Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

FutbolŞampiyonlar Ligi Klasikleri #4

Manchester kenti, tarihinde ilk kez 2011 yılında iki takımıyla birden Kupa 1'deydi. İki takımın final oynamasını bekleyenler bile vardı ama en kötüsü oldu. United ve City aynı günde elendiler. Üstelik henüz grup aşamasında...

Şampiyonlar Ligi sezonunun ilk üç haftasında üç farklı efsane maçı sitemize taşıdık. Üç yazının da ortak özellikleri vardı; birincisi yazılarda bahsi geçen maçlar turnuvanın yarı finallerinde oynanmıştı. İkinci ortak özellik ise; her yazıda da tek bir maçın işlenmesiydi. Şimdi, serinin dördüncü yazısında 2011-12 sezonunun grup aşamalarına gidiyoruz. Üstelik bir de değil; aynı gün oynanan iki maça birden… Yani Manchester şehrinin kara haftasından hemen öncesine…

2016-17 sezonunun dördüncü Şampiyonlar Ligi haftasında Manchester United, Benfica’yı konuk edecek. Şehrin bir diğer takımı Manchester City ise Napoli deplasmanında olacak. Aynı fikstür bundan beş sene önce bir kez daha denk gelmişti. İki Manchester takımı, aynı rakiplerle, aynı stadyumlarda karşılaşmıştı. Grup aşamasının beşinci maçlarıydı ve iki takım da gruplarında pek rahat değildi.

Aslında Manchester United, City’e kıyasla biraz daha rahattı. Son iki maçlar öncesinde Benfica ile Manchester United 8’er puanla C Grubu’nda en öndeydiler. İsviçre’nin Basel takımı ise 5 puanla takipteydi. Basel; o hafta grubun zayıf takımı Oteul Galati ile karşılaşacaktı. Herkes onlara, daha maça çıkmadan üç puanı yazıyordu. Yanılmadılar. Her ne kadar, Basel son dakikalarda zorlanmış olsa da maçı da 3-2 kazanmayı bildi. Aynı saatlerde Old Trafford’da oynanan maçta kazanan işi bitirebilirdi. Ve mekan Old Trafford olduğu için fişi çekmeye en yakın aday kesinlikle Manchester United’dı.

Fakat maç beklendiği gibi başlamadı. Phil Jones’un kendi kalesine attığı golle Manchester United henüz üçüncü dakikada geriye düştü. 30. dakikada Dimitar Berbatov, ofsayt tartışmaları altında şık bir kafa vuruşuyla bu gole cevap verdi. İlk yarı 1-1 sona erdi. Darren Fletcher, 59. dakikada attığı golle United’ı rahatlattı. Her şey Alex Ferguson’un istediği gibi ilerliyordu ki bu rahatlama sadece iki dakika sürdü. Benfica’nın Arjantinli yıldızı Juan Pablo Aimar, Manchester United savunmasının zincirleme bireysel hatalarını değerlendirerek attığı golle son yarım saatin stresle geçmesine neden oluyordu. Son yarım saat aynı zamanda golsüz geçti. Manchester United kendi sahasında iki puan bıraktı. Grubun son maçları öncesinde işler iyice karışmıştı.

Old Trafford’da oynanan maçta kazanan işi bitirebilirdi. Ve mekan Old Trafford olduğu için fişi çekmeye en yakın aday kesinlikle Manchester United’dı.

Manchester City için ise işler hem daha zor hem daha karışıktı. Şampiyonlar Ligi tarihinin en zor ilk tur gruplarından birindeydiler. Bir İngiliz, bir Alman (Bayern Münih), bir İtalyan (Napoli) ve bir İspanyol (Villarreal) aynı yerde buluşmuşlardı. Üstelik İspanyol olan, tarihin en kötü performanslarından birini sergileyip sıfır çekmişti. Yani işi üç takımın kendi arasında oynayacağı maçlar belirliyordu.

Beşinci maçlar öncesinde Bayern Münih 10 puanla liderdi. Manchester City 7 puanla ikinci, Napoli ise 5 puanla takipteydi. O hafta Manchester City, muhteşem San Paolo’ya konuk oldu. İki İtalyan teknik adamın (Walter Mazzari vs. Roberto Mancini) taktik savaşı kıran kırana bir maçın oynanmasını sağladı. Aradaki farkı bozan ise Edinson Cavani oldu. Uruguaylı oyuncu, 17 ve 49. dakikalarda attığı gollere takımına galibiyeti getiren isimdi. Manchester City’nin tek golünü ise sahadaki bir başka İtalyan Mario Balotelli kaydetti. Bu sonuçla Manchester City gruptaki ikinciliğini kaybetti.

City, son hafta Napoli’nin Villareal karşısında sürpriz yaşamasını bekleyecekti. Üstelik onlar da grubun lideri Byaenr Münih’i yenmek zorundaydı. City, işine düşeni yaptı. Bayern Münih’i David Silva ve Yaya Toure’nin golleriyle geçti. Fakat bu onların, o sezon için son Şampiyonlar Ligi golleri oldu. Napoli iddiasız Villarreal’i aynı skorla geçince Manchester City, yola Avrupa Ligi’nde devam etmek zorunda kaldı.

Napoli iddiasız Villarreal’i aynı skorla geçince Manchester City, yola Avrupa Ligi’nde devam etmek zorunda kaldı.

Aynı saatlerde Manchester United daha büyük bir şok yaşıyordu. Kırmızı Şeytanlar deplasmandaydı ama en azından başka bir maçın sonucunu beklemek zorunda değildi. Ferguson’ın takımı Basel’e yenilmediği takdirde yola devam edecekti. Belki maça adeta yenik başlamasalardı işer istedikleri gibi olabilirdi. 9. dakikada Marco Streller Basel’i öne geçirdi. Manchester United kalan sürede yüklendikçe yüklendi ama 84. dakika fişi çeken golü tecrübeli golcü Alexander Frei attı. Benfica maçında kendi ağlarını sarsan Phil Jones, 89’da farkı bire indirse de ne kendisini ne de takımını kurtarabildi. Manchester United, şehre elenerek döndü ve o gece ezeli rakibi ile aynı kaderi paylaştı.

2011-12 sezonu Manchester şehrinin en kara sezonlarından biriydi. Ama aynı zamanda en heyecanlısıydı. Devler arenasına erken veda eden ikili, unutulmaz bir şampiyonluk yarışına girdiler. Son maçın son dakikasına kadar süren çekişme Kun Agüero’nun efsane statüsüne çıkmasını sağlayan golüyle sona erdi. Manchester City, sezonun kazananı oldu. Avrupa’dan erken elenen, ligi kaptıran, FA Cup’ta bir diğer ezeli rakibi Liverpool’a elenen Manchester United ise kara seneyi unutmak için Alex Ferguson ile geçireceği son yıla odaklanacaktı…

https://www.youtube.com/watch?v=CKrarOImjCw

 

ŞAMPİYONLAR LİGİ KLASİKLERİ #1

ŞAMPİYONLAR LİGİ KLASİKLERİ #2

ŞAMPİYONLAR LİGİ KLASİKLERİ #3

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Kurtarıcı

Kurtarıcı

1 ay önce
Miras

Miras

2 ay önce
Kesişen Yollar

Kesişen Yollar

2 ay önce