Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

Diğer SporlarNFL Rehberi: Kader Anı

NFL’de bir haftayı daha geride bırakırken play-off'a da artık sayılı günler kaldı. Haftanın kazananları, kaybedenleri, en’leri ve maç tahminleri. Hepsi ve daha fazlası NFL Rehberi’nde…
Burak Tekin7 ay önce

Normal sezonun son haftasında birçok maç anlamsızlaşmış durumda. O yüzden bu haftaki yazının formatında bir değişikliğe gidiyorum. Önce alışıldığı gibi haftanın enlerine baktıktan sonra Playoff mücadelesi için en önemli üç maçın analizini yapacağım. Diğer tahminlere pek vakit harcamaya gerek yok, zira sakatlıklar, oynamayan oyuncular, iddiasızlar, istim üstünde olan koçlar falan derken son hafta sonuçları çoğunlukla saçma sapan oluyor.

HAFTANIN EN’LERİ

En hızlı top taşıyıcı: Geçen haftaki trend sürüyor. Bu haftanın en hızlı oyunu da gene ismi çok duyulmayan bir oyuncudan, Falcons’ın halfback’i (pozisyonu Türkçeleştirmeye bile gerek duymamıştım şimdiye kadar, o derece yani) Brian Hill’den geldi. Gerçi oyun pek spektaküler değil ama bu haftaya savunma oyunları, paslar ve returnler damgasını vurdu.

Topla en çok mesafe kat eden oyuncu: Bu sene kendi ayağına sıkma konusunda en başarılı işlerin birkaçına imza atmış olan Broncos, gene mükemmel bir iş çıkardı ve maç kazanmaya pek de niyeti olmayan Raiders’a 99 yardalık bir punt return sayısı verdi. Tabii çizgide topu tutup tutup bırakan Broncos oyuncuları kadar sezonun en uzun koşusuna imza atan Dwayne Harris’i de unutmamalı. Müthiş bir oyun.

En hızlı sack: Serbest düşüşte olan Panthers maçı nihayet kaybetse de, savunmacı Kyle Love rakip oyun kurucu (quarterback-QB) Matt Ryan’a sevgi göstermedi. Kendi işimi kendim yaparım felsefesini sergileyen Love, hem topu boşa çıkarıp hem de sonrasında topun üzerine yattı ki tüm bunları yaparken aynı zamanda sezonun en hızlı 16. sackini de gerçekleştiriyordu.

En beklenmedik yarda kazanımı & en pes etmeyen savunmacı: Şimdi savunmacı Hardy Nickerson’ın çabasını gölgede bırakmak gibi olmasın ama Cleveland Browns adeta gövde gösterisi yaptı etkileyici hareketlerle dolu bu maçta. Njoku’nun yılan gibi kıvrılarak maçı bitiren hareketi yapması ve takımına ekstradan 51 yarda kazandırması da gayet etkileyiciydi. Fakat işin en güzel yanı, QB Baker Mayfield’ın bu pozisyondan sonra rakip yedek kulübesinde yer alan eski koçu Hue Jackson’a imalı imalı bakmasıydı. Browns eğer Jackson’ı iki-üç hafta erken kovmuş olsa şu an Playofflarda olacaklar, geçen hafta ayrıntılı incelediğim gibi favoriler teklerken belki de ciddi anlamda ses getireceklerdi. İnanılmaz.

En mucizevi pas: Evet, gene Browns. Mayfield bu kenar çizgisine doğru atılan paslarda epey uzmanlaşmaya başladı, ve dış açık (wide receiver-WR) Jarvis Landry’ye verdiği bu pasın nasıl yakalandığını anlamak tekrarı izlemeden zor. (Ki henüz Browns’dan bahsetmem bitmedi, en iyi oyunlar kısmında geri geleceğiz.)

NFL’e göre en iyi oyunlar: Bu en iyi 15 oyunun videosu (ki Texans ve Jets iki defa yer alıyor), bu da her takımın en iyi oyununun videosu. Birkaç tekrar düşülüyor elbet ama ben her iki videoyu da izlemenizi tavsiye ederim kapsayıcı olması açısından.

HAFTANIN EN KRİTİK MAÇLARI ve DİĞER TAHMİNLER

(Parantez içindeki sayılar hem seçtiğim handikap, hem de o takımın zannımca maçı kazanma ihtimalini göstermekte. Siz de FiveThirtyEight sitesinde maçlara olasılık atayabilir ve onların modelini yenmeye çalışabilirsiniz.)

Üç adet harika, iki adet de bunların sonucuna bağlı olarak eğlenceli olabilecek maç var bu hafta. Gerisi prestij yahut sıralama mücadelesi, ki normalde o meşhur Yiğit Özgür karikatürüne benzeyen senaryolar dönerken bu sezon çok bilinmezle girmiyoruz son haftaya. O yüzden o beş maça bakarak normal sezonun son yazısını noktalayayım.

1a. Baltimore Ravens (%66) – Cleveland Browns (+5.5): Ravens’ın as QB’si, taraftarına bir Super Bowl şampiyonluğunun yanında sayısız tansiyon ve kalp rahatsızlıkları hediye etmiş olan Joe Flacco sakatlandıktan sonra Ravens hücumu Rönesans yaşadı bu sezon. 11. haftadan itibaren 5 galibiyet, 1 mağlubiyet aldı ki o da ligin en iyi takımlarından Kansas City karşısında uzatmalarda geldi. Ki geçen hafta çoğunlukla savunmalarının gücüyle Los Angeles Chargers’ı mağlup etmeleri de hanelerine artı olarak yazıldı. Chargers’ı sadece 198 yardada tuttu takım, hem de Melvin Gordon sakatlıktan dönmüş olduğu hâlde (gerçi ben geçen hafta Chargers balonuna karşı okuyucuları uyarmıştım zaten). Fakat bu sonuçlar, Ravens hakkındaki endişeleri götürmek yerine güçlendiriyor. Şöyle ki Baltimore ekibi, Seahawks ile birlikte hücumunu neredeyse tamamen koşuya endeksleyen iki takımdan birisi. 11. haftadan beri oynadıkları rakiplerin koşu savunmalarının DVOA’ya göre sıralaması şöyle idi: 30., 25., 31., 32., 30., 18. Sayısal Loto kuponu oynanmayacak derecede benzer sayılar bunlar. Ligin en kötü koşu savunmalarına karşı oynayınca gerek sezon ortasına kadar ismi duyulmamış koşucu (running back-RB) Gus Edwards’ın, gerekse çaylak QB Lamar Jackson’ın performansı takımı sürükledi. Fakat geçen hafta azıcık daha direngen bir Chargers savunmasına karşı oynayınca, haftalardır koşu denemesi başına 4.5-6.5 yarda arası toplayan Jackson 3’te kalıverdi.

Şimdi iyi haber, Browns’ın koşu savunması da çok matah değil, DVOA’ya göre 21. sıradalar. Kötü haber, sıralamadaki yerleri Hue “are you coach” Jackson sonrası yaşadıkları yükseliş trendini gizliyor, zira 9. hafta bittiğinde 3. en kötü koşu savunması Cleveland’ındı. Daha da kötü haber, normal şartlarda Playoff umutları bittiği için ununu eleyip eleğini asmış olması gereken Cleveland ekibi istisnai bir hırsla oynuyor maçlarını. Daha daha kötü haber, Ravens geçen sene gene Playoffların eşiğinden, Ohio eyaletinin bir başka temsilcisi Cincinnati Bengals’ın son hafta 27-10’luk şok bir galibiyet alması yüzünden dönmüştü. “Tarih tekerrür eder” klişesini kullanmak istemem, fakat eğer maçta skor yakınsa ve Mayfield ve hücum koordinatörü Freddie Kitchens kandırmacalı setlerle Ravens’ın başını döndürmeye başlamışsa eller ayaklar titremeye başlayabilir. Jackson’ın kötü bir performansı, kenarda sağlam bir şekilde bekleyen Flacco’nun oyuna girmesi anlamına gelebilir, işler daha da kötü olabilir vs. Kriz potansiyeli orada tüm heybetiyle durmakta yani. Maçı kaybettikleri anda Steelers’ın kendi evinde Bengals’a yenilmesini beklemek durumunda kalacak Baltimore ekibi.

