Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

FutbolŞampiyonlar Ligi Klasikleri #3

Manchester United'ın Bayern Münih'i yendiği 1999 finalini herkes hatırlar. Oysa mucizeler silsilesi çok daha öncesinde başlamıştı.

1999’daki Şampiyonlar Ligi finalini futbolla ilgilenen herkes, aradan 18 sene geçmesine rağmen hâlâ hatırlar. Manchester United son dakikalarına 1-0 geride girdiği maçta Bayern Münih’i 2-1 yenerek, sadece kupayı müzesine götürmekle kalmamış futbol tarihinin en unutulmaz anlarından birini gerçekleştirmişti.

Fakat Barcelona’nın Nou Camp Stadı’nda oynanan bu karşılaşma, ufak çaplı bir başka mucize yaşanmamış olsaydı hiç gerçekleşmeyecekti bile. Teddy Sheringham ile Ole Gunnar Solskjaer’in golleri, David Beckham’ın ortaları, Peter Schmeichel’ın ileri çıkışı ve hatta Samuel Kuffour’un gözyaşları; o gecenin bir ay öncesinde yaşananları gölgede bıraktı.

https://www.youtube.com/watch?v=XjxHp2A5BsU

Manchester United, 90’lı yılların başıyla beraber Premier Lig’de fırtına gibi esiyordu, fakat Alex Ferguson’ın öğrencileri Şampiyonlar Ligi’nde aynı dominasyonu kuramıyordu. Avrupa’nın bir numaralı kupasında 31 yıldır şampiyon olamamışlardı. 1998-99 sezonunun başı da pek umut vermemişti. United, grupta oynadığı altı maçta sadece iki galibiyet elde ederek bir üst tura yükselmişti. Grubun zor olduğunu kabul edebiliriz ama yine de sadece zayıf Danimarka ekibi Brondby’i iki kez yenebilen “Kırmızı Şeytanlar”, Barcelona ve Bayern Münih ile oynadığı dört maçta da galip gelememiş ve bir üst seviye için soru işaretleri çıkarmıştı. Ama bardağın dolu tarafına da bakılabilirdi. Manchester United, bu dört maçta da yenilmemişti.

O sezon Şampiyonlar Ligi’nde altı grup vardı ve grup liderlerinin yanında sadece iki tane ikinci üst tura çıkabiliyordu. Manchester United, o iki tane ikinciden biri olarak (diğeri Real Madrid) güç bela da olsa yoluna devam edebildi.

Çeyrek finalde Inter’i 2-0 ve 1-1’lik skorlarla geçen İngiliz ekibi, yarı finalde bir başka İtalyan Juventus’u karşısında buldu. 1996’nın şampiyonu, 1997 ile 1998’in finalisti Juve, üst üste dördüncü finali için de iddialıydı. Galatasaray’ın da olduğu gruptan averajla ve son maçlar sonunda çıkabilen Juventus, Olympiakos’u da zorla eleyerek yarı finale kadar gelebilmişti.

Siyah-Beyazlılar, Old Trafford’daki ilk maçta istediği deplasman golünü yakalamakta zorlanmadı. Antonio Conte, konuk takımı öne geçiren isimdi. Maç son anlara kadar da 1-0 devam etti. Son dakikalarda ise Ryan Giggs, Manchester United’a beraberliği getirdi. Juventus son dakika golü yese de, Torino’daki maç öncesi 1-1’i yakalamıştı. Maç öncesinde altına imza atabileceği bir skordu. Evinde elde edeceği bir galibiyet Juventus’u tekrar finale taşıyacaktı.

Ne unutulmaz Şampiyonlar Ligi finali, ne son dakikada gelen beraberlik golü… 21 Nisan 1999’da Delle Alpi’de oynanan maç, bu yazının esas konusu. Manchester United’ın tur için mutlaka bir gole ihtiyacı vardı. Bir İtalyan takımının, kendi sahasında 0-0’ı koruması şaşılacak bir şey değildi. Ama Juventus daha da iyisini yaptı!

