Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

Diğer SporlarSözün Bittiği Yer

Çok yazıldı çok konuşuldu. Artık sahne Mayweather ve Pacquiao’nun.

Maç gününe gelene kadar hiçbir şey olağan değildi, karşılaşmadan bir gün önceki tartı da normalin dışında gelişti. Maçtan öncesindeki tartı, boksörlerin taraftarlarıyla buluştuğu ve birbirine meydan okuduğu son sahnedir. Kilolar ölçüldükten sonra artık geriye bir şey kalmaz. Tüm hazırlıklar bitmiştir. Gergin, bazen atışmaların olduğu, rakibinizin ringden önce son kez gözünün içine baktığınız yer.

Las Vegas’taki MGM Grand’de yapılan tartı buluşmasına 11 bin 500 kişi, gene alışılmışın dışında 10 dolar ödeyerek katıldı. Normalde bedavaya yapılan tartı için karaborsada biletler 800 dolara çıktı. Boksörlerin karşılanması da farklıydı. Floyd Mayweather kendi evinde dövüşse de, salonda hoş bakılmayan taraftı. Manny Pacquiao ise her zamanki gibi rahattı ve izleyenlerin desteğini aldı.

Boksun diğer sporlardan farkı, içindeki oyun unsurunun maç öncesine kaymış olması. Şu ana kadar söylenen her şeye bir oyun gibi bakabiliriz. İki boksör ringe girince asıl her şey ortaya çıkacak. İki kamp da birbirleri hakkında konuştu ama geçmiş örneklerinin aksine tansiyon çok yüksek değildi. Bu maçın öneminin herkes farkında, özellikle Floyd Mayweather Jr.

Manny tüm rahatlığıyla kitleyle iletişim halindeyken, tek adam olarak kurduğu kariyerinde, kaybedecek daha fazla şeyi, yenilmezliği bulunan Floyd, dışarıya kapalıydı. Bu noktalarda Manny’nin en korkutucu tarafı belki de yüzündeki gülümsemesi, ring dışında her zaman pozitif oluşu ve bir boksörün normlarına uymaması. Ring dışı ile ring içindeki hali arasındaki büyük keskinlik, rakiplerini rahatsız ediyor. Dün yüz yüze geldiklerinde, Floyd’un gözünün içine bakarken iki kelime ağzından döküldü: ‟Teşekkür ederim.” Bu maçı mümkün kıldığı için Floyd’a müteşekkirdi ama karşıdan yanıt gelmedi. Artık son söz söylendi ve ‘Asrın Maçı’na hazırız. Peki ringde bizi neler bekliyor?

Pacquiao’nun koçu Freddie Roach’un tartıdan sonra söylediği, Floyd’un kas kütlesinin arttığı oldu. Bu da kendi stilinin aksine Floyd’un nakavtı istediği, atak olacağı manasına geliyor. Pacquiao’nun müthiş nakavtlar gerçekleştirdiği 2008-2009 döneminde onun kondisyon koçu Alex Ariza’ydı. Manny, onunla yolları ayırdıktan sonra, 2009’daki Miguel Cotto maçından beri nakavtla galibiyet alamıyor. Ariza son aylarda Floyd ile çalışıyor. Bu durum Floyd’un uzun süredir konuşulan bu maça soruya yer bırakmayacak bir şekilde son vermek istediği şeklinde yorumlanabilir. Roach buna hazır olduklarını söylüyor, ki rakipleriyle yumruk yumruğa kapışmaktan çekinmeyen Manny, bu noktada avantajlı çıkabilir.

Rakibi bitirmeye yönelik bir boks, pek Floyd’un tarzı değil. Kariyerinin başlarında bu şekilde atak yapıyordu. Baba Mayweather ve amca Roger da Floyd’un nakavt edeceğine dair yorumlar yaptılar. Ama maç öncesinin bir oyun olduğunu tekrarlayalım. Floyd, 2011’de Victor Ortiz’e karşı aldığı tartışmalı nakavtlı galibiyeti saymazsak, en son 2007’de Ricky Hatton’ı nakavt etti. Yani Floyd’dan bu kadar gerilimli ve kariyer belirleyici bir maçta böyle bir risk almasını beklemek mantıklı değil. Floyd zaten öncelikle rakibini okuyan bir boksör ve ilk rauntların ardından bulduğu çözümlerle maçları puanla kazanıyor.

