Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

GenelPlatformÖncü ‘Pitbull’: Murat Kazgan

Karma dövüş sanatları (MMA) Türkiye'de günden güne gelişmeye ve daha çok ilgi çekmeye devam ederken, bu sporun Türkiye'deki öncüsü Murat Kazgan'a mercek tutuyoruz...

Dağılmış bir yüz, dökülen dişler, kırık kemikler… Bunlar, Murat Kazgan için sadece işinin birer parçası. Onun daha büyük dertleri var. Dünyanın en iyi MMA (mixed martial arts / karma dövüş sanatları) dövüşçüleri arasına girmek ve bu sporu Türkiye’de kurumsallaştırmak gibi. Neyse ki zorluklar karşısında pes etmek tarzı değil.

Türkiye’deki ilk profesyonel MMA maçı henüz 4 yıl önce, yani dünyanın en prestijli kafes dövüşü organizasyonu UFC (Ultimate Fighting Championship) kurulduktan 18 yıl sonra yapıldı. Kazgan’ın da yer aldığı karşılaşma, MMA meraklıları için dönüm noktası olsa da pek ses getirmedi. Ama 29 yaşındaki İstanbullu sporcu işin peşini bırakmadı.

Britanya’da profesyonel bir maça çıktıktan sonra Türk medyasının ilgi odağı olmuştu, bunu iyi kullandı. Boks, kickbox, güreş ve Brezilya jiu-jitsu’sunu birleştiren bu ‘şaibeli’ spor hakkında konuşmaya hevesli, yakışıklı bir genç adam, görünüşe bakılırsa, rating’leri yükseltmek için altın fırsattı. Hülya Avşar’a röportaj verdi, Beyaz Show’a çıktı, FHM Bionic dergisine kapak oldu, ‘kafes dövüşçüsünün en iyi olma sırları’nı açıkladı.

Bugün, ülkenin dört bir yanındaki küçüklü büyüklü spor salonlarında gençler MMA çalışıyor. Televizyon kanalları MMA maçları yayımlamaya başladı. Resmi federasyon kurma yolunda ciddi bir girişim var.

MMA’in Türkiye’de bu kadar kısa sürede gelişmesini, büyük ölçüde, şu sıralar ABD’deki ilk profesyonel maçına hazırlanan Kazgan’a borçluyuz. Onun hikâyesi, MMA’in Türkiye’deki hikâyesi.

mma (2) son

Chuck Norris hayranından MMA yıldızına
Türkiye dövüş sporlarına tabii ki yabancı değil. Kırkpınar Yağlı Güreşleri bu yaz, dile kolay, 654’üncü kez düzenlendi. Sadece ‘ata sporu güreş’in temsilcileri ülkeye 58 Olimpiyat madayası kazandırabildi. Hangi şehre gitseniz karşınıza apartmanların giriş ya da bodrum katlarına yerleşmiş dövüş sporu merkezleri çıkıyor.

Kazgan’ın dövüş sporları macerası da dokuz yaşında, İstanbul’daki bir spor salonunda başlamış. “Küçükken evde Chuck Norris’in karate eğitim DVD’leriyle çalışırdım. Kavgacı bir çocuktum. Ailem beni sokaktan uzak durayım diye dövüş sporlarına yönlendirdi,” diyor Kazgan, İstanbul’da kendi kurduğu spor salonunun bahçesinde sohbet ederken.

‘Lord Pitbull’ lakaplı sporcu, MMA’i ilk kez 2004’te, bir video oyununda görmüş: “PlayStation 1’de Pride oyunu vardı. Hah, dedim, işte tam benim sporum!”

Üç yıl boyunca bu sporu kendi kendine keşfetmeye çalışmış. 2007’de Tayland’daki bir MMA atölyesinde altı ay geçirmiş. İstanbul’da kendi seviyesinde antrenman partneri bulmakta zorlandığı için bundan sonra da İsveç, İngiltere ve Brezilya’da antrenman yapmış.

Türkiye’nin ilk profesyonel MMA maçı 2011’de, İstanbul Fight Code adlı kickbox organizasyonu kapsamında gerçekleşti. Kazgan bu maçta Kazak rakibi Mehman Agakişiyev’i 70 saniyeden kısa sürede yendi.

İlk büyük uluslararası başarısını 2013’te, Seul’de düzenlenen Road Fighting Championship 11’de, yerel favori Hyung Seok Lee’yi 55 saniyede devirerek elde etti.

Sakatlık ve mola
Dördüncü ve son profesyonel maçı ise pek iyi geçmedi. 2013’te, Fight Nights-Battle of Moscow’da Rus rakibi Anatoly Pokrovsky ile dövüşürken eli, burnu, dişleri kırıldı, dudağına sekiz dikiş atılması gerekti. Beraberlikle sonuçlanan o maçtan beri toparlanmaya çalışıyor.

MMA özellikle bu tür yaralanmalar yüzünden hayli tartışmalı bir spor. Kazgan bu tartışmayı ‘saçma’ buluyor. “Sağlık konusuna sporcu dikkat etmeli. Mesela boksta bir haftada kafana 300 yumruk yiyorsun. MMA’de belki iki tane yemiyorsun. Vuruş sporları içinde kafaya en az darbe alınan spor bu. Ayrıca MMA’de de kurallar, hakemler var.”

İstanbul Üniversitesi’nden spor hekimi Prof. Erdem Kaşıkçıoğlu ise bu kadar rahat değil. MMA’in “freni patlamış ve hava yastıkları çalışmayan bir arabayla duvara toslamak sağlığa ne kadar zararlıysa o kadar zararlı” olduğunu söylüyor.

Kaşıkçıoğlu sporcuları beyin sarsıntısı, beyin kanaması, kalp durması, hatta ölüme karşı uyarıyor. “Orta ve uzun vadede bellek bozuklukları, erken yaşta bunama, parkinsonizm görülebilir” diye de ekliyor.

Kaçıkçıoğlu’na göre, tüm MMA maçlarında başı ve göğsü koruyan ekipmanlar kullanılmalı ve boyun bölgesine vurmak yasaklanmalı.

MMA’i kurumsallaştırmak
Kazgan, eski formuna kavuşmak için çalışırken, kendine en prestijli MMA organizasyonlarına giden bir yol buldu. Los Angeles’ta Black House MMA takımıyla antrenman yapmaya başladı. Bu, UFC’de şampiyonluk yaşamış Anderson Silva, Lyoto Machida ve Jose Aldo gibi MMA yıldızlarını bir araya getiren bir takım.

Takımın sahibi, önde gelen menajerlerden Ed Soares. Kazgan onu “MMA’in Don King”i diye tanımlıyor, efsanevi eski boksör Muhammed Ali’nin menajerine gönderme yaparak. “Soares bu işin en iyisi. Bana iki organizasyondan birinde yer almamı önerdi. Bellator ya da başkanı olduğu RFA. Bellator, UFC’nin en büyük rakibi olduğu için RFA’i tercih ettim. RFA, UFC’ye en çok dövüşçü gönderen organizasyon.”

Kazgan’ın şimdi RFA (Resurrection Fighting Alliance) ile sözleşmesi var. On iki ayda üç maça çıkacak. İlk randevusu 7 Ağustos’ta. Amerikalı sporcu Jack Roberts’la, rakibinin memleketi St Louis, Missouri’de dövüşecek.

‘Lord Pitbull’un en büyük hayali ise Ultimate Fighting Championship’e kapağı atmak. Kendine güveni de tam: “En geç bir yıla UFC’de dövüşürüm.”

Bu hayali gerçekleştirmeyi başaran tek Türk sporcu var: Alptekin Özkılıç. New York City’de yaşayan 29 yaşındaki dövüşçü, UFC’de çıktığı 12 maçın dokuzunu kazandı.

Özkılıç, Türkiye ziyareti sırasında birlikte antrenman yaptığı Kazgan hakkında, “Türkiye’de yaşayan sporcular arasında UFC’de dövüşmeye en yakın kişi Murat. Birçok ülkede antrenman yaparak kendini geliştiriyor. UFC’de dövüşürse benim için de harika olur. Şampiyonada daha fazla Türk sporcu görürsek UFC, Türkiye’de de bir organizasyon yapabilir,” diye konuştu.

Kazgan kendi kariyerinde kararlı adımlarla ilerlerken, MMA de Türkiye’de gelişmeyi sürdürüyor.

‘Lord Pitbull’, kendi spor okulunda altı buçuk yıldır ders veriyor. Her yıl binden fazla kişi bu okula kayıt yaptırıyor. Üstelik şehirde MMA öğretilen iki spor salonu daha var.

Kazgan’ın öğrencilerinden biri, 41 yaşındaki Gönenç Yıldırım. “Murat Hoca’yı internette gördüm. Onu tanıdığım için çok mutluyum” diyor olabildiğince kısa sürede profesyonel maç yapmayı hedefleyen Yıldırım: “Daha önce başka dövüş sporlarıyla uğraştım ama bu çok komplike bir spor.”

MMA’in kurumsallaşması için çalışan sadece sporcular değil. MMA Federasyonu adlı girişim, aynı amaçla çabalıyor.

MMA Federasyonu, adının ima ettiğinin aksine, resmi değil. Eski bir kickbox dövüşçüsü ve girişimin başkanı olan Ali Arık, müstakil bir federasyon olmadan önce mevcut federasyonlardan birinin çatısı altına girebileceklerini, bunun için de Gençlik ve Spor Bakanlığı’nı ikna etmeleri gerektiğini söyledi. Ama işin başında bayağı zorlanmışlar. “Kafes dövüşü ürkütücü bir şey. İlk toplantımızda, bakanlık yetkililerinin aklında dövüş filmleri vardı. Oysa başka sporlar gibi MMA’in de kuralları var. Fikirleri zamanla değişti.”

MMA Federasyonu birkaç şehirde iki günlük seminerler ve altı günlük atölyeler düzenliyor. Bugüne kadar, Brezilyalı ve Hollandalı çalıştırıcıların da yardımıyla, yaklaşık 300 antrenör, 150 hakem ve bin 300 dövüşçü yetiştirdi.

mma 2 son

Bir başka Kazgan
Murat Kazgan hakkında belgesel çeken Eurosport ve Fight Network spikeri Yücel Tuğan’a göre, MMA Türkiye’de her yıl daha popüler hâle geliyor. “Gördüğüm kadarıyla dövüş sporlarını daha çok üniversite öğrencisi, okumuş kişiler takip ediyor” diyor Tuğan: “MMA yeni bir spor. Daha hızlı olduğu için bu çağa daha yakın gibi lanse edildi. Nakavta müsait. Hareketli insanların ilgisini çekiyor.”

Murat Kazgan’ın küçük kardeşi Kaan, bu ‘hareketli’ üniversite öğrencilerinden biri. Kaan, dokuz yaşından beri MMA çalışıyor. ABD ve Tayland’da da antrenman kamplarına katıldı ama değişmeyen tek çalıştırıcısı abisi. Kaan, bunun avantajlarının yanı sıra bir de dezavantajı olduğunu söylüyor: “Bazen abim olduğunu unutmak ve vurmak zor geliyor. Gerçi o bana vururken hiç tereddüt etmiyor…”

Kaan bu yaz Asya’da profesyonel bir maça çıkmaya hazırlanıyor. Tıpkı abisi gibi onun da nihai hedefi UFC.

Spor spikeri Tuğan, Kazgan Kardeşler’in UFC’de dövüşebilecekleri, hatta UFC’nin bir gün Türkiye’de de organizasyon yapabileceği konusunda iyimser. En üst düzey kickbox organizasyonları Glory 6 ve Glory 13’ü İstanbul’da izleyen ve televizyonda anlatan Tuğan, “Özellikle Glory 6 müthiş bir organizasyon oldu. Atmosfer çok acayipti. Madison Square Garden’daki boks maçlarına benziyordu. Bugüne kadar yapılan 21 Glory içinde en iyisiydi” diyor.

UFC bir gün İstanbul’da organizasyon yaparsa Tuğan ilk bilet alanlardan olabilir ve bunun için çok geçerli bir nedeni var: “Dövüşte iki kişi ringde buluşuyor. Bedenleri dışında ellerinde hiçbir şey yok. Alet yok. Raket, top yok. Kullanabilecekleri tek alet bedenleri. Ben bunu seviyorum. İki insan ayakta kalmaya çalışıyor. Bu, biraz abartarak söylüyorum, ölüm ile yaşam arasında olmak gibi. Ben orada açığa çıkan enerjiyi seviyorum. Oradan hayatta kalmaya dair bir yaşam enerjisi fışkırıyor.”

İlginizi çekebilecek diğer içerikler