Socrates Web Beta v1.0
 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

Diğer SporlarNFL Rehberi: Söylesene Bize Hoca!

NFL’de bir haftayı daha geride bıraktık. Haftanın kazananları, kaybedenleri, en’leri ve gelecek haftanın tahminleri. Hepsi ve daha fazlası NFL Rehberi’nde…
Burak Tekin2 ay önce

Haftada 14-16 maçın oynandığı bir ligde elbet koçluk hataları olur, normaldir. Fakat geride bıraktığımız hafta bazı takımların, baş antrenörlerinden yahut hücum koordinatörlerinden çektiklerinin ve çekeceklerinin olduğunu bizlere net bir şekilde gösterdi. Haftanın raporunu çıkardığım kesimde bu hataları irdeleyeceğim.

Mike Vrabel (Tennessee Titans)

Bu bölümde değineceğim koçlardan belki de en masumu Vrabel, ama Titans’ın bu sene Red Zone’da (Tehlikeli Bölge) yaşadıklarından sonra bu konuda beceriksiz olduğu ve yardıma ihtiyaç duyduğu kesinleşti. Geçen hafta Los Angeles Chargers karşısında 20-19 gerideyken maçı uzatmaya götürecek PAT (ekstra sayı vuruşu) yerine “ya herrü ya merrü” diyerek 2-point conversion (ekstra iki sayı) denemesi matematiksel olarak doğru bir karardı; fakat hem Titans’ın ligin Red Zone başarı oranı en düşük takımlarından biri olması (%45.45 ile sondan 6.), hem de denedikleri hücum seti başarısızlığı kaçınılmaz yaptı. Chargers’ın bir önceki denemede yediği penaltı yüzünden 1 yarda çizgisinden gitmeye çalışıyordu Titans; bu durumda daha iyi opsiyonlar koşmak, en azından bir tane koşucuyu quarterback’in (oyun kurucu-QB) yanına koyup rakip savunmayı “koşu mu pas mı” sorusuyla meşgul etmek, yahut bu kısa yarda durumlarında en çok tercih edilen setlerden biri olan QB Sneak ile atletik bir oyuncu olan Mariota’yı ileri sıçratmak. Bu üçünü de yapmayıp her bir receiver’ın tutulu olduğu bir pas setiyle mağlubiyete davetiye çıkardı Titans. Bu ilk de değil, bu sene gol çizgisine 3 yarda uzaktayken 9 adet hücum setine sahip oldu Tennessee ekibi. Bunların 5’inde pas, 4’ünde koşu denediler. Pasın başarı oranı %20, koşunun %50. Üzücü.

Anthony Lynn (Los Angeles Chargers)

Yukarıda Titans’ın hatasından bahsettim ama eğer ekstra iki sayı denemesi başarılı olsa Chargers’ın tekrar üstünlüğü ele almak için 35 saniyesi kalmış olacaktı. Halbuki maçın bitimine 2:08 kala Titans Chargers’ın 14-yarda çizgisine gelmişti bile! Ve fakat Lynn, 3 mola hakkı olmasına karşın Titans’ın o bölgede süreyi eritip maçı kazanacak hâle gelmesine seyirci kaldı ve ilk molasını ancak bitime 35 saniye kala aldı. Bunu da Chargers gibi no huddle (doğaçlama) pas hücumunda geçen sene %50 isabet bulmuş bir takıma ve olağanüstü yetenekli ayaklara sahip olmasına rağmen yaptı. “Doğru sonuç koçu haklı çıkarır” gibi bir felsefe güdebiliriz tabii, fakat Chargers’ın ligin açık ara en yetenekli hücumlarından biri olmasına karşın San Francisco 49ers, Oakland Raiders, Kansas City Chiefs ve nihayet Titans gibi gayet kötü sayılabilecek savunmalara karşı bir kere bile 30 sayı barajını aşamamış olması da ciddi bir soru işareti. NFL’de halen daha bir istatistikî analiz departmanına sahip olmayan tek takım da onlar zaten. Belli oluyor.

Pat Shurmur (New York Giants)