1b. Pittsburgh Steelers (%75) – Cincinnati Bengals (+14.5): Patriots taraftarları Stevan Ridley’yi yakından tanıyorlar. Kendisi yetenekli bir koşucu olmasına rağmen en kritik anlarda yaptığı fumblelarla çoğu insanın hisleriyle oynamıştı zamanında (ki Patriots koçu Bill Belichick top kayıplarına karşı müsamahasızlığı ve oyuncuları –abartıyorum- yağlı toplarla vs. çalıştırması ile tanınır, işte öyle bir takımda oynarken senede 4 fumble yapıyordu Ridley) İşte o Ridley, iki hafta önce Patriots karşısında Steelers’ın zafere ulaşmasında pay sahibi olurken aslında daha büyük bir hayal kırıklığının altyapısını oluşturmakla meşguldü, ve o kaçınılmaz fumble geçen hafta geldi. O yüzden Steelers bu hafta Ravens’ın yenilmesini beklerken aynı zamanda ezeli rakipleri Bengals’ı mağlup etmeye çalışacak. Ki eder de, zira Bengals serbest düşüşteki bir diğer takım ve sakatlık listesinde 21 adet oyuncusu var. 14.5 sayı handikap biraz yüksek yalnız, zira Baltimore’dan olumsuz gol haberleri gelirse pek de maç yapacak hevesleri kalmaz.

2) Tennessee Titans (+3.5) – Indianapolis Colts (%53): Sizlere doğru bilgi verebilmek için Titans QB’si Marcus Mariota’nın sakatlık durumunun belli olmasını bekledim son ana kadar fakat hâlâ daha tatmin edici bir cevap alabilmiş değiliz. Hem boynundan, hem de ayağından sakat olan Mariota, iki gündür antrenmanlara çıkıyor olsa da maça başlaması bile maçı tamamlayacağı anlamına gelmeyebilir. Bu yüzden ki normal şartlarda favori görülecek olan Titans maça underdog olarak çıkıyor. Peki Colts’a bu kadar güvenmek için bir sebep var mı? Hem var, hem yok. Şöyle diyeyim, geçen haftanın başında size “iddiası kalmamış olan New York Giants, Playoff mücadelesini sürdüren Colts karşısında deplasmanda oynayacak, Odell Beckham Jr. sakat olduğu için Eli Manning Bennie Fowler, Scott Simonson, Cody Latimer, Elijhaa Penny gibi isimlere pas vermek zorunda olacak, ha bir de Saquon Barkley 21 koşu denemesinde sadece 43 yarda gidebilecek” desem, maçın skorunun ne olmasını beklerdiniz? 35-10 gibi bir şey değil mi? Fakat Colts gerçek anlamda son dakikada kazanabildi maçı. Zaten sene başından beri takımın en zayıf halkası ön yedilisiydi, ve Manning’e doğru düzgün baskı uygulayamadılar. Bununla da bitmedi sıkıntılar, Giants’ın pas yakalayıcıları ortalamanın epey üstünde boş kaldı. Ayrıca gene Giants’ın en iyi ihtimalle vasat olarak nitelenecek koşu savunması, RB Marlon Mack’e nefes aldırmadı (12 denemede 34 yarda). O yüzden her ne kadar 9 maçta 8 galibiyetle etkileyici bir çıkış yakalamış olsa da Indianapolis temsilcisinin zayıf yanları var.

