Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

Fransa Bisiklet Turu 2015GündemSes Sese Karşı

Bir kaza, 2015 Fransa Bisiklet Turu'na damgasını vurdu. Hakkında biraz daha ses çıkarmaya devam edebiliriz.

Tartışmaları duymuşsunuzdur, Fransa Bisiklet Turu yeni bir tasarım anlayışı ile karşı karşıya. Tasarımdan kasıt parkurdaki felsefe değişimi. Artık organizatörler ilk haftanın rutin, sprinterlerin hakimiyetinde geçmesini istemiyor ve parkuru üç hafta boyunca zengin, sürprizlere açık bir yapı hâline getirmeye çalışıyor. Bunun güzellikleri, her gün yeni bir tek günlük klasik izlememiz. Bir gün Hollanda’nın rüzgarlarında ilerlerken ertesi sabah kendimizi Belçika’da Ardennes Ormanları’nın kalbinde bulabiliyoruz. Arnavut kaldırımları ve yağmurlar ile buluşuyoruz.

Kazalar da artık daha yakın. Elbette her yeni kazada, bisiklet tarihinde daha önce hiç benzeri görülmemiş gibi davranmak saçma.  Yine de sanki son yıllarda her zamankinden daha fazla kaza oluyor. Dergiler, gazeteler bu artışın nedenleri üzerine bisikletçilere, sportif direktörlere, yöneticilere danışıyor. Ortak görüş gerilimin hataları, hataların da büyük kazaları tetiklediği yönünde. Artık eskisinden daha fazla büyük tren var, birçok takım önde olmak, güçlü ekipleriyle birlikte liderini korumak istiyor. Herkes önde olmak istediğinde yol dar geliyor ve o gerilimle birlikte bisikletçiler domino taşı gibi yıkılıyor.

Elbette her şey bu kadar basit değil, kazaların daha yüzlerce farklı nedeni var. Mesela 2015 Fransa Bisiklet Turu’nun üçüncü etabında olanların pek bu yeni modayla alâkası yok. Evet gerilimin merkezine, Mur de Huy tırmanışı ile sonlanacak olan, tek günlük klasiklerden La Fleche Wallonne’un coğrafyasında yapılan yarışın son bölümlerine giriyorduk ama zincirleme düşüşün yaşandığı yer dümdüz bir asfalttı. Ortada pek fazla zorluk yoktu. Bir anda FDJ’den William Bonnet düştü ve yolun sağ tarafında yüksek hızla ilerleyen peloton bir anda birbirine girdi. Yol kenarına yuvarlananlar, birbirlerine girenler, direğe çarpanlar, bisikleti havada takla atanlar arka arkaya ekranlara geldi. Yarış organizasyonu, etabı tıbbi yardım imkânı olmadığı için durdurdu ve uzun bir süre boyunca yaşananların şiddetiyle sarsıldık.

Kaza, helikopter kamerasından çekilen görüntüler eşliğinde defalarca gösterildi. Gün biterken, Joaquim Rodriguez’in zaferi ve Chris Froome’un sarı mayoyu alması kadar önemli bir haberdi bu. İkilinin atağı kadar, hatta onlardan da çok, ekranlarda kaza vardı. Hep aynı açıdan. Peşinden haberleri geldi. Güne sarı mayoda başlayan Fabian Cancellara, belindeki kırıklar yüzünden yarışı bırakmıştı. Tom Dumoulin, Simon Gerrans, William Bonnet gibi isimler zaten o anda yarıştan ayrıldığı duyulan bisikletçilerdi.

