Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

BasketbolGündemYorumYeni Beklentiler

Boston Celtics, Brad Stevens dönemindeki dördüncü sezonuna başlıyor. Takımdan beklentiler de bu dönemde hiç olmadığı kadar yüksek.

“O sene bu sene mi?” NBA’de yeni sezon öncesi Boston Celtics’i değerlendirmeye, böyle klişe bir soruyla başlayabiliriz. Bu sorudan kasıt Celtics’in şampiyonluk şansıysa “Muhtemelen hayır” demek birçok kişinin aklına ilk gelen cevap olacaktır.

Tabii bu kısa cevaptı. Uzun cevap, Boston için daha fazla umut vadediyor.

Şampiyonluk favorileri dışında NBA’de şu sıralar hakkında en çok yazılan/konuşulan takım Celtics. Bu yeni bir şey değil. Brad Stevens’ın ikinci sezonundan bu yana benzer bir durum söz konusu. Kâğıt üzerinde, Celtics’in bu dönemde başardığı hiçbir şey bu kadar çok spot ışığını üzerine çekmeye yeterli değildi. 40 galibiyet ortalamalı normal sezonlar sonrası ilk turda veda edilen iki playoff, Stevens döneminin en büyük başarılarıydı. Spot ışıklarını Celtics’in üzerine çeken ise bütün bunların hiçbir başarı beklentisi yokken olmasıydı. Fakat işler değişti.

Stevens, NBA’deki dördüncü sezonuna başlıyor ve ilk kez takımının üzerinde ‘Belki playoff yapabilirler’den ibaret olmayan bir beklenti mevcut. Bu da gayet doğal. Zira Stevens, elindeki oyunculardan başka koçların alamadığı verimi alsa da kadroda bir yıldız oyuncu yoktu. Bu sezona dek.

Şimdi ise Celtics’in kadrosunda yıldız adayı genç oyuncular, her takımda iş yapabilecek görev adamları ve daha da önemlisi iki yıldız var. O yıldızlardan biri Celtics’in bu yaz dört senelik maksimum kontrat verdiği Al Horford. Stevens her ne kadar başka takımların çoktan umudu kestiği Evan Turner gibi oyunculardan verim alsa da uzun oyuncular konusunda o kadar şanslı değildi. Jared Sullinger 20 dakikadan fazla koşabildiğinde ya da Kelly Olynyk’in şutları girdiğinde uzunlardan biraz katkı alabiliyordu. İstikrar, Celtics uzunlarının öne çıkan özelliklerinden biri değildi. Bazı dönemlerde hücumda göreceli bir istikrar söz konusu olsa da pota savunması en önemli eksiklerinden biriydi. Stevens, bazı anlarda dört kısaya dönüp takımın iyi savunmacılarından Jae Crowder’ı 4 numaraya çekerek kapatmaya çalışsa da bu sürdürebilir bir çözüm değildi. Al Horford ise sahanın iki tarafında da Celtics’in sistemi için en ideal oyunculardan biri. Takımın pasa dayalı oyununa uygun pasör bir uzun ve iyi bir pota altı savunmacısı…

Diğer yıldız oyuncu ise hâlihazırda Celtics’in son bir buçuk sezonundaki en başarılı oyuncusu. Isaiah Thomas’ın son sıradan draft edilip Boston’da zirveye ulaşan Sacramento ve Phoenix aktarmalı NBA yolculuğu, başlı başına bir yazı konusu. Ama onu sonraya bırakalım. Celtics, o gelmeden önce de beklentilerin üzerinde performans sergiliyordu ama Thomas’ın gelişiyle hücumdaki yaratıcılık eksikliği de önemli bir ölçüde giderildi. Bu da son iki sezonda Celtics’i playoff’a taşıyan şeylerin başındaydı.

Thomas’ın Celtics’e katkısının ne kadar fazla olduğu kuşkusuz ama onun All-Star seviyesinde bir oyuncu olmasında Boston’da birinci tercih olmasının etkisi fazlaydı. Şimdi ise birinci adam rolünü Al Horford’la paylaşmak zorunda. Bu durum, Thomas’ın topu biraz daha fazla paylaşıp daha az verim vermesine neden olabilir. Fakat olaya bir de şu açıdan bakmak mümkün: Celtics’in hücumda alternatiflerinin fazla olmaması, rakip savunmaların Thomas’a odaklanmasını kolaylaştırıyordu. Horford’un hücumda istikrarlı bir etken oluşu, Thomas için kâğıt üzerinde bir avantaj. Hangi senaryonun hayata geçeceğini görmek için fazla beklememize gerek kalmayacak ama Stevens’ın yaptıkları, yapacaklarının teminatı sayılırsa ikinci senaryonun gerçekleşme ihtimali daha yüksek.

Celtics için sezonun gidişatını bu iki oyuncu belirleyecek ama Stevens, takımındaki hemen her oyuncudan küçük çaplı bir yıldız yaratma konusunda uzman. Onun sisteminde belki en sürpriz katkıyı veren Evan Turner, Portland’dan bu yaz aldığı 70 milyon dolarlık kontratın önemli bölümü eski koçuna borçlu. (Belki küçük bir kısmını da açıklamalarına…) Oyunda olduğu sürede topla en çok oynayan isim olan Turner’ın yokluğunda Celtics’in özellikle ikinci beşinde Marcus Smart ve bu sene üçüncü sıradan draft edilen Jaylen Brown’a daha fazla top kullanma imkânı doğacak. Smart, ligin en iyi savunmacılarından olsa da hâlâ hücumda istikrar sağlayabilmiş değil. Brown ise sezon öncesi maçlarda NBA’e beklenen daha hazır olduğunu gösterdi. Fakat o da hücumda Smart’la benzer sorunları yaşıyor. Smart’ın yapamadığını yapıp dışı şutunu geliştirirse Jaylen Brown adını yakın dönemde sıkça duyabiliriz.

Celtics’in daha çok ilk beşinde göreceğimiz Avery Bradley ve Jae Crowder ikilisi de dönem dönem yardımcı rollerden çıkıp maç kazandırabilecek oyuncular. Bunu önceki sezonlarda gördük. Bradley, daha iki sezon önce sekiz milyon dolarlık kontratı tartışma konusuyken şimdi takımın hem hücumda hem savunmada vazgeçilmezlerinden biri oldu. Crowder da Celtics’i ligin en iyi savunma takımlarından biri yapan parçalardan.

Evet, “Celtics’in şampiyonluk şansı var mı?” sorusunun cevabı hayır olabilir ama Boston son yıllarda ilk kez ligin üst seviye kadrolarından birine sahip. Ve daha azıyla çok şey başaran Stevens’ın yeni takımını izlemek, uykusuz kalmanıza değecektir. Genç koçun yaptıkları bunun teminatı.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler