Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

GündemTenisUnutulmaz New York Manzaraları

Sezonun son Grand Slam’i yolda. Amerika Açık’ın köklü geçmişindeki unutulmaz maçlara bakıyoruz.

Novak Djokovic-Rafael Nadal, 6-2 6-4 6-7 6-1 / 2011 Finali

O maçları hatırlamaya başlarken çok uzaklara gitmeye gerek yok. 2011, Djokovic’in tenis dünyasını kasıp kavurduğu yıldı ve bu maçta da üzerine düşeni yapmıştı. Amerika Açık 2011 erkekler finalinin pazartesi gününe ertelenmesi sebebiyle bazı boş koltuklar olsa da o dönem dünyanın en iyi iki oyuncusu seyircilere unutulmaz bir gösteri sunmuştu. 30 vuruş civarı rallilerin neredeyse bir formalite olduğu bu mücadeleye, Djokovic üst üste altı oyun alarak başlıyordu. İkinci seti de kazanan ve sonrasında maç için servis atan ‘Nole’, sonrasında kiminle oynadığını hatırlayacaktı. Oynadığı her Grand Slam maçında, beş set boyunca savaşmaya hazır bir oyuncu olan Nadal geri dönüşü başlatmış ancak rakibini final setine zorlayamamıştı. Böylece Djokovic bir yıl önce kaybettiği finalin rövanşını da alıyordu…

https://www.youtube.com/watch?v=8eQM5PaQHb0

Justine Henin-Jennifer Capriati, 4-6 7-5 7-6 / 2003 Yarı Finali

Jennifer Capriati bu mücadelede tam iki kez maç için servis atmış ancak kendi evinde bir kez daha Grand Slam finaline gidememişti. Zaten asla da gidemeyecekti… Henin ise yaşadığı fiziksel sorunlara rağmen mağlubiyeti kesinlikle reddetmişti. Bu maçın yarattığı tartışmalardan biri, final ve yarı final arasında bir dinlenme günü olmamasıydı. Henin bu aşırı fiziksel mücadeleden sadece 20 saat sonra vatandaşı Kim Clijsters’ı da yenmiş ve yaz başında kazandığı Fransa Açık’la birlikte Grand Slam’leri iki yapmıştı. Organizatörlerse final öncesine ekstra bir dinlenme günü koymak için 2013’e kadar bekleyecekti.

https://www.youtube.com/watch?v=Qe4pY1c5lVc

Novak Djokovic-Roger Federer, 6-7 4-6 6-3 6-2 7-5 / 2011 Yarı Finali

Evet o return’ün yapıldığı maç… O sezon Djokovic’i tamamlanmış bir mücadelede yenebilmiş tek adam olan Federer, o gece ilk iki seti de muazzam oynamıştı. Üçüncü ve dördüncü setlerse Sırp için dönüş zamanıydı fakat Federer yeniden ritmini bulmuştu. Final setinde 5-3 ve 40-15’lik avantaja sahipti ancak attığı ilk servis, aynı hızda kendi oyun alanına gönderilmişti. Bu inanılmaz return sonrası bir maç puanı daha çeviren Djokovic rakibinin servisini kırmış ve ona bir oyun daha kazanma yolunda şans dahi vermemişti.

https://www.youtube.com/watch?v=3DKyNtRPGyQ

Stefan Edberg-Michael Chang, 6-7 7-5 7-6 5-7 6-4 / 1992 Yarı Finali

5 saat 26 dakika ile Amerika Açık tarihindeki en uzun maç. Uzunluğu aşikar olan mücadelenin, tenis kalitesi tartışmalıydı. Edberg’in yaptığı tam 18 çift hata, oyuncular üzerindeki baskının büyüklüğünü gösteriyordu. Ancak bu baskı ortaya muhteşem de bir drama çıkartmıştı. Final setinde bir break geriden gelip maçı kazanan Edberg, ertesi gün de Pete Sampras’ı yenecek ve bir sene önce kazandığı şampiyonluğu tekrarlayacaktı.

Jennifer Capriati-Serena Williams, 2-6 6-4 6-4 / 2004 Çeyrek Finali

Çok az maç, bu karşılaşmanın ulaştığı şöhreti yakalayabilir. Final setinde Williams aleyhinde yapılan bazı çizgi kararı hataları, maçın kaderine doğrudan etki etmişti. Sonrasında turnuva yetkilileri Serena’dan “Hatalar da oyununun bir parçası” diyerek özür dileyecekti. Şahin gözü sistemi o sıralarda henüz geliştirilmekteydi. Capriati ise bu galibiyetin ardından, üst üste çıktığı ikinci yarı finalden de eli boş dönüyordu. Hem de final seti tie break’inde…

Pete Sampras-Andre Agassi, 6-3 6-4 5-7 6-4 / 2002 Finali

İki yıldır büyük turnuva kazanamıyor olan 13 kez Grand Slam şampiyonu Pete Sampras, 2002’de şampiyonluk için en ciddi adaylardan biri değildi. İkinci evi Wimbledon’da isimsiz tenisçilerden George Bastl’a kaybedilen maç onun için sonun başlangıcı gibiydi. Ancak işler beklendiği gibi gitmedi ve Sampras bir kez daha finale çıktı. Filenin karşı tarafında ise ezeli rakip Agassi vardı. Agassi, üçüncü sette Sampras’ın etkili servisini biraz zorlamayı başarmış ancak bu çaba maçı beşinci sete taşımaya dahi yetmemişti. Bu ‘Pistol Pete’in hem 14. Grand Slam’i hem de görkemli kariyerinin son maçıydı.

Roger Federer-Lleyton Hewitt, 6-0 7-6 6-0 / 2004 Finali

Bu maç için söylenebilecek çok şey bulmak zor. Listeye giren diğer maçların içerdiği büyük rekabetten eser taşımayan bir mücadeleydi. Solo performans açısından bakıldığındaysa bir Grand Slam finali için fazla muazzamdı. Federer, eski dünya bir numarası Hewitt’i adeta yok ederken tam iki bagel set kazanmış, Hewitt ise teselliyi ‘rekabet içerisinde’ geçen ikinci sette bulmuştu.

https://www.youtube.com/watch?v=2z5y3iy_Bcc

Kim Clijsters-Serena Williams, 6-4 7-5 / 2009 Yarı Finali

Bu turnuva, Clijsters’ın statüsünü herkese yeniden gösterdiği yerdi. Kızının doğumu sebebiyle tenise verdiği aranın ardından dönmüş ve sadece üç turnuva sonra adını finale yazdırmıştı. Geçmiş turlarda önce abla Venus’u yenmiş, ardından da sıra Serena’ya gelmişti. Belki küçük kardeş favori olan taraftı ancak ikinci sette gelen ‘ayak hatası’ kararı, Clijsters’a maç puanını getirmişti. Sonrasında Serena’nın hakemle girdiği tartışmanın cezası ise puan kaybıydı. Maç, son puan oynanmadan Clijster’ın olmuştu.

https://www.youtube.com/watch?v=rDiwevz9188

Pete Sampras-Alex Corretja 7-6 5-7 5-7 6-4 7-6 / 1996 Çeyrek Finali

Sampras’ı genelde servisi ve büyük hücum silahları ile hatırlarız. Bu maçı izleyenler ise onu, savaşçı ruhuyla anımsayacaktır. Kazanmasına çok az şans verilen İspanyol Corretja, işi bitirmeye çok yaklaşmış ancak final setinde neredeyse kortun ortasına kusacak olan rakibinin yaptığı geri dönüşe cevap verememişti. Sampras kendi seyircisi önünde son tie break’i 9-7 ile kazanmış ve ilerleyen günlerde kupayı kaldırmıştı.

Jimmy Connors-Aaron Krickstein 3-6 7-6 1-6 6-3 7-6 / 1991 Dördüncü Tur

Beş kez Amerika Açık şampiyonluğu yaşayan veteran Jimmy Connors’ın yarı final yürüyüşü, 1991’in büyük hikâyesiydi.  En unutulmaz maçını ise kendisinden tam 15 yaş küçük Aaron Krickstein karşısında oynamıştı. Önce setlerde 2-1’den geri gelmiş, final setinde ise 5-2’lik dezavantajdan dönmeyi başarmıştı. O gün New York seyircisinin müthiş desteğini arkasına alan 39 yaşındaki Connors’ın final hayali ise Jim Courier’nin ellerinde son bulacaktı.

 

İlginizi çekebilecek diğer içerikler