2015 Fransa Bisiklet Turu üçüncü günde bir kaza ile sarsılmıştı. Paris-Roubaix yollarına girmeden, Mur de Bretagne’ı geçmeden, Pireneler ve Alpler ile karşılaşmadan bütün zorluklar pelotonun başına çökmüştü. Zaman kaybedenler, sarı mayo mücadelesinde gerilerde kalanlar, büyük hedeflerle geldiği yarışı bırakmak zorunda kalanlar yan yanaydı. Hep aynı görüntüyü izledik. Sonra karşımıza başka bir video çıktı. Orica-GreenEdge mekanikerinin kaza sırasında GoPro kamerasından çekilen görüntüler:

Gece, kazanın ve etabın yorgunluğu ile evde otururken birkaç kez bu videoyu izledim. İlk başta, her şey bir oyundan fırlamış gibiydi. Karşıya karşıya kaldığımız şey, Kubilay Kahveci’nin dediği gibi post-apokaliptik bir dünya tasavvurunu andırıyordu. Ve sanki yönetmen koltuğunda maharetli bir isim vardı. Ambulans sesleri, bağırışlar, kopan lastikler, kanlar, yerde yatanlar, ayağa kalkanlar. Bütün bunların arasında mekaniker, takımındaki bisikletçiler için koşuşturuyor, onların bisiklet ayarlarını yeniden yapmaya çalışıyordu. Her şeyin ortasında her zaman devam etmesi gereken bir yarış vardır ve her şeye rağmen bütün bu kazalar peloton için son derece normaldir.

Pelotonun kendine has bir sesi ve hayatı vardır. Bunu, televizyon ekranında görebilmek gerçekten de mümkün olmuyor. Yurtdışında izlenebilecek yarışlar ya da basitçe Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun bir etabına gitmek ise yardımcı olabilir. Bir sprint etabında, peloton 70 km/s hızla üzerinize gelirken çıkan sesi orada olmadan anlamak mümkün değildir. Her şey çok hızlı yaşanır, sesler de büyük bir öfkeyle üzerinize gelir. Bir tırmanış etabında ise hayat ağır çekimde yaşanır. Tek tek, yavaş yavaş dağa çıkan adamları izlemek tamamen farklı bir his verir.

Cycling Anthology’nin dördüncü sayısında Amerikalı yazar Matthew Beaudin, “The Sounds of Cycling” başlıklı bir yazı kaleme almıştı. Colorado’dan Londra’ya, oradan Fransa’ya giden yolculukta havalimanından sprint etaplarına, basın toplantılarından Vincenzo Nibali’nin dağlardaki zaferine kadar uzanan bir macerada seslere dikkat etmiş, Fransa Bisiklet Turu’nu tamamen bunun üzerinden anlatmaya çalışmıştı. Zira Le Tour gerçekten en büyük bisiklet yarışı olmasının dışında aynı zamanda en gürültülüsüdür. Etap öncesi önünüzden geçen tanıtım karavanlarından etap sonrası önünüzden geçen Mark Cavendish’e kadar herkes bu benzersiz gürültünün ve sirkin bir parçasıdır.

Kazalar ise bambaşka bir hikâye. Çoğu zaman bir kazayı çıplak gözle izlemeden yarışlardan ayrılırsınız. Bu yüzden kazalar bisiklet izleme deneyiminin her zaman büyük bir parçası olmaz. 200 kilometre içerisinde pelotonun gelip sizin tam önünüzde düşmesi pek mümkün değildir. Bu yüzden kazaların sesi yabancısı olduğumuz bir şeydi, bu tip videolarla pelotonun içerisine girene kadar.

Bundan mutlu muyuz? Pek sayılmaz. Cancellara’nın dördüncü etapta arnavut kaldırımlarında ataklar yapmasını, Dumoulin’in Hollanda bisikletinin 25 yıldır beklediği sarı mayoyu sırtına geçirmesini, pelotonun sağlıklı ve hızlı şekilde Mur de Huy’e girmesini isterdik. Yarış sonrasında bisiklet teknolojisinin yeni parçası olan onbike kameralar eşliğinde tırmanışı deneyimlemek de kuşkusuz güzel olurdu. Fakat günden bize kalan kaza ve etrafında koşuşturan bir adam oldu. Pelotonun sesini bu kez orada bulduk. Yarış birkaç dakika durdu. Sadece birkaç dakikalığına. Bu, beraberinde bir sürü tartışma, laf dalaşı ve ses getirdi. Her kafadan çıkan farklı sesler. Sonra yarış devam etti, bütün kaosuyla birlikte. Drama, kaldığı yerden devam ediyor. Her zaman eder.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler