Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

Diğer SporlarSürat Tutkunu

Yerlerinize, hazır, başla! Avrupa'nın en hızlı sprinterlerinden Ramil Guliyev olimpiyat sahnesinde...
Alptuğ Uslu4 sene önce

Azerbaycan’dan Türkiye’ye gelişinize dair çok şey yazıldı, çizildi. Oradaki federasyonun size yeterli ilgiyi göstermediğini söyleyenler de oldu, Türkiye’den para aldığınızı düşünenler de… Hikâyenin aslını sizden dinleyebilir miyiz?

Ben sporcu bir aileden geliyorum. Annem, babam hep atletizmle uğraşmış kişiler. Beni de orada spor okuluna verdiler. Yüzme, jimnastik, güreş, boks, judo… Neredeyse tüm sporları denedikten sonra atletizmde karar kıldık. Antrenörüm Oleg Mukhin’le Azerbaycan’da çalışmalara başladım, buraya gelirken de yanımda o vardı.

Doğduğum ülkede hiç destek görmedim. Belki alttan, fakir bir aileden geldiğim için… Bilmiyorum. Federasyon doğru düzgün kamp organize etmedi, masör vermedi, doktor yardımı alamadım, vitamin sağlanmadı, fizyoterapist tahsis edilmedi. Sıfır destek. Azerbaycan’da profesyonel spora devam etmem imkansızdı. Aklımda başka bir ülkeye gitmek dahi yokken böyle bir duruma zorlandım. Türkiye ise bana iyi davrandı.

O dönem Azerbaycan Spor Bakanı Azad Rahimov’un, “Ramil bizden çok fazla para istedi” açıklaması yalan mıydı yani? Sadece profesyonel spor yapmaya devam edebilmek için temel ihtiyaçlarınızın karşılanmasını mı bekliyordunuz?

Evet, para istediğim konusunda çıkan haberlerin tümü yalan. Ben ne Azerbaycan’dan para istedim ne de Türkiye’ye, “Sizin için yarışırım” dediğimde beş kuruş para aldım. Bir şey söylemek gerektiği için söylüyorlar; yok onlardan para talep etmişim, yok bir şey istemişim falan… Yalan hepsi. Beni sıkıştıran, beni sevmeyen onlar. Sebebini de inanın bilmiyorum.

Azerbaycan’da iyi dereceler koşmaya başladıktan sonra kendimi geliştirmek istiyordum. Katar ve Rusya’nın teklifleri ilgimi çekmedi, ülkemde de iyi bir noktaya gelmem imkansızdı. Babamla birlikte Türkiye’deki kulüplerle görüşmeye karar verdik. Fenerbahçe Kulübü de her türlü desteği vereceğini söyledi. “Yeni bir yere gitmiyorum, farklı bir şey görmeyeceğim. Dil aynı, kültür aynı” diye düşündüm. Türkiye’ye geldim. Azerbaycan’daki problemlerden ötürü çok kötü günler yaşadım ama artık mutluyum.

(FromL) US Shawn Crawford, US Charles Clark, Panama's Alonso Edward, Jamaica's Usain Bolt, US Wallace Spearmon, Jamaica's Steve Mullings, France's David Alerte and Azerbaijan's Ramil Guliyev compete in the men's 200m final race of the 2009 IAAF Athletics World Championships on August 20, 2009 in Berlin. Jamaican Usain Bolt set a new world record of 19.19sec in winning the 200m. AFP PHOTO / ANTONIN THUILLIER (Photo credit should read ANTONIN THUILLIER/AFP/Getty Images)
Ramil Guliyev, 200 metre dünya rekoruna en yakından tanıklık eden isimlerdendi.

Berlin’deki 2009 Dünya Atletizm Şampiyonası’nın sizi dünyaya tanıtan yarış olduğu görüşüne katılır mısınız? Usain Bolt’un 19.19’la 200 metre dünya rekorunu kırdığı o finalde siz de koşmuştunuz…

Tabii, tabii… 18-19 yaşındaydım, tek hedefim final koşmaktı. Başarınca da çok rahatlamıştım. Birinci kulvarda yarıştığımı hatırlıyorum. Kötü kulvar, pek iyi derece çıkaramadım o yüzden. Ama dünya rekorunu çok net hatırlıyorum. Ben tam virajdan çıkıyorum… Çocuk gitmiş. Yok ortada. Öyle çıkış yaptığını görünce bir şeyler hissetmiştim. Çocuk hızlı koşuyor. Çocuk… Çok büyük atlet.

Çıkış yaptığınız o Dünya Şampiyonası’ndan sonraki Türkiye tercihiniz, iki yıldan uzun süre büyük turnuvalardan uzak kalmanıza sebep oldu. Azerbaycan’ın izin vermemesi bir yana; bekleme süresinin en azından 2012 Londra öncesi son bulacağını düşünmüyor muydunuz?

