Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

YorumTek Başına Bir Adam

Peter Sagan sürekli ikinciliklerle idare etmek zorunda kaldığı sezonu dünya şampiyonu olarak bitirdi.

Bekledim, bekledim, bekledim. Peter Sagan, Amerika Birleşik Devletleri’nde, Richmond’da düzenlenen 2015 Dünya Şampiyonası Yol Bisikleti Elit Erkekler Yarışı’nı kazandıktan birkaç dakika sonra mikrofonlara bunları söylüyordu. Taktiğine ya da büyük planına dair altın sözler bekleyenler için röportaj hayâl kırıklığı olabilirdi fakat Slovak bisikletçiye dair öğrenilmesi gereken ne varsa o birkaç dakikada saklıydı.

Sagan hiç bitmeyecekmiş gibi görünen, üzerine sayfalarca yazılan, Almanya, Hollanda, Belçika, İtalya gibi ülkelerin farklı taktikler geliştirdiği bir parkurun son 5 kilometresinde atağını yaptı. Arnavut kaldırımlarıyla döşeli son bölümün şampiyonaya Bahar Klasikleri’ni andıran bir hava katacağı söyleniyordu. Öyle de oldu. Greg Van Avermaet’tan Tom Boonen’a birçok isim son kilometrede atağını yaptı, onlarca farklı senaryo yazıldı, çizildi, çöpe atıldı ve finişte en basit olanı kazandı. Taktiklerin en basiti: Herkes birbirine bakarken atağını yap, sonra da arkana bakma.

Sagan2

Dünya Şampiyonaları nadiren dünyanın en iyi bisikletçisi tarafından kazanılır. Genellikle o seneki parkura uygun olarak çıkan, sezonun son bölümünde takvimini buna göre ayarlayan bir adam diğerlerini geride bırakır ve gökkuşağı mayoyu omuzlarına geçirir. Michael Kwiatkowski’den Rui Costa’ya birçok isim bu sayede dünya şampiyonu apoletini elde etmişlerdir. Dünyanın en iyi bisikletçisini belirlemek de zordur. Üç haftalık büyük turlar, tek günlük klasikler, haftalık turlar arasında şekillenen yol bisikleti takviminde kimin en iyi olduğunu seçmek bir hayli zordur. Mesela bu sene Milan-San Remo ve Paris-Roubaix’yi kazanan John Degenkolb mu yoksa Fransa Bisiklet Turu şampiyonu Chris Froome mu yılın bisikletçisi?

Sagan iki bilinmezi de çözen adam. Basitçe, şu an dünyanın en iyi bisikletçisi. Bunu sadece 2015 Richmond’da kazandığı için söylemiyoruz, hiçbir etap kazanamadığı 2015 Fransa Bisiklet Turu’nda da böyleydi. Yorulmak bilmeyen bir tavırla kazanabileceği hemen her etapta saldırdı, hiçbirini kazanamadı. Günün sonunda yine de üzgün olması gereken isim değildi. Fransız yazarların hatırlatmayı sevdiği gibi kariyerinde bir sarı mayosu olan İspanyol Luis Ocana, Le Tour’u beş kez kazanan Miguel Indurain’den daha iyi hatırlanıyordu. O Fransız yazarlardan biri olan Philippe Brunel, daha önce alıntıladığım ve bundan sonra da bıktırana kadar alıntılamak istediğim röportajında Sagan’ı şöyle tarif etmişti: Bisikleti gerçekten anlayan tek isim, ne eksik, ne fazla. Bu bazen bir oyun, bazen bir yarış ve Slovak bisikletçi iki alanda da uzman olduğunu kanıtlıyor.

Peter Sagan Tinkoff

2015 Richmond’ın son kilometreleri oyunun ve yarışın en sihirli anlarının canlı tanığıydı. 200 kilometre boyunca Euro 2008’deki Fransa-Romanya maçı kadar sıkıcı giden yarış, birden canlanmıştı. Parkuru daha önce inceleyen hemen herkes işin son bölüme kalacağının farkındaydı. Bu yüzden John Degenkolb ve Alexander Kristoff büyük favorilerdi. Alman bisikletçi Milan-San Remo ve Paris-Roubaix’yi, Norveçli bisikletçi Ronde van Vlaanderen’i böyle kazanmıştı. Bekle, bırak başkaları atak yapsın, bırak başkaları o atakları yakalasın, son bölüme klasikçilerle kalmaya bak, sprintle kazan…

Peter Sagan yıl boyunca bu şekilde tamamlanan birçok yarışı kaybetmişti. Bu yüzden işleri Degenkolb ve Kristoff ile başbaşa kalacağı bir senaryoya bırakmaması gerekiyordu. Bütün gün saklandı, Fabian Cancellara stili bir taktikle 5 kilometre kala atağını yaptı, inişte Vincenzo Nibali gibi rakiplerinden saniye çaldı, peşinden bir zamana karşı uzmanı gibi tek başına tempo yaptı ve kontra-ataklara karşı kendisini koruduktan finişe olabilecek en cool şekilde geldi. Kazandı, bisikletinden indi, kaskını seyircilere fırlattı ve tebrikleri kabul etti.

Beklemek aslında Slovak yıldızın bugüne kadar yol bisikletine dair en sevmediği şeydi. Hakkında yazılan neredeyse bütün yazılarda dağ bisikletinden yola geçerken yaşadığı en büyük problemin bu olduğu belirtilir. İlk rekabetçi yarışını küçükken basket ayakkabılarıyla bisiklete binerek kazandığı söylenen Peter Sagan mitinin mühim parçalarından biri olan bu tespit de Richmond’da sarsıldı. Herkes gibi Sagan da bekledi. 250 kilometre boyunca, televizyonları ya da bilgisayarları başında neden bu yarışın bu kadar uzun olduğunu merak eden binlerce insan gibi. Kendisini fiziksel ve psikolojik olarak bir hâyli zorlayan, patronu Oleg Tinkov tarafından sert eleştirilere maruz kaldığı, kazanabileceği yarışları kaybettiği, bir motosikletin dikkatsizliği yüzünden sakatlandığı sezonu dünya şampiyonu olarak bitirdi. Bekleyişi sadece bu yarışla sınırlı değildi. Bu anı uzun süredir bekliyordu.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Kardeşlik ve Birlik

Kardeşlik ve Birlik

2 sene önce
Acaba?

Acaba?

3 sene önce