Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

FutbolŞampiyonluk Rehaveti

Beşiktaş, şampiyonluğunu takip eden sezonlarda çıktığı ilk lig derbisinden üç puan almakta her zaman zorlandı. Bu kez senaryo değişecek mi?

Dünyanın çoğu yerinde olduğunu gibi İstanbul derbilerinde de kazananı tahmin etmek kolay olmaz. Farklı dönemlerde takımlar arasındaki kalite terazisi farklı yönlere kaysa da üç takımın aralarında oynadıkları maçlarda sonucu belirleyen farklı faktörler de var. İç saha avantajı, Avrupa kupaları yorgunluğu, hoca değişiklikleri ve özellikle de psikoloji, bu noktada akla gelen ilk unsurlar olabilir. Peki şampiyonluk rehavetinin de bu konuda söyleyeceği şeyler olabilir mi?

Geçtiğimiz sezonu şampiyon olarak kapatan Beşiktaş’ın geçmiş şampiyonluklarında baktığımızda, ortaya dikkat çekici bir tablo çıkıyor. Buna göre siyah beyazlı ekip, şampiyonluklarını takip eden sezonlarda çıktıkları ilk lig derbilerinden üç puan çıkartmakta zorlanıyor.

Mustafa Denizli yönetiminde altı yıl sonra ligi ilk sırada bitirmeyi başaran Beşiktaş, takip eden 2009-10 sezonuna tutuk başlamıştı. İlk dört haftada mağlubiyet yaşamasa da İstanbul Büyükşehir Belediyespor, Gençlerbirliği ve Gaziantepspor’a karşı sahadan beraberlikle ayrılmıştı. Tek galibiyet ise ikinci haftada Filip Holosko ve Rodrigo Tello’nun golleriyle İnönü Stadı’nda Mehmet Özdilek yönetimindeki Antalyaspor’a karşıydı. Beşinci haftada konuk olacakları Galatasaray ise sezon başında takımın başına Frank Rijkaard’ı getirmiş; ilk dört haftada aldığı dört galibiyetle lige hızlı bir başlangıç yapmıştı. İki takım 12 Eylül’de karşı karşıya gelmiş, ev sahibi Galatasaray, dördüncü dakikada Arda Turan’ın kullandığı köşe vuruşuna Mustafa Sarp’ın arka direkte yaptığı dokunuşla öne geçmişti. İlk yarının kalan bölümünde başka gol gelmemiş, devre arasına 1-0’lık skorla gidilmişti. İkinci yarıda Beşiktaş baskısı artmış, özellikle Serdar Özkan’ın üst üste girdiği pozisyonları gole çeviremeyince Galatasaray, Milan Baros’un attığı iki golle maçı 3-0 kazanmıştı. Denizli’nin üçüncü golden sonraki tebessümü, maçın hakkının bu olmadığına dair düşüncelerini de dışa vurmuştu.

baros

Beşiktaş, yüzüncü yıl şampiyonluğunu takip eden sezonda oynadığı ilk lig derbisinde de karşısında Galatasaray’ı bulmuştu. Mircea Lucescu yönetiminde lige güçlü bir başlangıç yapan siyah-beyazlı takım ilk on haftada mağlubiyet yüzü görmemiş, dokuz galibiyetin yanındaki tek nazar boncuğu altıncı haftada İstanbulspor deplasmanında alınan 1-1’lik beraberlik olmuştu.  Galatasaray’da ise Fatih Terim, teknik direktörlük koltuğundaki selefinin karşısına çıkacağı 11. haftaya dek tek mağlubiyetini Konyaspor deplasmanında yaşarken iki beraberliğin yanına yedi de galibiyet eklemişti. İlhan Mansız, Daniel Pancu, Kaan ‘Dobra’ Dabrowski ve Tümer Metin gibi hücum ayaklarıyla maça favori çıkan Beşiktaş, karşısında güçlü bir savunma bulmuştu. Dörtlü savunma blokunun önünde Cesar Prates, Sabri Sarıoğlu ve Ergün Penbe gibi isimleri de orta sahada forma bulan Galatasaray, kalesini gole kapatmayı başarmış, Beşiktaş şeytanın bacağını kıramamıştı. 0-0’la geçilen derbinin ardından sezonun ilk bölümünü namağlup geçen Beşiktaş, bugün hâlâ konuşulan Samsunspor maçı ve sonrasında yaşadığı puan kayıplarıyla şampiyonluğu Fenerbahçe’ye kaptırmıştı.

Beşiktaş’ın altı yıl içerisinde dört şampiyonluk yaşadığı ve ligin hakim gücü konumunda bulunduğu 1990-1995 yılları arasında da ligdeki ilk derbilerde benzer senaryolar ortaya çıkmıştı. Bu seriyi başlatan 1989-90 şampiyonluğunu takip eden sezonun 12. haftasına namağlup gelen siyah beyazlılar evinde ağırladığı Galatasaray’la 1-1 berabere kalırken goller Tanju Çolak ve Feyyaz Uçar’dan gelmişti. Bir sonraki sezona yine harika başlayan Beşiktaş, sekiz galibiyet ve bir beraberliğin ardından konuk olduğu Fenerbahçe deplasmanından Mehmet Özdilek’in iki golüyle beraberlik çıkarmayı başarırken Fenerbahçe’nin gollerini Aykut Kocaman kaydetmişti. Üst üste ulaşılan üç şampiyonluğun sonuncusun akabindeki sezonda da ilk lig derbisine -alışkanlık edindiği gibi- namağlup gelen Beşiktaş yine Fenerbahçe deplasmanına çıkmış, yine 1-1’lik sonuçla sahadan ayrılmıştı. 1994-95 şampiyonluğunun ardından gelen ilk lig derbisinde ise Beşiktaş, Fenerbahçe deplasmanından 2-0 mağlup ayrılmıştı.

Takvim yapraklarında gerilere doğru gidildikçe bu seriyi bozan tek sezonun 1960-61 olduğu ortaya çıkıyor. Önceki sezon kazanılan şampiyonluktan sonra ligde çıkılan ilk derbide yine Fenerbahçe deplasmanına konuk olan Beşiktaş bu kez 3-1’lik galibiyet çıkarmayı başarmış; goller Ahmet Özaçar’dan gelmişti.

Özellikle Slaven Bilic döneminde derbi maçlardan istediği sonuçları alamamasıyla eleştirilen Beşiktaş’ta, geçtiğimiz sezon takımın başına geçen Şenol Güneş yönetiminde bu durum değişti ve hem Galatasaray hem de Fenerbahçe karşısında Beşiktaş sahadan üç puanla ayrılmayı başardı. Bakalım Şenol Güneş’in Beşiktaş’ı, 1960-61 sezonunda beri şampiyonluk apoletiyle çıktığı ilk lig derbisindeki ilk galibiyetini alabilecek mi?

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Tahterevalli

Tahterevalli

6 ay önce
Başka Bir Yol

Başka Bir Yol

9 ay önce
Hayal Albümü

Hayal Albümü

1 sene önce