Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

Diğer SporlarYaşlı Kurtlar Genç Koçlara Karşı

Los Angeles Rams ile New England Patriots, tam 17 yıl sonra yeniden bir Super Bowl'da karşı karşıya. Peki bu eski toprak-yeni toprak mücadelesinden kim galip ayrılacak? Burak Tekin, dev maçı sizler için analiz etti.
Burak Tekin8 ay önce

 

Yarı final maçlarının her ikisinin de “eski toprak-yeni toprak” şeklinde gerçekleşmesi, bu yılın dört potansiyel Super Bowl eşleşmesini de zevkli kılıyordu arka plandaki hikâyeler açısından. Bunların en dolu dolu olanlarından birisi şüphesiz Rams – Patriots, zira New England hanedanının başladığı 2001 yılındaki finalin bir tekrarı bu. Ligin en yaşlı koç-oyun kurucu (quarterback- QB) ikilisi, ligin en genç koç-QB ikilisine karşı sahne alıyor, belki de nöbet değişimi anlatıları başlayacak gecenin sonunda. Patriots QB’si Tom Brady, 9. Super Bowl’una çıkarken artık ligdeki diğer 31 takımdan da daha çok Super Bowl oynamış durumda, hatta sakatlanıp sezonu kapattığı dönemi saymazsak 17 yıllık kariyerinde Super Bowl’a çıktığı sezonlar, çıkmadıklarından daha fazla! Sırf bu bilgi notlarıyla birkaç paragraf yazılır zaten fakat öyle bir yarı final turunu geride bıraktık ki, bu Super Bowl’un halihazırda sahip olduğu anlam ve öneme ekstradan envaiçeşit baharat katılmış oldu: NFL tarihinde ilk defa aynı gün uzatmaya giden iki Playoff maçı, tartışılamayacak kadar kötü hakem hatalarının ve tartışmalı NFL uzatma kurallarının gölgesinde kalınca iki takımın da burada olmayı hak edip etmediği konuşulur oldu. Patriots’ınki çok küçük fontla yazılmış bir itiraz dipnotı olur gerçi fakat New Orleans Saints uğradıkları zulmü hâlâ hissediyor olmalı ki koç Sean Payton basın toplantısına “palyaço Roger Goodell” tişörtü giydiğini belli ederek çıktı; Saints’ın yıldız dış açığı (wide receiver-WR) Michael Thomas, NFL kural kitabının tozlu sayfalarından bir madde bulup maçın iptal edilmesini istediğini ima etti; Saints taraftarları NFL’e dava bile açtı!

NFL’i takip ediyorsanız ve son iki haftadır internete girdiyseniz pozisyonu görmemiş olmanız mümkün değil ama buraya gene de linki koyalım, hakemler şu pozisyonda hiçbir penaltı çalmadılar, ve maçın sonucu direkt olarak etkilediler. Daha önce de hakem hataları vs. yaşandı ama gerçekten hayatında daha önce hiç NFL izlememiş bir insanın bile “nasıl ya faul değil mi bu?” diyeceği bir pozisyondu. Peki Saints’in elenmesinin tek sebebi bu muydu? Tabii ki hayır. Ki mesela daha önce Rams QB’si Jared Goff touchdowna giderken kaskından çekilip durdurulmuştu. Gene Saints’in tecrübeli hocası Sean Payton, 2 dakika uyarısından sonra iki defa koşu oyunu oynayıp rakibin kalan molalarını yemek yerine başarısız bir pas seti tercih etti ve böylece Rams’e epey süre bırakmış oldu, o ekstra mola olmadan Rams maçı uzatmalara götürecek field goalu (FG) yapacak mesafeye gelemeyebilirdi. Bir de daha geniş bir çerçeveden bakarsak, Saints’in aleyhine iki senedir (Minneapolis mucizesini hatırlarsınız) en acı şekilde işleyen ilahî adalet belki de Bountygate skandalının diyetidir?

