Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

BasketbolGenelGündemSoyunma Odasındaki Silahlar

Arenas liderliğindeki Washington Wizards 2009'da soyunma odasındaki silahlı kavga sonucu dağılmıştı. Caron Butler o günleri anlattı.

*Caron Butler’ın Tuff Juice: My Journey from the Streets to the NBA adlı otobiyografisinden alınan bu yazının aslı Washington Post’ta yayımlandı.

Phoenix’te kaybettiğimiz maçın ertesi gecesi dönüş uçağında, Gilbert Arenas, Javaris Crittenton ve diğer birkaç takım arkadaşımızla hararetli bir kart oyununun ortasındaydık. Gilbert takımdaki dominant karakterken, Javaris onun bazı tavırlarını kabullenemiyordu. İkisi karşılıklı sandalyelerde oturuyorlardı ve aralarında açılır-kapanır bir masa vardı. Uçak inişe geçerken ben de yanlarındaki koltukta yarı uyur yarı uyanık vaziyetteydim.

Javaris’in “Parayı geri bırak. Parayı geri bırak dedim!” diye bağırdığını duyduğumda gözlerim fal taşı gibi açıldı.

Gilbert, “Bırakmıyorum” diye yanıtladı. “Tyson’ın şampiyonluğu kazandığı şekilde bunu al bakalım. Elinden ne geliyorsa yap bakalım paranı geri alabilmek için. Yoksa onu alamıyorsun.”

Gilbert parayı cebine attığı anda, Javaris onu yakalamak için masanın üstüne doğru bir hamle yaptı. Koridora yakın oturan Antawn Jamison ayağa fırladı ve tüm vücut ağırlığıyla Javaris’in omzunu masaya dayadı ve sakinleşmesini söyleyerek onu orada tuttu.

Ayağa kalktım ve “Hey, herkes çenesini kapasın. Ortada ne kadar vardı?” diye bağırdım.
1.100 dolardı.

Gilbert’a “Ona borçlandığın miktarı ödemek çok da zor olmamalı” dedim. “Hepimiz iyi paralar kazanıyoruz, hadi öde şu parayı.”

111 milyon dolarlık kontratı olan bir adam 1100 dolar için kavga etmemeli.

Mesaj alınmamıştı. İniş için kemerlerimiz bağladığımızda ikili hala tartışmaya devam ediyordu. Havalimanı servisinde arabalarımıza doğru ilerlerken hala konunun üstüne gidiyorlardı.

Takım başkanı Ernie Grunfeld bana yaklaştı ve ricacı şekilde “Onlarla konuş” dedi.
“Konuştum” dedim “ama hala devam ediyorlar.”

Herkes Gilbert ve Javaris’in konuşmasını duyabiliyordu. “Antrenmanda görüşeceğiz, ne yapacağımı biliyorsun” dedi Gilbert.

Javaris yanıtladı: “Ne demek istiyorsun sen, ben ne yaparım biliyor musun?”

“Silahlarla oynarım.”

“Ben de öyle.”

Arenas (solda) ve Crittenton aldıkları cezayla o sezon bir daha forma giyemediler.
Arenas (solda) ve Crittenton aldıkları cezayla o sezon bir daha forma giyemediler.

Sonraki gün izinliydik. Takip eden 21 Aralık günü ise antrenman Verizon Center’da saat 10’da başlıyordu, biz de biraz öncesinde içeriyi kolaçan etmeye başladık.

Soyunma odasına girdiğimde, bir şekilde Racine’de geçirdiğim günlere ışınlandığımı düşündüm. Gilbert zamanında Micheal Jordan’ın kullandığı, artık kendine ait olan iki dolabın önünde, dört tane tabancayla bekliyordu. Javaris ise kendi dolabının önünde, Gilbert’a arkası dönük hâlde ayakta duruyordu.

Gilbert “Hey, hadi seç bir tanesini” dedi silahları işaret ederek. “Bunlardan biriyle seni vuracağım.”

“Hayır, beni onlardan biriyle vurmak zorunda değilsin” dedi Javaris, eski Batı’dan bir silahlı soyguncu gibi ağır ağır dönerek. “Bak burada ne var?”

Kendi silahını çıkardı, mermileri yuvaya sürdü ve namluyu Gilbert’a çevirdi.

Soyunma odasına gelen, gülüşüp şakalaşan diğer oyuncular aniden duraksadılar ve gözleri yuvalarından fırladı. Birkaç saniye içinde durumun ciddiyetinin farkına vardılar, bu tamamen farklı bir dünyanın idmanıydı. Hepsi birbirine baktılar ve koştular; son çıkan kişi de arkasından kapıyı kilitledi.

Ben paniklemedim çünkü çok daha kötülerini yaşamıştım. Sayabileceğimden daha fazla silah sesi duymuş, her şeyi görmüştüm. Bu, güney yakasında bir başka alışılagelmiş gün demekti.
Sakince Javaris ile konuştum. Ona eğer o tetiği çekerse kariyerinin ve hatta belki de hayatının sona ereceğini hatırlattım.

Gilbert’a baktım. Sahneden çekilirken sessizdi.

Javaris yavaşça silahını indirdi.

Gilbert’ın “Çok ileri gittim. Bana bir silah doğrultuldu ve içi doluydu” diye düşündüğünü biliyordum.

Soyunma odası dışından biri 911’i aramış. O dönem koç Flip Saunders’tı, ama korkudan soyunma odasına gelememişti.

Bu silah vakasından takımın geri kalanının etkilenmeyeceğini düşünecek kadar naif değildim. Washington Wizards’ın bir döneminin sonuna geldiğimizi biliyordum. Bay Pollin’in yerine yeni bir yönetim gelmişken ve takımın imajı ateşlenmemiş silahlarla tuzla buz olmuşken, Wizards için dağılma, kadroyu temizleme ve her şeye yeniden başlama vaktiydi.

Grunfeld olacaklar hakkında beni uyardı: “Herkesi takas edebiliriz. Sıfırdan takım kurup geleceğe umutla bakmak için.”

Tek söylediğim “Tamam” oldu. Ne diyebilirdim ki?

Çeviri: Buğra Balaban (@7naka)

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Bir İhtimal Daha Var

Bir İhtimal Daha Var

3 gün önce
General Dusko

General Dusko

7 gün önce
Masumiyet Müzesi

Masumiyet Müzesi

1 hafta önce