Peki Titans bunlardan istifade edebilecek bir hâlde olacak mı? Tabii ki gerek Mariota, gerekse yetenekli WR Corey Davis’in sakatlıkları ve oynayıp oynamayacaklarının belli olmaması çok büyük soru işaretleri. Gene Titans ön yedilisinin koşuculara karşı performansı pek iyi değil. Pas baskısı desek orada da ligin en kötü 10 ekibi arasında. Tamam, Giants bile istifade ettiyse Titans niye edemesin denebilir ama o biraz hüsnüzan eylemek olur. O yüzden sakatlıklardan sonra her şeyin dönüp dolaşıp geldiği tek bir isim var: RB Derrick Henry. Henry’nin Colts karşısında 11. hafta performansı fena değildi (9 denemede 46 yarda), fakat o zamanlar maç başına 10.7 defa top taşıyan bir koşucuydu kendisi. Jaguars karşısında çılgın bir parti verdikten sonra son 3 haftadır ortalama 23.7 kez top taşımaya başladı. 23.7! Bütün sene böyle kullanılsa ligin açık ara en çok kullanılan koşucusu olurdu Henry. Gelelim ikinci soru işaretine: Diyelim Mariota oynayamıyor, yedek QB Blaine Gabbert ne yapar? Kendisi güven veren bir isim değil, kariyeri boyunca 47 touchdown pasına karşılık 45 interception yapmış olması da göze hoş gelmemekte, fakat Jaguars’daki ilk üç senesini çıkarırsak paslarının %3.6’sı touchdown, %3’ü interception olmuş bir QB ile karşılaşıyoruz ki çok kötü değil. Ki bu sene Titans formasıyla %4.2-%2.8 gibi bir fark oluşturmuş durumda ki bu kariyerinin en iyi noktası. Lâfı uzatmayayım, demek istediğim Gabbert’ın en azından haldır huldur top kaptıran bir QB olmadığı ve Henry’den iyi bir performans geliyorsa maçı idare edebileceği. Fakat bütün iyi haberlere rağmen bütüne baktığımızda Colts Playofflara uzanmaya daha yakın, ki bu sene yaptıkları ilk maçı da farklı kazanmıştı. Fakat Titans ligin en dengesiz bir takımlarından birisi bütün sene yazdığım gibi, o yüzden hele kendi taraftarları önünde sürpriz bir performans ortaya koyarlarsa hiç ama hiç şaşırmam.

3a. Minnesota Vikings (%52) – Chicago Bears (+5.5): Vikings koşu hücumu denen şeyin varlığını hatırladığından beri (bu hatırlama, hücum koordinatörleri John DeFilippo’nun kovulmasıyla aynı zamana tesadüf ediyor) kendine gelmiş durumda. Evet, Miami’ye 41, Detroit’e 27 sayı atmak öyle aman aman bir başarı değil tabii ki, fakat en azından tahmin edilebilirlikleri azaldı. Bu iki haftadır pas savunmalarının da verimliliğinde bir artış gözlemlemek mümkün, bu teknik ve psikolojik etkenlerle de açıklanabilir, tamamen tesadüf de olabilir ama Kenny Golladay gibi aşırı yetenekli bir WR’ı 6/15 pas yakalayışta tutmak kolay iş değil. Gene Lions gibi en azından pas baskısını iyi yapan bir takıma karşı Vikings offensive lineı bu sene ender görülen başarılı sınavlarından birisini verdi. Bunlar hep iyi işaretler Minnesota temsilcisi için. Gene geçen hafta Bears’in, son haftaların sükse yapmış ekibi 49ers karşısında zar zor aldığı galibiyet de Vikings’in Playoff iştahını arttırıyordur. Galibiyete daha yakın olan taraf onlar diyebiliriz. Peki ne kadar kesin bu?

Görünürde Bears baş antrenörü Matt Nagy’nin demeci epey cesaretlendirmeli Vikings taraftarlarını: “Minnesota deplasmanına galibiyet için gidiyoruz, ama eğer Rams devre arasında çok farklı öndeyse iyi oyuncularımızı kenara alabiliriz.” Rams kimle oynuyor bu hafta? 49ers. Öyle aşırı farklı önde olacakları bir senaryo düşünmek zor, bu durumda Bears’in de 2. sıra ümidini taşıdığı için maça asılmaya devam edeceğini öngörmek zor değil. Ligin en iyi savunmaları karşı karşıya geliyor, Bears’in maça konsantrasyonu %100 olmasa da %90 falan var, ve Vikings hücumu iki haftadır kolay kolay sınavlardan AA aldıktan sonra birden en zor sınavlardan birine girecek. Öyle kolay bir galibiyet olmaz bu, halk Vikings konusunda biraz fazla “gaza gelmiş” durumda.