İşin içine bir de Patriots – Chiefs maçında yaşananları katarsak şu denklemde kimin kime borcu var çözmek güç. Burada her şeyi anlatmaya kalksam köşe dolar, siz en iyisi 4. çeyreğin 5. dakikasından itibaren bütün olanları izleyin. Bu maçta Chiefs aleyhine yapılan en bariz hata çalınan hayalî roughing the passer penaltısıydı, fakat unutulan ayrıntı aynı pozisyonda Edelman’a yapılan bir faul olduğu. Zaten ligi hem defensive holding, hem de defensive pass interference penaltılarında ikinci sırada tamamlamış, ligin aleyhine en çok penaltı çalınan takımı (maç başına 8.17) olan Chiefs’in bütün maçı sadece 4 penaltıyla tamamlaması da enteresandı. Gene bu köşede zaman idaresini defalarca eleştirdiğim Chiefs antrenörü Andy Reid, bu maçta da son çeyrekte hatalı hamleler yaptı. Mukayese edelim: Patriots ilk yarının bitimine 3:08 kala topu alıyor, 5 koşu ve 3 pas oyunuyla süreyi eriterek bitime 27 saniye kala touchdown buluyor, Chiefs’e bir daha hücum şansı tanımıyor ve soyunma odasına 14-0’lık üstünlükle gidiyor. Chiefs ise normal sürenin bitimine benzer bir şekilde 3:26 kala topu alıyor, üst üste 6 pas oyunu yapıyor, nihayet touchdown buluyor ve 28-24 öne geçiyor ama Patriots ve Tom Brady maçın bitimine 2:03 kala tekrar topa hakim! Hem de üç molasının hiçbirini kullanmak zorunda kalmamış! Yahu böyle bir şey olabilir mi? Kariyeri boyunca tam 44 defa son akında takımını galibiyete taşımış olan Brady’ye böyle bir lüks sunulur mu?

Tabii sadece hakemlere ve koçlara değinirsek bu iki heyecanlı maçın hakkını tam vermemiş oluruz. Rams 7. haftadan beri her maçta rakibine en az 98 koşu yardası vermişken, bu sene Playofflarda oynadığı iki maçta toplam 98 yarda koşturdu Ezekiel Elliott, Alvin Kamara ve Mark Ingram gibi isimlere sahip rakiplerini. Gene kariyerinde ilk defa bu kadar kritik maçlar oynayan Goff’un 4/6 derin pas isabetiyle ve bazı son derece soğukkanlı paslarla takımını ilerletmesi de epey mühimdi. Patriots’a gelirsek, Chiefs QB’si Patrick Mahomes’a neredeyse hiç nefes aldırmadılar: 4 sack, 9 QB hit (pas verirken/hemen sonra darbe). Ayrıca bu sezon pek konuşulmayan sağlam arka alan savunması da Mahomes gibi güdümlü füze fırlatan bir QB’ye sadece 4/11 derin pas isabeti fırsatı verdi. İç açık (tight end-TE) Rob Gronkowski (6/11 pas, 79 yarda) ve WR Julius Edelman (7/10 pas, 96 yarda) eski günlerini hatırlatan performanslara imza attılar; hem de Gronkowski hızını neredeyse tamamen yitirmiş olmasına rağmen gerçekleştirdi bunu. Ve maçın en inanılmaz istatistiği; Patriots 19 defa 3rd down fırsatı bulup bunların 13’ünde başarılı oldu. Playoff tarihi boyunca böyle en az %68.4’lük bir başarı yakalamış Patriots haricinde sadece 10 takım var, bunların 2’si deplasmanda yapmış bunu, 13 defa başarı yakalayan ise yok. Sadece bu da değil, maçta Patriots Chiefs’in iki katı kadar 1st down (36-18), neredeyse iki katı kadar başarılı pas (30-16), tam dört katı kadar koşu denemesi (48-12), iki katından fazla hücum süresi yaptı ki bunun sonucu toplamda 94 hücum seti (1986’dan beri ilk defa) ve 524-290’lık hücum yardası üstünlüğü anlamına geldi.

Özetle, evet, tartışmalı anlar yaşandı; Mahomes’un uzatmalarda topa bir kere bile dokunamaması haksızlık belki ama bu iki takım da geldikleri yeri hak etmediler diyemeyiz oyunun geneline bakınca en azından. Ve potansiyel eşleşmeler arasından bize en büyük taktik savaşını vaat eden Super Bowl’u izleyeceğimiz muhakkak.

