Yıllanmış Şarap

Karim Benzema'nın Real Madrid kariyerine baktığımızda ne olursa olsun işini yapan bir santrfor görüyoruz. Peki son yıllarda bu kadar ön plana çıkmasının sebebi ne? Çevresindeki futbolcular mı, kendi performansı mı yoksa değişen rolü mü?

Erman Yaşar

'Hayatım boyunca gördüğüm en komple oyunculardan biri. Asla klasik bir 9 numara değil, çok daha fazlası. Benim için tarihteki en iyi Fransız forvet.''

Aralık 2020'de Athletic Bilbao karşısında Real Madrid'e galibiyeti getiren Karim Benzema için Zinedine Zidane'ın ağzından bu sözler dökülüyordu. Söyleyen kişi sıradan biri değildi -belki de tüm Fransız futbol tarihinin en büyük futbolcusuydu- ve bu sözler, Karim Benzema etrafındaki fikir ayrılıklarını biraz daha harlıyordu. Gerçekten bu payeyi hak edebilecek kadar iyi miydi?

Benzema, o maçın üzerinden geçen yaklaşık iki senelik süreçte bize öyle şeyler gösterdi ki; artık tüm futbol dünyası bu konuda ikna oldu. Karim Benzema tüm zamanların en iyi forvetlerinden biriydi. Peki ne değişti?

Karim Benzema bu dönemde sihirli bir değnek dokunmuşçasına tüm özelliklerini en yukarıya çekip bambaşka bir oyuncu mu olmuştu? Yoksa zaten harikulade bir oyuncu olsa da spot ışıklarının uzağında mı kalmıştı? Elbette ikinci seçeneğe daha yakınız ama ilk soruya da ufak bir cevap vermek lazım sanki...

Karim Benzema son beş yılda beslenme alışkanlıklarını değiştirdi, kulüple antrenmanları haricinde kendisine özel bir spor programı belirledi ve fitness çalışmalarını eskisine oranla çok daha yoğunlaştırdı. Sahada her zaman sağlam ve güçlü bir oyuncuydu ancak son dönemde oyuna bu kadar hükmedebilmesini sağlayan temel noktalardan biri, sahada hiç de 34 yaşında bir oyuncu gibi gözükmemesi oldu. Yaşına oranla o kadar zinde ve güçlü ki kafasındaki birçok şeyi ayaklarına rahatlıkla yansıtabiliyor. Bunun yanında zel hayatında yaşadığı birçok skandalı ve olumsuz durumu ardında bıraktı, olgunlaştı ve tamamıyla kariyerine odaklanan bir sporcu haline geldi. İşte tüm bu fiziksel ve mental gelişimler Karim Benzema'nın son beş senede çok daha gözle görülür bir yıldız olmasına yol açtı. Ancak bunların hiçbiri bu muhteşem yükselişin ana nedeni değil... Ana nedeni bulmak için biraz daha geriye gitmemiz gerekecek.

RONALDO'LU YILLAR

2009 yazında Florentino Perez ikinci kez Real Madrid başkanlığına seçildiğinde ikinci bir Galacticos döneminin başlayacağı biliniyordu. Perez'in ilk işi, Pep Guardiola ve Lionel Messi önderliğinde İspanya ve Avrupa futbolunu domine eden Barcelona'yı durdurmanın yollarını aramak oldu. Aynı yaz o dönemin en büyük isimlerinden Kaka ve Cristiano Ronaldo'yu kadroya katarken yanlarına Liverpool'un yıldız orta saha oyuncusu Xabi Alonso'yu da ekliyordu. Son dönemde Avrupa futbolunda adından sıkça söz ettirmesine rağmen 35 milyon euro karşılığında Lyon'dan transfer edilen 21 yaşındaki Karim Benzema ise bu şaşaalı isimlerin yanında çok da konuşulmuyordu. Geride kalan iki sezonda yaklaşık 60 gol, 15 asistle oynayarak tüm Fransa'yı kendisine hayran bırakan bu çocuk, tarihin en iyi Barcelona'sını durdurmak için kurulan yıldızlar topluluğunda nasıl bir rol üstlenecekti? Tarihi boyunca süper yıldız kategorisinde golcülere sahip olmuş, memnuniyet eşiği çok yüksek Real Madrid camiası, genç Fransıza beklendiği gibi şüpheyle yaklaşıyordu.

Karim Benzema'nın Real Madrid kariyerini Cristiano Ronaldo'lu yıllar ve sonrası diye ikiye ayırabiliriz. Evet, Ronaldo'lu yıllarda da hücumun merkezinde Benzema vardı ama odak Portekizli süper yıldızın üzerindeydi. Madrid, Barcelona'nın topu rakibe vermeyen, sürekli pas yaparak oyunu domine eden futbol anlayışına karşı Jose Mourinho'nun geliştirdiği ve ikinci senesiyle birlikte maksimuma çıkarmaya başladığı direkt oyunu oynuyordu.

