Socrates Web Beta v1.0
 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

Diğer SporlarNFL Rehberi: Kötü Günündekiler

Geride kalan haftanın notları, öne çıkan anlar, takımlar ve bu haftanın rehberi… Hepsi ve daha fazlası NFL Rehberi’nde…
Burak Tekin2 ay önce

Bildiğiniz gibi NFL rehberlerini hazırlarken istatistiklere çoğunlukla başvuruyorum; zaten sonucun en tahmin edilebilir olduğu iki büyük Amerikan spor organizasyonu, favorilerin maçların ~%70’ini kazandığı NBA ve NFL. Fakat takımların kağıt üzerinde güçlü ya da zayıf olduğu yönler her zaman sahaya yansımayabiliyor, ve bazen bunlar en ummadık eşleşmelerde meydana gelebiliyor. Geçen hafta bazı oyuncular ve takımlar, Daniel Powter’ın o meşhur tek atımlık şarkısını hatırlarsak kötü bir gün geçirdiler. (Uyarı: Şarkı bütün gün dilinize/aklınıza takılabilir, demedi demeyin.)

 Jarvis Landry ve Antonio Callaway (Cleveland Browns)

Antonio Callaway henüz bir çaylak, Jarvis Landry’nin de toplam 54 maçlık bir kariyeri var. O yüzden muhakkak arada kötü maçlar çıkaracaklardır. Fakat bunun, WR’lere (dış açık) atılan paslarda ligin en kötü savunmalarından biri olan Los Angeles Chargers’a karşı gerçekleşmesi? Hem de iki oyuncunun aynı anda kötü bir maç çıkarması? Callaway kariyerinde ilk defa 10’dan fazla kez pas hedefi oldu fakat bunların sadece 2’sini yakalayabildi. Landry ise bu 54 maçta ilk kez %20 kadar düşük bir pas yakalama oranıyla oynadı. Kariyeri boyunca kendisine atılan pasların %70.2’sini tutmuş bir WR’den bahsediyoruz bu arada. Bu iki dış açık 4/21 gibi rezil bir kombine performans ortaya koyunca da Browns’un 24 sayılık bir yenilgi alması şaşırtıcı olmuyor tabii. (Not: Chargers’ın dış açık savunması o kadar kötü ki, bu maçtaki üstün başarı dahi onları DVOA’da bu kategorilerde son 10’dan çıkarmaya yetmiyor.)

Carolina Panthers

 NFL’de bir hafta maç yapmamak, özellikle sezonun ilerleyen dönemlerinde ilaç gibi gelse de sezon başında zaten ritmini bulamamış takımların tekrardan paslı bir görüntü vermesine sebep olabiliyor. İnanmazsanız Panthers’a sorun. Maçın ilk 18 dakikasında, topa sahip oldukları 4 dakika 36 saniye içinde tam üç defa top kaybettiler! Bunu basketbolda yapmak bile o kadar kolay değil. Hem de bunlardan biri Cam Newton gibi tecrübeli bir oyuncudan geldi. İki hafta önce 63 yardadan maçı kazandıran field goal atıp tarihe geçen Graham Gano, bu hafta ekstra sayı denemesini (PAT) kaçırdı. Belki de kötü bir gün geçireceklerinin en büyük göstergesi, Washington Redskins QB’si Alex Smith’i yere çaldıkları, ve Smith topu elinden düşürdüğü hâlde Redskins’in topu kurtarmakla kalmayıp üzerine bir de 2 yarda gittikleri hücumdu.

Marcus Mariota ve Tennessee Titans Offensive Line’ı (Muhafız Hattı)

 Sezonun ilk 5 maçında oyun kurucusunun (QB) sadece 9 defa yere çalınmasına (sack) müsaade etmiş olan Titans offensive line’ının pas muhafaza performansı rakiplerinin gücüne bakınca müthiş değildi fakat lig ortalaması sayılırdı. O yüzden Pazar günkü rakipleri Baltimore Ravens’ın 11 sack ile kulüp tarihinin rekorunu kıracağını kimse düşünmemişti. 11! Son 25 yılda bu kadar çok yere çalınan Mariota harici sadece 2 QB var. Hele ki deişen kurallar sonucu QB’ler epey korunurken bu kadar berbat bir performans ortaya koymak mucizevi cidden. İşin daha da ilginci, bu yere çalmalar tam 8 farklı oyuncudan geldi, yani belli bir mevkiye/oyuncuya karşı bir zafiyet değildi bu. Tam anlamıyla sağdan soldan yardı Ravens ön yedilisi Titans muhafız hattını ki o Ravens ön yedilisi, 5. haftayı geride bırakırken gene DVOA’ya göre vasat bir sack performansı göstererek 20. sırada yer almıştı. Bu hafta 2. sıradalar artık.

