Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

Son Yorumlar

    Diğer SporlarNFL Rehberi: Eh Birinin Şampiyon Olması Lazım?

    NFL’de bir haftayı daha geride bıraktık. Haftanın kazananları, kaybedenleri, en’leri ve gelecek haftanın tahminleri. Hepsi ve daha fazlası NFL Rehberi’nde…
    Burak Tekin8 ay önce

    Normalde NFL sezonunun 16. haftasına girerken şampiyonluğun favorisi hâline gelmiş bir ya da birkaç takımın potansiyel eşleşmelerini konuşmamız gerekmekte. Zaten NFL tarihinde Super Bowl şampiyonları altı istisna haricinde hep grup liderleri arasından çıkmış durumda. En son istisnayı 2010 yılında yaratan Aaron Rodgers ve Green Bay Packers da maalesef play-off dışı kaldı Rodgers sağlıklı olmasına rağmen, ki bu da bir ilk. Fakat öyle bir iki haftayı geride bıraktık ki bilakis ‘favori’ gözüyle bakılan her takımın defoları ortaya serildi, özellikle de NFC konferansında işler karmakarışık olmuş durumda. Bu yazının ana odağı, şampiyonluğun bu kağıt üzerinde en güçlü adaylarının geçen hafta ayyuka çıkan sorunları olacak. Belki de bir istisnaya daha doğru gidiyoruz?

    Kansas City Chiefs (Sıkıntı: Kader anlarındaki basiretsizlik)

    Chiefs taraftarları başantrenör Andy Reid’in yönetiminde senelerce aynı senaryoyla boğuştu. Çok iyi başlayan bir sezon, bazı soru işaretlerine rağmen play-off’lara doğru epey iyi görüntü sergileyen bir takım ve play-off’ların ilk maçında alınan az farklı bir yenilgi. 2014’te Colts’a 44-45, 2017’de Steelers’a 16-18 ve 2018’de Titans’a 21-22 yenilen Chiefs, geçen hafta kendi sahasında Chargers’a, son çeyreğin ortalarında 14 sayı farkla önde olmasına rağmen maçı son saniyelerde kaybederken adeta bunun provasını yaptı gene. NFL tarihinin en büyüleyici genç oyun kurucularından (quarterback-QB) biri olan Patrick Mahomes’a sahip olmasına rağmen, NFL’in en korkutucu stadyumlarından biri olan Arrowhead’de yenilebileceğini rakiplerine gösterdi. Hem de anlaşılmaz bir maç sonrasında. İyi bir savunma yapmadı değil: Pro Bowl’a seçilmemesi hakaret niteliğinde olan Chris Jones 2.5 sack, 8 QB hit ile maçı bitirirken takım Philip Rivers’ı tam 5 defa sack ederek sağlam bir pas baskısı sergiledi. Hücumda da 28 sayı az değil ki Mahomes yine mükemmeldi, fakat bazı hücumlarda takımın basireti bağlandı ve ligin en iyi ikinci akın başarı oranına (%80.2), en iyi akın başına gidilen yarda rakamına ve de en düşük 4. 3&out (hiç first down alamadan topu rakibe veren hücumlar) yüzdesine sahip olan Chiefs 4 akında sadece 14 oyun oynayıp 28 yarda gidebildi. Kareem Hunt’ın yerini dolduracakken sakatlanan Spencer Ware’in yerini dolduran Damian Williams’ın performansı gayet tatmin ediciydi, fakat patlayıcı oyunlara imza atacak bir koşucu eksikliği de Playofflarda başlarına bela olabilir. Gene beklerinin maçın sonlarına doğru benzinlerinin bitmesi de Chargers’ın geri dönebilmesini sağlayan etkenlerden biriydi. Özetle, AFC’nin ve belki de ligin en iyi takımının işi sene başındaki/ortasındaki kadar kolay gözükmüyor her zamanki gibi.

    Los Angeles Chargers (Sıkıntı: Hücumları ve Chargers olmaları)