Benzema'nın ana rolü, başta Ronaldo olmak üzere kenar forvet diyebileceğimiz Bale ve Di Maria gibi isimlere, orta sahaya yakınlaşarak ya da sahanın iki tarafına attığı koşularla boşluklar yaratmaktı. Oyun planının burada Benzema'dan öncelikli olarak talep ettiği şey, rakip stoperleri peşinden sürüklemesi, sırtı dönükken pas bağlantılarını kurabilmesi ve bu şekilde önde oynayan diğer oyunculara boşluklar ve gol fırsatları hazırlamasıydı. Karim Benzema neredeyse on sene boyunca bu rolü inanılmaz şekilde iyi kotarıp takımının şampiyonluklarında ve -bir daha kolay kolay tekrarlanmayacak- beş senede dört Şampiyonlar Ligi zaferinde çok büyük rol oynadı.

Elbette spot ışıklarının altında; tarihin gelmiş geçmiş en büyük futbolcularından biri olan Cristiano Ronaldo, takımın lideri ve kaptanı Sergio Ramos, orkestra şefi Luka Modric gibi isimler vardı. Karim Benzema -belki de o olmasa asla bu kadar iyi işlemeyecek- o takımda hep geri planda kaldı. Aslında Lyon zamanlarından beri çok iyi bir golcüydü ve Real Madrid'de de hiç fena golcülük performansları göstermedi ancak Ronaldo o kadar çok gol atıyordu ki Benzema'nın göze battığı anlarda zaman zaman kaçırdığı basit goller çoğunluktaydı...

Birçok futbol insanı ile Real Madrid'in başına geçen büyük teknik direktörler Benzema'nın nasıl bir elmas olduğunun farkındaydı. Üstelik bozuk para gibi oyuncu harcayabilen ve istediği her oyuncuyu alabilecek imkânı olan Real Madrid, on yıl boyunca Benzema'nın yerine herhangi birini koymayı düşünmedi. Düşündüğü anlar olduysa da uygulamaya geçilmedi. Ve sonrasında Karim Benzema'nın kariyerindeki ikinci dönem başladı. Hem de kendisinin dışında gelişen Florentino Perez ve Cristiano Ronaldo arasındaki iplerin kopmasıyla...

VE KARŞINIZDA...

Cristiano Ronaldo'nun 2018-19 sezonunda Real Madrid'den ayrılıp Juventus'a transfer olmasıyla birlikte Karim Benzema'nın da hücumdaki rolü değişti. Artık odak noktası oydu. Ceza sahasına daha fazla giren, toplarla daha çok buluşan, daha çok servis yapılan isim Ronaldo değil, kendisiydi. Bu dönemde hem bağlantı ve pasör özelliklerinden herhangi bir taviz vermedi -hatta daha da keskinleştirdi- hem de takımın gol yükünü çekmeye başladı. Çünkü Real Madrid sadece Ronaldo'yu kaybetmemiş, Gareth Bale'ın futbol oynama isteksizliği ve Eden Hazard'ın bitmek bilmeyen sakatlıklarıyla da yüzleşmek zorunda kalmıştı. İşte tam bu dönemde Karim Benzema takımın hem 9 hem 10 numarası olarak sahne aldı ve kulübe duraklama dönemine girmesi beklenen bir periyotta iki lig şampiyonluğu ve arka arkaya iki Şampiyonlar Ligi yarı finali getirdi.1

Hocası Carlo Ancelotti, arka arkaya gelen spektaküler performanslar sonrası ona olan hayranlığını gizleyemedi. İtalyan antrenör, "Onun için söylemem gereken ilk sözcük 'komple' olmalı" diyordu.

"Tepeden tırnağa bir futbolcu, sahada her şeyi yapabilen, oyunun her noktasına, sahanın her karesine etki edebilen komple bir oyuncudan bahsediyoruz.'' Karim Benzema'nın Lyon'da başlayan, Real Madrid'in iki ayrı döneminde devam eden kariyeri her geçen gün biraz daha ışıldayadursun, oyuncunun ne zaman "Benden bu kadar" diyeceği de merak konusu. Uzun yıllar Fransa Milli Takımı'nın formasını giyememesi onu daha dinç tutmuş gözüküyor. Değiştirdiği beslenme ve idman düzenleriyle birlikte sahada hâlâ hayli genç ve diri gözüken Benzema için belki de en büyük hedef 2018'de saha dışı konular nedeniyle uzak kaldığı milli takımda, 2022'de Dünya Kupası kazanmak olacak. Hem de kendisinin de başaktör olduğu bir senaryoda.

Fransız santrfor, şu ana kadar yaptıklarıyla dahi bu seneki Ballon d'Or'un en büyük adayı olarak görülüyor. Birçok futbol otoritesine göre şu an dünyanın en iyi futbolcusu. Yaptıklarıyla çoktan bir Real Madrid efsanesi Carlo Ancelotti olmuş durumda. Ancak Fransa Milli Takımı'yla Katar'da yapacakları, onu bir Fransa efsanesi haline de getirebilir. Her geçen sene daha da demlenen, oyunu daha da keyifli hale gelen bu yıllanmış şarabın çıtayı koyduğu yer çok yüksekte. Bundan eminiz. Esas soru şu: Tarihin gördüğü en komple forvetlerden biriyken, heybesinde daha da fazlası var mı acaba?

Devam etmek için üye ol

Socrates Dergi’ye üye olarak dergi arşivinden istediğin kadar yazıyı 7 gün boyunca ücretsiz okuyabilirsin!

Üyeliğin varsa

Bu içerik ve daha fazlası için Socrates Mayıs 2022 sayısı