Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

FutbolMilenyum: Lazio’nun Alternatif Tarihi

1992 yılında Romalı iş adamı Sergio Cragnotti, SS Lazio başkanı oldu. Kulüp tarihinin çok keskin iniş ve çıkışlara sahne olacak dönemi başlıyordu. Mehmetcan Arısoy, Cragnotti ve Lazio Projesi'ni yazdı.

Gri İmparator

Antik Roma’nın imparatorları her zaman çeşitli konuların odak noktaları olmuştur. Farklılıklarını, zekâları ve benlikleriyle bezeyerek tarih sahnesine sunmuşlardır.

İtalya; görkemli mimarisi, insanlığa dokunan tatları ve kendimizi ansızın içinde bulduğumuz esrarengiz kırsalıyla çağlar boyunca hem imparatorların hem de tarih sahnesinin merkezlerinden biri hâline gelmiştir.

90’ların ilk yıllarında dönemin gri imparatoru şüphesiz ki Silvio Berlusconi’ydi. İnşaat ve medya sektöründeki radikal kararları onu tek adam yapmış, sonrasında futbola el atarak Milan’ı satın almıştı. Berlusconi yıllar sonra siyasete atılacak, gri imparatorluğunu İtalya sınırlarının dışına duyuracaktı.

Yakın tarihin gri imparatorlarından biri de Sergio Cragnotti. Onu gri yapan, ne çok başarılı iş adamlığı ne de İtalya’nın en büyük gıda firmalarının başında gelen Cirio’nun sahibi olmasıydı. Çocukluğundan beri hiç azalmayan Lazio tutkusu tanımlıyordu onu, İtalyan topraklarındaki tabiri ile Laziale. İş dünyasına atıldıktan sonra, Lazio ile duygusal bağını farklı bir pencereden yorumlamaya başladı. Bu duygusal bağ, yerini Cragnotti’nin kariyeriyle birleştirdiği rasyonel bir ‘tutkuya’ dönüşmüştü. Ona göre, kapitalizmin sunduğu en büyük pastanın adı futboldu artık. Hatta futbol, Coca-Cola’dan bile çok rağbet görüyordu. Futbol piyasasına atılma isteğini, abisi Giovanni tarafından destek görerek gerçekleştirecekti. Adresi çoktan belliydi: Başkentin gök mavilileri SS Lazio.

https://www.youtube.com/watch?v=0sHSZtFbSmE

3 Mart 1991

Sergio Cragnotti ve Lazio’nun yollarının kesişmesi, 3 Mart 1991’de Olimpiyat Stadı’nda oynanan Lazio-Juventus karşılaşmasına denk geldi. Sağ kanattan yapılan ortada Karl-Heinz Riedle’nin kafa golü ev sahibini öne geçirdi. Kıran kırana geçen maçta Juventus rakip savunmayı aşamadı ve galibiyet Lazio’nun oldu. Sıradan bir Serie A karşılaşmasından farklı olarak, o gün başka şeyler de yaşandı.

Tribünde maçı takip eden Cragnotti’yi gören İtalyan basını elini çabuk tuttu ve Cragnotti-Lazio birlikteliğine dair söylentiler başladı. Kısa süre sonra kulübü Gianmarco Calleri’den devralacak ve devamında tonlarca para ağırlığında hikâyeler beraberinde gelecekti.

Beş Yıllık Kalkınma Planı: 1992-1997

Yine bir mart ayında başkanlık koltuğuna oturan Sergio Cragnotti, ilerideki 10 seneye yansıyacak o gri kararları almaya başladı. Tıpkı Antik Roma imparatorları gibi kendisine güvenilir teğmenler seçti ve senatosuna duyduğu saygı ile saltanatının altyapısını geliştirmeye başladı. İlk hamlesi, dönemin Foggia’lı yıldızı Giuseppe Signori’yi almak oldu. Serie A tarihinin en golcüsü ve Lazio efsanesi Silvio Piola’dan sonra taraftarı en çok heyecanlandıran isim olan Signori, Zdenek Zeman’ın yarattığı Foggia takımının en önemli yapı taşlarından biriydi. Onunla başlayan transfer harekatı Giuseppe Favalli, Aron Winter, Diego Fuser ve son olarak Paul ‘Gazza’ Gascoigne’in başkente gelmesiyle sonuçlandı. Özellikle Gazza’nın gelişi İtalya’da büyük bir sükse yarattı. Son şampiyonluğun üzerinden 18 yıl geçmiş, taraftarlar orta sınıf bir takım olmaya alışmıştı. Yaşanan bu hızlı değişimi hazmetmeleri elbette biraz zaman alacaktı.

