Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

Diğer SporlarGündemYeni Bir Heyecan

Çığ gibi büyüyen ödül havuzu ve ilgiyle e-spor'un en zengin turnuvası The International'da final zamanına geldik.

Alışılmış spor takvimlerinde ağustos ayı transfer, hayaller ve başlangıç demektir. Son dönemde büyüyen e-spor tutkunları ise bu ayı farklı bir heyecanla bekliyor. Genel kategorinin altında Counter Strike, League of Legens (LoL) gibi adı daha sık duyulan oyunlar olsa da e-spor’un en bol sıfırlı olayı Dota 2 üzerine. Bir Dota 2 turnuvası olan The International’ın finaliyse kapıda. İlki 2011 yılında düzenlenen turnuvanın namı, şimdiye kadar altı kıtaya da sıçradı. Hatta kim bilir, belki Antarktika’daki araştırma merkezlerinin birinde bir bilim adamı yalnızlığını böyle yeniyordur!

E-spor’un gerçekten spor olup olmadığı bazı çevrelerde hala tartışılsa da bunu umursamayan çok ciddi bir seyirci kitlesi var. Büyük turnuvalar 30 milyondan fazla kişi tarafından izleniyor. 4 farklı dilde resmi yayın var. Bunun yanında çok daha fazla dilde gayriresmi yayın da mevcut. Hatta geçen yılki finallerin yayıncılarından biri ESPN.

2003’te bir Warcraft 3 ek haritası olarak ortaya çıkan Dota, farklı geliştiricilerin elinden geçti. Görece Taş Devri’nden kalma grafiklerine rağmen, teknolojinin son imkanları kullanılarak hazırlanan görselliği yüksek oyunlara meydan okudu. Oyun çevrelerinde ‘IceFrog’ olarak bilinen, ‘haritanın’ son yetkilisi gerçek adını hiçbir zaman açıklamadı. Half-Life ile adını oyun tarihine adeta kazıyan ve kurduğu online oyun platformu Steam ile oyuncu komünitesini apayrı bir seviyeye taşıyan Valve, IceFrog ile anlaştı ve Dota 2 böylece geliştirildi. O günden bu yana kaydettikleri ilerlemeden fazlasıyla memnunlar. Kendi bünyelerinde geliştirdikleri Dota 2’nin daha önce mikro boyutlarda turnuvaları düzenleniyordu. Valve tarafından düzenlenen ilk turnuva olan The International ise -oyunu oynamak ücretsiz olduğu halde- şampiyona 1 milyon dolar ödül vadetti. İçerisinde bulunduğumuz turnuvanın beşinci yılında ödül havuzu 18 milyon doların üstüne çıkmış durumda. Şampiyon takım yaklaşık 6.5 milyon dolarlık ödülün sahibi olacak. Bu ödülün dağıtılacağı büyük final maçı, üç galibiyete ulaşanın kazanacağı bir formatta, cumartesi akşamı Seattle’da oynanacak.

ti 5 allstar kadrosu
The International’ın geleneksel all-star maçı bu yıl her takıma beşer seyircinin katılımıyla ona on oynandı.

Peki nedir bu Dota 2 ve nasıl bu kadar büyüdü? Olaylar beşer kişilik takımlar arasında ve zaman zaman ufak makyajlarla işleyişi değişse de genel yapısı sabit kalan bir harita üzerinde dönüyor. Seçilebilir ve kimi bir diğerinin panzehiri olan 100 civarı kahramandan oluşan bir havuz var. Bu çeşitlilik aynı savaş alanında oynanmasına rağmen her oyunun farklı olmasını sağlıyor. Öğrenmesi basit ve annenizin çok oynamanıza kızıp fişi çekmesine sebep olacak kadar bağımlılık yaratan bir bilgisayar oyunu.

Basketbolcu Jeremy Lin oyunu, “Dota bir hayat tarzıdır diyebilirim” şeklinde yorumluyor ve ”Bu oyunu bir çok açıdan basketbola benzetiyorum, tıpkı onun gibi 5’e 5 oynanıyor ve birlikte çalışıp, takım arkadaşlarının güçlü noktalarından yararlandığın ve sinerji yarattığın bir oyun. Her takım oyununda olduğu gibi takım çalışması, güven ve fedakarlığın bir bileşimi” şeklinde ekliyor. Hatta bu turnuvanın yayınını yapan platformların birinde kısa süredir de olsa yorumculuk bile yapıyor.

İki takım arasında dönen Dota 2’de her takımın kutsalı olan bir ana bina var. Oyunu kazanmak için o binayı yıkmanız lazım. Bu ana binaya ulaşabilecek üç koridorda ise üçer savunma kulesi bulunuyor. Belirli aralıklarla kendiliğinden ortaya çıkan küçük canavarlar hem oyunun işlemesini hem de oyuncular tarafından kontrol edilen kahramanların güçlenmesini sağlıyor. Ancient adı verilen ana binaya ulaşma yolunda o küçük canavarları ve rakibinizin seçtiği kahramanları öldürerek güçlenmeye çalışıyorsunuz.