Geçen haftaki yazımda Shurmur’ın beklendiği gibi play-action (koşu görünümlü pas) setleri uygulama konusunda epey sınıfta kaldığını anlatmıştım (zira geçen sene hücum koordinatörü olduğu Minnesota Vikings bu alanda lig lideriydi fakat Giants 23. sırada), ama bu durumun müsebbibi belki de QB Eli Manning’in kötü performansıdır diyelim. (Zira ilerleyen kısımlarda değineceğim, Manning geçen hafta gördüğüm en rezil Red Zone performanslarından birine imza attı) Fakat Manning’in performansından daha rezil bir şey varsa o da Shurmur’ın maç sonu zaman idaresiydi. Şimdi, 20-12 gerideyken ekstra puan yerine iki sayı denemesi bence Titans özelinde olduğu gibi matematiksel olarak tutarlı olsa da gereksiz bir işti, ki belki de o sayede Falcons maçın bitimine 2 dakika kala 56 yardadan field goal deneyecek cesareti bulabildi (“kaçırırsak 20-14 yerine 20-12 olacak” rahatlığı) ama hadi onu açıkladık diyelim. Sonrasında Giants Sterling Shepard’ın mucizevi pas yakalayışı sayesinde 1:40 kala Falcons’ın 14 yarda çizgisine gelmeyi başardı. O noktada molası olmayan ve en az bir hücum daha yapması gereken takım ne yapar? i) Üç tane hızlı pas oyunu deneyip başarısız olursan field goal vurduktan sonra onside kick denemek ii) “nasıl olsa iş elbet oraya çıkacak, interception riski almayalım” deyip direkt field goal vurmak. Peki Giants ne yaptı? Kısa pas denedi tutmadı (1:36), kısa pas denedi tuttu (1:11), bir tane daha denedi 1 yarda çizgisine geldi (kaldı 0:45 hadi hızlı!). 1st&Goal’da Manning ile QB Sneak denedi başarısız oldu (kaldı 0:28), bir tane daha denedi gene başarısız oldu (kaldı 0:09!!!) E hocam n’apıyorsun artık yeter 23-20 yenilince Almanya kazandı diye sen de kazanmış mı sayılacaksın neyin hesabı bu?! Nihayet aradıkları sayıyı buldular fakat onside kick’i kazanıp bir akın daha denemek için sadece ve sadece 5 saniyeleri kalmıştı! Zaten Touchdown’u bulan Odell Beckham’ın vücut dili zaten her şeyi anlatıyor. Topa vuran Aldrick Rosas bile inanmamıştır oradan maçı döndüreceklerine.

Jason Garrett (Dallas Cowboys)

Biri kötü maç sonu stratejisi mi dedi? Sıra Garrett’da. Maçın bitimine 52 saniye kala Washington Redskins’in sahasında 46 yarda çizgisindelerdi ve bir de molaları vardı. Bu noktada Cowboys’un en az bir kere galibiyete oynaması beklenebilir uzun bir-iki pasla, fakat kadrolarına güvenmedikleri için süreyi eriterek bir saha golü ile uzatmaya gitmek de –ben hiç ama hiç katılmasam da- bir stratejidir. Cowboys da bunu yapmaya çalıştı, ki daha yakın zamanda Texans karşısındaki ödlekliği eleştirilmiş Garrett’tan beklenen de buydu. Fakat şansları yaver gitti ve bu korkaklığa rağmen iki kısa pas ile 12 saniye kala rakibin 31 yarda çizgisinde 1st down’a sahip oldular. Yani en az bir, belki iki pas daha deneme şansı demek bu ki bir mola da cepte. Peki Garrett ne yaptı? Maç boyu 14 defa koşup sadece 31 yarda toplayabilmiş Ezekiel Elliott’a “al koş” diye topu verdi, o da 2 yarda gidebildi! Buradaki mantık ne yahu? Madem mesafeden memnunsun, neden pas denemiyorsun? O iki yarda ile mi kicker’ın maçı uzatmaya götürecek?! Nitekim penaltı yedin ve bu oldu. Haydi geçmiş olsun.

 Hue Jackson (Cleveland Browns)

Ve işte ligin en kötü koçuna geldik. Kırılgan bir egonun yeteneksizlikle ve hatayı aslında kendinde aramamakla birleşiminin mükemmel bir örneği kendisi. Maç sonrasında hücumlarının başarısız olmasından ötürü koordinatörü Todd Haley’yi suçlarken aynı zamanda her zamanki gibi “baş antrenör” olduğunu da vurguladı. Bu yorumlarını da daha sonra uzmanlık alanının bu olduğunu ve Haley ile arasında bir sorun yaratmaya çalışmadığını söyleyerek açıkladı. Kendisi hücumdan tek sorumluyken 32 maçın sadece birini kazanmış olmasının sebebini sorsak onu da geçmiş oyun kurucularına, yöneticilerine falan bağlar kesin. Tamam, hücum setleri Haley’nin sorumluluğu olsun ama hoca sen antrenmanlarda yok musun? Hiç mi karışmıyorsun bu işlere? Mesela ilk yarının sonunda 16-2 gerideyken field goal vurmak yerine 4th&2’dan başarısız olmakta da senin payın yok mu? Takımının bu sene dört defa uzatma oynaması da garip bir takdir-i ilahî mi? Senelerdir istikrarlı bir şekilde maç sonlarında mental hata yapmak ve maçı kaybedecek )yahut kazanamayacak) farklı metodlar geliştirmek de –mesela bu hafta punt return’de topu kaybetti Jabrill Peppers- hep başkalarının suçu mu? New England Patriots gibi özel durum antrenmanlarına aşırı önem veren takımlar niye böyle hataları nadiren yapıyorlar da Browns hep yapıyor acaba?

HAFTANIN EN’LERİ

En hızlı top taşıyıcı & en pes etmeyen savunmacı: Detroit Lions’ın koşu hücumuna bir güneş gibi doğan ve en güzel isim-meslek uyumlarından birine sahip olan Kerryon Johnson, topu 71 yarda taşırken saatte 34.13 km hız yaptı. Bu en hızlı oyuncuyu durdurmak da 75 yardalık bir koşu sonrası Miami savunmacısı Reshad Jones’a düştü.

Topla en çok mesafe kat eden oyuncu: Patriots dış açığı (wide receiver-WR) Cordarrelle Patterson, maçın başında kaybettiği topu böyle bir 95 yardalık kick return ile telafi edeceğini düşünmemiştir herhalde.

