Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

GündemSirkin Bir Parçası

Boris Becker, Wimbledon'ı 17 yaşında kazanmıştı. Peki bu kariyeri için gerçekten iyi oldu mu? Kendisinden dinleyelim.

Boris Becker, 1985 Wimbledon finalinde Kevin Curren’ı yendiğinde yalnızca 17 yaşındaydı. Bu başarıyla birlikte kariyerinde yeni bir kapı aralayan Alman tenisçi, o günleri ve fazlasını BBC’ye anlattı. Röportajdan satırbaşları:

Boris Franz Becker, ikinci adını 1985 Wimbledon’ın arifesinde hayatını kaybeden dedesinden almıştı. Sezonun üçüncü Grand Slam’i öncesinde dedesi ile ilgili acı haberi Becker’e vermekten kaçınan ailesi, doğru olanı yapıyordu. Becker, bu durumdan haberdar olsaydı, şampiyonluğa gidecek mental gücü kendinde bulamayacağını söylüyor.

Ancak 1985’teki zafer yolundaki tek drama bu noktada değil. Üçüncü turda Joakim Nystrom’u iki maç puanı çevirerek yenen Becker, bir üst turda sakatlık sorunları yaşar. Hatta iş o kadar ciddidir ki, Tim Mayotte karşısında maçtan çekilmeyi düşünmüştür…

“Ayak bileğim o kadar kötü bir şekilde dönmüştü ki, rakibimle el sıkışıp maçı bitirmek istedim. Ancak Tim fileden çok uzaktaydı. Koçlarım Ion Tiriac ve Gunther Bosch da ‘Mola al, mola al!’ diye bağırdı. Ben de öyle yaptım”

Rakibi fileden uzak olduğu için o gün maçtan çekilmeyen Becker, Mayotte’u mağlup eder. Daha sonra Henri Leconte ve Anders Jarryd de genç Alman’ın oyunundan nasibini alır. Finalde ise rakip John McEnroe ve Jimmy Connors’ı geçen Kevin Curren’dır.

Final maçına Merkez Kort’taki uğurlu koltuğuna oturarak başlayan Becker, yoluna Curren’ın servisini kırarak devam eder. Dördüncü sette ise artık servislerini maç için gönderiyordur.

Çift hata ile başlayan Becker sonraki üç puanı dev servislerle kazanır ancak sonra bir kez daha çift hata gelir. Geriye bir tane maç puanı kalmıştır.

“Havaya doğru bakıp dua etmeye başladım: ‘Tanrım bana güçlü bir ilk servis ver çünkü ikinci serviste ne yapacağımı bilmiyorum’

“Böyle dedikten sonra bir büyük servis daha attım ve şampiyonluk benimdi. Daha önce hiç böyle hissetmemiştim. Kraliyet Ailesi kupayı bana vermek için sahaya indi, Almanya Cumhurbaşkanı soyunma odasına beni görmeye geldi. Bu 15-20 dakika neredeyse gerçek değildi”

Becker her ne kadar erken yaşta zirveye çıkmış olsa da durumdan çok memnun değil ve bunun kariyerinde daha fazla Grand Slam almasını engellediğini söylüyor.

“Bir tenis oyuncusu olarak eğitimim çok kısa sürede tamamlandı. Çünkü ne zaman korta çıksam, oyunum 1985 Wimbledon ile kıyaslanırdı. Durum böyle olunca kendime tecrübe edinme zamanı yaratamadım. Backhand’imi geliştiremedim, ayaklarımı hızlandıramadım. Çünkü sirkin bir parçası olmuştum”

Becker’in daha fazlasını kazanabileceğini düşündüğü Grand Slam’lerden aklında özellikle yer eden ise 1990 Wimbledon. Stefan Edberg ile oynayacağı final öncesinde uyku hapı kullanan Becker, bunu yapmasa o finali alacağını düşünüyor.

“1990’daki finalde Edberg’e beş sette kaybetmiştim. Maçın ilk kısmını uyurgezer olarak oynamıştım. Sanırım bu, geç saatte aldığım uyku hapından kaynaklanıyordu. Wimbledon finalinde olup olmadığımı daha az umursayamazdım. Çok yavaştım ve algılarım kapanmıştı”

Becker şimdilerde Wimbledon’da yaşıyor ve geçen sene All England Club’ın kapısından Novak Djokovic’in koçu olarak geçtiğinde kariyerinin bir halkayı tamamladığını düşünüyor. Üç defa Wimbledon’ı kazanan tenisçinin önündeki hedef ise 29 Haziran’da başlayacak Wimbledon’da Novak Djokovic’i üçüncü şampiyonluğuna ulaştırmak.

Çeviri: Emre Gürkaynak (@emregurkaynak)

İlginizi çekebilecek diğer içerikler