Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

Diğer SporlarGenelSessizliği Kırmak

Allyson Felix, atletizm pistinde sayamayacağımız kadar çok madalya kazandı. Şimdi ise peşinden koştuğu yepyeni bir hedefi var.

Bu yazı ilk olarak Socrates’in Ağustos 2019 sayısında yayımlandı. Tüm sayılarımıza buradan ulaşabilirsiniz.


Allyson Felix’i birçok yönden anlatabiliriz. Tarihin en fazla madalya kazanan atletinin başarılarını sıralar, kırdığı rekorlardan bahsedebiliriz. Hiçbir şartta yüzünden eksik etmediği gülümsemeye de değinebiliriz. Ancak okuduğunuz yazı, tam olarak Felix’in bu yönlerinin etrafında şekillenmiyor. Başardıkları, pozitif karakteri ve tavırları elbette ünlü atletin hikâyesinin bir parçası ama Allyson Felix bir süredir o hikâyeyi bir mücadelenin izinden götürüyor. Felix, sponsorların çocuk sahibi olan kadın atletlere karşı tutumlarını ortaya sererek pek de üzerine düşülmeyen bir konunun konuşulmasını sağlayan isimlerden biri. Aslında ‘mücadele’ kelimesi de Felix’e hiç uzak değil. Bunu anlamak için art arda üç olimpiyattaki 200 metre yarışlarına bakabiliriz. Zira 200 metre zaferini aradığı yıllar, yeni mücadelesini anlatmak için de bize rehber olabilir.

2004 Atina ve 2008 Beijing… Allyson Felix, her iki olimpiyatta da 200 metrede gümüş madalyaya ulaşmıştı. Hem de aynı sporcuya, Veronica Campbell-Brown’a yenilerek… 2004’te 18 yaşındaydı ve ilk kez olimpiyata katılmıştı. Ancak Beijing’e geldiğinde artık oldukça tanınan bir sporcuydu. Bu yüzden aynı dalda tekrar ikinci olmak onun için bir hayal kırıklığıydı. Felix hâlâ o yarışı izlemekten nefret ediyor ama neyse ki tekrar tekrar izlemek isteyebileceği başka bir yarış var. Ünlü sporcu, 2012 Londra 200 metre finalinde uzun zamandır beklediği altın madalyayı kazandı. O, herhangi bir zaferden ziyade, Felix’in uğruna çok çalıştığı, alacağından emin olduğunda dahi alamadığı ama kavuşacağına hep inandığı bir zaferdi. Bir röportajında söylediği gibi, “Sekiz sene olmuştu ve sonunda her şey bir araya gelmişti.” Mücadeleyi bırakmamış, mutlu sona ulaşmıştı.

Felix için atletizm pistinden dışarıda da ulaşılmak istenen mutluluklar var mıydı? Kesinlikle. Çocuklarla ilgilenmeyi hep çok seven sporcu, anne olmak istiyordu. Bu kolay bir karar değildi çünkü en üst seviyedeki sporcular için hamilelik hâlâ bir tabuydu. Birçok şeyi planlamak gerekiyordu; turnuva tarihleri, spora dönüş zamanlaması, bunun için gerekecek antrenmanlar… Fakat Felix, bunlar dışında da endişelenmesi gereken konular olacağının henüz farkında değildi. Hayatının en güzel yolculuklarından biri olacağını düşündüğü hamilelikte karşısına iki büyük engel çıkacaktı. Hem sponsoru Nike onu yüz üstü bırakacak hem de Afrikalı-Amerikalı kadınların hamileliklerinin diğer kadınlarınkine göre daha fazla risk içerdiğini öğrenecekti.

***

“Atletizmde hamilelik etrafındaki kültür, sessizlik.” Allyson, New York Times’a böyle demişti. Nike ile olan sponsorluk anlaşması 2017’nin Aralık ayında bitmişti ve yeni anlaşma için görüşmeler devam ediyordu. Ancak Felix’in hamile olduğunu söylemesiyle marka, yüzde 70 ücret kesintisi yapacağını söyledi. ABD’li sporcu, sponsorundan eğer performansı hamilelik sebebiyle düşerse bundan dolayı anlaşmalarının etkilenmeyeceğinin garantisini istedi ancak aldığı yanıt olumsuzdu. Felix için buradaki sorun, alacağı paranın miktarı değildi. Bir şeylerin yanlış olduğunu fark etmişti. Kadın sporcular, kariyerleri ve çocuk sahibi olmak arasında bir seçim yapmak zorunda bırakılıyordu. Bu yüzden konuşmaya, kendi tecrübelerini aktarmaya karar verdi.