Giuseppe Signori, uzun yıllar sonra Lazio taraftarının özlediği heyecanı yaşatmıştı.
Cragnotti’nin, taraftarın taptığı Signori’yi göndermesi, çatlak seslere Roma sokaklarında cılız bir hayat verecekti.

Cirio’nun kulübe akıttığı sıcak para, Cragnotti’ye icraatlarına devam etme imkânı tanıyordu. Alen Boksic ve Luca Marchegiani eklemeleri ile sezonu dördüncü sırada bitiren Biancocelesti, UEFA Kupası’na katılmaya hak kazandı. Foggia’yı üç yıl içinde Serie C’den Serie A’ya çıkartan Zeman’ın Lazio’nun başına gelmesi, beraberinde Cragnotti’nin başka bir yüzünü ortaya çıkardı. Başkan, önce Gascoigne’i ardından da Winter ve Boksic’i sattı. Taraftarın sorgulamasına izin vermeden Pavel Nedved ve Giuseppe Pancaro’yu aldı. Ancak takip eden sezon taraftarın adeta taptığı Signori’yi göndermesi, çatlak seslere Roma sokaklarında cılız bir hayat verecekti. Gri İmparator bu başkaldırışı görmezden geldi. Sonrasında yaşananlar ise belki de bu umursamazlığın çığırından çıkışı olacaktı…

Kıpırdanma & Sportif Başarı: 1997-1999

Zeman’ın oynatmak istediği ofansif futbol elle tutulur bir başarı getirmemişti. Cragnotti ise bir an önce kazanmak istiyordu. Zdenek Zeman’ı gönderip İsveçli Sven-Göran Eriksson’u göreve getirdiğinde tarihler 1997’yi gösteriyordu. Eriksson, Sampdoria’dan oyuncusu Roberto Mancini’yi de beraberinde getirdi. Alen Boksic takıma geri döndü ve Sevilla’dan Arjantinli Matias Almeyda transfer edildi. Paris’te Inter’e kaybedilen UEFA Kupası finalini bir kenara koydular ve akabinde İtalya Kupası’nı kazandılar. Bu, kulübün 1974’teki lig şampiyonluğundan sonraki en büyük sportif başarısıydı. İşler yavaş yavaş hızlanıyordu. Buna sadece saha içi değil, saha dışındaki gelişmeler de yardımcı oldu. Del Monte gıda şirketini satın alan Cragnotti, saltanatını büyüttü. Cirio, Lazio’ya göğüs sponsoru oldu ve Cragnotti döneminin en ikonik simgelerinden birine dönüştü.

1998-99 sezonu arifesinde adeta çılgına dönen Cragnotti, 100 milyon Euro’yu aşkın para harcadı. Christian Vieri, Marcelo Salas, Sinisa Mihajlovic, Dejan Stankovic, Ivan de la Pena, Sergio Conceiçao ve Fernando Couto gibi oyuncular uçuk bonservis bedelleriyle Lazio’ya transfer oldu. Biancoceleste önce İtalya Süper Kupası’nı kazandı. Ardından son kez oynanan Kupa Galipleri Kupası’nda finale yükseldi. Finalde İspanyol ekibi Mallorca’yı 2-1 yendi ve ilk uluslararası zaferini ilan etti. Lig şampiyonluğunu 1 puan farkla Milan’a kaptırdıktan sonra hedefleri iyiden iyiye netleşmişti; kulübün 100. yılı için, emsali görülmemiş bir kadro toplanacaktı.

Lazio, 2000 yılında Manchester United'ı yenerek UEFA Süper Kupası'nı kazanmıştı.
Lazio, Manchester United’ı yenerek UEFA Süper Kupası’nı kazanırken, Manchester United menajeri Alex Ferguson maçtan sonra yaptığı açıklamada Serie A’da Lazio’nun favori olduğunu belirtiyordu.

100. Yıl & Scudetto: 1999-2000

Tarihindeki tek şampiyonluğunu 75. yılında kazanan Lazio, 25 yıl sonra yine -en az o günkü kadar- şampiyonluğa inanıyordu. Parma’dan gelen Juan Sebastian Veron ve Nestor Sensini ile kadro iyice güçlendi. Diego Simeone, Simone Inzaghi ve Fabrizio Ravanelli transferleriyle birlikte şampiyonluk yoluna çıkacak kadro son hâlini almak üzereydi ki Christian Vieri’yi Inter’e satan Cragnotti, beklenmedik bir hayal kırıklığı yarattı. Buna karşın, Ağustos ayında Monako’da oynanan maçta Manchester United’ı Salas’ın tek golüyle yenen Lazio, tarihinde ilk kez UEFA Süper Kupası’nı müzesine götürdü. Manchester United menajeri Alex Ferguson maçtan sonra yaptığı açıklamada Serie A’da Lazio’nun favori olduğunu belirtmişti. Sezon sonuna kadar sürecek ilham ve kararlılık o gün başlamıştı.

18 takımlı Serie A’da 17 İtalyan ve 1 İsveçli teknik adam vardı. Azınlığın tek temsilcisi Eriksson’un Lazio’su korku salmaktaydı. Güney Amerika-Güney Avrupa sentezi ile oluşan takım kimyası, sezon boyunca süreklilik gösterecekti. Kasım ayının sonlarına doğru oynanan Derby della Capitale’ye namağlup gelen Lazio, ezeli rakibi Roma tarafından 4-1’lik skorla hezimete uğratıldı ve başkentin mavi yakasına derin bir sessizlik çöktü.

Sezon boyunca ilk üç sırada Lazio, Juventus ve Milan vardı. 30. haftaya girilirken ikinci sıradaki Lazio, lider Juventus’u beş puan geriden takip etmekteydi. Lazio ile üçüncü Milan arasındaki fark ise dokuza çıkmıştı. Şampiyonluk yarışının, Carlo Ancoletti’nin Juve’si ile Sven-Göran Eriksson’un Lazio’su arasında geçeceği yavaş yavaş kesinleşmişti.

32. haftada Juventus’un Verona’ya kaybetmesiyle ligin kaderi değişti. Son iki hafta öncesi fark ikiye inmişti. Milan’la arasındaki farkı 11’e çıkaran başkent ekibi, iyiden iyiye şampiyonluğa odaklandı.

Tarihler 14 Mayıs 2000’i gösterdiğinde Serie A’nın son haftası gelip çatmıştı. Lazio, Olimpiyat Stadı’nda Reggina’yı konuk etti. Simone Inzaghi, Veron ve Diego Pablo Simeone’nin attığı gollerle maç 3-0 bitti ve gözler Perugia-Juventus maçına çevrildi. Sağanak yağmur, liderin maçında futbol adına elverişli bir ortama engel oldu ve maç 80 dakika kadar geç başladı. Maç sonunda skor tabelasında Perugia’nın 1-0’lık galibiyeti yazıyordu. Bu sonuç, başkentte deprem etkisi yarattı. Yıllar boyu beklenen lig şampiyonluğu 100. yıla yakışır bir şekilde gelmişti. Bir sezon önce bir puan farkla kaybedilen şampiyonluk senaryosunun aynısını, bu kez Juventus yaşamıştı. Enteresandır ki Lazio’nun 1973-74 sezonunda gelen ilk şampiyonluğu da benzer şekilde gerçekleşmiş, Juventus iki puan fark ile ikinci olmuştu. Ligdeki bu rekabet, saha dışında bir centilmenlik örneği ile noktalandı. Lazio Başkanı, o olayı ve yeni sezon planlarını şöyle anlatıyordu:

“Juventus Başkanı Umberto Agnelli’nin tebrik telefonu beni en çok mutlu eden şey oldu. Lazio’nun şampiyonluğu hak ettiğini söyledi ve tebrik etti. Gerçekten de öyleydi. En mücadeleci takım bizdik. Agnelli’nin söyledikleri aslında benim için mutluluktan da fazlasıydı. Çünkü o ve kardeşi ‘Avukat’ (Gianni Agnelli) sporun iki büyük adamı ve aynı zamanda uzmanıdır. Yarından itibaren çalışmaya başlamalıyız. Şampiyonluğumuz birçok takipçiyi de beraberinde getirdi. Yapacak çok işimiz var çünkü futbol artık ticaretin bir parçası olmuş durumda. Rivaldo’nun fiyatı şimdilik çok yüksek, (Gabriel) Batistuta düşünülebilir. (Paolo) Cannavaro ve (Gianluigi) Buffon mu? Tanzi (Calisto Tanzi, Parmalat’ın sahibi, dönemin Parma Başkanı) bana onları ellerinde tutmak istediğini söyledi. Çünkü seneye Scudetto’yu kazanmak istiyor.” Bu konuşmadan dört gün sonra İtalya Kupası zaferi ile gelen duble, sezonu belki de bir daha yaşanmayacak kadar özel hâle getirmişti.

Sergio Cragnotti, İtalya Kupası finali rövanş maçından sonra futbolcularının omuzlarında...
Sergio Cragnotti, İtalya Kupası finali rövanş maçından sonra futbolcularının omuzlarında…

Cirio & Çöküş: 2000-2002

Bir önceki sezonun son kupasının finalinde Inter’i 4-3 mağlup eden Lazio, İtalya Süper Kupası’nı ikinci kez müzesine götürdü. Önce Avrupa’da başarı sağlanmış, akabinde domestik üçleme tamamlanmıştı. Tahminler bu yüksek performanslı takımın yoluna devam edeceği, kupalar ve başarılara doğrudan aday olduğu yönündeydi. Fakat Cragnotti’nin gri tavrı net bir şekilde ortaya çıktı. Roberto Mancini’nin kariyerine ara vermesini Almeyda, Conceiçao, Boksic, Sensini ve Ivan de la Pena’nın takımdan ayrılması takip etti.

Cragnotti, çatlak sesler yükselmeden yine erken davrandı ve astronomik bir bedelle Parma’nın Arjantinli golcüsü Hernan Crespo’yu transfer etti. Gri İmparator bununla sınırlı kalmadı. Valencia’dan Claudio Lopez, Inter’den Angelo Peruzzi, yine Parma’dan Dino Baggio ve Benfica’dan Karel Poborsky’yi başkente getirdi. Ancak şampiyonluğun mimarı İsveçli teknik adam, iç sahada kaybedilen Napoli maçı sonrası görevinden ayrıldı. Sergio Cragnotti, Eriksson’dan boşalan koltuğu daha önceden de çalıştığı Dino Zoff’a teslim etti. Ligi üçüncü sırada bitiren başkentin gök mavili takımı, İtalya Kupası çeyrek finalinde Udinese’ye elendi. Şampiyonlar Ligi’nde Nisan ayını göremedi. Ezeli rakip Roma’nın şampiyonluğu ise içinde bulunulan kaos ortamını daha da derinleştirdi.

2001-02 sezonu Cragnotti’nin taraftarı hiçe saymasıyla başladı. Veron, Nedved, Salas ve Ravanelli’nin satılması Lazio taraftarını ayaklandırdı. Yıldız oyuncularının bir bir satılmasına artık göz yumamazlardı. Cragnotti hiçbir şey olmamış gibi davrandı ve her zamanki hamlesine başvurdu.

Sergio Cragnotti başarılı dönemin ardından yaşanan çöküşü engelleyemedi.
Borçlarını ödeyemeyen Sergio Cragnotti, iflasını hileli açıklayarak alacaklıları zarara soktu ve suçlu bulundu.

Gaizka Mendieta, Jaap Stam, Stefano Fiore, Darko Kovacevic, Giuliano Giannichedda ve Cesar derken yine 100 milyon Euro’yu aşan bedeller ödedi. Harcadığı paranın yahut gelen yıldızların bir önemi yoktu artık. Bir zincir hâlinde yaşanan olaylar yavaş yavaş dramatik bir sonun yolunu açıyordu. İtalya Kupası’nda yine çeyrek finalin ötesini göremeyen Lazio, Şampiyonlar Ligi’nde de gruptan çıkmayı başaramadı. Tüm bunlar yetmezmiş gibi ligin altıncı sırada bitirilmesi de bardağı taşıran son damla oldu.

Saha içindeki felaket, saha dışında yaşanan trajedileri körükledi. Cragnotti’nin Lazio’sunu yaratan Cirio şirketi battı ve takım kayyuma devredildi. Çukurova Holding’in Başkanı Mehmet Emin Karamehmet’in Cirio’ya ortaklık teklif etmesiyle ülkemize uzanan bu konu sonuçlanamadı ve takım iki yıl boyunca kayyumda kaldı. Ödenemeyen oyuncu maaşları büyük bir krizi beraberinde getirdi. Oluk oluk akan paranın kaynağı kurudu, yıldız oyuncuların satılması zorunlu hâle geldi. Bazı şeylerin değiştiği su götürmez bir gerçekti. Crespo ve son olarak kaptan Alessandro Nesta’nın gemiyi terk etmesi kaçınılmaz sonu getirdi.

Borçlarını ödeyemeyen Sergio Cragnotti, iflasını hileli açıklayarak alacaklıları zarara soktu ve suçlu bulundu. Lazio’nun yeni başkanı Ugo Longo oldu. Longo’nun samimiyetsiz ve antipatik tavırlarını kabullenmeyen ateşli taraftar grubu Irriducibili ve Curva Nord tribünleri efsane başkanlarına sahip çıktı, Olimpiyat Stadı’nda oynanan her maçta Sergio Cragnotti adına tezahüratlarda bulundu. Öte yandan Roma tribünü Curva Sud ise Cragnotti ve ailesinin hapis yatması gerektiğini savunuyordu. Nitekim Cragnotti bir süre hapis yattı ve ailesi hakkında cezai soruşturma açıldı.

Sven Göran Eriksson, Lazio'nun başarılarında önemli pay sahibiydi.
‘‘Şampiyonluk Lazio projesinin son noktası değildi. Daha büyük amaçlar, hedefler vardı. Ama (Sven-Göran) Eriksson’un etkisi kayboldu. Bu projenin gerçekleşmesi için kilit nokta oydu.” Sergio Cragnotti

Alessandro Zappulla’ya 2011’de verdiği röportajda ‘En büyük pişmanlığım Lazio projesini sonlandırmaktı’ diyen eski Lazio Başkanı, Scudetto sonrası yaşananların perde arkasını şu sözlerle özetliyordu.

“Şampiyonluk Lazio projesinin son noktası değildi. Daha büyük amaçlar, hedefler vardı. Ama (Sven-Göran) Eriksson’un etkisi kayboldu. Bu projenin gerçekleşmesi için kilit nokta oydu. Scudetto sonrasında bana geldi ve takımın yeniden inşa edilmesi gerektiğini söyledi. ‘Başkan, hepsini satalım ve yeni bir proje yaratalım. Tabii ki kilit oyuncuları tutarak.’ Evet, haklıydı ama bunu yaparsam devrim patlak verecekti. Futbol, her şeyi hesaba katmanız gereken bir düşüncedir. Taraftarların kafalarının içindekileri de… Az ya da çok önemli olsalar dahi. Herkes kendi fikrini söyler ve seçenekler sunar. Ama en sonunda dikkate alınan şey sonuçlardır. Eğer olumlu sonuçlar aldıysanız yaptıklarınız hepsini ya da birçoğunu affederler. Ama olumsuzsa, artık beceriksizsinizdir ve gitmek zorunda kalırsınız.’’

Gri İmparator Cragnotti dönemi, tıpkı Antik Roma imparatorlarınınki gibi son buldu. Büyük bir ihtişam ve saygınlıkla başlayan saltanatı, önce oyuncuları, ardından güvenilir teğmenleriyle karşılıklı saygı ve güven bağının kopmasıyla dibe vurdu. Senatosundan ve askerlerinden gördüğü sadakati, saltanatı sona erince onlara göstermedi. Oyuna saygısı ise -Lazio ile birlikte- kaybettiği en somut gerçek oldu…

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Karakter

Karakter

5 gün önce
Kimlik

Kimlik

1 hafta önce
Bir

Bir

1 hafta önce