HAFTANIN EN’LERİ

En hızlı top taşıyıcı: Patriots savunması sağlam olsa da bütün ön liberolarının (linebacker-LB) yapılı fakat yavaş oyuncular olması, koşucuların yanal hareketle başladığı özellikle pas oyunlarında dezavantajlı konuma düşmeleri anlamına geliyor –ki Super Bowl’un az sonra anlatacağım üzere kilit noktalarından birisi bu olacak-. İşte bu pozisyonlardan birinde Chiefs koşucusu (running back-RB) Damien Williams 23 yardalık touchdown alırken peşinden koşan 98 numaralı Trey Flowers’ı da üzdü.

En çok mesafe kat eden oyuncu & en pes etmeyen savunmacı: Devre arasında skor üretemeden girmiş olan Chiefs’in maça ortak olması için acilen patlayıcı bir oyuna ihtiyacı vardı. Ona da Patriots’ın “biz önce Tyreek Hill ile Travis Kelce’yi devre dışı bırakalım da” politikası sebebiyle daha serbest kalmış Sammy Watkins ile kavuştular. Watkins ustalıkla ifa ettiği çifte hareket rotasıyla Stephon Gilmore’u ilk etapta etkisiz hâle getirip 54 yardalık bir oyuna imza attı. Fakat Gilmore’un pes etmeyip touchdownı engellemesi de takdire şayandı.

En hızlı sack: Üstte de belirttiğim gibi Mahomes, özellikle ilk yarıda nefes alamazken bunda iki sacke imza atan Kyle Van Noy’un payı büyüktü. Devrenin sonunda yaptığı ve Mahomes’un topu fumble etmesiyle sonuçlanan sack hızıyla etkileyiciydi, fakat ilk sacki de es geçmemek lâzım.

En mucizevi pas: Rakipleri bu kadar azken bu kategoride Mahomes’un lider olmaması mantıksız olurdu zaten. Patriots kutlama yapmaya hazırlanırken “henüz değil” dedi genç yıldız ve hiç üflemeden püflemeden yolladığı füzelerinden birini bıraktı WR Demarcus Robinson’ın kucağına.

En beklenmedik yarda kazanımı: Rams hücumu, bütün sezonu sürekli tek TE’li setler kullanarak geçirdiği ve WR’ları ve RB Todd Gurley kadar yetenekli iç açıklara sahip olmadığı için bu pozisyonda oynayan oyuncularının pek ismini duymuyorduk. Fakat Gurley’nin sakatlık sonrası yaşadığı form düşüklüğü ve C.J. Anderson’ın devreye girmesiyle birlikte formasyonda da esneklikler görmeye başladık. İşte bu setlerden birinde TE Gerald Everett, 18 yardalık pasın üzerine rakip bek Marshon Lattimore’u sırtlayıp götürerek 21 yarda daha ekledi.

Haftanın en Sabri Bey oyuncusu: Chiefs, Brady’nin kendine yakışmayacak şekilde hafif yukarıdan yolladığı pasın Gronkowski’nin ellerinden sekmesiyle interceptionı yaptı! Bu maç buradan dönmez artık! Derken o da ne, hakem bayrağını fırlattı sahaya. Çünkü Dee Ford birkaç santim ofsaytta! Ve güle güle Super Bowl… Ford’un tek yapması gereken, kafasını sola çevirip topa göre hiza almaktı o pozisyonda. Maç görüntüsünden tam anlaşılmıyordu belki ama tribün çekimi durumun vahametini net bir şekilde gösteriyor. Filippo Inzaghi misin birader?

HAFTANIN TAHMİNİ

New England Patriots (%51) – Los Angeles Rams (+2.5)

Bu analizler mecburen geçişkenlik gösteriyor, bir takımın hücumundan bahsederken öbürünün savunmasına değinmek zorunda kalıyor insan ama kabaca şöyle bir plandan bahsedebiliriz: Önce favori olmayan Los Angeles Rams’in yapabilecekleri perspektifinden yaklaşıp sonra Patriots’ın avantajlarına döneceğim, en sonda da daha genel notlarla analizi tamamlayacağım. Her kısmın son paragrafı da özet niteliğinde olacak, arzu edenler orayı okuyabilir.