Çok yarıştan vazgeçtim. Bir sürü 23 yaş altı, Avrupa, Dünya Şampiyonaları… Ama yapacak bir şey yok. “En kötü ihtimalle bu yarışlarda yarışamayız” diyerek yola çıktık, yarışamadık. Ben en azından 2012 Londra için bir şansım olur, olimpiyatta yarışırım diyordum ama izin vermediler. 20-23 yaş arasını bir anlamda boş geçtik. Varsın olsun…

Sprint branşında başarı kültürü olan bir ülke değiliz. 2014 Avrupa Şampiyonası’nda final koşuşunuz Türkiye açısından bir ilkti; 2015’te Zagreb’deki 19.88’iniz ülke tarihinde olmayan bir derece (200 metrede yılın en iyi altıncı, tarihin en iyi 34. derecesi), bu açıdan misyonunuzu nasıl görüyorsunuz?

Dünyada beyaz atletler içinde sprint koşan zaten üç-beş kişi var. Onlar da çok az koşuyor. Ben daha iyisini yapabileceğimi düşünüyorum. 200 metrede çok daha önceden 20 saniyenin altına inebilirdim mesela. Denk gelmedi. Hava durumu iyi olacak, iyi hissedeceksin, zorlu rakiplerle koşacaksın. Mesela son Avrupa Şampiyonası’nı ele alalım; Amsterdam’da benim önümde 20.45’le altını alan Bruno Hortelano 23 Temmuz’da 20.18 koştu, bu iki derecenin arasında iki hafta bile yok. Tamamen o gün ve yarışılan ortamla alakalı. Amsterdam’da hava soğuktu, rüzgâr vardı, koşullar normalden uzaktı. Bu sezonki en iyi yarışımı orada koşmuş olmama rağmen rüzgâr çok etki etti.

Ben bütün programımı olimpiyata hazır olmak üzerine yaptım. Antrenmanlarımın tamamı Rio saatine göre… Instagram’da beni takip edenler, gece karanlıkta çekilen o idmanları görebilir. Biliyorum, Türkiye benden çok şey bekliyor. Benim de bana çok şey veren bu ülke adına katıldığım ilk olimpiyat olacak. Artık yaşım da geldi. Umarım başarılı olup sprintte başka bir kapı daha açılmasını sağlarım.

USA's Justin Gatlin (back) is congratulated by Turkey's Ramil Guliyev after winning second place in the final of the men's 200 metres athletics event at the 2015 IAAF World Championships at the "Bird's Nest" National Stadium in Beijing on August 27, 2015. AFP PHOTO / OLIVIER MORIN (Photo credit should read OLIVIER MORIN/AFP/Getty Images)
Guliyev’e göre, Gatlin’in Bolt’u geçmesi hiç kolay değil.

Tüm bu başarıların üzerine bir de 4×100 bayrak takımı sezon içinde 38.31’i görerek rekor kırdı; ardından Slovakya’da gelen 38.69’la da Rio kotası aldı…

Gerçekten iyi iş çıkarttık. Takım kimyasının tam oturduğunu düşünüyorum. Jak ile Barnes uzun süredir birlikte koşuyor. ABD’deki kolej yarışlarından bayrak deneyimleri var, o yüzden 1-2 oldular. Onların başlaması takımın avantajı. İzzet de virajı iyi koşuyor. O da hemen arkada. En son ben çıkıyorum. Son adam 120 metre civarı koşuyor, biraz daha fazla yani… En son koşan ben olunca rahat hissediyorum.

Son olarak 100 ve 200 metrede genel değerlendirmeniz nasıl olur? Usain Bolt’un sakatlık problemleri ve fazla yarış koşmaması sonucu Justin Gatlin’i favori gösterenlerin sayısı artmaya başladı. Bolt da geri dönüşünde 19.89’la 200’de yılın en iyi beşinci derecesini koştu…

Bolt bu yollardan yüzlerce kez geçmiş bir adam. Sokaktan gelen bir çocuk değil, spora dün başlamadı. Geçen yıl Çin’de yine benzer şeyler konuşuluyordu. “Gatlin favori” deniyordu ama Bolt 100-200 dublesi yaptı. Artık alıştık. Gatlin hep daha iyi durumdaymış gibi gözüküyor ama onun kafa bir türlü izin vermiyor. Ya da bilmiyorum, başka problemler yaşıyor. Bu işlerde biliyorsunuz; mesela yemekhaneye gidersin, yemek yersin ve eğer bozuksa karnın ağrır. Karnın ağrıyınca da kötü olursun. Çok kötü!

Mesela kendimden bir örnek vereyim; geçen yıl Çin’deki Dünya Şampiyonası’nda otel klimaları çok çalışıyordu. Dışarısı da ekstra sıcaktı, otele geldiğim her an terli terli klima altında kalıyordum. Çarpıyordu o yüzden. Yemekler, çorbalar her şey soğuktu bir de… Sıcak-soğuk dengesini kuramayınca hasta oldum. Bir gece uyudum, sabah kalktım ateşim çıktı. Öyle yarışmak zorunda kalmıştım.

*Bu röportaj, Socrates Dergi’nin olimpiyat oyunları özel sayısında yayımlandı. Tüm dergileri bulabileceğiniz satış bağlantıları için tıklayın!

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Bir Efsaneydi

Bir Efsaneydi

4 gün önce
Korkuları Yönetmek

Korkuları Yönetmek

1 hafta önce
Aile

Aile

4 hafta önce