Jacksonville Jaguars

Yere çalma demişken, geçen sene NFL tarihinin en başarılı kelime oyunlarından birini icat edip kendine Sacksonville Jaguars demişti bu kulüp. Bu sene o ünün, o şanın esamesi okunmuyor, zira Jaguars hem mutlak sayıya, hem de DVOA performansına bakınca sack’ler konusunda tam olarak ortalama bir takım hüviyetinde. Sadece bununla kalsa iyi, hücum performansı ve yaratıcılık noksanlığı bütün sene boyunca eleştirilmiş olan ve 5. haftanın en rezil maçlarından birinde imzası bulunan Dallas Cowboys’dan tam 40 sayı yemeyi başardılar! Maç öncesi Cowboys’u boğması beklenen defans kendi kendini boğdu. Sadece defansa bakmamak lâzım gerçi, maçın başlarında punter’ları Logan Cooke sadece 30 yarda giden gördüğüm en kötü degajlardan birini yaptı, gene ikinci çeyrekte Dede Westbrook bu kolay pası elinden düşürdü… Jaguars’ın gününde olmadığı her türlü belliymiş aslında.

Chicago Bears

Gününde olmamak konusunda zirveye çıkan bir diğer takım Chicago temsilcisiydi herhalde. Maç öncesi Miami Dolphins’in QB’si Ryan Tannehill’in sakatlığı sebebiyle oynamayacağı açıklandığında, yedek Brock Osweiler’ın –Michael Lombardi’nin deyimiyle The Heist (Soygun)– ligin en iyi ön yedilisi tarafından parçalanacağını söylemek çok da afaki sayılmazdı. Fakat Brock Osweiler maçı 0 defa yere çalınarak tamamladı. Sıfır! Maç başına 3.6 sack kaydetmiş olan bir Bears takımına karşı hem de. Bears için işlerin ters gideceğinin başka göstergeleri de vardı tabii: Mesela savunmacı Leonard Floyd’un tamamen gereksiz bir şekilde Danny Amendola’yı yere atıp penaltı yemesi. Floyd birader, küçükken grekoromen güreşe kaydolmak istiyordun da ailen seni zorla Amerikan futboluna yazdırdı diye hırs mı yaptın nedir? Ayrıca 1 yarda almaları kâfiyken şöyle bir hücum seti deneyip başarısız olmaları, Jordan Howard’ın gol çizgisinde topu kaybetmesi, Mitch Trubisky’nin interception için adeta yalvardığı şu pas… Rivayete göre dönüşte takım otobüsünde “Bad Day”i dinlemişler hep birlikte.

 Özel Mansiyon: Buffalo Bills (ve Houston Texans)

Bills zaten favori değildi, hatta rakipleri Texans’ın maçı 10 sayıyla kazanması bekleniyordu fakat Buffalo ekibi galibiyete yaklaşabileceği kadar yaklaştı aslında. Hem de bunu Ray-Ray McCloud’un tutamadığı –ve devamında touchdown yedikleri- şu punt return’e, ikinci çeyreğin başında gene bloklanan punt’larına, ve hepsinden önemlisi oyun kurucuları Josh Allen sakatlandığı için yerine Nathan Peterman’ın oyuna girmesine rağmen başardılar. Ama esas olarak değinilmesi gereken Peterman’ın performansı. Kariyerinde 3 defa maça başlayan, bunların birinde 0 touchdown 5 interception’a imza atan, bu sezonun ilk maçında da oyundan alınmadan önce 0.0’lık bir QB reytingi tutturan Peterman’ın eline bir fırsat daha geçti tarihin en kötü oyun kurucusu olmadığını ispatlamak için. Aslında fena da oynamıyordu maçın son 1.5 dakikasına kadar. Sonra mı? Sonrası iki interception… Kariyeri boyunca denediği pasların %11.4’ünü kaptırmış durumda Peterman ki gerçekten 45 yaşında lisesinin eski yıldızı bir amcayı sahaya çıkarsak daha iyi bir yüzde tutturabilir, durum o kadar vahim.

Peki başlıkta neden Texans’a da değindim? Bu maçta iki takım toplam 445 yarda hücum edebildi, ve karşılıklı 6 top kaybettiler. Son 7 yıldır bu kadar az hücum yapılan ve bu kadar çok top kaybedilen ilk maç bu. Ki Texans’ın bu kadar talihsizlik yaşamış bir Bills’e karşı, hem de 10 sayıyla favori olduğu bir maçı ancak böyle kazanabiliyorsa Playoff umutlarını falan rafa kaldırsın.

SABİT SORU 1: NFL bu hafta bir çuval inciri berbat etmek için ne yaptı?

Hiçbir şey! Neler oluyor? Evet, roughing the passer penaltı skandalı devam ediyor, bu hafta gene Bears savunmacısı Floyd şu hareketinden ötürü –ki ben hâlâ daha anlamış değilim- bu cezayı aldı ama kendisi maçın başında Amendola’ya künde attığı için karma deyip geçiyorum.

SABİT SORU 2: Güzel şeyler de oldu mu?