Rams’ın artıları ve yapabilecekleri: Lâfa Ekim ayının ortasında attığım bir tweetle başlamak istiyorum, zira maçın gidişatına dair en büyük soru işareti burada yatıyor. Şöyle demiştim: “Az önce Patriots taraftarlarını sevindirecek bir istatistik buldum. Bu sene O-line sağlam başladı sezona, maç başına 1.3 kez sack ediliyor Brady. 9 senedir bu kadar az sack edildiği iki sezon var: 2014 ve 2016. Yani Patriots şampi…”  Aslında bu tweet yarı-ciddiydi, zira bazen istatistik enflasyonu yaşıyoruz ve büyük resimde pek anlam ifade etmeyecek verilere kutsal kitapmış muamelesi yapılıyor (en sevdiğim türlerden birisi şu mesela: X takımı 21 sayı öndeyken hiç maç vermedi. E kaç tane takım 21 sayı öndeyken maç vermiş ki zaten?). Fakat Patriots için bunun dayandığı bir gerçeklik var: Tom Brady tarihin en iyi QB’lerinden biri olmasının yanı sıra kısa paslarla akın ilerletme konusunda eşsiz bir oyuncu. Bir de önündeki muhafız hattı (offensive line-OL) sağlam duruyorsa ve/veya sevdiği verev rotaları koşup boşluk yaratacak takım arkadaşları varsa değmeyin keyfine. Bu düşük sack rakamları onun doğal sonucu bir yerde, ki gene bu sebepten çoğu yorumcunun ve istatistiklerin tehlikeli addettiği Chargers ve Chiefs pas baskısı ekipleri (Joey Bosa, Melvin Ingram, Justin Houston, Chris Jones ve Ford gibi isimlerden bahsediyoruz) Brady’ye neredeyse dokunamadı bile! İki maçta 0 sack, sadece 3 QB hit. Fakat Brady ve OL’i, sezon finaline yakışır bir şekilde en zorlu rakibinin karşısına çıkacak Pazar günü: Aaron Donald. Donald neden farklı? Birincisi, sezon boyunca yarattığı 106 pas baskısı ve %26’lık başarı oranıyla açık ara ligin en iyi savunma hattı oyuncusu (defensive lineman-DL). Fakat bunun da ötesinde, oynadığı mevkii ve baskıyı yaratış tarzı Brady’nin gerçekten antitezi. Az yukarıda ismini saydığım beş oyuncunun beşinin de pozisyonu ön savunma yahut ön libero hattının uçlarında yer almakta, Donald ise iç savunmacı (defensive tackleDT). Brady bu sezon eğer uçlardan pas baskısı yiyorsa pas reytingi 118.7. Yani Drew Brees’in sezonu 115.7 pas reytingiyle tamamladığını düşünürsek inanılmaz bir sayı bu. Peki ya Brady içten pas baskısı yiyorsa kaç bu sayı? 63.1, yani Cardinals’ın çaylak QB’si Josh Rosen’dan bile kötü! Donald ve Rams, ligin içeriden pas baskısı uygulama konusunda en iyi takımı. Ayrıca Donald ligin en hızlı sack yapan oyuncusu, yani cüssesiyle hiç bağdaşmayan çevikliği Brady’nin “ben 2.5 saniyede atıyorum zaten pasımı” felsefesini etkisiz kılabilir. Buyrun eşleşmeye! O yüzden daha ilk iki akından gecenin Patriots için nasıl geçeceğini kestirmemiz mümkün olacak.