Manny tarafına bakarsak, Filipinli yıldızın maça hızlı girmesi konusunda hemen herkes hemfikir. Floyd’un Marcos Maidana ile yaptığı son maçı, en büyük silahı olan hızlı adımlarının artık eskisi gibi olmadığını düşündürüyor. Roach da bu zafiyete ve Manny’nin eski hızında olduğuna vurgu yapıyor. Ayakların hızı bu maçta belirleyici olacak ancak akıllarda Juan Manuel Marquez maçındaki Manny’nin dikkatsizliği ve yediği tek yumrukla nakavt oluşu var. Marquez, Manny’den de Floyd’dan da daha yavaş ama iyi bir kontracı. Floyd ise bu konuda çağın en iyisi ve bir boşluğu değerlendirebilir. Manny kampı da bu tehlikenin farkında ve çok fazla Floyd’un karşısında durmamaya ve açık vermemeye çalışacaklar. Solak olması, hızı ve farklı yumruk açıları kovalaması burada avantaj.

Floyd kariyerinde, 45 farklı kişiye karşı toplam 47 galibiyet aldı. Ancak bu 45 rakibin sadece sekizi solaktı. Üzerinden 9 yıl geçse de, 2006’da Zab Judah ilk rauntlarda etkili solu ve hızıyla Floyd’u zorlamıştı. Manny’nin daha etkili sol eli ve daha fazla hızı olduğu hesaplanırsa, ilk rauntlar Floyd için zorlu geçebilir. Ancak Floyd’un her zaman başardığı, rakibini ilk 5-6 rauntta çözüp sonraki rauntları alması. Aynı senaryo gerçekleşirse, Floyd gene puanla galibiyete gidebilir. Eğer Manny’i tamamen çözebilir ve çaresiz bırakırsa, ki çok kolay değil, o istediği nakavt son rauntlarda da gelebilir.

Manny kampı da başlarda nakavtlı galip geleceklerini söylüyordu. Ancak bu o kadar kolay bir iş değil. Floyd kariyerinde sadece resmi olarak bir, toplam iki kez ‘knock down’ oldu. Resmi ‘knock down’, 1998’de Carlos Hernandez maçında elinden sakatlandığı için geldi. İkincisi ise Zab Judah’un sağı sonrası eldiveninin yere değişiydi ancak hakem bunu görmedi. Shane Mosley maçında da aldığı sert darbeye karşı anlık reaksiyonu ve içgüdüleriyle ayakta kaldı. Bu örnekler Manny’nin aksine daha güvenli bir boksu tercih eden Floyd’un darbe alabildiğini de gösteriyor. Tüm bunlar 12 raundun sonunu göreceğimizi işaret ediyor.

Roach en son tartıda, hakem kararına kalsalar bile, Manny’nin yumruk sayısı ve çalışkanlığıyla maçı kazanacağını söyledi. 12 raundun sonunda bugüne kadar hep Floyd kazandı. Burada hakemlerin yaklaşımı da önemli, Oscar De La Hoya ring hakemi Kenny Bayless’in Floyd’u önceki maçlarda kayırdığını söylese de, maçın iki tarafı da hakemlere güvendiklerini ifade ettiler. Hakem konusunu bir tarafta tutarsak, yumruk sayısı tabii ki önemli, ancak isabet daha öne çıkıyor. Floyd’un maçlarına bakınca, rakipleri daha fazla yumruk atsa da, onun yüzde elliye varan isabet oranı maçları kazanmasını sağlıyor. 12 raundu görürsek Floyd’un en büyük silahı da bu isabet oranı olacak.

Bu öngörülerin biri maçta gerçekleşebilir ya da maç bir yumrukta bitebilir. Geçmişteki maçlara bakıp bir plan çıkarabilirsiniz ancak hesaplar tutmayabilir. Pek çok kişi yenilgisiz Mayweather’ın ilk kaybedişini, bunu nasıl göğüsleyeceğini, hikayenin daha da büyümesini görmek istiyor. Ancak yine pek çok kişi Mayweather’ı favori görüyor. Pacquiao’yaysa daha duygusal bir yaklaşım var. Pek çoğuna karakteri ve boksu daha çekici geliyor. Onun kazanacağını düşünenlerin de sayısı az değil, ancak favori değil ve Floyd, zekasıyla her zaman bir çıkış yolu buldu. Bu maç, bu çağın iki en iyi boksörünü karşı karşıya getirecek olmasıyla öngörülerin önünü kesiyor. Kimse aslında net bir şey söyleyemiyor. Karakter olarak da, tarz olarak da mükemmel bir eşleşme söz konusu ve artık söz bitti. 2 Mayıs sabahı ‘Asrın Maçı’nda, kimin en iyi olduğunun yanıtını alacağız.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Katedral

Katedral

5 gün önce
Neyse O

Neyse O

2 ay önce
Öncü

Öncü

3 ay önce