Bunun cevabı daha “büyük resim” olacak bu yazıda. NFL’in sene başında değiştirdiği kurallar –üstte değindiğim penaltı skandallarını yaratsa da- hücumların daha da başarılı hâle gelmesini ve maçların daha yakın geçmesini sağlamış oldu dolaylı olarak. Her ne kadar geçen haftaki maçlar bu istatistiği olumsuz etkilese de, ilk 5 hafta boyunca NFL tarihinin ortalama maç skoru farkı en  düşük olan sezonunu yaşadık. Buna ek olarak maçlarda yapılan sayılar da tarihî zirvesinde dolaşmakta. Mesela 10 sene önce oyun kurucuların ortalama QB reytingi 83 iken, bu sene tam 25 oyun kurucu bu ortalamanın üstünde seyretmekte. NFL’in takımların sezon öncesinde antrenman yapacağı takvimi daraltması özellikle savunmaları olumsuz etkilediği için belki de ilerleyen haftalarda bu istatistiklerde düşüş görebiliriz, fakat eğer bu istatistikler NFL’in hücumu daha çok önemsemesi ve QB’leri daha çok koruması kaynaklıysa eğer bu manalı bir azalış olmaz. O yüzden en azından şimdilik NFL izleyerek touchdown’lara ve insanüstü paslara doymak isteyen izleyiciler için harika bir sezon olmakta.

HAFTANIN EN’LERİ

En hızlı top taşıyıcı: Bu alanda haftayı bir savunmacının lider kapattığı bir daha görür müyüz bilemem ama Kyle Fuller’ın (Bears) bu 35 yardalık interception return’ünde ulaştığı hız herkesi geride bıraktı.

Topla en çok mesafe kat eden oyuncu: Haftanın hücum anlamında en coşkun maçına Tremon Smith de bir special teams oyunuyla katkı verdi ve 97 yardalık bir kickoff return ile Chiefs’ın kolayca sayıya ulaşmasını sağladı.

Hızlı sack: Gene bir Chiefs oyuncusu bu kategorinin lideri oldu ama cidden belki de senenin en hızı sack’ini izletti bize Chris Jones.

En pes etmeyen savunmacı: Curtis Riley (Giants), Eagles WR’ı Nelson Agholor kendisini tutması gereken oyuncudan sıyrılıverince uzaklardan yetişip onu oyun alanının dışına atan darbeyi vurmayı başarıyor. Fakat burada ayrıca konuşulması gereken, Agholor’un sıyrıldığı savunmacının ismi. Eli Apple?! Adı oyun kurucusuyla aynı, soyadı da New York City’nin takma adıyla. Bu insanın bilgisayar tarafından yaratılmış regen bir karakter olmadığına emin miyiz?

En mucizevi pas: Aaron Rodgers o baskıdan sıyrılıp koşarken attığı pası, Green Bay Packers WR’ı Marquez Valdes-Scantling hemen öncesinde 180 derece dönmüş ve ters ayakta yakalanmış olmasına rağmen bir şekilde tutmayı başarıyor.

En beklenmedik yarda kazanımı: Osweiler’ın Albert Wilson’a verdiği bu kısa pas 1 yarda gitmeli ve Wilson orada kendisini bekleyen iki savunmacı tarafından durdurulmalıydı. Hadi ilk etapta sıyrıldı, sonrasında dört savunmacı arasından çıkamamalıydı. Ama çıktı, ve ligin en iyi savunmasına karşı maçı uzatmaya götürecek touchdown’ı yapmayı başardı.

NFL’e göre en iyi 15 oyun: Video burada. Bu haftaki listeyi yapan kimse birkaç maçı izlememiş belli ki, bu açıklanabilir bir şey değil. Packers maçından iki tane highlight koymak Rodgers’ın geri dönüşünün yüzü suyu hürmetine herhalde. Ayrıca 15. (Kenyan Drake), 8. (Nathan Peterman) ve 4. (Marlon Mack) sıradaki savunma oyunlarında daha çok hücumcuların hatası yüksek. Ama her şeyden önce 1. sırada o Antonio Brown touchdown’ının işi ne yahu?

Özel mansiyon: Agholor’un, top kaybına doğru giden ve kendisine atılmamış olan bu pası geri dönüp yakalaması mükemmel bir farkındalık örneği bence. Trubisky’nin hem Miami savunmasına, hem de kameramana fake attığı ve dengesini kaybetmese touchdown’a kadar gidebileceği bu Bears klasiği kandırmacalı oyun da izlenmeli. O kadar savunma oyununa yer verip Tre Boston’ın (Cardinals) uçarak yaptığı bu interception’ı ilk 15 listesine koymamak acayip. Fakat haftanın en açıklanamaz şeyi, Vikings’in yükselen yıldızı Adam Thielen’ın inanılmaz bir refleksle yakaladığı bu pası ilk 15 listesine dahi almamak! NFL video sorumlusu istifa!

Maç boyu başarı ödülleri: İlk 15 videosunda da vardı zaten ama Giants koşucusu (RB) Saquon Barkley net bir şekilde en iyi maçını oynadı 229 hücum yardası alarak. Gene onun kadar etkileyici bir başka performans ise Chargers koşucusu Melvin Gordon’dan geldi 132 koşu yardası ile.

Haftanın muskalıları: Cameron Brate, takımının en kritik hücumunda topu kaybetmek için birkaç defa uğraşsa da muvaffak olamıyor. (Gerçi Bucs buradaki şansının diyetini kılpayı başarısız olan son hücumlarında ödeyecekti daha sonra.) Bir diğer muskalı Osweiler, ki kendisinin maç kazanması normal şekilde olamazdı zaten. Fakat en büyük muskayı bu hafta Prescott takıyormuş herhalde, durup dururken elinden kaçırdığı topu sonra tekrar tutup bir de hücum yardası kazanmak herkese nasip olmaz.

HAFTANIN TAHMİNLERİ

(Parantez içindeki sayılar hem seçtiğim handikap, hem de o takımın zannımca maçı kazanma ihtimalini göstermekte. Siz de FiveThirtyEight sitesinde maçlara olasılık atayabilir ve onların modelini yenmeye çalışabilirsiniz.)

 İlk haftadan sonra handikaplı tahminlerde ilk defa artıda kaldığım bir haftayı herhalde epey kötü bir performansla sürdürmem icap edecektir.

(Perşembe) Arizona Cardinals – Denver Broncos (-1, %52): Denver’ın galibiyete daha yakın olduğunu kestirmek mümkündü ama ben dahil kimse 45-10 gibi bir sonuç beklemiyordu herhalde. Cardinals da beklemiyormuş ki maç sonrası hücum koordinatörü Mike McCoy ile yollarını ayırdılar. Arizona ekibinin özellikle pas hücumundaki yetenek havuzunda bir sıkıntısı vardı, fakat koşu hücumunda bu kadar verimsiz olmaları cidden kolay açıklanabilir bir şey değildi. Geçen hafta 3rd down’lardan 0/10 gibi bir başarısızlıkla dönmüşlerdi, ki biraz daha becerikli olsalar Minnesota Vikings’e epey zorluk yaşatabilirlerdi. En büyük sıkıntıları ise daha geçen sene ligin en yetenekli koşucuları arasında görülen David Johnson’ı kullanamamaları idi. Özellikle şu istatistik epey fena: Cardinals NFL’in en çok koşan 29. takımıyken, en çok dümdüz ortadan koşan 1. takımı! Biraz çeşitlilik getirin de Johnson’ın işi kolaylaşsın değil mi? Özellikle Johnson’ın 2. haftadaki şu koşu haritası cidden hüznün resmi olsa gerek. Denver içinse şunu söyleyeyim: Savunmacı Bradley Chubb’ın yıldızı giderek daha fazla parlıyor.

Los Angeles Chargers (-6.5, %65) – Tennessee Titans: Sezonun ikinci Londra maçı! Chargers’ın evinde oynadığı maçlarda bile ev sahibi avantajı olmadığı için o açıdan pek de kayıp olmayacak onlar için. Zira bu hafta çıkan bir habere göre gelir projeksiyonlarını tam 250 milyon dolar azalttılar, ve NFL bu takımın Los Angeles’taki geleceğinden endişeli. Aaa, çok ilginç, San Diego’da kemik bir taraftar kitlesi olan takım, bir şehre ikinci futbol takımı olarak taşınınca işler iyi gitmiyormuş öyle mi? Kimsenin aklına gelmezdi. Neyse, sahanın dışına çok çıkmayayım. Bu maçın handikapı tam olması gerektiği yerde, zira Titans hücum anlamında ne kadar kısıtlı olduğunu iki haftadır sergiliyor. Eagles karşısında aldıkları galibiyete kaide değil de istisna olarak bakmamız gerektiği belli oldu artık. Evet, Londra maçı olması her türlü sürprize açık kılıyor bunu, fakat geçen hafta hücum kalitesini iyi bir Cleveland savunması karşısında acımasızca göstermiş olan Chargers, hem koşu hem pas anlamında efsane bir sezon geçiren Gordon’la, bu sene sıkı savunulurken kendisine doğru atılan 5 pasın 5’ini de tutan Mike Williams’la Titans’a karşı 25-30 sayı arası bulacaklardır, savunmaları da Titans’ı 20 altında tutacaktır.

KAÇMAZ! Chicago Bears – New England Patriots (-3, %53): Ligin en iyi offensive line’larından birisi, ligin en iyi ön yedilisine karşı! Sırf bu mücadele için bile izlenir bu maç, fakat dahası da var. Bill Belichick’in ekibine her zaman sıkıntı yaşatmış eski Chiefs hücum koordinatörü Matt Nagy artık Bears’in baş antrenörü, ve de kesinlikle birkaç kandırmacalı oyun hazırlıyor Pats’e bu hafta sonu için. Patriots’ın savunması vasat olsa da, iyi oldukları bazı noktalar var: Örneğin rakibin tight end’lerini (TE-iç açık) tutmak Belichick’in önceliklerinden birisi her zaman için, ve geçen hafta Travis Kelce’yi Dont’a Hightower ile yavaşlatmaları –ki Hightower bir de pas kapmıştı– Chiefs hücumunu ilk yarıda sıkıntıya sürükleyen sebeplerden birisi olmuştu. Rakibin 1 numaralı WR’ını savunma konusunda ligin en kötü takımlarından birisi olsalar da Bears’in o anlamda öne çıkan bir ismi yok. Hücum açısından baktığımızda, 3. maç üst üste 100 civarı koşu yardası toplamış olan çaylak Sony Michel, Pats taraftarının yüzünü güldürmeye devam ediyor. Bears savunması karşısında sene başındaki vasat Michel’e de dönüşebilir fakat daha önce de yazdığım gibi, bu sene NFL’de iyi hücum ile iyi savunmanın mücadelesinde ekseriyetle hücum kazanıyor. Ayrıca Bears savunmasının kilit isimlerinden Khalil Mack ve Prince Amukamara’nın sakatlıklarını, liberoları Adrian Amos ve Eddie Jackson’ın da geçen haftaki hatalarını düşününce Patriots galibiyete bir tık daha yakın diyebiliriz. Bir de şu var: Eğer Patriots offensive line’ı Bears karşısında da dik durursa, bu sene Patriots şampiyon diyebiliriz çünkü şöyle bir istatistik var.

Indianapolis Colts (-7.5, %58) – Buffalo Bills: Uf. Bu maça da “KAÇAR!” etiketi koysam yeridir. Öncelikle şunu söylemem lâzım: Geçen hafta Indianapolis Colts için pas yakalayan oyuncular listesine baktım ve Eric Ebron haricinde hiçbirisini tanımadığımı fark ettim. Ve QB Andrew Luck bu oyuncularla tam 4 touchdown yaptı! Zach Pascal, Marcus Johnson, Mo Alie-Cox… Kimsiniz siz yahu? Bu hafta Luck’ın şansına T.Y. Hilton sahalara geri dönüyor. Colts’un olayı sadece etkili hücumu da değil, Tehlikeli Bölge (Red Zone) savunmasında ligin en iyi takımlarından birisi aynı zamanda. Geçen hafta Jets’ten 42 sayı yemiş olsalar da bunun 21’i field goal’lardan, 7’si interception return’den gelmiş durumda. Karşılarında Buffalo Bills var: DVOA’ya göre son 32 yılın en kötü 2. hücumu. Ve bu hücuma bu hafta, biraz rivayeten oyuncuların Peterman’a karşı cephe alması, biraz da akıl ve mantık yüzünden QB Derek Anderson liderlik edecek. 35 yaşındaki Anderson en son 2016 sezonunda Carolina Panthers’ın yedek QB’liğini yapmış, o sezon denediği 53 pasın 5’ini kaptırarak %9.4 gibi epey yüksek bir INT% ile oynamıştı. Ama tabii bir %11.4 değil bu… Bills taraftarlarına sabır dilerim. Tabii ki Bills bu maçı savunmasıyla, interception return’lerle vs. kazanabilir ama sıradan gelişmelerle dolu bir maçı kazanma olasılıkları %0.1 falan.

Miami Dolphins (+3)– Detroit Lions (%52): Eski bir Maya kehaneti der ki “Eğer bir NFL sezonunda Brock Osweiler iki maç üst üste kazanacaksa, dünyanın çivisi çıkmıştır.” Sorun şu ki dünyanın çivisi cidden çıktı, o yüzden bu gerçek olabilir. Lions bu sezon iki defa galibiyete ulaştı, fakat New England ekibi o dönemde hücum anlamında çok sıkıntılıydı, Packers ise hücum yardası açısından Lions’ı ikiye katlamıştı o maçta ve Mason Crosby 4 tane FG kaçırmasa bütün top kayıplarına rağmen maçı alabilirdi. Lions savunması ligin en kötü savunmalarından birisi, ve ne pas ne de koşu savunmasında “ama şu var” dedirten bir nitelikleri yok. Ama rakibe 3rd down vermeme konusunda epey iyiler ne hikmetse (%33.93), ve Miami temsilcisi de bu alanda ligin en kötü takımlarından birisi (%34.72). O yüzden Osweiler’ın kaptıracağı paslarla ve hücumda kilitlenmeleri sebebiyle Lions’ın rahat kazanabileceği bir maç öngörebiliyorum. Fakat aynı zamanda Wilson’ın, Kenyan Drake’in vs. gene şapkadan tavşan çıkaracağı ve Lions savunmasını Osweiler’a rağmen avlayabileceği bir maç da hayal edebiliyorum. Çok ihtimalli bir maç diyelim o yüzden, hiçbir sonuç şaşırtmaz.

New York Jets – Minnesota Vikings (-3.5, %54): Bu hafta tuzaklı olmayan bir maç analiz etmek nasip olacak mı acaba? Kağıt üzerinde New York Jets, ev sahibi avantajını da hesaba katarsak galibiyete daha yakın. Fakat Vikings’in bu sezonki savunma performansı beklenenden fersah fersah uzak olmakla birlikte iyi yaptıkları birkaç şey var. Birincisi, ligin en iyi 3. 3rd down savunmasına sahipler, ve bu sırf geçen hafta felaket bir Cardinals ile oynadıkları için istatistikî bir anomali değil, iki hafta önce de ilk beştelerdi. İkincisi, pas savunmaları epey kötü olsa da, rakibin bir numaralı WR’sini durdurma konusunda ligin en iyi takımı Vikings DVOA’ya göre. Ayrıca Vikings geçen hafta bu sezon ilk defa koşarak touchdown yaptı! RB Latavius Murray ilk 5 maçta 30 koşu denemesinde 106 yarda toplamıştı, fakat sadece geçen hafta 24 defa koşarak 155 yarda gitti. Thielen ve Stefon “asla pas düşürmem” Diggs’in –şaka değil, bu sezon 42 defa hedeflendiği hâlde 0 pası tutamayıp yere düşürdü, ki reklamını bile çektiler– bu sezonki parlak performansını da eklersek, Minnesota temsilcisinin en az 7 sayı farklı bir galibiyete ulaşma şansını yüksek görüyorum. Bu düşüncemde Jets’in ligin uzak ara en kötü Tehlikeli Bölge hücumuna sahip olan takım olması, ve Minnesota’nın Tehlikeli Bölge savunmasının da epey iyi olması da etken. Quincy Enunwa ve Terrelle Pryor gibi silahlarından da yoksun olan çaylak oyun kurucu Sam Darnold, elbet hata yapacaktır. Ayrıca Vikings TE’si Kyle Rudolph da sezonun en iyi maçına bu hafta imza atabilir.

Philadelphia Eagles (%52)– Carolina Panthers (+4.5): Panthers’ın nasıl şanssız bir hafta geçirdiğini yukarıda anlatmıştım, fakat gene de toparlanıp maçı kazanmaya yaklaştılar ikinci yarıda. Bu iyi bir işaret. Eagles’a gelirsek, camia olarak gayet kötü hâldeki bir Giants’a karşı –ayrıntılarına o maçın analizinde değineceğim- farklı bir galibiyet aldılar, fakat bunda hem rakibin Tehlikeli Bölge fırsatlarını heba etmesi, hem yukarıda bahsettiğim Agholor pozisyonunda olduğu gibi Eagles’ın şansının yaver gitmesi, hem de Giants ön yedilisinin Eagles’in zayıf offensive line’ından istifade edecek hâlde olmaması etkendi. Panthers hem Tehlikeli Bölge hücumu, hem de ön yedili konusunda Giants’tan çok daha iyi bir takım. Bu sene deplasmanda hiç maç kazanamadılar, Eagles da kendi evinde taraftar desteğini ciddi anlamda hisseden takımlardan birisi, o yüzden maç Eagles’a daha yakın, fakat gayet yakın bir maç olmasını bekliyorum. Geçen hafta şansı yaver giden bir takımla şanssızlık yaşayan bir takımın mücadelesinde bu hafta roller de değişebilir, hiç belli olmaz.

Tampa Bay Buccaneers – Cleveland Browns (+3.5, %52): Buccaneers henüz et mi balık mı olduğunu anlayamadığım takımlardan birisi. Sene başında çok kötü olmaları bekleniyordu, fakat Ryan Fitzpatrick önderliğinde iki sükseli galibiyet aldılar, bir üçüncüsüne de Pittsburgh karşısında epey yaklaştılar. Fakat buna rağmen savunmaları berbat hâldeydi ki bu hafta savunma koordinatörlerini kovdular. Geçen hafta Atlanta Falcons’a karşı 29 sayı bulmaları hücumlarının geri döndüğü anlamına gelir mi? İlla değil, zira Falcons’ın berbat savunmasına 24+ sayı bulmayanı ligden atıyorlar. O maçta iki takım 21 3rd down denemesinin 13’ünden başarıyla döndü ki bundan daha yüksek bir 3rd down yüzdesinin tutturulduğu sadece iki maç var bu sezon (ki birindeki takım gene Falcons). Browns’un savunması sağlam, 3rd down savunması daha da sağlam. WR’leri iki maç üst üste, gene aynı anda berbat bir performans sergilemeyecektir, ki Bucs savunmasına karşı sergilemesinler bir zahmet. Browns’un bir zayıf yönü koşu savunmaları, ki geçen hafta Chargers’ın skor üstünlüğüne sahip olduğu için koşacağını bile bile onlara ikinci yarıda 164 koşu yardası verdiler. O kadar kötü yani durum. Peki Buccaneers’in koşu hücumu iyi mi? DVOA’ya göre sondan ikinciler bu alanda. O yüzden Browns galibiyete daha yakın, en azından şanssızlık eseri kazanamasa bile 3 sayıyla kazanamaz.

Jacksonville Jaguars (-4, %70) – Houston Texans: Gene başta ayrıntılı analiz ettiğim iki takım karşılaşıyor. Texans gerçekten kötü bir takım, 3rd down’lar olsun, Tehlikeli Bölge olsun ligin en vasat hücumuna sahipler. QB’leri Deshaun Watson’ın şapkadan çıkardığı tavşanlarla bir yere kadar gidebilirler, ki Watson ligin en çok sack edilen (25) ve uzak ara en çok darbe yiyen QB’si (63, ki ikinci sıradaki Matt Ryan 47 darbe yemiş). Jaguars’ın ön yedilisi toparlanmak için bundan daha iyi bir fırsat bulamazdı gerçekten. Bu sene gerek CB (cornerback-bek) Aaron Colvin’i kaybetmeleri, gerekse sack, top kapma gibi sezondan sezona değişkenlik gösteren istatistiklerde geçen seneki performanslarını yakalayamamaları Jaguars’ın savunmasını geriletmiş olsa da Texans’a karşı varlık gösteremeyecek kadar gerilemedi henüz. Ayrıca Jaguars geçen sene olduğu gibi öne geçtiği maçları kazanan (3/3), geri düştüğü maçları ise kaybeden (0/3) hüviyetini sürdürmekte (ki savunmasıyla maç kazanan bir takım için gayet mantıklı bir durum bu). Texans deplasmanda Jaguars karşısında öne geçebilir mi? Hiç sanmıyorum. Gidip de Blake Bortles topu gene üç kişi arasına atarsa bilemem tabii.

KAÇMAZ! Baltimore Ravens – New Orleans Saints (+3, %51): Hücumların savunmaları sürekli alt ettiği sezonda bu bayrağı taşıyan tek takım Ravens herhalde. İkinci haftada Perşembe günü yorgun argın oynadıkları Cincinnati Bengals maçını hesaba katmazsak geri kalan beş maçta sadece 43 sayı yedi Ravens. Maç başına 8.6 sayı! Şaka gibi bir durum bu. Tabii şunu da unutmamalı, oynadıkları takımların dördü Bills, Broncos, Browns ve Titans’dı bu seride. Bu takımların en iyi hücumcularını All-Star edasıyla bir araya getirsek, New Orleans Saints hücumunun yakınından geçemez. Geçen haftayı dinlenerek geçirdi Saints, fakat hemen öncesinde zaten güçlü olan hücumlarına Mark Ingram’ı da geri kazanmışlar, ve karşısında galibiyete uçarak ne kadar tehlikeli olacaklarını hatırlatmışlardı. Gene de Ravens savunması kale gibi gerçekten: 6 haftadır ikinci yarılarda rakiplerine touchdown vermediler, Tehlikeli Bölge savunması, 3rd down savunması, rakibin başarılı pasları gibi çok çeşitli kategorilerde ilk beşte yer almaktalar. Soru şu: Bunda rakiplerin vasat olması mı etkiliydi, yoksa Ravens ligin trendine tek başına meydan okuyacak güçte mi? Bu soruya cevap bulmak açısından çok önemli bir maç. Ben şimdilik trende güveniyorum.

San Francisco 49ers – Los Angeles Rams (-9.5, %73): Rams iki haftadır Seahawks ve Broncos gibi ligin en iyi pas savunmalarına karşı deplasmanda –yaşadığı sakatlık talihsizliklerini de unutmamalı tabii- ucu ucuna galibiyetler alabilmişti. O yüzden bu hafta karşılarında pek deplasman sayılmayan, pek pas savunması da sayılamayacak bir rakip görünce tekrardan coşacaklardır. 49ers hücumunu azımsamamalı kesinlikle; QB’leri Jimmy Garoppolo’yu sakatlığa kurban verdikten sonra hem Chargers’a, hem de Packers’a kafa tutabildiler; bunu da koşu hücumları sayesinde yaptılar biraz. Onlar için bir iyi haber, Rams’in de koşu savunması konusunda bu iki takım gibi gayet kötü olması. Onlar için bir diğer iyi haber, Rams’in hızlı WR’larından biri olan Cooper Kupp’ın da sakat olması. Özetle, 49ers bu maçı da yakın tutarsa hiç ama hiç şaşırmam, fakat Rams’in kötü savunmalara karşı makine gibi işleyen hücumuna karşı 49ers’ı seçmek biraz kör cesaret ister, bende de o yok. Bir de 49ers’ın geçen hafta bir field goal ile alabileceği maçta, maçın bitimine 1:13 saniye kala ve 3 mola hakkı da olmasına rağmen şu pas oyununu tercih edip topu kaptırmış olmasını unutamıyorum.

Washington Redskins – Dallas Cowboys (kazanır, %51): Kırk katır mı, kırk satır mı? Bahsettiğim gibi geçen hafta şansı yaver gitmiş, ve evinde oynadığı maçlarda fena savunma yapmayan Redskins’i mi seçmeli; yoksa geçen hafta sahip olduğu hücum personelini nasıl kullanacağını nihayet keşfetmiş gibi duran Cowboys’u mu? Dallas temsilcisi 2016 yılında epey parlak bir performans gösterirken, bunda hem QB Dak Prescott’ın koşu tehdidiyle rakip savunmaları kontrpiyede bırakması, bu tehditten RB Ezekiel Elliott’ın da istifade etmesi önemli bir unsurdu. Eğer geçen hafta olduğu gibi WR Cole Beasley’yi de slot pozisyonunda etkili kullanabilirlerse (9/11 pas, 101 yarda, 2 touchdown) sezonlarını tekrardan anlamlı hâle getirebilirler. Ancak biliyoruz ki mevzubahis Cowboys baş antrenörü Jason Garrett ise hiçbir şeyin garantisi yok. Peki Redskins çok mu matah? Geride bıraktığımız altı hafta itibariyle ligin en kötü pas hücumlarından ve koşu savunmalarından birine sahipler. Bu sene evlerinde Packers ve Panthers’ı yendiler, fakat Cowboys’un savunması bu iki takımdan daha iyi, özellikle Tehlikeli Bölge’de rakibine pek sayı fırsatı vermiyor. O yüzden Cowboys galibiyete bir adım daha yakın ama gene hiçbir sonucun şaşırtmayacağı bir başka maç bu.

Kansas City Chiefs (-6, %69) – Cincinnati Bengals: İstatistikler, insanın ezberini bozması açısından değerli bir kaynak olabiliyor. Mesela bu maça baktığımda “ooo, Bengals’ın savunması iyi, Chiefs’i zorlayabilir” diye düşünmüştüm. Fakat Bengals’ın Tehlikeli Bölge ve 3rd down savunma istatistikleri hiç parlak değil ve DVOA’ya göre ligin en kötü 9. savunması onların. “Ha, öyleyse ön yedilileri iyi demek ki” dedim fakat gene DVOA’ya göre koşu önleme konusunda 26., pas baskısı konusunda da 21. sıradalar. E bu takımın savunması niye iyi diye düşünüyorum ben o zaman? Chiefs’i yenmek için gerekli koşulları sağlamıyorlar yani. Maçı yakın tutabilirler mi? Gayet mümkün, 35-30 kazanabilir maçı Chiefs. Ama Andy Dalton’a güvenmediğimi daha önce de belirttim ve bu Chiefs defansı sene başından beri haklı olarak çok kötü olarak etiketlense de gerek interception’lar olsun (lig 10.su), gerek 3rd down’lar olsun (lig 6.sı) fena değiller. Pas baskıları da az çok toparlanıyor intibası bıraktı son bir iki haftada. Bu açılardan bana geçmiş yılların Patriots’ını hatırlatıyorlar biraz, ve o takım da bir şekilde rahat bir farka ulaşmayı bilirdi hep. Kaçmazımsı bir maç.

Atlanta Falcons (-4, %70) – New York Giants: Giants’ın sıkıntılarını özetlemeye çalışayım: Offensive line’ları epey kötü, ve arkasında da yaşlı ve hareketsiz Eli Manning duruyor. Yeni baş antrenörleri Pat Shurmur’dan daha çok play action (koşu görünümlü pas) oyun setleri kullanması bekleniyordu fakat bu alanda lig 27.si Giants. Kadrosunda Odell Beckham gibi bir yetenek olmasına rağmen denediği derin pasların yüzdesi ancak lig ortalamasında Giants’ın, ve Manning bu derin denemelerinde sadece 9/30’luk bir isabet bulmuş durumda (35 QB arasından 31. sırada). Doğal olarak Beckham da sinirlenip sağa sola kafa atmakla meşgul, ki zaten iki hafta önce verdiği bir röportajda “sence sorun Manning mi­?” sorusuna net “hayır” cevabı vermeyerek aslında net bir “evet” cevabı vermişti. Fakat şunu unutmamalı: Giants’ın maç sonuçları aslında o kadar kötü değil, Saints ve Eagles’dan fark yediler fakat geri kalan maçlar hep yakın skorluydu ve şansları yaver gitse 1-2 fazladan galibiyetleri olabilirdi. Falcons’ın delikli peynir gibi olan savunması, Giants’a aradığı moral motivasyon fırsatını verebilir mi? Madalyonun bir de diğer yüzü var tabii: Falcons’ın savunmasının berbat gözükmesinin bir sebebi, şimdiye kadar hep epey yetenekli hücum kadrolarıyla karşılaşmalarıydı belki de: Eagles, Panthers, Saints, Bengals, Steelers ve Buccaneers. Giants da yetenekli elbette, özellikle Barkley’nin geçen maç yaptıklarını düşününce, fakat belki de Falcons savunması o kadar da kötü değildir, sadece fikstürleri çok zor denk gelmiştir. Ayrıca Falcons son 4 maçta 3 mağlubiyet alırken QB’leri Ryan 1432 pas yardası, 12 touchdown, 0 interception ile oynayıp bu dönemin en iyi oyun kurucu performansını sergiliyordu aslında. O yüzden bu maç doğru bildiğimiz bir şeyin aksini kanıtlayacak nihayet, ve bence Atlanta temsilcisi doğru tarafta olacak ama çalkantı yaşayan camiaların ekstra motivasyonla oynadığı maçlar da olmuyor değil.

Geçen haftanın handikap tahminleri: 8-6-1

Sezonun handikap tahmini toplamı: 37-50-6 (%42.5)

Geçen haftanın kim kazanır tahminleri:  11-4-0

Sezonun kim kazanır tahmini toplamı: 57-33-2 (%63.3)

İlginizi çekebilecek diğer içerikler