İkinci faktör ise Haftanın En’leri kısmında da değindiğim üzere Gurley. Patriots, RB’lere atılan pasları savunma hususunda ligin en kötü 11. takımı, ki bunun da sebebini videolu açıkladım sayılır. Gurley, sezonu maç başına 5. en çok pas yakalayan RB olarak tamamlamıştı 41.4 yarda ile ki isabet yüzdesi de %72.4 idi. Fakat 15. haftada sakatlandıktan sonra Gurley’ye bir hâller oldu: İki Playoff maçında kendisine atılan 5 pasın 3’ünü yakalayabildi ve toplam sadece 6 yarda gidebildi! Hem de öyle iyi savunmalara karşı oynadı diye değil: Gerek Saints, gerekse Cowboys bu hususta Patriots’tan daha da kötü durumda DVOA’ya göre. Bu maça hangi Gurley’nin çıkacağı çok ama çok önemli olacak Rams takımı için.

Tabii Gurley formunda değilse bile Anderson hiç fena bir oyuncu olmadı Rams için Playofflarda. Gene daha önce değindiğim gibi Rams hücumunun çehresini değiştirdi Anderson, sürekli (ama cidden sürekli, oran %99) 1-1-3 (RB-TE-WR) şeklinde dizilen Rams hücumu 1-2-2’ye geçiş yaptı. İşin ilginci, bu geçiş hücumlarını daha üretken yaptı bu son dört maçta (%67-%47 gibi bir fark var arada). Bu niye önemli olacak? Formasyon verilerinde en yetkin isimlerden Warren Sharp’ın analizine göre Patriots 1-1-3’ün pas hücumlarını savunma konusunda ligin en iyi 3. takımı, ve rakibin gücü başarı oranlarını hiç mi hiç etkilemiyor. Fakat 1-2-2 denince birden ligin en kötü 7. takımına dönüşüyor Patriots! Gece ile gündüz gibi bir fark bu neredeyse. Ki geçen hafta Chiefs karşısında da bu tablo değişmedi, Mahomes’ın pas reytingi 1-1-3’te 39.6 iken 1-2-2’de 149.1’e çıktı!

Rams’in bir diğer potansiyel avantajı da play-action (koşu gibi gözüken pas oyunları) hücumu. Şöyle ki, Patriots’ın pas baskısı takımı epey başarılı, Adrien Clayborn uç pas baskısı yaratma konusunda Khalil Mack ve Von Miller gibi isimlerden bile daha verimli oldu bu sezon ve gene Trey Flowers 12. haftadan beri yükseliş trendinde. Fakat Patriots’ın pas baskısının da biraz Dr. Jekyll ve Mr. Hyde kimliği var. Patriots’ın rakipleri bu sene play-action kullanınca sadece %2.8 defa sack edilirken play-action kullanmazlarsa bu oran %8.7’ye çıkmakta. Eh zaten Rams hücumunun neredeyse bütün olayı play-action kullanmak ki ne kadar başarılı olduklarını Saints’le oynanan yarı final maçını izleyenler görmüştür. Eğer buradan verim alır ve Patriots savunmasını “koşacaklar mı, pas mı atacaklar” gibi bir ikilemde gbırakırlarsa, bu erken üretim maçı Rams’e doğru itebilir. Zira ne Chargers, ne de Chiefs Patriots’a karşı öne geçememelerinin ve bu yüzden koşu oyununu daha az kullanmak zorunda kalmalarının cezasını çektiler bir yerde. Ama Rams’in sıkıntısı, hemen hemen ortadan koşacağı garanti olan Anderson ile bu oyunlardan verim alamayacakları gerçeği, o yüzden Gurley’nin oyunun içinde aktif olarak yer alması şart gibi.

Yani özetle Rams şampiyonluğa uzanmak istiyorsa Brady’nin ilk çeyrekte üretim yapmasını engelleyecek, Gurley’den pas hücumunda verim alacak, Patriots savunmasının kafasını farklı senaryolar kullanarak meşgul tutacak ve Anderson’dan doğru zamanlarda patlayıcı hücumlarla yararlanacak. Her şeyden önemlisi, bu sezon Bears maçında olduğu gibi sahada donup kalan Goff’ı değil, eçen hafta ikinci yarıda takımını sırtlayan Goff’ı izleyeceğiz. Hiç de afaki değil.

