Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

FutbolVideoFark Yaratan Savunmacı: Alessandro Nesta

Alessandro Nesta, kendi döneminin en önemli savunmacılarından biriydi. Sakatlıklara rağmen oynadığı takımlara seviye atlattı. Christian Vieri de bunun farkındaydı...

“5 Mayıs’ta Lazio’ya kaybettikten sonra Ronaldo ve Recoba’yı maaşlarımızın bir kısmında kesinti yapmaya ikna ettim. Bunu, Nesta’nın transferi için yapacaktık. Bir gün hipodromdaydım ve Başkan Moratti’nin oğlu Mao aradı:

— Bobo, biliyorum hayal kırklığına uğrayacaksın ama Nesta gerçekten çok pahalı.

— Ama nasıl olur? Ronnie, Chino ve ben maaşlarımızda kesintiye hazırız

— Babam buna da çok kızdı. Ama endişelenme, bir başka şampiyon aldık.

— Kim?

— Gamarra…

Bu cevap karşısında bir şey söylemedim. Telefonu da kapatmadım ve olabildiğince sert bir şekilde yarış pistine fırlattım. Bir daha da o telefonu bulamadım…”

Christian Vieri, 2001-2002 sezonunun sonunda yaşanan olayı böyle anlatıyordu. Paraguaylı savunmacı Carlos Gamarra, Bobo’nun beklediği üzere Inter savunmasına çok bir şey katmayacaktı. Ama Moratti’nin pahalı bulduğu, Berlusconi’nin ise kesenin ağzını açarak Milan forması giydireceği Nesta, Milan’ın son büyük takımının sigortası olacaktı…

Alessandro Nesta, futbol tarihinde çok sık görülmeyen, büyük fark yaratan savunmacılardan biriydi. 1990’ların sonunda Lazio formasıyla parladığı günden beri yeteneği sorgulanmayan bir savunma patronuydu. Genç yaşta kaptanlık yaptı, Lazio ile Kupa Galipleri Kupası ve Serie A şampiyonlukları yaşadı. Milan’a transferi, 2002 yazının önemli hamlelerindendi ve Milan, 2002-2003 sezonunda Şampiyonlar Ligi’ni kazanırken en önemli parçalardan biri de 13 numaralı savunma yıldızıydı.

Milli takımda Fabio Cannavaro ile oluşturduğu ve ‘Defansın İkizleri’ olarak anılan savunma göbeği, birçok genç futbol izleyicisine savunmanın da bir sanat olduğunu gösteriyordu. Dört kez Serie A’da yılın savunmacısı seçildi, dört kez de UEFA’nın Yılın Takımı’nda yer buldu.

Bütün bunların yanında bir özelliği daha vardı: Kariyerini de etkileyen sakatlıklar. ‘Play Station oynarken sakatlandı’ haberlerinin dahi çıktığını düşünürsek, iş iyice abartılı bir boyuta gelmişti. İlk Dünya Kupası’na 1998’de giden Alessandro Nesta, son kupası Almanya 2006’ya kadar ilk 11’in vazgeçilmeziydi. Ama hiçbir zaman Dünya Kupası’nda son maçını göremedi. 13’ün uğursuz olduğunu düşünenler için olumlu bir örnek…

İlginizi çekebilecek diğer içerikler