Oyuncuların karakterleri oyun tarzlarını büyük oranda etkiliyor. Aceleci biri tek bir erken hamleyle tüm maçın takımının elinden gitmesine sebep olabilirken, fazla naz da aşık usandırıyor. Bazen ise oyuncunun kendi doğasına meydan okuması gerekiyor. Aceleci ve hızlı oyunuyla bilinen Dendi’nin ilk International finalinde oynadığı Enigma bunun en bariz örneği. Takım arkadaşı daha sonra o maçı yorumlarken “Dendi’nin Enigma’sı için hazır değillerdi. O sabırlı bir Enigma’ydı. Dünyanın en sabırlı Enigması” diyor. Babasıyla balık tuttuğu günler onu kaybettiğinden beri geride kalan bir çocuktan bahsediyoruz. Olta takımı hazır beklerken kötü haberi aldığından beri beklemeyi hiç sevmemiş ve her şeye balıklama atlamış birinden…

Bu oyun sadece karakterinizi de değiştirmiyor. Kişi ismini seçemez ama bu alanda o da mümkün. Beraber çokça Dota oynadığımız dönemde kardeşimi rehberde ‘Komedyenn’ olarak bulamayıp ondan numarasını istememin gösterdiği gibi oyuncuların kendilerine seçtiği nick‘ler bazen -daha doğrusu genelde- gerçek isimlerinin önüne geçiyor. Daniel Ishutin herhangi biriyken alter egosu Dendi, şu aralar formsuz olsa da, global bir yıldız.

Kimi zaman günde 10 saati bulan antrenmanlar ise insana yeni ailesini seçme imkanını da veriyor bir yerde. Ünlü Rus takımı Virtus.Pro’nun oyuncusu Fng bu durumu “İyi Dota 2 oynamak sadece yetenekli bir oyuncu olmakla ilgili değil. Bu bir takım oyunu olduğu ve takımınızla gerçekten çok fazla zaman geçirdiğiniz için ancak iyi bir insan olarak iyi insanlarla beraber çalışabiliyorsunuz” şeklinde açıklıyor. Gerisi de zaten başka türlü kolay kolay gelmiyor.

Uzun lafın kısası Dota 2 bir oyun. Nasıl olimpiyatların göz bebeği 100 metre esasen çocuklar arasında yapılan basit bir koşu yarışı ile hep hayatımızdaysa o da öyle. Futbol, basketbol ve tüm diğer oyunların doğasında olan Dota 2’de de var. Günde 10 saati geçen antrenmanları olabiliyor. Bu oyunla uğraşanlar, refleksleri körelmesin diye beslenme ve uykularına dikkat ediyor. 40-50 dakikayı geçen oyunlarda bile dakikada ortalama 200 üzeri komut verebiliyorlar. Tabii ki bir atletinki kadar yıpratıcı olmasa da ekstra fiziksel egzersizler yapıyorlar. Belli bir yaşı geçtiklerinde refleksleri onları, onlar da profesyonel olarak oynamayı bırakıyor.

Kimi bir yakınının kaybıyla baş etmek için bu oyunu seçip daha sonra profesyonel oluyor kimi ise hayatta yumrukların karşısına çıkmaktan başka şansı olmayan bir boksör edasıyla ailesine yardım etmek için şansını deniyor. Bir başkası ise profesyonel bir basketbolcu olacakken sakatlanıp arkadaşlarının tavsiyesi üzerine oyuna başlayıp buralara kadar yükseliyor.

Bu adamların bazıları bu akşam kupayı, nam-ı diğer ‘Aegis’i kaldırmak ve 6.5 milyon doların sahibi olabilmek için en iyi oyunlarını ortaya koymaya çalışacak. İkinci ise teselli (!) ödülü olan 2.8 milyon dolarla eve dönecek. Format gereği finallere kalan takımlar kaybettiğinde loser bracket’dan ilerleyip tekrar finale kalma şansını elde ediyor. Önce kaybedenlerin finali oynanacak ve buradan bir takım final oynamaya hak kazanacak. Finali garantileyen Cdec ise turnuvadan hemen bir gün önce yapılan wild card maçları ile geldi. Disiplinli oyunu sayesinde yaptığı sürpriz EURO 2004’teki Yunanistan kadar büyük. Aynı zamanda sıkıcı da değiller. Akıllardaki soru ise şu: 92 Danimarka’nın yaptığını yapabilecekler mi?

 

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Katedral

Katedral

1 hafta önce
Doğru Zaman

Doğru Zaman

1 hafta önce