Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

FutbolUnutulmaz Anlar: #3 Vaka-i Ronaldo

Dünya Kupası'na bir hafta kala kupa tarihinin önemli anlarını hatırlamaya devam ediyoruz. Sırada, 1998 Dünya Kupası Finali ve Ronaldo var. Banu Yelkovan'ın kaleminden...

* Bu yazının da yer aldığı “50 Unutulmaz An” dosyası, Socrates’in 192 sayfalık Dünya Kupası özel sayısında. Özel sayımıza buradan ulaşabilirsiniz.


12 Temmuz 1998… Fransa kendi evinde oynanan Dünya Kupası’nda finalde. Rakip Brezilya. Sonuç 3-0. Bu kadarını biliyorsunuz, peki o finalin etrafında dönen diğer hikâyeleri?

Bugün, “Bizi farklılıklarımız birleştiriyor” sloganını kullanıyor olabilirler ama 1998’in o efsane kadrosunu; Barthez’li, Thuram’lı, Blanc’lı, Desailly’li, Petit’li, Karembeu’lü, Djorkaeff’li o takımı sahada Zidane, saha dışında Deschamps birleştiriyordu. Ülkelerinde oynanan kupada, turnuva boyunca oynadıkları altı maçta kalelerinde sadece (biri penaltıdan) 2 gol görerek finale geldiler. Gerçi insan unutuyor, böyle kâğıt üzerinde çok fiyakalı görünen bazı istatistiklerin nasıl zar zor elde edildiklerini.

Yaşı yetmeyenler bilsin ki Fransa öyle karşısına geleni sürklase ede ede gelmedi finale. Tamam, grup aşamasından firesiz çıktılar da rakipleri Suudi Arabistan, Danimarka, Güney Afrika’ydı. Grup maçlarında oynadıkları futbol da pek ahım şahım değildi. Son 16’da da Paraguay karşısında ölüp ölüp dirildikleri maçı Laurent Blanc’ın altın golüyle kazandılar. Çeyrek finalde İtalya’yı penaltılarda geçtiler; bu defa Baggio attı, Di Biagio kaçırdı. Var bu isimde bir nursuzluk diyerek yarı finale geldik: Rakip Hırvatistan. Yine zor bir maç, bu defa Thuram dublesi, Fransa kendini finalde buldu. Artık tüm Fransa iyiden iyiye futbol meraklısı olmuştu!

Rakip, bir önceki kupayı evine götürmüş, dört kez şampiyon Brezilya’ydı; Ronaldo önderliğinde yıldızlar karması gibi bir ekip, hücum kadar göz kamaştırmasa da fena olmayan bir defans hattı ve kalede devleşen Taffarel… Final günü, maçtan birkaç saat önce açıklanan kadrolarda Fransa’nın ilk 11’i tam beklendiği gibiydi. Kart cezalısı Blanc’ın yokluğunda Jacquet, defansı Frank Leboeuf’e emanet etmişti ama bunun dışında başkaca bir değişiklik yoktu. Brezilya da alıştığımız kadroyla sahada derken, listede Edmundo adını gördük! Ronaldo yerine Edmundo ismi, kuşkucu Fransızlara epey bir dedikodu malzemesi verdi. Önce bunu blöf zannettiler. Zaten konuşmayı hiç sevmezler malum, hemen kazanlar kaynamaya başladı. Yok, bu akıllarını karıştırmak için planlanmış bir oyundu; yok, Brezilyalılar Ronaldo’yu saklayarak Fransa’nın taktiğini bozmaya çalışıyordu; yok, rakibi ciddiye almadıkları
için Edmundo’yla başlayacaklardı… Brezilya maç öncesi ısınmaya çıkmayınca iyice dellendiler: Brezilyalılar kendilerini resmen hafife alıyor, züppece davranıyorlardı! Isınmaya bile çıkmamışlardı bak!..

Fransa’nın başka bir ülkeyi züppelikle suçlaması zaten yeteri kadar komikti, üstelik maç başladığında Ronaldo da sahadaydı. Gerçi sahadakine Ronaldo demek de doğru olmaz; daha ziyade gölgesiydi, suretiydi, belki yeteneksiz ikiz kardeşiydi ama bildiğimiz Ronaldo olmadığı kesindi. Sonrası malum: İlk yarıda iki korner, iki Zidane! İkinci yarıda Desailly kırmızı kartla oyun dışında kalsa da Emanuel Petit’nin maçın uzatma dakikalarında takımının üçüncü, Fransa futbol tarihinin 1000. golünü atarak skoru belirlemesi… Fransa, tarihinin ilk Dünya Kupası’na işte böyle ulaştı.

Ronaldo’nun ve Brezilya’nın boşuna günahını alan Fransızlar, sonradan bayağı üzüldü: Ronaldo’nun o sabah otelde gerçekten bir fenalık geçirdiği, hastaneye gittiği ve kontrolden geçtiği hemen final sonrasında ortaya çıktı. El Fenomeno’nun o gün basit bir rahatsızlık değil, basbayağı bir kalp krizi geçirdiğine dair iddialar ise daha birkaç yıl önce ortaya atıldı.

Bu arada, Brezilyalılar maç öncesi ısınmaya, rakiplerini küçük gördükleri, hafife aldıkları için değil, tribünleri hıncahınç dolduran ev sahibi seyirci karşısında moralleri bozulmasın diye çıkmamış, soyunma odasının önündeki koridorlarda ısınmayı tercih etmişlerdi. Zaten Brezilyalılar kim, züppelik kim?

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Doğru Zaman

Doğru Zaman

5 gün önce
Bielsa Gibi

Bielsa Gibi

3 hafta önce