    Aslında en başta tarif ettiğim tabire tam oturuyor gibi Los Angeles ekibi, zira son dört maçını kazandı ve de Chiefs deplasmanından zaferle döndü. Döndü de, işin ayrıntısına bakınca o kadar da parlak değil resim: Steelers maçında hakemlerin yaptıkları bariz hataları zaten bu köşede incelemiştim. Bengals gibi sezonu kafada bitirmiş bir ekibi zar zor yenebildiler, geçen haftaki maçın da gene son anlarına NFL’in en beğenmediğim hakemi Walt Anderson ve ekibi damgasını vurdu. Bütün bu şaşaalı sonuçlara rağmen sene boyunca 30 sayı barajını aştıkları maç sayısı dört. Dış açık (wide receiver-WR) Mike Williams’ın geçen hafta efsane bir performansa imza atıp takımını maçta tutması şüphesiz olumlu, fakat koşucu (running back-RB) Melvin Gordon, Austin Ekeler ve de WR Keenan Allen sakatlıkları da zaten sene boyunca yeteneğinin altında skor üretmiş bir takımın yakın geleceği için pek iyi haberler olmasa gerek. Bu son galibiyet serisi ile birlikte adı tekrar MVP yarışında anılmaya başlamış olan QB Philip Rivers’ın da defoları maç görüntülerini izleyince ortaya çıkıyor: Pas kesesinde (pocket) baskı gördüğü anda aklına ilk gelen şeyi ezberden yapıp kaptırdığı yahut kaptırayazdığı toplar –ki geçen maç attığı ilk interception buna harika bir örnek, ikincisi tam bir çaylak hatası, bir üçüncüden zor kurtuldu-.

    Houston Texans (Sıkıntı: Dar kadro)

    Bu takım nasıl 10 maç kazandı ben hâlâ daha anlamış değilim. Berbat bir muhafız hattına (offensive line-OL) -ki daha geçen hafta DeShaun Watson 6 defa sack edilip 10 hit yedi-, bir iki mucizevi maça imza atmış olsa da vasat bir RB’ye (Lamar Miller) sahipler. Watson epey mobil ve yetenekli olduğu için geçen seneden beri takıma sınıf atlatmış gibi, fakat onun da topu elinde fazla tutmak gibi bir sorunu var ve bu OL ile birlikte sıkıntılara yol açabiliyor. Texans’ın ön yedilisi sağlam, ve de şapkadan tavşan çıkarmakta mahir bir WR olan DeAndre Hopkins müthiş bir üretim sağlıyor. Ama epi topu bu kadar cidden. Bu sene Hopkins’in kendisine atılan pasların %60’tan azını yakaladığı sadece 5 maç oldu ve bunların üçünü kaybetti Texans, ki daha o zamanlar sağlıklı bir Will Fuller da kadrodaydı.

    New England Patriots (Sıkıntı: Yaşlılık)

    QB Tom Brady her “artık düşüşü başladı” cümlesini duyduğunda kenara bir dolar koysa şimdiye milyonerdi. Hoş gerçi zaten milyoner de neyse, bu sene galiba cidden düşüşü başladı. 2013 senesinden beri touchdown yüzdesi bu kadar düşük, interception yüzdesi bu kadar yüksek olmamıştı kendisinin ki o sene önündeki OL epey kötü olduğu ve hücum elemanları sakat olduğu için bir bahanesi de vardı. Ki önceki hafta Dolphins karşısında yediği sackten sonra bu hafta gene kendisine yakışmayacak bir top kaybı yaptı. Bu görüntü iç açıcı değil. Evet, Steelers mağlubiyetinin tek sorumlusu o değil kesinlikle, WR Julian Edelman olsun, pas yakalayıcı RB James White olsun, artık kadro dışı olan WR Josh Gordon çok basit topları ellerinden düşürdüler mesela. Gene Brady’den çok daha genç olmasına rağmen yaşadığı sakatlıklar ve de bir sporcununkini andırmayan yaşam tarzı onu dedeye dönüştürmüş olan iç açık (tight end-TE) Rob Gronkowski vasat performansına geri döndü. Öyle ki normalde mevkii avantajı sebebiyle TE’lerin pas yakaladıkları anda rakip savunmacılardan ortalama uzaklıkları (separation) epey fazla olur (George Kittle 3.5,  Zach Ertz 3.3, Evan Engram 4.6 mesela) ancak Gronkowski 2.6 yard separation sağlamış ortalama. Ve belki de NFL tarihinin en iyi koçu Bill Belichick’e de değinmek lâzım, zira bazı sorunlar da ona yazılır: Patriots, Steelers karşısında 3 defa Red Zone’a gidip eli boş döndü; burada set tercihleri sorgulanır. Geçen hafta Miami mucizesi gibi bir mental çöküş yaşandı ki Pats tarihsel olarak bu hataları yapan değil sömüren takım olmuştur. Gene savunmada “bükül ama kırılma” prensibiyle rakibine geçen sene Red Zone’da %48.21 başarı şansı tanımış takım gitti, %62.79 ile geleni geçeni buyur eden bir takım geldi. Belki de cidden artık zaman Brady-Belichick ortaklığının sonunu getirecek.

    New Orleans Saints (Sıkıntı: Hücumun pili şarj edilmeli)

    Daha geçen ay QB Drew Brees’in efsane istatistiklerinden, MVP ödülünü almasının garanti olduğundan falan bahsediyordu NFL camiası. Hayat. Saints, savunması mükemmel oynadığı için maç kazanmaya devam ediyor fakat hücumdaki bazı trendler artık korkutucu olmaya başladı: Brees 4 maç üst üste interception fırlattı, pas başına aldığı yarda (Y/A) üç maçtır 6.5’in altında (bütün sezon sadece bir tane böyle maçı olmuştu), sack edilme yüzdesi ilk 12 hafta %2.7 iken son üç maçta %5.2’ye çıkmış durumda. Geçen hafta Cam Newton ve Brees aynı maçta QB’lik yaptı, maçta tek bir touchdown pası oldu ve o da Panthers RB’si Christian McCaffrey’den geldi, durum öylesine vahim yani. Hücum bir an önce toparlanmazsa papazın pilav yemediği ilk maçta Brees gene makus talihine boyun eğebilir.

    Los Angeles Rams (Sıkıntı: Kadro darlığı ve de tahmin edilebilirlik)

    NFL’de en çok tercih edilen formasyon 1 RB-1 TE-3 WR %65 ile, ki özellikle iyi bir koşucusu olan takımlar için gayet uygun bir diziliş. Sorun Rams’in bunu %95 ile biraz fazla yapıyor olması. Diğer takımlar belki de nihayet Rams’in hücumundaki ufak nüansları fark edip takımın setlerini anlamaya başladı. Sezona fırtına gibi giren QB Jared Goff, son iki maçında 0 (sıfır) touchdown ve 6 (ALTI!) interception yaptı, bu sezon sadece yaşlı kurt Ryan Fitzpatrick’e nasip olan bu seriyi NFL tarihinde en az Goff kadar pas atarak gerçekleştiren yalnızca 6 QB var. Ayrıca WR Cooper Kupp’ın sakatlığı ve yerine oynayan Josh Reynolds’ın en baştaki ümit vaat eden performansının gerisinde kalması, secondarydeki sorunların aynen sürmesi (geçen hafta iki Eagles WR’ı bomboş hâlde “ay sen mi tutsan pası ben mi” diyaloğu yaşadılar resmen), artık kendini 10 metreden belli eden ve başarısız olmaya başlayan punt fakeleri, rakipler pas baskısını arttırdıkça perdeleme performansı gittikçe azalan OL, Cover 4 savunmasıyla derin pas opsiyonlarının azaltılmasına çare bulamamış bir teknik ekip hep artan sorunlar anlamına gelmekte. Buna bir de Eagles karşısında yapılan mental hataları eklemeli: Los Angeles ekibi skor olarak geride olmasına karşın aheste hücum edip vakit kaybetti, ve de son akında mola hakkı olmamasına rağmen tam iki defa saha dışına çıkıp süreyi durdurmayı unuttu. Sanki gene sürpriz bir eleniş göreceğiz ilk Playoff maçlarında.

    Chicago Bears (Sıkıntı: Mitch Trubisky)

    Bears savunması artık bambaşka bir seviyeye çıkmış durumda. Ligin en iyi pas baskıcılarından Khalil Mack artık sırtıyla QB sack etmeye başladı, takım 26 interception ile açık ara lider bu kategoride, 17 fumblea sebebiyet vererek bu kategoride de 4. sırada yer almakta, ki sadece ön tarafta değil arkada da pas savunma konusunda epey üst düzey bir performans sergiliyor 108 pas engellemesi ile (bunda da lig lideri). Ama işler dönüp dolaşıp Trubisky’ye geliyor zira kendisi tam bir Kinder sürpriz yumurta. Bu sene pas reytingi performansının dolaştığı iki aralık var: Ya 120.4-154.6 arası efsane performanslar sergiliyor (4 maç), ya da 33.3-83 arasında kalıyor (7 maç). Yalnızca bir maçta (Jets) ortalamanın hafif üstü bir performans sergilemiş durumda; %55 isabetli pas atmış, iki touchdown ve 0 interception ile hatasız oynamış. Playofflarda üç maç üst üste iyi oynamasını beklemek şu “adamı vezir de eder rezil de” tablosunda epey hayalperest kaçıyor açıkçası.

    Dallas Cowboys (Sıkıntı: Dak Prescott ve de koç Jason Garrett)

    Amari Cooper takası, Cowboys hücumunu yeniden başlatmış, ve de üstün ön yedili performansıyla beraber düşününce ligin en ürkütücü ekiplerinden biri olmuştu Dallas temsilcisi. Geçen haftaki maç, Prescott-Garrett ikilisinin neden güvenilmez olduğunu yeniden hatırlattı unutanlara. QB maçı 0 touchdown ve 1 interception ile tamamlarken bir kere bile koşmadı, bunun üstüne derin paslarda da 1/6 isabet buldu. Prescott’ın pas kesesinde avare hâle gelmesi (ki bu yüzden 12 fumble ile ligin en çok top kaybeden oyuncusu belki de) sorunu tam gaz sürmekte. Tabii tek suçlu genç QB değil, zaten zayıf OL’leri bir de Zack Martin sakatlığı yaşadı. Neticede Prescott ligin Watson’dan sonra en çok sack edilen ikinci QB’si konumunda. Ama tüm suç onun değil; bloklanan field goal denemesi, 4th down denemelerinde yaşanılan başarısızlıklar (tam 4 defa!), Red Zone’a girip de saçma bir şekilde skor üretilemeyen akın vs. de teknik heyetin hesabına yazılacak gelişmeler oldu, ki Garrett konusundaki hislerim malum.

    Peki sürpriz adayları?

    Bu liste epey kabarık, zira tam 11 takımın matematiksel olarak Playoff şansı sürmekte. Steelers geçen hafta Patriots’ı mağlup etse de, ondan önce üst üste kaybettikleri maçları ve hücumda öyle ahım şahım olmayan bir defansa karşı sadece 17 sayı üretebilmiş olmalarını unutmamak lâzım. Eagles gene garip bir şekilde bize geçen seneyi yaşatmaya karar verir mi? Nick Foles’un, yine Rams karşısında (tam 1 yıl 6 gün sonra) sakatlanan QB Carson Wentz’ten formayı alıp takımını zafere sürüklemesi kısmı yaşandı bile. Fakat bir fark, Foles’un maçta hiç touchdown pası vermemiş olması, ve oynayacakları her koşu savunması Rams’inki kadar kötü olmayacak. Ravens sağlam savunma, pas veremeyen ama koşucu QB formatıyla bu hafta en ciddi imtihanından geçecek Chargers karşısında ama Chargers’ın koşu savunması da vasat altı nihayet, ve maçı kazanırlarsa geçmişte de Aralık ayında ısınıp şampiyonluk yarışına dahil olmuş bir takım için şartlar olgunlaşıyor olabilir. Seahawks’ın geçen hafta maçı kazanmak için hiçbir sebebi olmayan 49ers’a karşı aldığı mağlubiyet epey cesaret kırıcıydı (bu haftanın maç analizinde ayrıntılandıracağım bunu), her ne kadar sağlam bir kadroya ve teknik heyete sahip olsalar da nispeten genç kadrolarının sahnede parlak ışıklar altında hata yapma ihtimalleri her daim mevcut. Yoksa hücum koordinatörlerini kovduktan sonra nihayet koşu oyununa ağırlık verip sezonun en ikna edici galibiyetini almış, savunması da yükseliş trendinde olan Minnesota Vikings ve de Andrew Luck ve T.Y. Hilton haricinde isimli hiçbir oyuncusu olmamasına rağmen gerek çaylak savunmacısı Darius Leonard’dan, gerekse baş antrenör Frank Reich’ın akıllı hücum setlerinden üst düzey randıman alarak galibiyet serisi yakalamış Indianapolis Colts mu oynayacak Super Bowl’da? Tabii önce bu iki takımın sene başındaki mağlubiyetlerini aşıp, şanslı sonuçlar alarak Playofflara kalması lâzım.

    HAFTANIN EN’LERİ

    En hızlı top taşıyıcı: Tabii ki bugüne kadar ismini bile duymadığımız bir oyuncu sahneye ilk adımını attığı hafta etkileyici bir oyuna imza atmalı, çünkü NFL bu. Dolphins’in çaylak RB’si Kalen Ballage 75 yardalık bir touchdowna koşarken haftanın hız rekorunu da kırmaktaydı.

    Topla en çok mesafe kat eden oyuncu: 49ers’ın çaylak WR’ı Richie James, 97 yardalık bir kickoff returne imza atacağını tahmin edemezdi herhalde. Ama bu oyundan ötürü aldığı ödülün, övgünün vs. zekatını Seahawks kickerı Sebastian Janikowski’ye vermeli, zira videoda da göreceğiniz üzere kendisi James’i durdurmak yerine önünden kaçıp yedek kulübesine hareketlenmeyi tercih ediyor. N’apıyorsun yahu?!

    En hızlı sack: Broncos savunmacısı Adam Gotsis’in yaptığı sackin etkileyici yanı sadece hızı değil. Zamanlaması, Browns QB’si Baker Mayfield’ı hem döndürürken hem de pas atan eline müdahale edebilmesi epey başarılı.

    En pes etmeyen savunmacı: Şimdi istatistiksel olarak bu ödülü Cardinals savunmacısı Tre Boston alıyor ama benim bazı şüphelerim var. Haftalardır kış uykusunda olan Falcons koşu hücumu bu hafta uyandı uyanmasına ve Tevin Coleman da etkileyici bir oyun oynadı ama pozisyonun başından itibaren Boston’ın çelme takmak için epey vakti var sanki? Değerlendirme sizin.

    En mucizevi pas: Mayfield, WR’ı Rashard “Hollywood” Higgins’i sol çizgide parmaklarının üstünde balet pozu verirken topla buluşturmayı başarıyor. Öncesinde pas baskısından kurtulması, pası improvize edebilmesi ve de doğru açıyı görmesi bu pozisyonda Higgins kadar Mayfield’ın da takdir edilmesini gerektiriyor.

    En beklenmedik yarda kazanımı: Raiders kadrosuna yakın zamanda katılmış ve de yakın geçmişte psikolojik sorunlarla boğuşmuş olan TE Darren Waller, elde ettiği bu ikinci fırsatı heba etmeyeceğini gösterdi sanki. Daha topla buluştuğu anda 2 yardalık bir kazanımla nihayete ermesi gereken hücum, Waller’ın 3 tane savunmacıdan kurtularak gol bölgesine dalmasıyla birlikte 6 sayıya dönüştü.

    NFL’e göre her takımın en iyi oyunu ve diğerleri: Öncelikle unutmadan şunu söyleyeyim: Lions WR’ı Kenny Golladay’ın bu hafta maçın ikinci çeyreğinde yakaladığı her pas birbirinden etkileyiciydi. Şimdi diğer şeylerden bahsedebiliriz. Video aşağıda. Saints için en iyi oyunun Alvin Kamara’nın touchdownu seçilmiş ama yukarıda da anlattığım gibi Saints hücumla değil savunmayla var oluyor, ve de Eli Apple’ın kaptığı pasın hakkı verilmeli. Seahawks’ta Doug Baldwin’in aldığı harika touchdown, Chris Carson’ın en kritik anda ite kaka aldığı touchdownla süslediği iyi oyununu gölgede bırakmamalı. Mahomes ve Williams’a zaten başta değinmiştim, o yüzden bir iki savunma oyunundan da bahsedip bu paragrafı bitireyim. Colts savunmacısı Pierre Desir resmen blok koydu bir pozisyonda, sakat olan interception kralı Xavien Howard’ın yerine oynayan Minkah Fitzpatrick de olayının Miami’nin havasında yahut suyunda olduğunu kanıtlayan, iyi bir sezgi örneği sergilediği şu pick-sixi yaptı.

    Haftanın muskalıları: Buna muska mı denir yoksa yetenek mi bilmiyorum ama Redskins’in sahalara taze dönen WR’ı Jamison Crowder epey ilginç bir pas yakalayışına imza attı. Gene 49ers TE’si Garrett Celek’in, Seahawks savunmacısının ıslak zeminin azizliğine uğrayıp ayağı kaydığı için önünün bomboş kaldığı touchdown da buraya eklenir.

    Haftanın en Sabri Bey oyuncusu: Aslında yukarıda da örneklediğim hataları yüzünden gerek Philip Rivers, gerekse Tom Brady ve Patriots hücumcuları bu ödülle flört ettiler ama ekstra sayı denemesini kaçırdıktan sonra bir de üzerine Richie James’e touchdown hediye eden Seahawks kickerı Janikowski’yi kimse geçemez bu hafta. İki üst üste oyunla rakibine +8 sayı avantaj sağladı, kolay bir iş değil bu.

    HAFTANIN TAHMİNLERİ

    (Parantez içindeki sayılar hem seçtiğim handikap, hem de o takımın zannımca maçı kazanma ihtimalini göstermekte. Siz de FiveThirtyEight sitesinde maçlara olasılık atayabilir ve onların modelini yenmeye çalışabilirsiniz.)

    Bu hafta önemsiz maçları uzun uzadıya analiz etmeyeceğim, zaten iddiasız takımların maçlarında her şey olabilir. İki haftadır yaşanan saçma sapan gelişmelerden sonra bir üçüncüsü de şaşırtmaz açıkçası.

    Tennessee Titans (-10, %76) – Washington Redskins: Redskins ligin en kötü koşu savunmalarından birine sahip olmasa, bilakis Titans’ın da koşu savunması sene başından beri kalburüstü olmasa ev sahibi avantajı, Playoff iddiası falan dinlemez Redskins’den sürpriz beklerdim ama bu iki takımın karşılaşmasında ibre çok net Tennessee temsilcisinden yana her ne kadar ligin en dengesiz takımlarından biri de olsa. Bir sebepten yeniden doğan Derrick Henry önderliğinde, QB Marcus Mariota kötü bir gün geçirse bile skor bulacak ve çok sayı yemeyeceklerdir.

    KAÇMAZ! Los Angeles Chargers (%60) – Baltimore Ravens (+4.5): İşte haftanın en güzel maçlarından birisi (ki zaten dört tane var). Ravens adına en büyük endişem, koşu ağırlıklı hücumlarının bir noktada tıkanması. Chargers’ın savunması daha çok pas konusunda ön plana çıkıyor, ve baskı başarılı olduğu anda Ravens’ın çaylak QB’si Lamar Jackson Mahomes gibi sihirli paslar atamayacaktır tabii ki, fakat Jackson’ın zaten hayattaki en büyük önceliği bir an önce koşmak, o yüzden Mahomes kadar zor duruma da düşmeyebilir. Gene Jackson’ın geçen hafta ilk devrenin sonunda komuta ettiği, sadece bir kere koşup 4/6 pas isabetiyle takımına az sürede bir field goal kazandırdığı akın –her ne kadar rakip Buccaneers olsa da- etkileyiciydi. Tabii ki maçı Ravens kazanır demek şu koşullarda epey zor, fakat Chargers hücumu beni endişelendirmeye devam ediyor ve de Ravens’ın savunması toplamda Chiefs ile kıyaslanamayacak kadar iyi. Geçen haftaki efsane galibiyetin Chargers’a dair kokuları gizlediğini ve de takımın abartıldığı kadar iyi olmadığını düşünüyorum başta da ayrıntılı açıkladığım üzere. Neticede iki takım için de çok önemli bir maç, Chargers 1. sıranın, Ravens ise Playoff biletinin peşinde. Seyir zevki üst düzey olacaktır savunmalar ön plana çıksa bile.

    Cleveland Browns (-9, %70) – Cincinnati Bengals: Geçen hafta Hue Jackson’ın kenarda durduğu bir takım maç kazandı fakat bunda rakibin Jon Gruden’ın çalıştırdığı Raiders olması ve de zaten berbat olan OL’leri ekstra sakatlık yaşamış olduğu için Bengals ön yedilisinin aldatıcı bir düzgün bir görüntü sergilemesi önemli etkenlerdi. Bengals RB’si Joe Mixon bu maç da muhtemelen epey iyi bir performans sergileyecektir ve de Bengals 20 sayıyı görebilir, ama WR A.J. Green’in sakatlığı yetmezmiş gibi Tyler Boyd da saf dışı kaldı ve de bu tek kanala odaklanabilecektir Browns savunması. Ki NFL’in en zor deplasmanlarının birinden yeni galibiyetle döndü Cleveland ekibi. Yeni hücum koordinatörü Freddie Kitchens, altı maçta Mayfield’dan Mahomes’a yakın bir QB çıkarttı gerek pas isabeti, gerek deneme başına aldığı yarda düşünülünce. Zayıf Bengals defansına karşı yüksek 20’lerde sayı bulacaklardır.

    Dallas Cowboys (-7, %69) – Tampa Bay Buccaneers: Son iki maç gösterdi ki Tampa Bay, güçlü koşu savunmalarıyla karşılaşınca pek skor üretemiyor, Cowboys’a karşı gene maksimum 14 sayı bulacaklardır. Peki Cowboys 21 sayı görebilir mi? Geçen maçta güçlü Colts koşu savunmasına karşı yaşadıkları talihsizlikleri (bloklanan FG, Red Zone’dan eli boş dönme gibi) tekrar yaşamayacaklardır ve Ezekiel Elliott ile en az iki touchdown üreteceklerdir. Ekstrası gelir mi? Handikap 7.5 olsa Buccaneers’ı seçerdim ama bir touchdownluk avantaj makul duyuluyor. Peki maç Bucs’a döner mi? Eğer çok iyi yaptıkları pas baskısı Prescott’ın ritmini bozarsa, top kaybından savunma sayısı üretirlerse ve de Prescott 0 ila 3 koşu denemesi ile maçı bitirirse bir bakmışız Cowboys son anlarda play-off umutlarını canlı tutmaya çalışıyor.

    Detroit Lions (+6) – Minnesota Vikings (%58): Soru şu: Vikings yeni hücum koordinatörü ile cidden rönesans mı yaşadı, yoksa Dolphins gibi kötü bir savunmayla oynamalarından mı istifade ettiler? Lions’ın OL’i de, koşu savunması da Miami ekibinden iyi, eh pas baskısı konusunda da ön yedilileri lig 7.si DVOA’ya göre, o yüzden öyle rahat bir galibiyet alamayabilir Vikings. Ama gene 30+ sayı bulurlarsa gelecekleri parlak demek bu.

    Indianapolis Colts (-9.5, %77) – New York Giants: Odell Beckham ve Russell Shepard’ın yokluğunda Giants’ın en büyük sayı ümidi RB Saquon Barkley oluyor. Peki Colts’un koşu savunması nasıl? Lig 4.sü. Demek ki Giants o kadar sayı üretemeyecek. Colts’un Playoff’a kalması için mutlak galibiyete ihtiyacı var. Aşırı farklı bir maç izleyebiliriz.

    Miami Dolphins (-3.5, %61) – Jacksonville Jaguars: Florida derbisinde heyecan dorukt… Şaka şaka, izlemeyin, izlettirmeyin. Jaguars içe doğru patlamakla meşgul, Dolphins’de Frank Gore yok,  Tannehill’in durumu belli değil, diğer sakatlıklar zaten malum. Ama en azından Miami’de hücum adına bir şeyler var.

    New England Patriots (%80) – Buffalo Bills (+13.5): Şartlar Patriots’ın kendilerini tenkit eden herkesi rezil etmek için 30 sayı farkla maç kazanmasına müsait. Ki geçen hafta bütün RB’leri sakatlandığı için neredeyse tribünden adam toplama durumuna gelmiş olan Bills’de sakatlıklar sürse bu senaryo kesin yaşanacak demek kolay olurdu, lâkin LeSean McCoy ve Chris Ivory sahalara geri dönüyor, Josh Allen tam da Patriots’a sıkıntı veren türde bir oyun kurucu, ön yedilileri Patriots’ın hâlâ daha kimlik bunalımı yaşayan koşu hücumunu zorlayabilir vs. vs. New England ekibi, bu sene evinde oynadığı karşılaşmalarda ortalama +13.83’lük bir averaj elde etmiş, tam o civarda biter kesin maç.

    New York Jets (+3) – Green Bay Packers (%54): Çaylak QB Sam Darnold 6. haftadan beri ilk iyi maçını oynadı geçen hafta: 5/10 derin pas isabeti, ve Texans gibi bir takımdan pas baskısı yemesine karşın 24/38’lik bir genel performans. Sanki Darnold’ın daha hızlı pas vereceği setlere çalışmış gibiydiler. Her ne kadar maçın sonunda nefesleri yetmese de ikna edici bir performanstı. Bunun yanı sıra Henry Anderson ve Brandon Copeland da rakip QB Watson’ın işini epey zorlaştırmıştı. Packers’ı da hafife almamalı tabii, ama o OL ve bu Rodgers bir arada olmuyor. Her ne kadar insan kabul etmek istemese de yediği bazı sacklerde ve isabetsiz paslarda onun da kabahati vardı ciddi miktarda. Gene de Bears’e karşı maçı uzatmaya götürebilecek noktada olmaları dahi iyi haber sayılabilir. Bu maçı da kazanabilirler, ama öyleyse skor çok yakın olur.

    GÜZEL! Philadelphia Eagles – Houston Texans (+2.5, %52): İki takımı da en başta irdeledim zaten. Bu maça dair ilginç olan şey, en başta Texans 3.5 sayıyla favori iken tam 6 puanlık bir değişim yaşanması. Halk Eagles’a güveniyor, Foles’a güveniyor. Ben iki takıma da güvenmiyorum.

    Carolina Panthers – Atlanta Falcons (-3, %54): Sezona şampiyonluk umuduyla girip hayal kırıklığı yaratan, oynadıkları son 6’şardan 12 maçta sadece 1 galibiyet alabilmiş iki takımın mücadelesi. Panthers’da QB Cam Newton sezonu kapattı. Falcons’da libero (safety) Deion Jones’un geri dönüşü bile azıcık toparladı ligin en kötü savunmalarından birisini –gerçi rakip Cardinals’dı ama olsun-. Christian McCaffrey ve –oynarsa- Julio Jones için izlenir bu maç ancak.

    Arizona Cardinals – Los Angeles Rams (-14.5, %80+): Rams için ilaç gibi bir mücadele. Geçen hafta Cardinals’ın çaylak QB’si Josh Rosen için “kötü bir performans sergiliyor” ifadesini kullanmıştım ama epey hafif bir ifadeymiş bu, ki 4. çeyrekte yerini yedek QB Mike Glennon’a bıraktı (ki Glennon çok daha kararlıydı verdiği paslarda, skorun kopup gitmesinin de etkisi vardır muhakkak bunda) Ama nihayet Rams ve güçlü pas baskısı ünitesi, karşısında çaylak bir QB ve kadayıf gibi bir OL bulacak bu hafta. Sırf alacakları top kayıplarıyla bir-iki touchdown üretmeliler. Peki Cardinals direnebilir mi? RB’leri David Johnson’ı artık daha akıllıca kullanıyorlar ve de Rams’in koşu savunması kötü hâlde. Ama oradan 14 sayı gelse dahi Rams’in bu maç 40-50 sayı bulması lâzım Playoff öncesi kendine gelmek için.

    San Francisco 49ers – Chicago Bears (-4, %69): San Francisco ekibi, iki haftadır şansı yaver gittiği ve de rakibi aptallaştığı için sürpriz galibiyetler almakta. Geçen hafta en büyük silahları George Kittle 3/8 pas yakalayıp ve sadece 51 yarda gidebilmiş, rakip Seahawks’tan daha az hücum yardası almış, daha çok top kaybetmiş, çok daha kötü bir 3rd down hücumu gerçekleştirmiş (3/10’a karşı 9/19), çok daha kötü bir koşu hücumu ortaya koymuşlardı. Ama onun ayağı kaydı, bu çelme takmaktan korktu derken kazandılar maçı. Bir üçüncü şanslı galibiyet gelir mi? Gelmesin artık, hem de ligin en iyi savunmasına karşı zor. Ama şunu belirtmem lâzım, yedeğin yedeği 49ers QB’si Nick Mullens kesinlikle hafife alınmamalıymış, ben aldım hata ettim.

    KAÇMAZ! New Orleans Saints (-6, %69) – Pittsburgh Steelers: İki takımın da sorunları malum. Fakat şöyle bir ayrıntı var bu maça dair göz ardı edilmemesi gereken: Saints’in o hayal kırıklığı yaratan son üç maçı da deplasmandaydı, uzun zamandır ilk defa kendi evlerinde oynayacaklar. Steelers’ın son hayal kırıklığı serisi ev yahut deplasman tanımamakla birlikte sene boyunca QB Ben Roethlisberger’ın deplasman performansı beklenenin altına kalmıştı. Bu iki faktörü birleştirince şans Saints’ten yana gibi.

    KAÇMAZ! Seattle Seahawks (+2.5) – Kansas City Chiefs (%51): Ve işte haftanın en güzel maçı. San Francisco maddesinde açıkladığım gibi, geçen hafta Seahawks net kazanması gereken bir maçı (hem moral, hem istatistik olarak) verdi. Chiefs’in durumu da farklı değil gerçi, fakat Seahawks’ın fişini çeken, uzatmalarda gelen ve haksız olarak itham edilebilecek bir penaltı iken Chiefs kendi ayağına sıktı adeta. Gene Seattle ekibinin koşuya ağırlık veren oyun tarzı, tam da Chiefs’e sorun çıkartacak türden. Eğer Chiefs’in pas baskısı için en önemli oyuncusu Chris Jones da sakatlığı sebebiyle forma giyemezse ibre Seahawks’a döner. Şu an için çok çok az bir şekilde Kansas City ekibinden yana şans.

    Oakland Raiders – Denver Broncos (-3, %58): Broncos bu hafta Playoff umutlarını sürdürdüğü bir maça çıkmalıydı. Fakat daha önce de burada tenkit ettiğim koçları Vance Joseph, hayatımda gördüğüm en saçma Amerikan futbolu kararlarından birini aldı ve de takımı 17-13 gerideyken, son çeyrekte, gol çizgisine 11 yarda kala 4th down’da touchdown aramak yerine field goal vurdu. En kötü ihtimal touchdown yapamayacaksın ve de rakip kendi sahasından hücum etmek zorunda kalacak ve yenik olmaya devam edeceksin. Field goal başarılı olunca ne yaptın? Rakip kendi 25. yardasından oyuna başladı ve hâlâ daha yenik durumdasın ve de rakibi durdurman lâzım! İşte bu koçun önderliğinde demoralize olmuş bir takım Oakland deplasmanına gidiyor. Kazanırlar herhalde ama hiçbir şey belli olmaz.

    Geçen haftanın handikap tahminleri: 4-12-0
    Sezonun handikap tahmini toplamı: 100-116-8 (%46.3)

    Geçen haftanın kim kazanır tahminleri: 6-10-0
    Sezonun kim kazanır tahmini toplamı: 137-84-2 (%62)

    İlginizi çekebilecek diğer içerikler