Tarz Meselesi

Dünya Kupaları, sadece futbolun en büyük organizasyonu değil; aynı zamanda, futbolcular için de görkemli bir sahne. Ve onlar bu sahneye, sadece futbollarıyla değil, tarzlarıyla da çıkıyorlar...

6 Temmuz 2018

Sıfırdan yapılan stadyumlar, 32 takım, 736 futbolcu, ülkelerinden kalkıp gelen binlerce taraftar ve ekranları başında maçları takip eden milyonlar… Elbette Dünya Kupası, futbolun en büyük turnuvası ve 736 futbolcunun kendilerini göstermek zorunda hissettikleri en büyük sahne.

Doğal olarak her futbolcu bu sahnede gösterdiği başarılı sportif performans ile hatırlanmak ister. Tüm bunların yanında, sahadaki performansı akıllarda kalsın ya da kalmasın, tarihten bu güne imajlarıyla, saç ve sakal biçimleriyle akıllarda kalan sayısız futbolcu var…

HEM İMAJLARI HEM KUPALARI VAR

7 Temmuz 1974…

Münih Olimpiyat Stadı’nda ev sahibi Federal Almanya 1-0 gerideydi. Sol açık Bernd Holzenbein, Hollanda’nın ceza sahasına daldı ve kendine has tartışılan penaltılardan birini aldı. Takımın en önemli oyuncuları Franz Beckenbauer, Jürgen Grabowski ve Gerd Müller sahadaydı ama topun başına onlardan biri değil 23 yaşındaki Paul Breitner geçiyordu.

Breitner, arkadaşlarına doğru seslenerek beyaz noktaya doğru ilerledi: “Uzaklaşın, ben vuracağım.”

“Seçilmiş bir penaltıcımızın olmadığını biliyordum. Kimse bu sorumluluğu üstlenmek istemiyordu. Topu aldım, penaltı noktasına koydum… Çok rahattım ve düşüncem çok açıktı: Topu ağlara yapıştırmak! O kupayı kazanmak istiyordum, katılmak benim için yeterli değildi.”

Topu ağlara yapıştırmak! O kupayı kazanmak istiyordum, katılmak benim için yeterli değildi.

Breitner tıpkı söylediği gibi yaptı ve topu ağlara göndererek Almanları beraberliğe taşıdı. İlk yarı bitmeden sahneye çıkan takım arkadaşı Gerd Müller de Breitner’in isteğini yerine getirdi ve Federal Almanya’ya kupayı getirecek golü attı. Finaldeki penaltı golüyle ve yaptığı açıklamalarla öne çıkan Breitner finalin sembolüydü. Ancak onu günümüzde hâlâ hatırlanır kılan bir başka unsur var; ona  ‘afro’ lakabını da kazandıran uzun, kıvırcık saçları ve bıyıkları…

Arjantin Milli Takımı’nın Maradona’dan önceki 10 numarası Mario Kempes hem 1978 Dünya Kupası’ndaki uzun ve kıvırcık saçstiliyle hatırlanıyor hem de o turnuvayı gol kralı olarak tamamlamasıyla öne çıkan bir sembol oluyordu.

Ancak turnuvaya hazırlanırken saçlarını ve bıyıklarını kesmeye fırsat bulamayan Kempes için turnuva pek de beklendiği gibi başlamadı. Bunun üzerine teknik direktör Cesar Luis Menotti, ikinci grup maçlarına gitmeden hemen önce Kempes ile yaptığı konuşmayla kendisinden imajını değiştirmesini istedi.

“Hey Mario, neden bıyıklarından kurtulmuyorsun? Göreceksin şansın açılacak. Valencia’da ne sakalın ne de bıyığın vardı. Rosario’ya gittiğimizde neden tıraş olmuyorsun? Göreceksin, tekrar gol atmaya başlayacaksın.”

Konuşma sonrasında eski alışılagelmiş tarzına dönen Kempes, Hollanda ile oynadıkları finalde de iki gol atarak takımının kupayı almasına katkı sağladı.

 90’LAR MODELİ

“Eğer bugün futbol oynuyor olsaydım Messi ile çok eğlenirdim.”

Bu sözler Nijerya Milli Takımı’nın 90’larda yakaladığı altın jenerasyonun önemli öğesi Taribo West’e ait. Nijerya belki 1998 ve 2002’de Dünya Kupası’ndan istediğini alamamıştı ama Taribo West, kafasının üzerinde bıraktığı -yeşil bir bitki varmış hissi uyandıran- iki tutam saçıyla turnuvalara damga vurmayı başarıyordu.