En hızlı sack: Eğer birinci hafta yazımı yazmış olsaydım “tanıdık bir isim” derdim çünkü Browns’un defensive end’i (uç savunması) Myles Garrett ikinci kez buraya girmeye hak kazandı. Hızının yanı sıra hem kendisini tutan muhafızdan kurtuluşuyla, hem de topu Jameis Winston’ın elinden düşüren hamleyi yapmak için adeta uzamasıyla epey başarılı bir oyun.

En mucizevi pas: Bu kategorinin adını her anlamda veren bir oyun. Birincisi, pası veren Brock “The Heist” Osweiler! Osweiler mucizevi pas attı! İkincisi de sonrasında pası tutan Kenny Stills bir güvenlik görevlisini yere yığarak sakatladı. Gerçekten olmaması gereken şeylerin hepsi bir arada yaşanıyor burada.

En beklenmedik yarda kazanımı: Chiefs iç açığı (tight end-TE) Travis Kelce şu pası yakalayıp 5 yarda gittikten sonra üç Cincinnati Bengals savunmacısından biri tarafından çelmelenmeliydi. Fakat Kelce onun üzerine 38 yarda daha gitmeyi başardı. Gerçi bu pozisyon, Bengals savunmasının maç boyu çelme takmayı beceremediği sayısız oyunlardan sadece birisi.

NFL’e göre en iyi 15 oyun: Video burada. Beckham’ın yukarıda bahsettiğim aşırı manasız touchdown’unu ben ham listeme bile almamıştım ama NFL Shurmur’a lâf çarpıtmak için ya da Beckham’a ayıp olmasın diye 15. sıraya koyduysa bir şey diyemem. Jaguars QB’si Blake Bortles’ın bortlaması sebebiyle oyuna yedekten dahil olan Cody Kessler’ın bir de bu videoda 10. sırada kendine yer bulması harika. Patriots savunmada biraz daha becerikli olsa bu videoyu domine edebilirmiş zira şu üç tweet’te irdelendiği üzere Chicago Bears QB’si Mitch Trubisky Red Zone’da pas kaptırmak için çok ama çok uğraştı. Ve son olarak evet, 1 numaraya her hafta şağkadan bir tavşan çıkaran Texans WR’ı DeAndre Hopkins’in konmasına katılmazlık etmem ama benim için en inanılmaz hareket 2. sırada yer alan ve Hunt’ın dar alanda inanılmaz işler yaptığı top taşımaydı. Hatta şuraya bir kez daha Twitter linkini koyayım.

Özel mansiyon: Bereketli bir haftayı geride bıraktık. Dion Lewis’in (Titans) şu inanılmaz mücadeleci koşusunun videoda kesinlikle yer alması lâzımdı. Lions QB’si Matthew Stafford’ın şu çabası da bence çok iyi bir QB koşusu örneğiydi ama Trubisky bu kategoriyi domine edince –ki ilk 15’e girmeyen bir efsane koşusu daha vardı– yapacak bir şey kalmıyor. Osweiler’a haftanın en’lerinde olumlu anlamda iki defa yer verdiğime inanamıyorum ama Danny Amendola’ya attığı bu pas da izlenmeye değer. Ve son olarak, Rams savunmacısı Aaron Donald’ın topu tereyağından kıl çeker gibi 49ers koşucusu Matt Breida’nın kollarından aldığı şu pozisyon kesinlikle haftanın en etkileyici savunma oyunlarından biriydi.

Haftanın en Sabri Bey takımı: Sevgili New York Jets. Öncelikle gidip tahtaya yüz defa “snap hatası yapmayacağım” yazdıktan sonra her gün antrenmanda 1000 defa snap çalışıyorsunuz çünkü aynı maçta aynı hatayı iki defa yapmak kabul edilemez. Sonra sevgili Sam Darnold, tamam çaylaksın öğreneceksin ama şu derin topları doğru yere atmaya biraz daha yoğunlaş. Ve son olarak sevgili Charone Peake. Sakatlıklar sebebiyle oynama şansı bulmuşsun, ve bu sezon ilk defa sana bir pas atılıyor. İlk defa. Acaba diyorum topu tutmayı mı deneseydin?

Maç boyu başarı ödülleri: Yani her hafta Chiefs QB’si Patrick Mahomes’u överek nereye varacağım bilmiyorum ama yani… Mesela şu pası verirken öne eğilen, güç almak zorunda kalan falan onlarca QB var ama Mahomes öyle suya taş atarmış gibi atıveriyor. Ya da Sammy Watkins’e attığı şu pas, darbe almasına rağmen bana mısın demiyor. Bütün videoyu da izlemenizi tavsiye ederim, ve tabii Chiefs’den sıkılmadıysanız Kareem Hunt’ın üç touchdown’luk maç performansına da göz atın. Ayrıca Patriots’ın takas ile kadrosuna kattığı ve hücumun önemli parçası hâline gelen Josh Gordon da az ama öz işler yaptı bu hafta. Gene QB’si Carson Wentz ile bağını daha da güçlü hâle getiren Alshon Jeffery’nin geçirdiği maçı şu iki video özetler herhalde.

Haftanın muskalıları: Çok kolay bir interception’ı ellerinden kaçıran takım arkadaşının istatistiğine konan Corey Moore ve gene felakete dönüşebilecek bir snap hatasını toparlayabilen Redskins QB’si Alex Smith haftanın en şanslı isimleri oldular. Ayrıca Eagles-Panthers maçının hakemlerine de değinmem şart: Bu pozisyonun tekrarını izleyip nasıl oldu da topun yere değdiğine kesin kanaat getirdiniz? Eğer maçı Eagles kazansaydı bu haftanın en çok konuşulan isimleri olabilirlerdi ama onların da şansı yaver gitti diyebiliriz.

HAFTANIN TAHMİNLERİ

(Parantez içindeki sayılar hem seçtiğim handikap, hem de o takımın zannımca maçı kazanma ihtimalini göstermekte. Siz de FiveThirtyEight sitesinde maçlara olasılık atayabilir ve onların modelini yenmeye çalışabilirsiniz.)

İki haftadır gerek handikaplı, gerek kim kazanır tahminlerinde çok iyi bir performans sergiliyorum; artık hata vakti gelmiş olmalı. Nitekim handikapların nasıl şekilleneceğine dair kendi kendime yaptığım öncü tahminler epey isabetsizdi, ve maç kalitesi de görüntüde epey düşük bu hafta.

KAÇMAZ! Jacksonville Jaguars (+3, %52) – Philadelphia Eagles: Sezonun en çok hayal kırıklığı yaratan iki takımı Londra’da karşılaşıyor. Normalde bu maç bilinmezlik maçı olurdu ama Jaguars 2013’ten beri her sene İngiltere’ye gittiği için artık Wembley’nin gayriresmî sahibi sayılır. Eagles’ın ise bu ABD dışındaki ilk normal sezon maçı. Fakat onların da bir avantajı var; oyun kurucuları Wentz Prens Harry’ye aşırı derecede benziyor, belki de paranormal bir bağlantı hisseder o topraklara! Netice itibariyle bu iki takımdan birisi direksiyon hakimiyetini yeniden ele geçirecek bu maç sonrasında. Bu, ligin en kötü offensive line’larından biri tarafından korunan Texans QB’si DeShaun Watson’ı koca maç boyunca bir kere yere çalabilen, bir zamanların nam-ı diğer Sacksonville’i olabilir mi? Bu sene bir konuda çok istikrarlı Jaguars, öne geçtiği maçları alıyor, geri düştüğü maçları da kaybediyor. 2014’ten beri tam 26 defa birden fazla top kaybettiği maç

çıkaran, QB sıralamalarında pas ile alâkalı hemen her kategoride son sıraları zorlayan Bortles, rakibi İngiltere ortamına alışmaya çalışırken kendine gelme fırsatı bulur mu? Açıkçası gayet mümkün. Jaguars’ın bir başka şansı da gene ligin en kötü offensive line’larından birine karşı oynayacak olmaları –ama Bortles daha 2. dakikada bortlarsa ve skor üstünlüğünü erkenden teslim ederlerse bu hiçbir anlam ifade etmiyor geçen hafta gördüğümüz gibi-. Eagles ise bu sene Jaguars’ın biraz aksine maçların sonlarını getiremiyor ki Titans ve Panthers’a karşı aldıkları mağlubiyetler böyle geldi. Kötü performanslarının bazı sebepleri şöyle sıralanabilir: RB pozisyonunda Ajayi’nin sakatlığını telafi edemediler, Corey Clement ve Wendell Smallwood yetmiyor. Savunmaları, özellikle de pas baskısı ekibi maç sonlarına doğru yorulunca, çok fazla derin pasa izin veriyor. Geçen sene Red Zone’da 3rd down’larda %51 oranında başarı elde edip lig lideri olurken bu sene %21’le sondan ikinci sıradalar. O yüzden bu maçta ne olacağını kestirmek epey güç, fakat ilk 5-10 dakika sonrası ne olacağını kestirmek de bir o kadar kolay olacak. Bir de son bir soru: Hayatında hiç futbol izlememiş olan Eagles oyuncusu, bu kutlamaya katılanlardan hangisidir? Jeffery İngiltere kültürüne pek hakim değil yani belli ki.

Chicago Bears (-8, %76) – New York Jets: Jets bu sene ilk hafta Detroit deplasmanında efsane bir galibiyet aldıktan sonra (o maç, Buffalo Bills’in Minnesota deplasmanındaki farklı galibiyetiyle birlikte sezonun en anlaşılmaz iki skorundan birisi hâlâ benim için) Browns, öne geçmiş Jaguars ve Vikings gibi güçlü ön yedililere sahip takımlar karşısında çok ciddi skor üretim sıkıntıları yaşadı. Bears de bu kategoride bir takım, ve geçen haftayı 3 interception ve 6 yere çalınma ile tamamlayan çaylak Darnold’ın işi hiç kolay olmayacaktır. Ayrıca Darnold’ın derin toplarda en güvendiği WR’ı Robby Anderson sakatlığı sebebiyle oynamıyor, geçen hafta zaten oynayamamış olan Quincy Enunwa da hâlâ yok. Yetmezmiş gibi RB Bilal Powell’ı da boyun sakatlığına kaybettiler. Özetle Jets’in bu maç 15 sayıyı geçebileceğini sanmıyorum. Bears eğer geçen haftaki gibi top kayıpları yapmazsa/yapmaya çalışmazsa –ki Patriots’a karşı oynamakla aynı şey değil Jets’e karşı oynamak- bir şekilde farka ulaşacaktır.