Fotoğraf: Patrick Smith/Getty Images

Sponsorların sporcularla yaptıkları anlaşmalarda, herhangi bir sorun, sakatlık gibi durumlar için koydukları 180 günlük mühlet vardı. Bu sürede ücret kesintileri yapılabiliyor ama sponsorluk iptal edilmiyordu. Ancak hiçbir anlaşmada hamilelik yönünde bir madde bulunmuyor ve anne olmak isteyen atletlere herhangi bir güvence verilmiyordu. Felix kendi öyküsünü anlatmadan önce, ‘hamile atlet’ olarak tanınan Alysia Montano, bu konuyu gündeme taşıyanlardan biriydi. Nike ile benzer sorunları o da yaşamıştı. Montano, New York Times‘ın hazırladığı videoda spor endüstrisinin erkeklerin kesintisiz bir kariyere sahip olmasına izin verdiğini ancak hamileliğe bir sakatlık gibi yaklaştığını söylüyordu. Oysaki Nike başta olmak üzere birçok sponsor, kadınların gücüne dikkat çeken reklam filmlerine sahipti. Ancak gerçekler, markaların reklamlarının çok da arkasında durmadıklarını gösteriyordu.

Allyson Felix de mevzubahis reklamları izlemenin onun için ne kadar zor olduğundan bahsetmişti. Çünkü Nike, reklamlarında kadın sporcular hayallerini gerçekleştirirken onların yanında olduğundan bahsederken bir taraftan da birçok sporcusunu zor durumda bırakıyordu. Montano da markanın en son çıkardığı ‘Dream Crazier’ reklamına atıfta bulunarak “Hangi hayallerin çılgın olduğuna ve hangilerinin  çok mantıklı olduğuna karar verecek olanlar bizleriz. Peki Nike, sen ne zaman çılgın hayaller kurmaya başlayacaksın?” diyordu.

***

Görüşmeler devam ederken Allyson’ın yaşadığı bir diğer zorluk da sağlığıyla alakalıydı. Hamileliğinin 32. haftasındayken acil bir şekilde doğuma alınmıştı. Kızı Camryn, doğduktan sonra uzun süre hastanede kaldı. Sporcunun, hastaneye kızını görmeye gidip sonrasında bir şekilde gücünü toplayarak antrenman  yapması gerekiyordu. Çünkü ona verilen bir süre vardı. O süreyi aşarsa sponsorlarını kaybedecekti. Sağlık bile sponsorlar için bir istisna değildi. Felix, bütün bu süreçte oldukça şaşkındı. ESPN’e konuştuğunda şunları söylemişti: “Ben bir atletim. Kendime nasıl bakacağımı, doğru beslenmeyi, yeteri kadar dinlenmeyi biliyorum ve hamileliğim boyunca her şeyi doğru yaptım.” Öyleyse neden bir şeyler ters gitmişti? Felix o zaman gerçeklerle yüzleşti. Afrikalı-Amerikalı kadınların, doğumda hayatlarını kaybetme ihtimalleri diğer kadınlara göre dört, komplikasyon yaşama ihtimalleri de iki katı fazlaydı. Yıllar boyunca sıhhatleri ikinci plana atıldığı için bu riskler ortaya çıkmıştı. Allyson bunları öğrendikten sonra da sessiz kalmadı. Kendi hikâyesini anlatırken Afrikalı-Amerikalı kadınların sesini duyurmayı da amaçladı.

Bu konular gündeme geldikten sonra sponsorlar çeşitli açıklamalar yayınladılar. Nike, atletlerin hamilelik nedeniyle finansal olarak etkilenmemesi için yaklaşımlarını standardize ettiklerini söylemeye başladı. Ancak, detaylar hâlâ karmaşık. Bu yaklaşımın kapsamı ve ne olduğu konusunda pek bir açıklama yok. Fakat Allyson Felix gerçekten bir değişim görmek istiyor. Hem kızı Camryn hem de diğer bütün kız çocuklarının geleceği için… Ama bir gün bu mücadele de kazanılacak. Alysia Montano’nun New York Times‘a dediği gibi “Büyük sporcular asla geri adım atmaz.” Bazen 200 metreden de büyük hayaller kurarlar ve bunu da en sonunda başarırlar.

Not: Eylül 2019’da Nike, sporcu sözleşmelerine hamilelik güvencesi getirdiğini duyurdu.

Yazı: Başak Can

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Neno

Neno

3 hafta önce
Sözlü

Sözlü

4 hafta önce
Tahterevalli

Tahterevalli

2 ay önce