Patriots’ın artıları ve yapabilecekleri: Bu sezonun en ilginç gelişmelerinden birisi Patriots’ın sezon ilerledikçe koşu savunmasını toparlaması oldu. NFL’in ilk birkaç haftasını izleyip bırakmış birisi Super Bowl eşleşmesine baksa “ohoo Gurley ile Anderson mahveder bunları” derdi ama özellikle son 6 haftadır özellikle ortadan yapılan koşular konusunda sanki o boşlukları zamkla kapatmış gibi New England ekibi. O yüzden Anderson verim alamazsa, Gurley’nin cidden sakatlık sıkıntısı varsa ve o da Patriots’ın esas zayıflığı olan özellikle sol uçtan yapacağı koşuları yapamazsa daha ilk anlardan itibaren büyük bir sıkıntı yaşayabilir Rams.

Neden? Çünkü Patriots’ın özellikle Playoff başarısı koç Bill Belichick’in senelerdir uyguladığı bir prensiple sıkı sıkıya ilişkili: “Rakibin en güçlü olduğu yönünü nötralize et, gerisi Allah kerim” (tabii o tam böyle ifade etmiyor muhtemelen ama neyse). Rams’in, tıpkı geçen seneki Eagles takımı gibi en büyük şanslarından birisi hücumlarının beklenmedik tehditler üretme potansiyeli. Patriots’ın en büyük şanslarından birisi ise bu maça savunmada tam kadro çıkacak olması. Eğer Anderson ve Gurley ekstra bir efora gerek kalmadan verimsiz olurlarsa Patriots rahatlıkla WR Brandin Cooks’a odaklanabilir ve Goff’a “buyur yenebiliyorsan bizi WR Josh Reynolds ile ve TE’lerinle yen” diyebilir. Bu da Patriots açısından maçın en kritik gelişmesi olacak bence; Rams’in o bütün WR’lerin her pozisyonda oynayabildiği setlerine çare bulabilecekler mi, özellikle de en başlarda?

Gelelim diğer artılara. Her ne kadar Aqib Talib’in sahalara dönmesiyle birlikte Rams savunması gözle görülür bir ilerleme kaydetmiş olsa da arka alan savunmasındaki eksiklikleri, özellikle de 1st downlarda tam gaz sürmekte. Evet, Josh Gordon’ın ceza almasıyla birlikte Patriots’ın birincil derin pas tehditi yok gibi düşünülebilir ama Philip Dorsett bu maç için önemli bir rol üstlenebilir. Ayrıca Rams’i savunmada çok ciddi eşleşme sorunları beklemekte: Gronkowski’yi Cory Littleton tutarsa, eee, tutamaz. Edelman’ın alan okuma becerisiyle eşleşecek oyuncu kadrosuna da sahip değil Rams –özellikle de Marcus Peters gibi ya herru ya merru savunma yapmayı seven bir bekleri varken-. Eh, Talib de her yere yetişemeyeceği için Patriots Rams savunmasını beklenenden kolay aşabilir sırf bireysel eşleşmelerden istifade edebilecek oyun görüşüne sahip bir QB’ye sahip olduğu için. Fakat Edelman Playoff ortalamasının altında bir maç çıkarırsa –ki Chiefs maçında iki basit hata yapmıştı hatırlayacaksınız- Patriots’ın dengesi erken bozulabilir. Edelman çok önemli bir göreve sahip Pazar gecesi.

Bu maçta Patriots’ın bir diğer avantajı da derin tehditlerinin yokluğunda sıklıkla kullandıkları 2-1-2 formasyonu olacak. Rams, bu formasyona karşı ürettiği savunma anlayışıyla ligin en kötü 4. takımı olmuş durumda. Patriots 1-1-3 formasyonuna karşı epey sağlam durmuş bir Rams savunmasıyla karşı karşıya kalacak, ve 2-1-2 ile gerek RB James White’a verecekleri paslar, gerek James Develin’in devreye gireceği sürpriz oyunlar Patriots tıkanır gibi olduğunda yardımcı olabilir. 2-1-2’nin vereceği bir başka sıkıntı da koşularda, zira Rams defansı en başta da övdüğüm üzere Elliottları, Kamaraları durdururken sahada ekseriyetle bir tek koşucu vardı. 2-1-2 formasyonunun ligde tercih oranı ortalama %11. Patriots bu hücumu %38 defa kullanmış durumda. Yani ekstra hiçbir şey yapmadan, White-Develin-Michel-Burkhead dörtlüsünden ikisiyle sahaya çıkıp, Gronkowski’yi perdelemelerde kullanıp her türlü oyunu deneyebilirler ve bunun için –en azından şimdiye kadarki görüntüye bakarsak- hiçbir ekstra çaba sarf etmelerine gerek yok.