6. dakikada Zinedine Zidane’ın ortasına arka direkteki Fliipo Inzaghi dokundu. İtalyan golcü kariyeri boyunca attığı klasik gollerinden birini kaydederek takımını maçın henüz başına öne geçirdi. Ferguson’ın “Doğuştan ofsayt” diyerek tanımladığı Inzaghi, beş dakika sonra Ferguson’ın takımına ikinci golünü attı. Bu sefer Jaap Stam’ın markajına rağmen topu Schmeichel’ın üzerinden aşıran İtalyan golcü, adeta finalin kapısını aralıyordu. 11 dakika, 2-0! Manchester United’ın artık iki gole ihtiyacı vardı ve bir İtalyan takımının, kendi sahasında 80 dakika içinde 2 gol yemesini kimse beklemezdi.

Fakat Manchester United, bunu 80 dakikada değil, 35 dakika içinde başardı. İngiliz ekibini ateşleyen, takımın o dönemdeki ruhu olarak sahada duran kaptan Roy Keane’di. Keane, o gün Manchester United kariyerindeki en iyi maçlarından birine imza attı. Kazanılan kornerde de gelen topu kafayla ağlara yollayan Keane, bir ay sonra Barcelona’da atılacak gollerin ön gösterimine imza atıyordu. Fakat golden kısa bir süre sonra Zidane’a yaptığı faul nedeniyle gördüğü sarı kart, onun finalde sahada olmasına engelleyecekti.

Yine de finale bir süre daha vardı, yarı final ise ortadaydı. Maçın 34. dakikasında, birçoklarına göre 90’ların en muhteşem ikilisi olarak görülen golcüler sahne aldı. Andy Cole ortaladı, Dwight Yorke kafayı vurdu, Angelo Peruzzi, topa yetişemedi ve skora denge geldi. İlk yarı 2-2 sona erdi. Hatta Yorke’un bir başka vuruşu direkten dönmeseydi, United soyunma odasına önde gidecekti.

Juventus Teknik Direktörü Carlo Ancelotti, ikinci yarıya iki değişiklikle birden başladı. Fakat bu değişiklikler ona gol olarak geri dönmedi. Hatta Manchester United’ın savunma oyuncusu Denis Irwin’ın bir topu daha direkten döndü. Yine de Juventus, kendisini finale taşıyacak bir gol için yüklenmeye çalıştı. Sonuçta her şey serseri bir topla dahi değişebilirdi, fakat Manchester United savunması o fırsatı vermedi.

İşlerin kesinleşmesi ise 84. dakikada oldu. Dwight Yorke; önünde bulduğu topla Ciro Ferrara ve Paolo Montero’nun arasından sıyrıldı. Yorke, Peruzzi’yi de geçecekti ama yerde kaldı. O yerde kalırken, top da boşta kaldı. Fakat arkadaşının Juventus savunmasını dağıtan atağını yakından izleyen Andy Cole, topu çok fazla boşta bırakmadı ve dar açıdan tek bir dokunuşla Manchester United’ın final biletini garantiledi.

https://www.youtube.com/watch?v=KHun70cat14

Özellikle İngilziler, aradan yıllar geçmesine rağmen bu maçı halen daha unutamadı. Guardian; yaptığı listede karşılaşmayı Şampiyonlar Ligi tarihinin en 2. maçı olarak seçti. Daily Mail ise benzer bir listede 5. sırayı bu maça verdi. taşıdı. Bleacher Report için ise, karşılaşma 3. sıradaydı.

Manchester United, ufak bir mucizeyle büyük bir mucizenin haberini vermişti. Nisan ayında bir son dakika golüyle yeşeren umutlar, mayıs ayında Avrupa şampiyonluğu olarak tarihe geçti. Finalleri kaybeden Juventus ise, belki de bir yarı final de daha dramatik bir acı yaşamıştı.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler