Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

Diğer SporlarNFL Rehberi: Taht Kavgaları!

Roger Goodell'in akıbeti, sahalarda görmek istemediğimiz kavgalar, geçen haftanın en iyi hareketleri, bu haftanın maç tahminleri... NFL Rehberi karşınızda.
Burak Tekin2 sene önce

Bu sene hemen her yazımı NFL’in gündemini işgal eden bir saha dışı skandalıyla açtım diyebiliriz. Yok, merak etmeyin, bu hafta farklı şeyler gerçekleşti demeyeceğim zira eski gündem maddelerinin sürmesinin yanı sıra yeni şeyler de eklendi listeye ve onlara geri döneceğim. Fakat bu hafta ivedi gündemimizde başka bir konu vardı: Yeşil sahalarda görmek istemediğimiz olaylar. Hem de çoğul ekinin hakkını verecek şekilde bir değil, iki değil üç kavga yaşandı! Öyle basit itiş kakış da değil. AJ Green, Jalen Ramsey’yi kafakola alıp yumrukladı; Mike Evans, kavgayı ayırmak kisvesi altında kavga başlatırcasına Marshon Lattimore’a, eee, uçtu; Cardinals – 49ers müsabakasında çıkan kavga ufak çaplı bir meydan muharebesine dönüştü (bunda favori anım –kaçırdıysanız- videonun 19. saniyesinde gerçekleşiyor, atacak ceza bayrağı kalmayan hakem şapkasını havaya fırlatıyor). NFL’in ceza verme konusundaki tutarlılığı bizim PFDK ile kapışacak düzeyde olduğundan Green – Ramsey kavgasında iki oyuncu da maçtan atıldı fakat ekstra ceza almadı, ikinci kavgada ise Mike Evans maça devam etti (ki buna bizzat kendisi de şaşırdı) ancak bir maç ceza aldı. Düşen reytingleri toparlamak için gerçekleştirilen bu inovasyonu kutluyor ve devamını diliyorum zira izlerken uyuyakalınası kalitedeki maçları birden göz belertici düzeye taşımış oldu bu gelişmeler.

Bu kadar eğlence yeter, klasik gündem maddelerimize geri dönelim: Ezekiel Elliott’ın cezası gene onandı, ki gene kelimesini durumun ciddiyetini anlatmaya yetmiyor zira sene başından beri yedinci hukukî durum değişikliği bu ama galiba bu sefer kesin oynamayacak. Colin Kaepernick’in çift koldan gerçekleşen laneti –geçen hafta açıkladığım üzere oyun kurucular (QB) ve de NFL’in en renkli/yıldız simaları- devam ediyor zira yukarıdaki ikinci kavganın kahramanlarından Buccaneers QB’si Jameis Winston birkaç hafta sahalardan uzak kalacak –aslında buna lanet demek Buccaneers organizasyonuna torpil geçmek olur zira 6. haftadan beri sakat sakat oynuyordu galiba- ve Seahawks dış açık savunucusu Richard Sherman da Perşembe gecesi aşil tendonunu koparıp sezonu kapattı. Peki lanet bitecek mi? Hayır, çünkü Houston Texans ateşle oynamaya devam etti. Şöyle ki, başantrenörleri Bill O’Brien, Kapernick hakkında “İyi oyuncu ama bir süredir forma giymedi” diye bir açıklama yaptı. Bundan sonra da takım yedek QB’lerinden Matt McGloin’i serbest bırakıp yerine Josh Johnson’ı kadrosuna kattı. Johnson en son başarılı pas denemesini hangi tarihte gerçekleştirdi dersiniz? 11 Aralık 2011. Johnson’ın bir süredir forma giydiği tek ortam Madden NFL 17 oyununda yarattığı karakteri ama tabii Kaepernick formda olmayabilir, doğru hıhı evet!

Ama bunlarla da yetinmiyoruz zira saha dışında yaşanacak çok ilginç gelişmelerin de ilk fitili ateşlendi bu hafta: Dallas Cowboys’un sahibi Jerry Jones, NFL’in müdürü (commissioner) Roger Goodell’in sözleşmesinin uzatılmasına karşı çıktığını ve gerekirse lige dava açacağını belirtti. Bir takım sahibinin lige dava açması Amerikan sporlarında deprem etkisi yaratacak boyutta bir gelişme olduğu için bu sürecin sonunda ya Jones’un ya da Goodell’in ligle ilişiği bitecek demek afaki olmaz. Hatta Çarşamba günü ligin sponsorlarından pizzacı Papa John (Schnatter)’ın “NFL düzgün idare edilmediği için reytingler düşüyor, o yüzden benim şirketim zarar ediyor” manasında yaptığı açıklamanın tetikleyicisinin de Jones olduğunu düşünenler var. Game of Thrones’u özleyenleri bile düşünüyor NFL entrikalarıyla, skandallarıyla, şiddet sahneleriyle vs. daha ne olsun yahu?

HAFTANIN EN GÜZEL HAREKETLERİ

Bu hafta her kategoride gözüme çarpan bazı hareketleri listeleyip sonra büyük ödülleri vereceğim.

Pas atışları/tutuşları: Keenan Cole (Jaguars – Blake Bortles’ın verdiği berbat pası böyle değerlendirmek müthiş iş), Devante Parker (Dolphins – Odell Beckham Jr’a saygılar), Josh Doctson (Redskins – yuvarlanarak touchdown yapacaktı az kalsın), Drew Stanton (Cardinals – sen vasat altı bir QB idin en son bıraktığımızda yahu neler oluyor?)

Koşular: Bilal Powell (Jets – 5 çelme denemesini atlatıyor), Jaydon Mickens (Jaguars – Flash’ımsı bir degaj kontrası), Tavon Austin (Rams – 79 kilo çeken biri olarak sırtında 86 kiloluk bir Ross Cockrell’e rağmen koşmak kolay iş değil), Corey Clement (Eagles)

Savunma Oyunları: Justin Hardy (Saints – degaj bloku), Kevin Byard (Titans ilk müdahaleyi yapan savunmacının önemi de büyük)

En iyi hücum oyunu: Kansas City Chiefs’ten Tyreek Hill, ama aslında başantrenör Andy Reid’den yaptıkları perdelemelerle Hill’in yolunu açan herkes bu ödülü hak ediyor. Devrenin bitimine iki saniye, rakip savunmanın yaradana sığınarak atılacak pası engellemek için çizgiye dizilmesinden yararlanmak kurnazca bir düşünce ama bunu başarıyla uygulamak apayrı bir seviye. Spiker Jim Nantz’in “mümkün değil!” çığlığı, Tony Romo’nun “böyle bir şey futbol hayatımda görmedim” sözleri zaten bunun değerini anlatmaya yeter aslında.

En iyi savunma oyunu: Washington Redskins’ten Kendall Fuller ve D.J. Swearinger. Russell Wilson’a, koç Pete Carroll’a ve esasen bütün Seahawks takımına aynı maç içerisinde iki defa Super Bowl 49 travması yaşatmak inanılmaz bir başarı. Fuller artistik taklit puanında 10 üzerinden 10 alırken Swearinger birebir aynı oyunu gerçekleştirip üzerine geri paslarla hücum anlamında da inanılmaz yarda kat ediyor. Ben izlerken şoke oldum, gerçekten Seahawks taraftarı olmak istemezdim bu hafta sonu.

HAFTANIN SABRİ BEYLERİ

*Uzanamayacağı ciğere erişen kedi Jordan Matthews.

https://www.youtube.com/watch?v=LKASHX3IUxg

*Rakip savunmanın ona dokunmadığını fark etmeyerek NFL’de bu sene izlediğim en saçma top kayıplarından birini yapan Nick O’Leary; O’Leary’nin Perşembe günü yaşadıklarını izlemeyip T.Y.Hilton’ın elini kolunu sallayarak touchdown almasına izin veren Andre Hal. Yani tamam, NFL’in bu saçma kuralı böyle absürt işlere yol açıyor ve de yapısal bir problem var ortada ama Hal kardeşim, yahu adama dokun usulden ya ne kaybedersin?

https://www.youtube.com/watch?v=x53S7af8ptc

*Julio Jones (ki bence gerçek Jones kaçırıldı ve yerine Yossi Kohen geçti zira bu adam geçen sene Super Bowl’da şu pasları tutan adam).

*C. J. Beathard. Yani zaten pası attığı yerde hiçbir takım arkadaşı yok, gidip bir de takım arkadaşının kaskına nişanlamak topu duble başarı.

https://www.youtube.com/watch?v=atH3tCJVh60

*150 kilo olduğunu unutup kendini koşucu zanneden Marshall Newhouse (ama harika bir gif/klip verdi internetlere hakkını teslim edelim). Aslında gerçekten havada durdu ve şahitleri var, o açıdan bu sene daha Sabri Bey bir Sabri Bey görmeyecek bu bölüm.

*“Beyler bu akşam galibiyet yiyoruz!” diyerek parmaklarını yalayan Winston (bu yazıda kendisinden üçüncü defa bahsediyorum ve hiçbiri olumlu değildi bunların, eyvahlar olsun). Winston’ın manyak surat ifadelerinden gözlerinizi almayı başarınca arkada 69 numaranın surat ifadesine bakın.

https://www.youtube.com/watch?v=MaQvViWmBb0

Büyük Ödül: New York Giants. Öncelikle 1989’dan beri rakibi 3. hakta 30 yardadan fazla gitmek zorundayken touchdown yemeyi başaran ilk takım oldukları için kendilerini kutluyorum (işin trajedisi şu ki 1989’da sayıyı alan da Giants’mış. Karma elbet tahsilatı yapıyor.) Hem de öyle yaradana sığınan pas falan da değil, Saints “şuradan 5-10 yarda alalım da saha golü için işimiz kolaylaşsın” düşüncesiyle kısa pas atıyor ve Woods elini kolunu sallayarak gol bölgesine gidiyor. Geçen haftaki analizimde Giants savunmasının yaşadığı dirilişten bahsetmiştim bir de, dilimi eşek arısı soksun.

Ama takımın suçu yok, zira koçlarının kafası bin dünya. “Devre arasında takımınıza ne söylediniz?” sorusunu duyunca şu cevabı (!) vermek herkese nasip olmaz. Yani bilmediğin lisanda bir soru duysan bile iki kem küm bir şey dersin, dünyanın en zor sorusu da değil bu, iki klişe atıverir insan ortaya. Bununla da yetinmeyip QB Eli Manning’i yedek bırakabileceğini ima ettikten sonra tabii ki geri adım attı ve de Manning bu hafta ilk 11 başlayacak. Evet, Cleveland Browns gibi yaptığı her iş saçma olan bir takım varken (geçen hafta yazıya eklemeyi unuttuğum, insanın aklına Grosskreutz vakasını getiren bir takas skandalları var ama esas komik olan yapmayı beceremedikleri takasın gene kulübün bayrak adamı olacak kapasitede olmayan, kendini ispatlamamış bir oyun kurucu için olması) Giants’ın bu alanda birinciliği kapması zor ama zirveyi zorladıkları kesin.

HAFTANIN TAHMİNLERİ

Geçen haftayı gene %50’nin üzerinde isabetle kapatmanın verdiği haklı gurur ve Twitter’ın herkese 280 karakter bahşetmesi sonrası derli toplu Perşembe maçı analizi yapabilmenin kutlu sevinci ile girişi yapalım.

Seattle Seahawks (-6) – Arizona Cardinals: Bu maç için 26 (en az)-20 (en fazla) gibi bir skor öngörmüştüm fakat biraz vergi kesintisi ile 22-16 görmüş olduk ve de Vegas handikapı tam bildiği için herkese paralarını iade etmiş oldu. Beklentimin aksine Seahawks hücum koruma hattı, bu konuda sezon boyu pek de iyi performans sergilememiş Cardinals savunma ön hattı karşısında iyi bir sınav veremedi ve de QB Russell Wilson tam 5 defa yere çalındı. Tabii bunda kadroya geçen hafta katılan dış muhafız (tackle) Duane Brown’ın sakatlanıp maça devam edememesinin etkisi de vardı muhtemelen. Buna rağmen Wilson her zaman yaptığını yapıp bu başarısız hattına ve neredeyse namevcut koşu hücumuna rağmen (23 denemede 75 yarda ki bunun 19’u da Wilson’dan) 32’de 22 pas isabeti ve 238 yardalık bir performansa 2 touchdown sığdırdı. Fakat Sherman’ın sezonu kapatmasına sebep olan sakatlığına ek olarak 5 oyuncusu daha maça devam edememiş olan Seahawks’ın savunması da yediği darbelerden sonra maç kazandıramaz hâle gelirse Seattle temsilcisinin Play-off umutları için olumlu şeyler söylemek zorlaşacak. Arizona ekibi de maçta 4 sakatlık verdi ve bunların 3’ü sezonu kapattıran cinsten. Carson Palmer sakatlığından sonra oyun kurucu mevkiinde bir güneş gibi parlayan (çıta çok düşüktü tabii bunu unutmamalı) Stanton da diz bağlarını zedeledi ve sonraki maçlar için durumu şüpheli. Adrian Peterson’ın da 21 denemede ancak 29 koşu yardası gidebilmesi Cardinals hücumu için olumlu bir haber değil. Tabii bu kadar sakatlık olunca insanın maç konuşası da gelmiyor aslında, her ne kadar Perşembe gecesi maçlarında daha fazla sakatlık yaşandığı tezini veriler desteklemese de NFL’in zaten popülerliği de gittikçe azalan Perşembe gecesi futbolunu iptal etme vakti geldi de geçiyor. Tatsız bir maç, tatsız gelişmeler özetle.

Washington Redskins (+1.5) – Minnesota Vikings: “Denk güçlerin mücadelesinde ev sahibi favori değilse onları seç” felsefemden daha önce bahsetmiştim, o yüzden tamamen ilkesel bir tercih bu fakat bunu destekleyici veriler de mevcut. Washington ekibi, yaşadığı sakatlık sıkıntısına rağmen Seahawks karşısında geçen hafta epey etkileyici bir savunma performansı ortaya koydu. Eğer hücum koruma hatları da sağlam olsa Seattle ekibine fark atmaları işten bile değildi. Takımın yıldızlarından dış açık savunmacısı Josh Norman’ın üç hafta aradan sonra geri dönüşünün etkileri de hissedilmeye başlandı, pas baskılarının da DVOA’ya göre ligin 12. sırasında yer aldığını düşünürsek bu sağ sol kroşe Vikings’in çaylak pas hücumunu kilitleyecektir. Tabii Redskins için söylediğimiz her şeyi Vikings için de söylemek mümkün savunma hususunda. O yüzden şu ilginç istatistiğe güveniyoruz: 2010 yılından beri bay geçtiği haftadan sonra yaptığı 7 maçın sadece birini kazanabilmiş Minnesota temsilcisi. Geçen sene de etkileyici bir başlangıç yaptıktan sonra düşüş yaşamışlardı. Tabii bu şablonsal düşünme insanı hataya sürükleyebilir zira her takım ve her sene farklı ve de uzun vadede istatistikler ortalamaya yakınsar ama spor siteleri “Vikings bay geçilen hafta eğilimini tersine çevirmek istiyor” diye manşet atıyorsa bir sıkıntı vardır.

Chicago Bears (-4.5) – Green Bay Packers: Packers oyun kurucusu Aaron Rodgers’ın yaşadığı sakatlıktan sonra yazdığım ilk yazıda yerini alacak Brett Hundley’nin uzun pas atma konusundaki sıkıntılarına değinmiştim. Kendisinin Detroit Lions karşısındaki pas haritası, eee, berbat:

Packers’ın bütün hücum setleri Rodgers’ın sihirbazlıklarına endeksli olunca, yerine onun yaptığı en önemli şeylerden birini yapamayan bir oyun kurucu koyunca bu sonuç kaçınılmaz oluyor. Bears dinlenme haftasından önceki maçında Saints karşısında manasız bir pas-koşu dengeli hücum stratejisi gütmüş, fakat buna rağmen sakatlık sebebiyle iptal olan touchdown geçerli olsa ligin en alev almış hücumlarından biri karşısında maçı berabere bitirecek yakınlıkta tutmuştu skoru. Packers’ın geçen hafta Detroit temsilcisi karşısında sonlara doğru bulduğu manasız touchdown’ı hesaba katmazsak 10 sayısı var ve Chicago temsilcisinin defansı da başarı olarak Detroit’e çok yakın. 4.5 handikap enteresan bir sayı olsa da Packers’ın çorak kadrosuna güvenmek için hiçbir sebep yok henüz.

Indianapolis Colts – Pittsburgh Steelers (-10): Pittsburgh temsilcisini iki hafta önce izlediğimizde oyun kurucu Ben Roethlisberger, hem de dişli Lions savunmasına karşı, pas verme yetisini yeniden kazanmış görüntüsü veriyordu. Colts’un Deshaun Watson’sız bir hiç olan Texans’ı yenmesi (ki Tom Savage’a kariyerinin ilk touchdown pasını ve de sona doğru maç kazanma fırsatını sunmalarına rağmen gerçekleşti bu) ve de Bengals’a karşı rekabetçi bir maç çıkarmış olmaları aldatıcı olabilir. İki takımın son üç senede yaptığı üç maçı Steelers 17, 31 ve 21 sayı farkla kazanmış. Savunmaları maçı biraz ciddiye alırsa (ki bu Pittsburgh ekibi için, özellikle bu tür maçlarda mühim bir bilinmezlik) Colts’un 14 sayıyı geçmesi hayal olur.

Jacksonville Jaguars (-4.5) – Los Angeles Chargers: Jaguars maçı için geçerli soruların cevaplarını verelim hemen: Chargers hem koşu hücumunda hem de koşu savunmasında DVOA’ye göre 26. sırada. Leonard Fournette, 7. hafta sakatlığının üzerine idmana çıkmadığı için geçen hafta da kadro dışı kalmıştı (buna rağmen Cincinnati Bengals’ı rahat geçtiler) ve sahalara fişek gibi dönmesi kuvvetle muhtemel; zira kendisini en son izlediğimiz iki maçta deneme başına 6 yarda üstüne çıkıyordu. Chargers, New York Giants karşısında geçen seneden beri süregelen lanetini yendiğinden beri fena bir performans ortaya koymadı ama Philip Rivers’ın en sevmediği durumlardan biri pas baskısı yemek ve Jaguars ön yedilisi bu konuda gayet iddialı bir ekip. Chargers’ın bu maçı alması için çok ekstra işler olması gerekiyor açıkçası.

Tampa Bay Buccaneers – New York Jets (-1.5): Takımlardan birisi geçen hafta ligin en iyi savunmalarından birine –her ne kadar absürt durumlar olsa da- sezon boyunca yaptığı top kaybını tek maçta yaptırmış; diğerinin yıldız dış açığı maçtan atılmaya çalışmış fakat bunda bile başarılı olamamış (ama bu hafta cezalı duruma düşmüş). Üstüne üstlük sakat sakat oynattıkları oyun kurucuları nihayet revirin yolunu tutmuş. Takımın sezona dair hiçbir iddiası yok, hatta muhtemelen şalteri indirmiş durumdalar. Ötekinin ise farklı modellere göre %7-8 arası değişen bir Play-off’a kalma şansı dahi var. Özetle, Jets’in bu maçı kazanmaması için tek sebep, maçı kazanmak istememeleri olacaktır. Tabii NFL bu, iki hata her şeyi değiştirebiliyor; Tampa Bay temsilcisi de yaşadıklarından sonra hırs yapmış olabilir ama yani neredeyse sezon boyunca rezil bir savunma performansı göstermiş takımın kaç haftadır hücumda da yokları oynadığını düşünürsek sadece hırsla düzelecek bir durum yok ortada.

Tennessee Titans (-5.5) – Cincinnati Bengals: Aslında istatistiki olarak denk sayılabilecek güçte iki takımın mücadelesinde ev sahibinin 5.5 sayıyla favori olması çok sık rastlanan bir durum değil ama bunun için geçerli bir sebep var: Bengals pas hücumunun her şeyi ama her şeyi olan Green (bu sene Bengals dış açıklarının aldığı pas yardalarının %62.6’sının sahibi kendisi) yukarıda da belirttiğim üzere cezalı durumda. Bengals mecburen koşu hücumuna dönecek yüzünü fakat Tennessee temsilcisinin pas savunması vasat altı olsa da koşu savunması DVOA’ya göre lig 12.si. Bengals’da dış açık Brandon LaFell ve de iç açık Tyler Kroft’un sürpriz katkılar vermesi ya da koşucu Joe Mixon’ın Pittsburgh karşısındaki ortalama 6.86 yardalık performansına yakın bir performans sergilemesi lâzım ki bu maçta hücum adına varlık gösterebilsinler. Ya da fena olmayan savunmaları Titans’ı kilitleyecek ancak Colts’a bile 23 sayı vermiş bir gruptan bahsettiğimizi unutmamalı.