3b. Washington Redskins – Philadelphia Eagles (-7, %73): Philadelphia taraftarları ABD’yi kapı kapı dolaşıp “Merhaba, Rabbimiz, ve Kurtarıcımız Nick Foles hakkında konuşmak için birkaç dakikanızı alabilir miyim?” diye insanları bu yeni dine davet etmeye başlasalar yeridir. Tıpkı geçen sene olduğu gibi Aralık ayı geldi, Nick Foles mecburiyetten formayı sırtına geçirdi ve ligin en iyi QB’siymiş gibi oynamaya başladı. Houston Texans’ın nasıl hak etmediği sonuçlar alan bir takım olduğundan bütün sene bahsettim zaten ama gene de o takıma karşı şu istatistikleri yapmak kolay iş değil: 35/49 pas isabeti, 471 yarda, 4 touchdown, 1 interception, 1 sack. Neler oluyor yahu? İşte bu Eagles, hem de Playoff umutları sürüyorken bütün sene boyunca sadece bir kez 30 sayının üstüne çıkabilmiş, oynadığı son sekiz maçın altısında en fazla 16 sayı bulabilmiş Redskins karşısına çıkıyor. Redskins’in pas savunması hafife alınmamalı(ydı) ama savunma koordinatörünü eleştirdi diye ligin en iyi liberolarından (safety-S) birini takımdan attılar hafta içi. Aynı takım, aile içi şiddet soruşturması nedeniyle 49ers’dan atılmış ve geri kalan 30 takımın dokunmadığı savunma oyuncusu Reuben Foster’ı kadrosuna katan tek takım olmuştu daha birkaç hafta önce. Futbol tanrılarının bu tür saçma hareketleri cezasız bırakmayacağını düşünmek istiyorum. Zaten bir tane futbol tanrısı var, o da Nick Foles.

Geri kalan maçlar

Buffalo Bills (%56) – Miami Dolphins (+5.5): Dolphins daha geçen hafta Jaguars’a yenilmeyi başardı. Bills de Patriots’a karşı fena olmayan bir oyun ortaya koydu ki skor çok daha yakın olabilirdi. Bills galibiyete daha yakın taraf o yüzden ama ligin son haftasında böyle iki kötü takım oynarken birinin 5.5 sayı fark atacağına güvenmek saçma olur.

Green Bay Packers (-8, %71) – Detroit Lions: Packers ve QB Aaron Rodgers, çalkantılı bir yılı kendi taraftarı önünde nihayete erdirecek. Lions’ın iyi yaptığı bazı şeyler yok değil, fakat sayı bulmak bunlardan biri değil zira son 9 maçın sadece 7’sinde 17 sayı barajını aşabildiler. Rodgers Mike McCarthy’den kurtulduktan sonra takımı oynatıyor bir şekilde. Lions’a karşı 24 sayı bulabilirler mi? İki takımın oynadığı ilk maçta olduğu gibi kicker Mason Crosby field goal kaçırıp durmazsa evet.

New England Patriots (%80+) – New York Jets (+13.5): Patriots’a galibiyet yetiyor 2. sırayı alıp bir hafta dinlenme fırsatı elde etmek için. Takım ve özellikle QB Tom Brady dinlenmeye bu haftadan başlayacaktır, ki geçen hafta Bills karşısında topu 45 defa koşuculara verip sadece 24 sayı bulmakla yetinerek bu sinyali verdiler.

New Orleans Saints (%67) – Carolina Panthers (+7): Saints ilk sırayı garantilediği için as oyuncularını dinlendirir muhtemelen, Panthers zaten çöküşte ve QB Cam Newton sakat. Her şey olur ama zevkli maç olmaz (Panthers RB’si Christian McCaffrey bir şeyler yapabilir tabii, ya da muhtemelen oynayacak olan QB Teddy Bridgewater için Saints oyuncuları gaza gelebilir vs.)

New York Giants (%53) – Dallas Cowboys (+5.5): Giants hücumunda herkes sakat, Cowboys’da herkes dinleniyor. Durum o kadar vahim ki en başta Giants 7 sayıyla favori gösteriliyordu. Cowboys savunmasını hafife almamak lâzım gene de (tabii savunmayı da dinlendirirlerse bilemem).

Tampa Bay Buccaneers – Atlanta Falcons (-2, %53): Deion Jones’un sahalara dönüşü, Falcons savunmasını kıpırdatmaya yetti. Tevin Coleman ve Brian Hill ikilisi de geçen hafta iyi bir koşu performansı sergilediler, Bucs karşısında bunu devam ettireceklerdir. Buccaneers’da DeSean Jackson gene sakatlandı, ama QB Jameis Winston’ın en fazla 1 pas kaptırma trendi devam etti geçen hafta Cowboys karşısında. Denk güçler ve kötü savunmalar: Bol bol skor olacağı kesin bu iddiasız maçta. Sene başındaki beklentilere kıyasla bakınca Buccaneers zaten olması gerektiği yerde fakat Falcons çok daha az maç kazanmış durumda. Herhalde bu son maçta bir galibiyet alacaklardır.

Houston Texans (-6.5, %77) – Jacksonville Jaguars: Texans’ın maçı ciddiye almak için bir sebebi var, kaybederlerse 3. sıradan daha yukarılara tırmanma şansını geçtim 6.lığa bile düşebilirler. Jaguars zaten bildiğimiz gibi. Tabii geçen hafta sack üstüne sack yiyen Cody Kessler yerine bir kahraman gibi oyuna giren, 5/6 pas isabeti ve 4 koşuda 25 yarda ile takımına maçı getiren Blake Bortles faktörünü hafife almamalıyız. Altıda beş diyorum, Bortles standartlarında hiç de az değil.

Denver Broncos (+6.5) – Los Angeles Chargers (%53): Chargers zaten 5. sıradaki yerini garantilemiş durumda. Chiefs Raiders’a yenilirse 1. sıraya çıkabilirler ama Chiefs Raiders’a yenilirse zaten televizyonu kapatıp sığınaklara geçme vakti gelmiş demektir çünkü kıyamet yakın. Chargers’ın da zaten sakatlıktan yeni dönmüş ya da hafif sakat olan oyuncularını riske edeceğini düşünmüyorum. Broncos Raiders’a bile yenilmeyi başardı geçen hafta ama Denver yüksek rakımlı şehir, ve Broncos’un tecrübeli savunmacıları bu tür büyük maçlarda sürprizlere imza atmayı seviyor.

Kansas City Chiefs (-13.5, %80+) – Oakland Raiders: Yukarıda da bahsettiğim gibi Chiefs’in hâlâ daha maçı kazanmaya ihtiyacı var. Maçın başında skoru çok arttırıp son çeyrekte yedek oyuncuları oynatırken kaza golleri yiyebilirler belki ama baş antrenör Andy Reid’in sisteminde kim oynasa iyi kötü bir şeyler yapabiliyor özellikle de zayıf rakiplere karşı.

Los Angeles Rams – San Francisco 49ers (+10): San Francisco temsilcisi neden kendisini Playoff kovalıyormuş zannediyor ve sürpriz sonuçlara imza atıyor bilmiyorum ama son haftalarda Denver’ı ve Seattle’ı yenip Chicago’ya soğuk terler döktürürken hiç de Los Angeles deplasmanına yeni yıl tatiline gidecekmiş gibi bir intiba uyandırmadı. Los Angeles ekibinin geçen hafta ayrıntılandırdığım sorunları ayyuka çıktığından beri aldığı iki farklı galibiyet var: Lions’a karşı 14 sayı (ki o maçın skoru daha yakın olabilirdi) ve Cardinals’a karşı 22 sayı. Ligin son haftası da olsa halk 49ers’ı çok hafife almış bu maç için.

Seattle Seahawks (-13.5, %80+) – Arizona Cardinals: Seattle topu RB’lerine verecek ve koşturacak bol bol. Arizona ekibi eğer maçı kaybederse ligin en kötü takımı olmayı garantileyip 1. seçme hakkına sahip olacak. Zaten isteseler de maçı kazanacak hâli yok. Kendi evinde oynasa belki biraz direnir ama yok yani, Seahawks fark yapamazsa Cardinals gider kendi aleyhine touchdown yapmanın yolunu icat eder.

Geçen haftanın handikap tahminleri: 7-8-1
Sezonun handikap tahmini toplamı: 107-124-9 (%46.3)

Geçen haftanın kim kazanır tahminleri: 11-5-0
Sezonun kim kazanır tahmini toplamı: 148-89-2 (%62.4)

İlginizi çekebilecek diğer içerikler