1990, 1994 ve 1998 Dünya Kupalarında Kolombiya Milli Takımı’nın kaptanlığını yapan Carlos Valderrama’nın sarı ve kıvırcık saçları o kadar ikonik bir simgeydi ki kendisi günümüzde bile hâlâ saçlarını ön plana çıkaran demeçler verebiliyor. 2018 Dünya Kupası’ndan önceki “Eğer Kolombiya 2018 Dünya Kupası’nı kazanırsa saçlarımı kazıtırım” açıklaması bunun son örneği…

1998 Dünya Kupası’nda yer almayı başaran Hagi önderliğindeki Romanya Milli Takımı, uyumlarını başarının anahtarı olarak görüyordu. Bu yüzden tüm takım saçlarını sarı

renge boyamış ve benzer şekilde kestirmişti. Aslında Kolombiya ve İngiltere’yi yenip gruptan lider çıkan Romanya adına bu basit plan işe yaramış görünüyordu. Üst turda Hırvatistan’a elendikten sonra ise yapılacak birçok ‘sarı şaka’ için ellerinde fazlasıyla malzeme vardı.

‘MODERN’ ÇAĞ

Türk Milli Takımı’nın dünya üçüncüsü olduğu 2002 Dünya Kupası’nda ilginç saç ve sakal tarzlarıyla pek çok futbolcu ön plana çıktı. Ronaldo’nun başının önünde bıraktığı bir miktar saç 2002 Dünya Kupası’nın sembollerinden biriydi. Yine aynı kupada Ümit Davala’nın ‘mohawk’ saç modeli de hem Türkiye’de hem de tüm dünyada büyük ilgi topladı. Öyle ki o günlerde saçlarını “Ümit Davala tarzı” ya da “Ronaldo tarzı” tıraş ettirerek sokakta top oynayan çocuklar görmek abes karşılanmıyordu.

2014 Dünya Kupası’nda İtalya Milli Takımı gruptan çıkmayı başaramazken takımın sönük yıldızlarından Mario Balotelli de ‘mohawk’ saç modeliyle akıllarda kalıyordu. Yine aynı Dünya Kupası’nda dönemin ABD takımının orta saha oyuncusu Kyle Beckerman da ‘Bob Marleyvari’ uzun ve rastalı saçlarıyla hafızalarda yer etmeyi başardı.

O gece, Portekizlinin golleri kadar konuşulan bir başka özelliği daha vardı; o da gol sevinçlerinde işaret  ettiği keçi sakalı.

 

2018 Dünya Kupası’nın ikinci maçında Portekiz, İspanya ile 3-3 berabere kalırken Cristiano Ronaldo da hat-trick yaparak sahneye çıkıyordu. Ancak o gece, Portekizlinin golleri kadar konuşulan bir başka özelliği  daha vardı; o da gol sevinçlerinde işaret  ettiği keçi sakalı. Portekizlinin, bu hareketi Messi’ye bir gönderme olarak yaptığı da konuşuluyordu. Durum, Ronaldo’nun ertesi günkü açıklamalarıyla aydınlandı. Ronaldo’nun gol sevinci Messi’ye gönderme değil, sadece Ricardo Quaresma ile aralarındaki bir şakadan ibaretti.

Türkiye’deki kariyerinden de tanıdığımız Avustralyalı futbolcu Mile Jedinak’ın yaşlı bir buz hokeyciyi andıran uzun sakalları, Adil Rami’nin bir sinema oyuncusu tarzındaki bıyık ve sakal şekli, Suudi Arabistan’ın orta sahası Yasir Al-Shahrani’nin afro saç stili…

Ayrıca turnuvada garip imajı ile değil, bir mankeni andıran saçları ve sinek kaydı tıraşı ile ön plana çıkan futbolcular da var. Bunun en güzel örneği elbette Fransa Milli Takımı’nın turnuvada en fazla beğeni toplayan oyuncularından Raphael Varane. Bunları düşündüğümüzde, 2018 Dünya Kupası’nın da saç ve sakal imajları açısından diğer kupalardan pek de geri kalır bir yanı olmadığını söyleyebiliriz.

Kaan Demirel

Kaan Demirel
Yeditepe Üniversitesi Reklam Tasarımı ve İletişimi Bölümü'nden mezun. Buz Hokeyi ve Basketbol en çok ilgilendiği sporlar.

  • BUNLARA DA BİR GÖZ ATIN