Buffalo Bills (+3) – New Orleans Saints: Geçen hafta Tampa Bay temsilcisinin, Saints savunmasının yumuşak karnı olan koşu oyununda varlık göstererek maçı rekabetçi bir hâlde tutacağını düşünmüştüm fakat Doug Martin beni hayal kırıklığına uğrattı (gerçi Winston’ın parmaklarını yaladığı bir maç öncesi “motivasyon” konuşmasından sonra kimsenin koşacak hâli kalmamıştır tabii). Bills’in koşu hücumu için de benzer sıkıntılar mevcut zira DVOA’ya göre 22. sıradalar (Tampa Bay’in 2 üstü). Fakat bireysel performans olarak Doug Martin’den daha ciddi fark yaratma potansiyeline sahip bir oyuncuya, LeSean McCoy’a sahipler. McCoy’un bu sene kötü koşu savunmasına sahip takımlara karşı performansı epey iştah açıcı (Falcons’a karşı ortalama 3.8 yarda, Buccaneers’a 3.96, Raiders’a 5.59). Bills savunmasının da Buccaneers’dan fersah fersah üstün olduğunu düşünürsek maçın yakın geçme ihtimali çok yüksek. Ama, eğer Bills klasik Bills düşüşüne başladıysa ve Jets maçı bunun göstergesiyse bu 13. haftadaki Colts maçına kadar Buffalo temsilcisinden uzak duracağım anlamına gelir. Tabii New Orleans ekibini küçümsediğim anlamına gelmemeli Bills tercihim, zira Saints gerek hücumda, gerek pas savunmasının dış açık kontrolü kısmında mükemmele yakın bir performans gösteriyor bu sene ve de bu maçı da almaları beklenen sonuç ama tıpkı 20-12 biten Bears maçında olduğu gibi yakın skorlu olma ihtimali/potansiyeli yüksek bir maç bekliyorum.

LeSean McCoy formunu bu hafta da sürdürebilecek mi?

Detroit Lions – Cleveland Browns (+10.5): Browns için iyi giden tek bir şey var bu sene, o da savunmaları. DVOA’ya göre ligin 18. sırasındalar ve de bunda pay sahibi olan Myles Garrett, Jason McCourty, Jabrill Peppers gibi isimlerin sakatlıkları iyileşti. Öte yandan hücumda ligin en kötü takımı oldukları gerçeğini değiştirmiyor bu. Fakat eğer bu sene lehlerine biraz olumlu koşullar sunacak bir eşleşme varsa o da bu. Lions’ın koşu hücumu epey kötü ve de Cleveland ligin en iyi koşu savunmasına sahip şu an (gözlüklerimi silip bir daha baktım satır mı atlıyorum diye ama yok, gerçek bu). Tek yönlü bir Detroit hücumunun işi Cleveland ekibi karşısında zor olmayacaktır illa ki ama Browns’un bu seneki mağlubiyetlerindeki puan farkı sırasıyla şöyle gelişmiş: 3, 14, 3, 24, 3, 16, 3, 17, ?. Soru işaretli yere 3 geleceği aşikar.

Los Angeles Rams (-12) – Houston Texans: Colts’tan taze 6 sayı fark yemiş bir takımın, doğru orantı uyarınca Rams’den 192 sayı fark yemesi gerekir. Tabii bu imkânsız ama Rams geçen hafta zayıf bulduğu rakibine fark atma konusunda hiçbir çekince duymayacağını net bir şekilde ortaya koydu. Savunmaları harika oynamaya devam ediyor, ki Tom Savage liderliğindeki Texans hücumu (yazarken bile bir titreme geldi) Rams’e karşı 10 sayıdan fazlasını bulursa öpüp başına koysun. Yaşadıkları sakatlıklardan sonra savunmaları da eski dinçliğinde değil maalesef Houston temsilcisinin, Seahawks’tan 41 sayı yemeyi başarmış bir gruptan bahsediyoruz nihayetinde. Bu eşleşmede Houston lehine gelişebilecek hiçbir şey göremiyorum ben. Aslında bir şey var, o da lig 6.sı koşu savunmalarının Todd Gurley’yi durdurması ve de Rams’in pas hücumuna yüklenmek zorunda kalması ama Los Angeles ekibinin Goff’un güçlü olduğu yönler etrafında şekillendirdiği pas hücumu da ligde 2. sırada o yüzden buna zafiyet demek de doğru değil. 12 sayı fark rahat ulaşılabilir olmalı Rams için.

Atlanta Falcons – Dallas Cowboys (+3.5): Ünlü ozan Timbaland’ın dediği gibi 4 dakika fıkı fıkı 4 dakika yetti Falcons’ın dağılmasına geçen hafta Panthers karşısında. İlk devrenin sonunda 4. hakta 1 yarda gitmeye çalışıp gidemeyince topu kaybetmeleri yetmezmiş gibi üstüne 15 yarda ceza da yiyip orta sahada çizgisine kadar getirdiler Cam Newton’ı ve de touchdown’ı yaptı Newton. Sonrasında başladıkları akının daha 2. denemesinde topu kaptırıp devre bitmeden bir touchdown daha verdiler. Böylece 10-0 öndeyken, en kötü ihtimal 13-7 önde girecekleri devreye 10-14 ile gittiler. Bunu uzun uzun anlatmamın sebebi Falcons’ın bu sene yaşadığı mental çöküşü iyice gösterebilmek. Çünkü bu bir değil, iki değil. Patriots karşısında da benzer bir 4. hak kumarı oynayıp kaybetmişlerdi. Sorunlarını genelde hücum koordinatörleri Kyle Shanahan’in 49ers’ın başına geçmesine ve yerine gelen Steve Sarkisian’ın yetersizliğine bağlıyoruz ama Jones’un düşürdüğü topu falan da düşünürsek ihtiyaçları olan yeni bir koordinatör değil, bir psikoterapisttir belki de. Evet, Cowboys’un koşu hücumunun Elliottsızlığa nasıl bir reaksiyon vereceği muamma ve sırf bu yüzden de Atlanta temsilcisi kendi evinde favori ama koşu savunmaları ligde 29. sırada olduğu için Elliott’ın yokluğunun en az tesir edeceği rakiplerden biriler Cowboys için. Dallas temsilcisinin, önderleri hat destekçisi (LB) Sean Lee’nin sakatlıktan dönmesiyle birlikte toparlanma emareleri gösteren defansını da düşünürsek, Atlanta’nın mental bir diriliş yaşamasını beklemektense Cowboys’un yedek koşucusu Alfred Morris’in vasat bir performans sergilemesini beklemek daha makul.

San Francisco 49ers (+2.5) – New York Giants: “Tabii Todd Gurley, Giants savunmasına aldırış etmeden koşu yardalarını toparlarsa bütün bu öngörülerim boşa çıkar ama iki maçtır izlediğim Giants savunması en azından bu maçın skorunu yakın tutar intibası uyandırıyor.” Geçen haftaki yazımda New York ekibine ayırdığım paragrafı böyle bitirmişim. Onlar da güvenimi boşa çıkarmayıp 51 sayı yediler sağ olsunlar. İki takım istatistiki kategorilerde birbirlerine ekseriyetle denk (sadece Giants’ın pas baskısı lig ortalamasının üzerinde ama büyük fark yaratacak bir faktör değil bu zira Beathard pas baskısındaki bu marjinal farka ihtiyaç duymadan da yeterince top kaybı yapacaktır 49ers için). Giants’ın lehine gelişebilecek tek konu, bu hafta yaşanan ve kendilerine Sabri Bey Ödülü’nü getiren gelişmelerin takımı biraz ateşlemiş olması ama ligin 10. haftasına geldiğimizde artık “ninemin bıyıkları” hikâyelerine bakmamamız lâzım. Bir de hiç de az olmayan şu ihtimal mevcut: Devre arasında beklenen Jimmy Garoppolo – Beathard değişikliği gelebilir. Şimdiye kadar gördüğümüz Garoppolo, Beathard’dan çok daha iyi bir QB.

Denver Broncos (+7.5) – New England Patriots: Bu haftanın en tuzaklı handikap sayısı bu herhalde. New England temsilcisi iki hafta maç yapmamış şekilde çıkacak Denver karşısına, ve de bunun Patriots savunmasına etkisinin nasıl olacağını henüz bilmiyoruz. Bill Belichick’in öğrencilerinin bu sene sadece iki adet farklı galibiyeti oldu ve bu skorları aldıkları takımlar o tarihlerde ligin en kötü savunmalarından birine sahiplerdi. Geri kalan her ama her müsabaka yakın skorlu geçti. Belichick, gözlemlenebilir fiziksel evrende muhtemelen cevabını bulamayacağımız unsurlarla rakibini saçma hatalar yapmaya ikna ederek Chargers, Falcons, Jets ve Buccaneers müsabakalarından galibiyetle ayrılmayı başardı fakat bu dört maçın üçünde bir iki oyun farklı neticelense mağlubiyet işten bile değildi. Evet, Broncos savunması serbest düşüşte gibi gözüküyor fakat Giants’tan yedikleri 23 sayının hatırı sayılır kısmının müsebbibi hücumdu, Chargers’a 21 sayı vermek fena değildi (karşılığında 0 sayı yapmak epey fenaydı tabii), Chiefs ve Eagles karşısında yedikleri sayılardan ziyade 20 sayı civarına çıkmış olmaları daha mühim göstergeler olabilir. Ve evet, Brock Osweiler’ın oyun kurucusu olduğu bir takım ne yapabilir diye sorası geliyor insanın ama Patriots taraftarları için hiç hoş anılar uyandırmayacak bir soru bu. Son tahlilde Denver hâlâ daha ligin en iyi 6. savunmasına sahip, Patriots birkaç aylık bir aradan sonra iç açık Martellus Bennett’a –tartışmalı bir şekilde– kavuşmuş olsa da hücum ekibine monte olması için zaman gerekecektir ve her ne kadar ligin en iyi hücumu New England temsilcisininmiş gibi gözükse de bazı ayrıntılarda ciddi sıkıntıları var ve de Brady’nin kriptoniti Denver deplasmanında Patriots’ın 7 sayıdan fazla farklı kazanacağına güvenmek zor.

Brock Osweiler, Patriots’a karşı neler yapacak?

Carolina Panthers (-9) – Miami Dolphins: Geçen hafta Dolphins’in koşucusu Jay Ajayi’yi takas etmesinin havlu attıkları anlamına geldiğini düşünmüştüm fakat Oakland Raiders karşısında 3 farklı bir mağlubiyet aldılar. Tabii maçın bitiminde 2 dakika kala skor 27-16 idi, o yüzden ona çok aldanmamalı ama gene de fena olmayan bir performans ortaya koydular en azından hücum anlamında. Tabii karşılarında ligin en kötü savunma yapan takımlarından biri olan Raiders vardı. Bu hafta karşılarında ligin en iyi savunma yapan takımlarından biri olan Panthers olacak. Panthers’ın tek bir sorunu var, o da koşu oyunlarındaki vasatlık. Eğer takımınızın koşu yardası lideri oyun kurucunuz oluyorsa ve bu istisnai bir durum değil de kaideyse, savunması iyi olan bir rakip sizi kolaylıkla durdurabilir ve de hücumu da vasatın üzerindeyse mağlup olursunuz. Panthers’ın bu sene Bears’e, Eagles’a ve Saints’e yenilmesi, Bills’i 9-3 gibi komik bir skorla mağlup edebilmesi, aldığı en rahat galibiyetin Tampa Bay’e karşı olması vs. hep bu şekilde açıklanabiliyor. Peki Dolphins nasıl bir takım? Pas savunması çok kötü, koşu savunması çok iyi (ama Panthers’ın ihtiyacı olan koşular zaten Newton’dan gelecek ve o da pas savunmasıyla alakalı). Peki hücumda etkili oldukları bir alan var mı? Jay Ajayi sonrasında Kenyan Drake kompetan bir koşucu gibi gözüktü fakat rakibin Raiders olduğunu unutmamak lâzım, zira Jay Cutler, evet sene başından beri izlediğimiz ve futbolu kafada bırakmış gibi duran Jay Cutler 34/42 pas isabeti, 311 yarda ve 3 touchdown ile oynadı. Panthers’ın Atlanta savunmasına ancak 20 sayı yapabilmiş olması iyi bir işaret değil, fakat Miami’nin Panthers savunmasına karşı 10 sayıyı bulması bile mucizevi olacağından Panthers 9 sayılık handikapın üstesinden gelecektir.

Geçen haftanın tahminleri: 7-6-0

Sezon toplamı: 60-68-3

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Kesişen Yollar

Kesişen Yollar

2 ay önce
Selef

Selef

2 ay önce