Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

FutbolThomas Kadar Mutlu Olmak

Thomas Müller belirli kalıplara sığmayan, nevi şahsına münhasır bir futbolcu. 2018 Dünya Kupası'nda da yine farklı ve gülümsemesiyle büyük rol oynayacak.

Yer Brezilya’daki Bahia bölgesinin Santo Andre şehrindeki bir otel. Burayı inşa edenler adını Campo Bahia koymuş. Mekanın restoranında hatırı sayılır bir kalabalık var ve kalabalığın ortak dili Almanca.

Restoranın giriş koridorunun ardından başlayan masaların ilkinde Christian oturuyor. Siparişini almak isteyen garson, Bavyeralı kadınlarının giydiği geleneksel ‘dirndl’ kıyafetiyle hazır bekliyor. Pembe ağırlıklı kıyafet el yapımı, özenle dikilmiş. Dekolte kısmında danteller işlenmiş, uzun eteğin altında olduğu gibi. Dirndl tarihte özellikle Bavyeralı ve Avusturyalı kadınların geleneksel kostümüydü. Bugünlerde özellikle kırsal kesimlerde hâlâ görülüyor giyildiği; ya da özellikle yöresel yemeklerin servis edildiği restoranlarda.

– Aperatif olarak bir şey ister misiniz?
– Karışık bir salata alayım, balzamik soslu olsun lütfen.
– Tabii ki efendim, balzamik soslu.

Garson aldığı siparişin ardından mutfağın yolunu tutuyor; sesi gittikçe yükselen gülme sesleri eşliğinde. Mutfağa yaklaştığında ayakta duran müşterilere dönen garson, “Bi’ oturun yerinize artık” diye çıkışıp, ardından kendi de gülmeye başlıyor. Balzamik soslu salatada ve ayakta bekleyen insanlara çıkışmakta nasıl bir komiklik olur diyebilirsiniz bu noktada; ve gayet haklısınız. Ama o pembe, ince işlenmiş kıyafetin içindeki kişinin Thomas Müller olduğunu düşünürsek, gülüşmelerin sebebini biraz daha iyi anlayabilirsiniz sanırım. Campo Bahia, 2014’te Almanya Milli Takımı’nın kamp oteliydi. Daha iyi bir yer bulamadıkları için kendileri inşa etmişlerdi ve bu yüzden birçok eleştiri almışlardı. Ama finale ve kupaya giden Alman kafilesi burada kendini gayet iyi hissediyordu. Bunun da sebeplerden biri Thomas Müller’di. Her yerde olduğu gibi burada da takımının neşe kaynağıydı, 40-50 stresli erkeğin haftalarca bir arada olduğu bir ortamda sürekli yüzleri güldürüyordu ve bunu yine başarmıştı. Fizyoterapist Christian Huhn ile girdiği golf iddiasını kaybeden Müller, kadın kostümüne girip tüm takıma servis yapmak zorunda kaldı. Bayern Münihli futbolcu sürekli yüz güldüren kişi olmasıyla ilgili şunları söylüyor: “Her sabah uyanıp, bugün nasıl bir espri yapabilirim diye düşünmüyorum. O an geliyor ve bir şey yapıyorum.”

Thomas Müller hiç tartışmasız ki, Almanya futbol tarihinin en başarılı figürlerinden biri. Bu satırlar yazılana kadar oynadığı 554 resmi maça sığdırdığı 218 gol, 154 asist; yedi lig, bir Şampiyonlar Ligi, bir Dünya Kupası şampiyonluğu ve biri Dünya Kupası’nda olmak üzere iki gol krallığı bir tesadüfün eseri değil, bir başarısı hikâyesinin mihenk taşları. Bunun yanında, piyasaya çıktığı günden beri taraflı tarafsız herkesin sevgilisi olmayı başarması da ayrı bir hüner. Bunun sırrını sorduğunuzda Thomas Müller’den hep aynı cevabı alırsınız: “Ben her zaman, nerede olursam olayım, kendi adıma mutlu olmaya çalışırım. Bu biraz bencil bile gözükebilir derine indiğiniz zaman. Karl Valentin’in zamanında dedikleri benim için de geçerli. Yağmur yağdığında seviniyorum çünkü sevinmesem de yağmur yağıyor.”