Özetle, Patriots maça ufak da olsa bir adım önde başlıyor, zira birebir eşleşme sıkıntılarına bakarsak bir şeyleri değiştirmesi gereken daha çok Rams, şimdiye kadar yaptığını aynen yapması gereken ise daha çok Patriots. Eğer Patriots Playofflarda çok etkili bir şekilde kullandığı 2-1-2 hücumunu bol bol tercih edip verim alırsa, Brady’nin önündeki muhafız hattı sağlam durursa, Edelman ve Gronkowski form grafiğini sürdürürse ve RB rotasyonu sakatlıkla yara almazsa hücum olarak Rams’e karşı kullanabileceği çok silahı var New England temsilcisinin. Eğer buralarda sıkıntı yaşarsa, Cordarrelle Patterson ve Philip Dorsett gibi çevik WR’larından yardım istemek durumunda kalabilir özellikle 1st downlarda, ki Chiefs maçında Patterson çok verimli olmasa da Dorsett touchdown alıp görevini başarıyla ifa etmişti. Savunmada da topu elinden 2.5 saniyeden fazla tutmayı çok seven Goff’ı hızlı kararlar aldırmak zorunda bırakırlarsa, Brady tarihin ilk 6 şampiyonluk yüzüklü futbolcusu olur.

Diğer faktörler: Tabii her zaman dendiği gibi Super Bowl çok farklı bir ortam, ve özellikle ikinci yarı için tecrübe önemli olabiliyor. Merak edenler Falcons’a, Panthers’a vs. sorabilir neler yaşadıklarını. Tabii bu daha tecrübeli ekibin her zaman kazanacağı anlamına gelmez, fakat Rams’in genç kadrosu ve koçu Sean McVay’in bu konuda hafif bir dezavantajı olduğunu kabul etmek gerekir. Bu konuda akıllara hemen geçen sene gelecektir fakat Patriots’ın o maça Edelman ve Hightower gibi temel direk niteliğinde iki oyuncusundan yoksun çıktığını, Brady’nin elinden sakat, Gronkowski’nin ise bir önceki Jaguars maçında beyin sarsıntısı geçirmiş olduğunu hatırlamak gerekli bence. Bir de son anda kadro dışı kalan ve saha kenarında ağlarken gördüğümüz Malcolm Butler’ın yarattığı bir travma vardı ve yerine oynayan isim –kimdi hatırlamıyorum bile- doğru düzgün çelme bile takamamıştı. Bu sene tecrübe katsayısı çok daha yüksek New England ekibinin.

Öncelikle şöyle bir kanun var: Tom Brady’nin oynadığı Super Bowl’un heyecanı son saniyeye kadar sürer. Bunu henüz yalanlayan bir final izlemedik. Bu sene de gelişmelerin farklı olmasını bekleyemeyiz o yüzden bence, ki buna gerek handikap oranları, gerek tahmin modelleri de katılmakta. İki takımın eşleşmesi çok leziz sorunlar ve çözümler doğuracaktır. İşte burada koçların alacağı kararlar devreye girecek: Sean McVay, hep agresif ve cüretkâr bir koç olarak tanınmasına karşın 4th downlarda mesafe ne olursa olsun FG’sini yapıp kenara çekilen bir hüviyet sergilemekte –ki geçen hafta Saints maçında da bunu yaptı ve o çalınmayan penaltı olmasa bu kararı final biletine mal olacaktı-. Geçen sene Eagles’ın koçu Doug Pederson, Patriots’a karşı “sizden korkmuyorum” dercesine kendi sahasında 4th&5’dan bile hücum etmiş ve muvaffak olmuştu. Belichick gibi bir yaşlı kurdu alt etmenin yolu buralardan geçiyor bence. McVay eğer anın baskısına boyun eğerse ve çekingen kalırsa, Rams bıraktığı sayıları maç sonunda arayabilir.

Patriots adına bir gizemli faktör de, ligin en iyi kickerlarından biri olan Stephen Gostkowski. Gostkowski kariyeri boyunca normal sezonda en son 2011 yılında 20-29 yarda arası bir FG’yi kaçırmış durumda. Ekstra sayı denemesinin (PAT) mesafesi arttırıldığından beri de senede yaklaşık 50 ekstra sayı kullanıp bunların yaklaşık 2’sini kaçırıyor. %98 civarı bir başarı oranı yani. Peki ya Playofflarda? Bu yüksek yüzdeli oyuncu, geçen sene Super Bowl’da 26 yardadan bir FG kaçırmakla yetinmeyip bir de üzerine PAT kaçırdı! 2016 senesinde bütün yıl boyunca sadece 2 PAT kaçıran Gostkowski, Playofflarda 9 denemenin ikisinde başarısız oldu! (%77.8!) Ve bu Playoff lanetinin başladığı sezona dönelim: PAT’in 33 yardaya çekildiği 2015-16 sezonunda, Broncos ile oynanan yarı final maçına kadar 55/55 yapmış olan Gostkowski, o gün 2007’den beri ilk defa, tam 524 başarılı PAT’ten sonra ilk defa kaçırdı bu kolay vuruşu ve Super Bowl’a mal oldu!

Her ne kadar Patriots’ın tam kadro olduğunu söylesem de bir beke dair soru işaretleri mevcut: J.C. Jackson. Jackson iki aydır düzenli forma şansı bulan bir çaylak ve bazı alt pas savunması kategorilerinde üst sıralarda dahi yer alıyor. Fakat sezon başında kısıtlı forma şansı bulmasına rağmen tam 9 defa penaltı yemiş durumda (ki Patriots maç başına 6 penaltı yiyen, disiplinli bir takım). Özellikle Saints – Rams maçında yaşananlardan sonra bu konuda hakemlerin aşırı hassas olacağını düşünebiliriz. Tabii Jackson’ın performansına dair soru işaretlerinin hepsi ve daha fazlası Rams’in beki Nickell Robey-Coleman için geçerli, zira geçen hafta faulü yapan oydu.

Özetle, her ne kadar sayfalarca teknik analiz yapsak da neticede iki denk güç maça çıkıyor ve yüzüğü kimin takacağını saniyelik anlar belirleyebiliyor. Butler’ın çizgide kaptığı top, Eagles’ın topu punt etmeyip sayıya uzanması, Falcons’ın gereksiz yere pas hücumu denerken Hightower’ın topu QB Matt Ryan’ın ellerinden söküp alması birden o mistik “momentum” denilen şeyi değiştiriveriyor. O yüzden genel taktikler, formasyonlar, maç planları kadar güvenilen oyuncuların ve koçların işini iyi yapıp yapmayacağı da mühim. Mesela 57 yardadan attığı FG ile Rams’e Super Bowl bileti kazandıran kicker Greg Zuerlein, tıpkı birkaç sene önce Gostkowski’ye duyulan saygıya layık görülüyor şu an, ama hiç beklenmeyen anda çat diye kaçırıverebilir PAT’i.

Son söz: Eğer Rams’in rakibi Chiefs olsaydı sahada hücum adına zengin, “shoot out” diye tabir edilen bir maç izleyecektik muhtemelen. Fakat Pazar gecesi mükemmel bir satranç maçına sahne olacağız. İlla herkesin damak tadına uygun olmayabilir bu, ama ayrıntılara dikkat ederek izlerseniz maçı çok zevk alacağınızı garanti edebilirim.

Geçen haftanın handikap tahminleri: 2-0-0
Sezonun handikap tahmini toplamı: 122-134-9 (Playofflarda 7-3-0)

Geçen haftanın kim kazanır tahminleri: 1-1-0

Sezonun kim kazanır tahmini toplamı: 166-97-2 (Playofflarda 6-4)

İlginizi çekebilecek diğer içerikler