Skyfall

Team Sky, bugünlerde eleştirilerin odağında.

2 Şubat 2017

Bisikletin Team Sky’a ihtiyacı vardı. En azından görünüşte böyleydi. Lance Armstrong hakkındaki doping şüphelerinin iyiden iyiye arttığı bir zamanda kurulan takım, bisikletin yeniden temizlenme döneminin ilk adımlarından biriydi. Dopinge karşı tavizsiz bir duruş, bilimsel yöntemler, marjinal kazanımlar… Başarıya, karanlık tarafa geçmeden ve sadece bu yollardan ilerleyerek de ulaşmanın mümkün olduğunu vadediyorlardı.

Ufak tefek sorunlar elbette vardı. Yüksek bütçeleri nedeniyle pelotondaki bazı takımlar tarafından soğuk karşılandılar. Ve tabii Sky’ın başarılarına da şüpheyle yaklaşanlar vardı. Fakat takıma karşı medyadaki -özellikle de İngiliz medyasındaki- genel görüş olumluydu. Kısacası, bisikletin imaj yenilemesi için daha iyi bir başlangıç hayal etmek kolay değildi.

İmaj kısmında işler iyi giderken sportif başarı tarafı da Sky’ın lehineydi. Bradley Wiggins, 2012’de Fransa Bisiklet Turu’nu kazanan ilk Britanyalı oldu. Sky, bisikletin en büyük yarışını sonraki yıllarda Chris Froome’la üç defa daha kazandı. Britanya da bu süreçte hem pist hem yol bisikletinde olimpiyat oyunları ve dünya şampiyonalarının en başarılı ülkesi konumuna geldi. Ada bisikletinin ve Team Sky’ın patronluğunu birlikte yürüten Dave Brailsford ise bu dönemde eleştirileri üzerine toplamaya başladı. İki kurumun çıkarlarının çakıştığının düşünülmesi, Brailsford’u Britanya bisikletindeki görevini bırakmaya zorlamıştı. Fakat bu, ilerleyen yıllarda karşılaşacağı baskıya kıyasla çok daha hafifti.

Team Sky’ın performansı bazı kesimlerde her zaman şüpheyle karşılanmıştı ama kimsenin elle tutulur bir kanıtı yoktu. Ta ki geçtiğimiz seneye kadar… Sonbaharda tıbbi raporları Rus hacker’lar tarafından sızdırılan sporcular arasında Bradley Wiggins de vardı. Bu raporlar Wiggins’in, kazandığı Tour de France da dâhil olmak üzere büyük turlar öncesinde TUE (Therapeutic Use Exemption, yani yasaklı bir maddenin izin alınarak kullanılması) sistemi çerçevesinde yasaklı ilaç kullandığını gösteriyordu. Wiggins’in durumunda bu, astım ilaçlarıydı.

Kâğıt üzerinde Team Sky ve Wiggins’in yaptığı şey illegal değil. Brailsford da yakın zamanda BBC’ye verdiği bir röportajda yanlış bir şey yaptıklarını düşünmediğini ve doğru olduğuna inandıkları yolda ilerlemeye devam edeceklerini ifade etti. Fakat olayın etik tarafına bakarsak, Team Sky o kadar da masum sayılmaz. Sistemde bulunan bir açıktan faydalanmak, medya önünde savundukları görüşlere tam anlamıyla zıt bir davranış. Bisiklet dünyası da bunun farkında ve ölü sezonu bunu tartışarak geçirdi. Şunu da söylemek gerekir ki bu tartışmada Team Sky’ın tarafında yer alan neredeyse kimse yok. Çok değil, daha birkaç sene öncesine kadar en büyük destekçilerinden biri olan gazeteci David Walsh bile Sky’a sırtını dönmüş durumda.

Fakat Sky’ın bu süreçte en fazla darbe aldığı isim Walsh değil. Britanyalı gazeteci Matt Lawton, Daily Mail’de yayımlanan dosyasında Wiggins’e 2011 Criterium du Dauphine’nin son etabı öncesinde teslim edilen bir çantadan bahsediyordu. Çantanın içinde ne olduğuna dair resmi bir açıklama uzun süre gelmeyince TUE tartışmalarının odak noktası da bu oldu. Brailsford nihayet bir açıklama yapıp çantanın içinde fluimucil bulunduğunu söylediğinde de kimse tatmin olmadı. Zira küçük bir araştırma sonucunda, bunun sadece boğazdaki balgamı temizlemek için kullanılan legal bir ilaç olduğunu öğrenmek mümkündü.

Brailsford’un açıklaması, yeni soruları da beraberinde getirdi. Çantanın içinde yasaklı bir madde yoksa bunun açıklanması neden bu kadar uzun sürdü? Sorulardan ilki buydu. Bir diğeri ise Sky’ın her eczaneden reçetesiz alınabilecek basit bir ilacı İngiltere’den Fransa’ya getirerek neden zahmete girdiğiydi. Bunun cevabı, profesyonel bir davranış sergileyip işi şansa bırakmamak olabilir ama daha da önemli bir soru, yine Matt Lawton tarafından soruldu. Fluimucil, astım hastaları için kullanılması önerilmeyen bir ilaçtı. O zaman neden astımı olduğu bilinen Wiggins bu ilacı kullanıyordu?

Peki ya şimdi? Yeni sezon başlamışken bisikletin üzerinde yine kara bulutlar geziniyor ve izleyicilerin aklında da hâlâ bu soru var. Team Sky’ın güçlü kadrosunun başarı anlamında bir düşüş yaşaması zor görünüyor ama işin imaj tarafında artık işler eskisi gibi değil. Wiggins’in tatmin edici bir açıklama yapmadan emekli olması ve Brailsford’un her konuşmasında daha fazla eleştiriye maruz kalması da Sky’a bu konuda yardımcı olmuyor.

“Bisiklette tırmanmak belki daha zor olabilir ama asıl tehlike inişte yatar.” Gazeteci Richard Williams, The Guardian’da konuyla ilgili  kaleme aldığı yazıyı bu cümleyle bitirirken  Sky’ın şu anki durumunu en iyi şekilde özetliyordu. Fakat bu inişin gidişatı, sadece  Team Sky’ın değil; bisikletin yakın geleceğinin  de kaderini belirleyecek.

Ali Çolak

Ali Çolak
Aralık 2015'ten beri Socrates'te çalışıyor. Marmara Üniversitesi Gazetecilik Bölümü mezunu. Bisiklet ve basketbol en çok ilgilendiği sporlar.

  • BUNLARA DA BİR GÖZ ATIN