Thomas Müller, hayatında az yağmur yağanlardan. Münih’e yakın bir bölgede büyüyen Müller, renklerine aşık olduğu Bayern’e 11 yaşında geldi ve kulüpten bir daha ayrılmadı. 2008’de ilk kez Bundesliga’da oynadı, 2009’da profesyonel oldu, 2010’da Dünya Kupası’na gitti ve hemen gol kralı oldu, 2013 Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu, 2014 Dünya Kupası şampiyonluğu ve aralara sıkışan bir sürü kupa ve özel ödül. Ama Thomas Müller’e baktığınız zaman bunların hiçbirinin zorluğu yokmuş gibi görünüyor. Hayatta yaşadığı olağanüstü her şeyin olağanmış gibi gösteriyor. Hatta zor soruları bile zor değilmiş gibi gösteriyor. Stern’e verdiği bir röportajda, “hakkınızda hiç eşcinsel olduğunuza ya da eşinizi aldattığınıza dair söylentiler çıkmadı, bunu nasıl başardınız?” sorusuna, “İkincisi kolay; aldatmazsam, söylentisi de çıkmaz” diye cevap veren Müller, eşcinsellik için de şunları söylemişti. “Sizin derginizde eşcinsel olmamı açıklamamı isterdiniz değil mi? Belki bir dahaki sefere.” Ve gülüşmeler…

Müller’in aldırış etmeyişindeki sır yine ve yine; mutluluk. “Benim amacım hiçbir zaman profesyonel futbolcu olmak değildi; ben yaptığım şeyden zevk almak istedim. Zevk aldığım şeyin bana para kazandırması da güzel oldu tabii ki” diyen Müller belki de bu yüzden gelen yüksek meblağlı teklifleri geri çevirdi sürekli. Barcelona’dan, Manchester’lardan, Chelsea’den çeşitli zamanlarda ilgi gören Müller, geçtiğimiz yıl Socrates‘e verdiği röportajda “Bayern’de ve Münih’te çok mutluyum, memleketim dediğim yerdeyim. Hayatta daha fazla mutlu olabileceğim bir yer yok şu an. Olursa gitme kararı alabilirim” ifadesini kullanmıştı.

Oysa Müller için de bu sürekli çıkış görülen yıllarda, inişler de oldu. Pep Guardiola gibi elinde joystick’le takım yöneten ve taktik açıdan atılan her adını kontrol etmek isteyen bir teknik direktör için, Thomas Müller tam bir kabus. 10 yılı aşkın profesyonel futbol oynayan Müller’in tam olarak hangi mevkide oynadığını, hangi futbolu temsil ettiğini ne o ne de bir başkası biliyor. Kariyeri başarılarla dolu Müller’in tam olarak futbol hangi unsurunu çok iyi yaptığını da açıklamak oldukça güç. Guardiola sıkça Müller’siz bir sistem deniyordu; ancak tıkandığında Müller’i sahaya sürüp skor alıyordu. Aynısı Carlo Ancelotti için de geçerliydi ancak Müller’i yakından tanıyan her hoca, oyuncusundan en üst düzeydeki verimi almayı başarıyor. “Belirli kalıpların içine sığan bir futbolcu olmadığımı biliyorum. Garip bir koşu stilimin ve yine değişik bir ikili mücadele stilimin olduğunun da farkındayım” diyen Müller, aslında tam ne olduğunu böyle anlatıyor:  “Ben teknik direktör olsam beni oynatırım çünkü estetik kriterlere göre beni ölçemezsiniz. Ben hiçbir zaman vazgeçmiyorum, kaybettiğim sanılan hiçbir topu bırakmıyorum ve onu tekrar kazanıyorum. Bazı futbolcular dripling yaparken üç oyuncuyu ekarte edip, onlara top dahi göstermiyor. Bende topa değiyorlar ama ben geri alıyorum. Ve nihayetinde gol katkısında bulunuyorum.”

Ve bu yüzden Müller, 2018 Dünya Kupası’nda da Almanya’nın vazgeçilmezi. Philipp Lahm, Miroslav Klose, Lukas Podolski, Per Mertesacker, Bastian Schweinsteiger gibi önemli oyuncuların milli takımı bıraktığı bir ortamda, Müller’e ihtiyaç cok fazla. “Benden liderlik beklendiğinin farkındayım. Bu liderliği genç oyuncularla konuşarak sağlamaya çalışıyorum. Ama onları özel ofisime çağırıp, konuşma yapmıyorum. Yemek araları bunun için en doğru zamanlar” diyen Müller’in aslında henüz 28 yaşında olduğunu da unutmamak gerekiyor.

Peki 2014’te dirndl giyerek takımın neşe kaynağı olan Müller bu sene Rusya’da ne yapacak? “Ben başkalarını eğlendirmeyi hep çok sevmişimdir. Şarkı söylemem gerekiyorsa söylerim. Söylememden rahatsız olan varsa bu başka bir şey tabi.” Rahatsız olan olursa ne yaparsınız peki? “Yine de söylerim…” Thomas kadar mutlu olalım yeter…