Cincinnati Bengals (%56) – Tampa Bay Buccaneers (+3.5): Ligin kalburüstü olduğu kadar dengesiz olan iki hücumu karşı karşıya geliyor. Geçen hafta Kansas City deplasmanında ağır bir fark yemiş olmaları muhakkak Bengals oyuncularını motive edecektir. Öte yandan zaten kağıt üzerinde gözüktüğü kadar iyi olmayan savunmaları –hem pas, hem koşu anlamında son 8’deler ve özellikle hızlı WR’lara karşı çaresizler- Vontaze Burfict ve Darqueze Dennard sakatlıklarıyla daha da eksilmiş durumda. Tampa Bay hücumu, en son bu karakterde bir savunma karşısındaki sınavını Falcons karşısında başarıyla vermiş ve galibiyetin kıyısından dönmüştü. Geçen hafta Browns karşısında onlar kadar olmasa da epey hata yaptılar ve 4 top kaybettiler; QB Jameis Winston 32/52 pas isabeti, 365 yarda, 55 yarda koşu gibi epey etkileyici gözüken istatistiklere 0 touchdown, 2 interception, 4 sack ile başka maçtan gelmiş gibi duran istatistikler ekledi. Fakat geçen hafta savunma koordinatörlerini kovduktan sonra pas defansları birazcık daha, koşu defansları ciddi anlamda iyileşmiş gibi gözüktü. Winston’ın maruz kaldığı pas baskısını düşününce de istatistikleri daha etkileyici bir hâl almakta. Ve ilk defa bir Tampa Bay RB’si touchdown yaptı bu sezon! Bazı şeyler değişiyor, ve bu maçı psikolojik olarak kaybetseler bile bence hem kazanma, hem de yakın tutma ihtimalleri hiç fena değil. Öte yandan gidip de 20 sayıyla yenilirlerse hiç ama hiç şaşırmam.

Detroit Lions (-3, %58) – Seattle Seahawks: Daha önce de değindiğim gibi, Lions’ın koşu hücumunun nasıl bir şey olduğunu kavramaya başlaması takımın şansını ciddi anlamda etkileyen bir gelişme oldu. Abartmıyorum, 1997 senesinden beri ilk defa bu kadar koşu yardası topladılar bir maçta. 1997! Johnson geçen haftayı 19 denemede 158 yarda koşarak tamamladı, üzerine 21 de pas yardası ekledi. Sadece Johnson da değil, örneğin geçen sene az yarda almaları gereken senaryolarda ligin en başarısız takımlarından biriyken bu sene LeGarrette Blount gibi bunun eksperi bir RB’ye sahipler. Buna hücumdaki diğer yetenekleri de ekleyince Lions cidden kalburüstü bir takıma dönüşebilir gibi duruyor. Nitekim koşu hücumunun oyunu açması Stafford’a da yaradı ve kariyerinin QB reytingi açısından en iyi 4. maçını çıkardı. Peki 14 gün dinlenme fırsatı bulmuş Seahawks’ı nerede bırakmıştık? Birincisi, ortalama bir hücum gücüne sahipler ve ligin en kötü savunmalarından birine karşı muhakkak sayı bulacaklardır. İkincisi, savunmaları da Earl Thomas gibi eski günlerin son bayrak isimlerinden biri sezonu kapatmasına rağmen hiç de öyle kötüleşmemişti. Özellikle Frank Clark, 5.5 sack ve 3 fumble’a zorlama istatistiğiyle yıldızı yükselen bir DE. Ama son maçlarına kıyasla sıkıntı şurada: Birincisi, Detroit’in offensive line’ı ligin en iyilerinden birisi. İkincisi, Detroit’in ön yedilisi ligin en iyisi. Seahawks QB’si Russell Wilson, pas baskısı namına hiçbir şey beceremeyen Raiders takımına karşı sezonun en rahat maçını çıkarıp 27-3’lük galibiyete ulaşmıştı ama Lions maçı hiç öyle kolay olmayacaktır. Seahawks gene maçı yakın tutar, fakat galibiyete daha yakın olan taraf ikinci sınıf bir Chargers yahut üçüncü sınıf bir Chiefs olma yolunda ilerleyen Lions bence.

Kansas City Chiefs (-9.5, %80+) – Denver Broncos: Chiefs hücum elemanlarını övüp övüp duruyorum zaten fakat daha önce değinmediğim bir konuyu da gündeme getirmem lâzım: Chiefs savunması toparlanıyor sanki! Zaten NFL’in en iyi savunmasına sahip olmalarına gerek yok fakat Patriots senelerdir yaptığı gibi bir iki şeyi çok iyi yapmaları yetecektir. Bengals karşısında iyi 3rd down savunmalarını sürdürdüler (%36.4), 1 adet top kaptılar ve Bengals’ın denediği 33 pasın 5’ini bloke ettiler. Hücumları zaten 551 yarda ile bambaşka bir evrenden bize seslenmekte fakat savunmaları da 7. haftaya DVOA sıralamasında 8. girmiş takımı 16.lığa düşürecek kadar standardının üstü bir performans gösterecekse Chiefs’i durdurmak epey güçleşir. Zira 7 haftada 22 touchdown kaydetmiş olan Mahomes, 50 touchdown barajını zorlamakta. Lig tarihinde bunu gerçekleştirmiş iki oyuncu var; Tom Brady ve Peyton Manning. Peki rakibini tıpkı Chiefs gibi 45-10 yenmiş olan Broncos’u (aynı haftada iki tane 45-10’luk galibiyet nasıl bir tesadüftür?) hafife almış gibi olmuyor mu bu övgüler? Nitekim aynı Chiefs bu sene Denver deplasmanında son çeyrekte ulaşabilmişti galibiyete. Birincisi evet, Denver özellikle oynadıkları rakipler düşünüldüğünde, imajına kıyasla daha iyi performans sergileyen bir takım ki DVOA’ya göre en iyi 7. hücum ve 8. savunmaya sahipler. İkincisi, özellikle koşu hücumunda sahip oldukları Philip Lindsay ve Royce Freeman ikilisi epey iyiler. Fakat Broncos geçen hafta farka erken ulaştıkları istisnai Cardinals maçını saymazsak ligin en az koşan 10. takımı, ve deplasman ile ev sahibi performansı arasında dağlar kadar fark var. Deplasmanda Ravens ve Jets’e ortalama 15.5 sayıyla yenilen Broncos, kendi evinde 49ers, Jaguars ve Bengals’ı 20.7 sayıyla yenmiş olan bir takıma karşı tutunabilir mi? Pek sanmıyorum. Eğer Chiefs’i durdurmayı başarırlarsa çok ciddi bir imtihanı geçmiş olacaklar ama.

New York Giants (kazanır, %51) – Washington Redskins: Hiçbir fikrim yok bu maça dair açıkçası. Giants’ın geçen maç yaptığı koçluk hatalarını irdeledim yukarıda zaten, şimdi de söz verdiğim gibi Manning’in Red Zone’da yaptığı pas tercihi hatalarını resimli anlatayım: Pası verdiği/vermeyi düşündüğü yerler kırmızı X, bomboş bekleyen arkadaşları ise sarı ! ile işaretli üç hücum bölgesi aksiyonu şunlardı (bir, iki ve üç) Zaten Giants da bu sezondan ümidini kestiğini biraz belli ederek hafta içi iki savunmacısını takaslarla draft seçme hakkı karşılığı Saints ve Lions’a yolladı. Peki ya Redskins çok matah bir takım mı? Eh. Ortalamanın üstünde bir pas savunmasına sahipler, özellikle de DJ Swearinger etkileyici bir oyuncu. Haklarında söyleyebileceğim en iyi şey bu fakat bir şekilde 6 maçta 4 galibiyete ulaşmış durumdalar! Ayrıca rakipleri Red Zone’a geldikleri hücumların %68.75’inde touchdown bulmuş durumda ki bu alanda NFL’in en kötü 7. takımı. Gene WR kadrolarına bakınca lig ortalamasında yeteneğe sahip bir isme rastlamak mümkün değil. O yüzden bu maç her şey olabilir. Yaralı Giants kendi evinde bir hırsla maçı kazanabilir, Redskins 5. galibiyetine ulaşabilir, 20 sayı fark olabilir, 10-7 bitebilir her senaryo mümkün. Bu durumlarda yeteneğe ve ev sahibi avantajına güvenmeyi tercih ediyorum ben ama güveniyorum dediysem lâfın gelişi.

Pittsburgh Steelers (%72) – Cleveland Browns (+8.5): Öncelikle şunu söyleyeyim: Bence Steelers bu maçı öyle ya da böyle kazanacak, ve James Conner en az 100 yarda koşacak. Fakat Steelers’ın bu maçı büyük farkla kazanacağına kendimi inandıramıyorum. Birincisi, Browns 3 senedir epey rezalet bir durumda olmasına karşın Steelers’la oynadığı son 4 maç da bir şekilde sadece 3 sayı farkla bitmiş durumda. İkincisi, 2014’ten beri Steelers dinlendiği hafta sonrası oynadığı maçların 5’inde de handikapı karşılayamamış ve sadece birini kazanmış durumda. Sene başından beri ritmini bulmakta zorlanmış bir Pittsburgh ekibinin bu maça da paslı başlayacağını ve 7 sayı farkla bir galibiyete ulaşacağını düşünmekteyim. Maçın kaderini değiştirecek şey şu olabilir: Steelers’ın offensive line’ı epey iyi durumda, ve eğer Browns, QB Ben Roethlisberger’e hiç pas baskısı uygulayamazsa daha ilk yarıdan fark görebiliriz.Baltimore Ravens

Carolina Panthers – Baltimore Ravens (-2.5, %53): Yorumlaması çok zor bir maç daha. Panthers bu sene evinde oynadığı üç maçın üçünü de kazanmış durumda, öte yandan bu takımlar Cowboys, Giants ve Bengals olduğu için bu galibiyetleri ciddiye almak zor. Ravens ise deplasmanda Titans ve Steelers’i farkla yenmiş, buna karşılık Cleveland’a karşı sadece 9 sayı atıp yenilmiş bir takım. Buyrun sohbete. Geçen hafta Ravens Saints’e karşı, NFL’in en iyi kicker’larından Justin Tucker’ın kariyeri boyunca yaptığı 222 başarılı ekstra sayı denemesinden sonra 223.yü kaçırınca hayatının en büyük şoklarından birini yaşamıştı. Fakat bu talihsiz mağlubiyete rağmen Ravens’ın hem ligin en iyi hücumlarından birisini 24 sayıda tutması, hem de QB Joe Flacco’nun –üst üste 7 pas kaçırdığı son çeyrek hariç- güvenli duruşu epey olumlu sinyallerdi onlar adına. Panthers’a gelirsek, Eagles karşısında epey etkileyici bir geri dönüş yaşayıp 17-0 geri düştükleri maçı son çeyrekte 21 sayı atarak aldılar. Fakat bu epey istisnai bir durum: QB Cam Newton/koç Ron Rivera önderliğinde Panthers son çeyrekte 4 sayı geride olduğu 43 maçın 42’sini kaybetmişti! O yüzden bu tür geri dönüşlerin tekrar yaşanacağına pek güvenmemek lâzım. Panthers’ın hücumu iyi olsa da bir Saints seviyesinde değil, ve 20 sayı civarında kalacaklarını öngörebiliriz o yüzden. Peki Ravens 23 sayıya ulaşabilir mi? Panthers’ın koşu savunması DVOA’ya göre ligin en iyi 6. savunması, fakat bu sene başından beri çok zor imtihanlardan geçen Ravens RB’si Alex Collins için yeni bir durum değil. Öte yandan Panthers’in pas savunması ligin en kötü 7. savunması. Özetle, eğer Flacco o üst üste saçma hatalar yaptığı maçlardan birini yaşamazsa, Ravens 3 sayı ile de olsa galibiyete uzanmaya daha yakın taraf.

Oakland Raiders – Indianapolis Colts (-3, %63): Raiders hafta içi pek forma şansı bulamayan, bir zamanların gözde WR’ı Amari Cooper’ı Cowboys’a birinci tur takas hakkı karşılığında iteleyerek takas ederek bu sene pek de kazanma niyet ve arzusunda olmadığını ve NBA usülü bir “tanking” projesine giriştiğini belli etti sanki. Ligin en kötü offensive line’larından birine sahip olan Raiders, en son iki hafta önce oynadığı maçta Seahawks’a 27-3 mağlup olurken QB Derek Carr tam 6 defa yere çalınmış, 10 defa da darbe yemişti. Savunma elemanlarından Bruce Irvin de aslında bu sezon önceliklerinin başka olduğunu şu açıklamayla göstermişti sanki: “Kaybettik ama evde beni güzel karıcığım bekliyor. Gidip çocuk yapmaya çalışacağım.” Colts’un niyeti ise futbol oynamak bu sene, ve hücumlarına geçen hafta 126 koşu, 33 pas yardası ve 2 touchdown’luk katkı vermiş olan Marlon Mack de eklenince ciddi bir tehdit olabileceklerini gösterdiler. Yani Colts bu maçı kaybederse kendi ayağına sıkarak kaybeder.

KAÇMAZ! Los Angeles Rams (%76, -9) – Green Bay Packers: Aaron Rodgers kariyerinde ilk defa rakibin en az 9 sayıyla favori olduğu bir maça çıkıyor. Bunun bir numaralı sebebi ligin en kötü koşu savunmalarından birine sahip olup karşılarında ligin altını üstüne getiren Todd Gurley’yi bulacak olmaları. 14 touchdown, 43 Red Zone hücumuyla Rams’in ve hatta ligin en üstün hücum oyuncusu olmakla kalmıyor, onun hem pas hem koşu anlamında yarattığı tehdit de Rams’in play-action oyunlarla –bu oyunu en çok kullanan takım Rams açık ara- rakibi hep dengesiz yakalaması anlamına geliyor. Vikings, Redskins, Lions ve 49ers’a hep 29-31 sayı vermiş Green Bay savunmasının Rams’e hazır olduğunu hiç ama hiç sanmıyorum. Peki ya hücumları Rams’i zorlayabilir mi? Bir ihtimal. Fakat Rams geçen hafta 39-10 gibi rahat bir galibiyete ulaşırken maçı hücumla değil savunmayla kazanmışlardı aslında. Tabii ki Packers hücumu 49ers’a kıyaslanamaz ama Rodgers sakatlandığından beri rahat bir maç yüzü görmemiş Packers’ın birden Rams’e kafa tutacağını beklemek biraz hayalperestlik oluyor. Peki fark ne olur? İşte ondan emin değilim. Aşağı tükürsen Rams’in makina gibi hücumuna, yukarı tükürsen ligin en yetenekli QB’sine güvenmemiş oluyorsun. Son tahlilde sistemi şahsın önüne koyuyorum sanırım.

