsınız. Sıradaki maceranıza odaklanıp dürüst bir biçimde aldığınız yeni karara kendinizi vermelisiniz. Herhangi bir pişmanlık ya da geçmişi düşünmek yok.”

David Blatt de Slovenya'nın şampiyonluğunda Igor Kokoskov'un hakkını teslim edenlerden...
Utah Jazz’de Quin Snyder’ın yardımcılığını yapan Igor Kokoskov, EuroBasket 2017’ye damga vurdu. | Foto: EuroBasket2017.com

David Blatt, bu yaz EuroBasket 2017’yi yerinde takip eden isimlerden biriydi. İspanya’nın hep bir ağızdan favori olarak gösterildiği şampiyonada Boğalar’ı yarı finalde, Bogdan Bogdanovic önderliğindeki Sırbistan’ı da finalde geçen Slovenya tarihinin ilk EuroBasket şampiyonluğuna ulaştı. Finale damgasını vuran ve turnuva boyunca takımını sırtlayan Luka Doncic’e, haklı şekilde methiyeler düzülürken sanki koç Igor Kokoskov, harika bir iş çıkarmasına rağmen övgüler dağıtılırken bir adım geride kalmıştı. Blatt, işin doğasının böyle olduğunu düşünenlerden: “(Koç Kokoskov’un) Büyüleyici bir iş çıkardığını düşünüyorum. Bu başarıda çok büyük bir krediyi hak ediyor. Turnuvada öne çıkan koç kesinlikle oydu. Takımda Dragic ve Doncic gibi büyük yıldızlar varken onların hak ettikleri övgüyü aldıklarını görürsünüz. İzleyicilerin kendilerini yerine koydukları isimler genelde oyunculardır. Bu iş  her zaman böyledir. Ama Igor ve ekibi de mükemmel bir iş çıkardılar ve tüm övgüleri hak ediyorlar.”

Blatt ailesi için bu yazın önemli bir başka konusu da 20 yaşındaki oğulları Tamir Blatt’ti. 20 yaş altı Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda İsrail’in finale çıkmasında büyük rol oynayan Tamir, turnuvayı 10.1 asist ortalamasıyla tamamlayarak en iyi beşe seçilmekten de geri durmadı. Bu konudan bahsederken Koç’un yüzünde gururun yanında ufak da bir tebessüm var: “Öncelikle, Tamir sıra dışı bir turnuva geçirdi ve oradaki en iyi guard’dı. Takımını finale taşıdı ve bu, turnuva öncesindeki tahminlerin çok ötesindeydi. Beni pek şaşırtmadı çünkü Tamir şimdiden İsrail’in en üst seviyedeki liginde iki tam sezon forma giydi. O gayet iyi bir oyuncu, oyuna nasıl etki edebileceğini çok iyi biliyor. Önümüzdeki yıl olmasa da bir sonraki sezon muhtemelen Tamir’i başka bir ligde forma giyerken göreceğiz. Bu sene Hapoel Holon’la Şampiyonlar Ligi’nde forma giyecek ve şu anda içinde bulunduğu ortam gayet iyi. Henüz 20 yaşında ama gayet iyi bir kariyeri olacağını şimdiden öngörmek yanlış olmaz. Onu böyle gördüğüm için mutluyum. Aynı zamanda benim etrafta olmadığım, kendisine ait bir basketbol dünyası içinde olduğu için de mutluyum. O İsrail’de ve ben buradayım, bu da onun gelişimini iyi yönde etkiledi.”

Baba-oğulun ayrı basketbol dünyaları içindeki serüvenleri ileride de devam edebilir. Kim bilir, belki Tamir birkaç sezon sonra Türkiye’de bir takıma imza atarken babası bu kez Atlantik’in ötesinde NBA hedefinin ikinci sayfasını karalıyor olabilir. Şimdilik kesin olan ise, Avrupa’nın en elit koçlarından birini Efes ve geçen sezonki Daçka maceralarının ardından bir sezon daha İstanbul’da izleyecek oluşumuz.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler