Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

FutbolSosyal Deney: Trabzonspor

Trabzonspor'un kaosu kendi sınırlarını bile zorlayacak noktaya geldi. Aynı anda kenarda Şota Arveladze gibi biri oturunca ortaya çok ilginç bir manzara çıkıyor.

Yayıncı kuruluşun hakkını veremediği bir an yaşandı geçen hafta. Kanalın kavgaları öne çıkarmasını istemiyoruz ama maçın en önemli olayına özetlerde daha çok yer ayırabilirdi. Neyse ki sosyal medya daha aktif. Vine, gif vs derken  bir şeylerden haberdar olduk. Trabzonspor ile Bursaspor oynanan maçın sonunda Şota Arveladze de konuya değinince maçı izlemeyenlerin de olaydan haberi oldu.

Özer ile Medjani’nin tartışması çok ilginç. Gerçekten saha içindeki standart bir kavga mı? Pek öyle durmuyor. Ligin ilk maçında bu olay yaşanınca, önceki sezonun son haftasında oynanan Sivasspor karşılaşması akıllara geldi. Trabzonspor, skoru 1-1’e getirmişti. Medjani kafa ile indirmiş, golü yine kafayla Özer atmıştı. Golden sonra iki oyuncu da birbirlerine hareketlenip, çok kısa bir süre içinde yön değiştirip, topu almaya koşmuştu. Bu tasvir niyet okumak gibi duruyor ama daha farklı bir durum da ortada yok gibi.

Süleyman Hurma’nın sezonun ikinci büyük krizinden sonra söylediği (Onur Kıvrak olayı sonrası) ”Takımın üzerinden dozer geçmiş, Fransızca konuşanlar bir yanda, Almanca konuşanlar diğer yanda” cümlesi parçaların oturmasına neden oldu. Haliyle Cezayir doğumlu Medjani ile gurbetçi Özer arasındaki kavgasının sadece bir pozisyon tartışması olmadığını düşünebiliyoruz. Gerçi çok da önemli değil. Her takımda bu tip sorunlar olur. Hatta bu tarz sorunlar sanıldığının aksine başarıyı bile getirebilir. Bütün mesele Şota Arveladze’nin bunu nasıl çözeceği. Heyecan uyandıran ve takibe değer kılan kısmı da burası.

Bu olaydan sonra ilk yaptırımı Medjani’yi oyundan alması oldu. Maçı izlemedik o nedenle Medjani’nin performansından emin değiliz, fakat geçen sezonun en başarılı isimlerinden biriydi. Maçtan sonra Arveladze’nin sözleri yine bir kesimi güldürdü ama çok da gülünecek bir durum yok. Çıkardığı oyuncusunu överek olaya değinmeye başladı. Sonrasında da, “Sahada hesap sorulmaz. Maç bitince 30 erkek oturacağız, konuşacağız. Önce ben konuşacağım. Ben buraya konuşmaya geldim, koşmaya gelmedim. Ben anlatacağım işin doğrusunu” dedi. İşin doğrusundan kastı sadece oyun içi durumlar, pozisyon hataları vs. olmasa gerek.

Şota’nın birşeyleri düzeltmeye çalışan bu inadı takdir edilesi. İlk basın toplantısında bunu belli etmişti. Fakat Makedonya’da yaşanan Onur Kıvrak olayı, onun motivasyonu azaltabilirdi. Anlıyoruz ki azaltmamış, hatta istifadan geri dönmesi onu daha da hırslandırmış. Şota’nın kısa teknik direktörlük kariyerindeki en büyük zaafıydı belki de; hırslanmasını gerektirecek bir baskı yaşamadı.  Trabzonspor’a geldiğinden beri bu eksikliği doyasıya yaşıyor.  Geçen hafta sporyorum.com’a verdiği röportajda da benzer şeyler söylüyor:

“Trabzonspor’da belki bir yılda yaşayacaklarımı 5 günde yaşadım. Telefonuma bir sürü tehdit geldi. Ölümle tehdit eden bile oldu. Gitmeyi bile düşündüm. Ama bu kaçmak olurdu. Kaldım ve savaşmak için buradayım. Trabzonspor’a katkı sağlamak için buradayım. Trabzonspor’da bir şeyler yaşanmış. Bu geçmişte de olmuş şimdi de olmuş. Herkes oyuncu alarak yanlışlar yapmış. Bunların bedelini bana ödettirmek haksızlık olur. Temizlik harekâtını sonuna kadar yapacağım….

Oyuncuların sahaya çıkarken titrediğini görüyorum. Başarısız olmaktan korkuyorlar. Ben o duyguları yaşayan biriyim. Onlara çıkın oynayın ortada bir başarısızlık varsa olacaksa o başarısızlığı üzerime ben alıp sahipleneceğim. Korkmayın sizin üzerinize bırakmayacağım diyerek sahaya sürüyorum…”

Kısacası Trabzonspor’un kazandığı bir maçtan sonraki haftası bile böyle geçiyor. Saha içiyle ilgilenmeseniz, hatta futboldan uzak dursanız bile sizi çekebilecek aksiyonlar bulabilirsiniz. Psikoloji, toplum refleksi, insan ilişkileri, otorite… Dünyada tartışılan ne kadar sosyal bilim/kavram varsa, Trabzonspor’da yeniden tanımlanıyor. Camia, sosyal deney gibi. Şota Arveladze de bir akademisyen inadıyla uğraşıyor. Yine de çıkacak hiçbir sonuç futboldan, toptan bağımsız olamaz. Her şey saha sonuçlarıyla belli olacak. O nedenle; 90 dakikanın sonucu önceden bilinmediği için, kusursuz bir merak duygusu ortaya çıkıyor. Tavsiye edilir.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Tahterevalli

Tahterevalli

6 ay önce
Başka Bir Yol

Başka Bir Yol

9 ay önce
Hayal Albümü

Hayal Albümü

1 sene önce