Arizona Cardinals (+1, %54)– San Francisco Giants: Sezonun en kötü maçlarından birisi olmaya aday bir müsabaka. Cardinals’ın çaylak QB’si Josh Rosen, karşısında sapasağlam bir ön yedili görünce dağılmış ve haftayı 3 interception ve 6 yere çalınma ile kapamıştı. 49ers ön yedilisi o kadar tehditkâr bir ekip olmadığı için biraz daha rahat bir maç geçirecektir. Fakat Cardinals için en önemli soru, taze hücum koordinatörü Bryan Leftwich’in de iki sene öncenin en iyi RB’lerinden David Johnson’ı rakip ön yedililerin arasına eti kıyma makinesinden geçirirmiş gibi sokmaya devam edip etmeyeceği. Eğer bu 10 günlük arada birkaç yeni set çalışmışsa Cardinals, fena olmayan savunmalarının da yardımıyla 49ers’i geçebilirler zira 49ers, bek (cornerback-CB) Richard Sherman’ı saymazsak gerçekten berbat, gittikçe kötüleyen ve rakiplerin Red Zone’da elini kolunu sallayarak sayı bulmasına izin veren bir savunmaya sahip.

KAÇMAZ! Minnesota Vikings – New Orleans Saints (-1, %51): İşte nihayet güzel bir başka karşılaşma! Vikings’in geçen hafta aldığı 37-17’lik galibiyet kağıt üzerine etkileyici olsa da Jets o maçı çok daha yakın skorda tutabilirdi fazla hata yapmasalardı. Gene de Vikings ligin en iyi 3rd down ve Red Zone savunması yapan takımlarından biri olmaya devam etmekte. Fakat Vikings için en iyi haber, RB Latavius Murray’nin geçen hafta da iki koşu touchdown’ı yapması. Hücumda pas anlamında epey yetenekli olan Vikings, bu tek boyutluluk yüzünden Red Zone’dan sayı bulmakta zorlanmaktaydı. Murray’nin gelişi, savunmanın da iyi yaptığı şeyleri iyi yapmaya devam etmesi güzel işaretler onlar adına. Öte yandan elimizde pas denemelerinin %77’sinde isabet bulan, Red Zone’a girdiği an –hele ki Mark Ingram’ın dönüşünden sonra- sayı bulma ihtimali çok yüksek olan bir takım bu. Geçen hafta sıkı Ravens savunması Ingram ve Alvin Kamara ikilisine vasat bir gün yaşatsa da bu Saints’in maçın en zorlu anlarında yarda almasının önüne geçemedi, ki tam 5 tane 4th down’da topu punt etmek yerine hücum ettiler ve bunların 4’ünde başarılı oldular. Bu maçın kilit noktası, sene başından beri rakip WR’lara kollarını açmış Saints savunmasının Thielen ve Stefon Diggs ikilisine karşı ne yapabileceği olacak. Bol skorlu bir maç izleme ihtimalimiz epey fazla o yüzden. Tabii bir de bu maçın geçen senenin Playofflarının intikamı olma durumu var New Orleans ekibi için, hem de maç gene Minneapolis mucizesinin yaşandığı stadyumda oynanacak. Maçı hangi takımın kazanması için daha az koşul var sorusunun cevabı Saints olduğu için son tahlilde onları seçiyorum ama maç muhtemelen gene son dakikalara kalacak.

Buffalo Bills – New England Patriots (-14, %80+): Bu satırları ciddi anlamda yazıyorum. Bills’in hücumu, yaşlı QB Derek Andersen’ın liderliğinde aslında o kadar da kötü gözükmedi geçen hafta? Yani evet, 5 top kaybettiler, Andersen 3 interception’ına bir de fumble ekleyip bu top kayıplarının %80’inde pay sahibi oldu ama en azından isabetli pasları iyiydi? Bir de RB LeSean McCoy erken sakatlandığı için oyun planlarının mahvolduğuna unutmamalı. Yani evet nihayet gelişmiş istatistikler icat olduğundan beri en kötü hücuma sahipler an itibariyle ama… Neyse bütün bunlar Patriots’ın bu maç için çok ağır favori olduğu gerçeğini değiştirmemekte zaten. Geçen hafta Patriots offensive line’ı çok önemli bir sınavdan A- ile geçti, ki zorluk derecesine bakarsak A bile verilirdi. Brady’nin sadece 1 kez sack edilmesine izin vermek, ligin en iyi muhafız hatlarından biri olduklarını teyit etmek anlamına geldi. Patriots’ın koşucusu Sony Michel’in sakatlanması belki başka rakipler karşısında sorun olabilirdi ama Bills’e karşı bir mani teşkil etmeyecektir. TE Rob Gronkowski ve Michel olmadan ligin en iyi savunmalarından birine 38 sayı bulmuş Patriots hücumu, Bills’e karşı da benzer tarifeyi uygularsa Bills’in nasıl olup da 30 küsur sayı bulabileceğini hayal dahi edemiyorum.

 

Geçen haftanın handikap tahminleri: 9-5-0

Sezonun handikap tahmini toplamı: 46-55-6 (%45.5)

Geçen haftanın kim kazanır tahminleri: 10-4-0

Sezonun kim kazanır tahmini toplamı: 67-37-2 (%64.4)

 

 

İlginizi çekebilecek diğer içerikler