Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

Diğer SporlarMarie Marvingt ve Yapabildiği Her Şey

Marie Marvingt, her şeyi yapmak, her yeri görmek ve her şeyden tatmak isteyen bir çocuk... Egemen Mercanlıoğlu yazdı.

Le Lorraine isimli yerel bir gazetenin tecrübeli muhabirlerinden Mösyö X, bulutların gökyüzünü kapkara boyadığı, hava sıcaklığının en fazla 0 dereceye çıktığı yağmurlu bir sabaha uyanmış olmayı umursamadı. Ne sönmüş sobası yüzünden donmuş k.çını sıcak bir kahveyle ısıtmayı ne de evinin hemen altındaki fırından her sabah almayı ihmal etmediği kruvasanını kahvesine daldırarak mideye indirmeyi hayal etti. Kafasındaki tek düşünce ilerleyen saatlerde ilk kez tanışacağı muhteşem kadınla yapacağı röportajdı. Öylesine heyecanlıydı ki; önceden titizlikle hazırladığı tüm sorularından şüphe eder olmuştu. Aslında tek bir şey sormak istiyordu ona, yalnızca tek bir soru…

-Tüm bunları bir kadın olarak nasıl başardınız?
-Dostum, benim bir “kadın” olduğumu düşünmekle büyük hata yapıyorsunuz. Yani normal bir kadın olduğumu düşünmekle… Gerçi beni “normal” bir insan olarak değerlendirmek de çok doğru olmazdı. Sonuçta ben “en iyi” olmaya henüz ilkokuldayken karar vermiştim. Daha iyi ve daha iyi olmaya…

75 yaşında yaşlı bir kadın olarak bu röportajı verdiğinde dahi o, farklı olandı. Gruptan ayrı olan; beklentilerin, normların, onu “o” yapmaya yemin etmiş her türlü dayatmanın dışında kalan… O, tekil olmanın manifestosu, kadın olmanın alegorisi… O, Marie Marvingt: ‘La Fiancée du danger’ yani “tehlikenin nişanlısı.”

Marie Marvingt; Fransız atlet, yüzücü, dağcı, bisikletçi, kış sporcusu, hava sporcusu, atıcı, binici ve eskrimci. 34 madalyayla Fransızların tarihte en çok madalya kazanmış kadın sporcusu. 17 dünya rekoru sahibi. Dünya savaşları gazisi. Hava birliği komutanı. ‘Légion d’honneur’ sahibi. Hava ambulansı mucidi.

Marie Marvingt, 1875’te Aurillac’ta doğdu. Babası Félix döneminin önemli sporcularındandı ve bu tutkusunu kızına da aşılamayı başarmıştı. Kader miydi, yoksa vizyon mu? Kaderdi; çünkü Félix çocuklarını, en azından bazılarını, sporcu olarak yetiştirmek niyetindeydi. Dört oğlu oldu. Kaderdi; çünkü Félix’in üç oğlu doğumlarından kısa bir süre sonra hayata gözlerini yummuştu. Geriye biricik kızı Marie ve son oğlu kalmıştı. Ve vizyondu da; çünkü o, kızının ev işlerini öğrenmesini değil, spor yapmasını istemişti. Ev işlerini öğrenebilirdi zaten. İşte böyle başladı Marie’nin efsanesi.

Marie Marvingt’in ana branşı yüzme. Babası Félix gibi. En çok madalya kazandığı branş da yüzme zaten. Rosalie Maggio’nun Marie Marvingt için yazdığı biyografisindeki bir bilgiye göre Matmazel Marvingt, henüz dört yaşında bir çocukken günde dört kilometre yüzüyormuş. Nitekim bu çabalar sonuç verdi. 1905’te, Sen Nehri boyunca Paris’e kadar yüzen ilk kadın olup kadınların mesafe rekorunu kırdı. Yüzmedeki en büyük başarısı bu.

14 yaşındayken annesini kaybettiğinde “kadın” olmanın yüküyle tanıştı. Ağabeyine ve babasına bakması; evi çekip çevirmesi bekleniyordu. Büyük bir beklentiydi bu. Dahası karşılayamayacağı, karşılamak istemediği bir beklenti. Reddetti. Reddedildi. Sonraki yıl ağabeyini kaybettiğinde eridi babasıyla arasındaki buzlar. Félix’in ondan başka kimsesi kalmamıştı ve kızını desteklemekten başka çaresi yoktu. Her zaman yapmak istediğini yapmamış mıydı zaten?

Macerayı, keşfetmeyi ve bu ikisini gezerek yaşamayı seven her insan gibi Marie Marvingt de bisiklet tutkunuydu ve bu alanda da destanını yüceltmeye kararlıydı. Tour de France’a katılmaya karar verdiğinde edebiyat bölümünden yeni mezun olmuş ve gazeteci olarak çalışmaya başlamıştı. Napoli’de patlayan yanardağ ile ilgili haber yapmak için görevlendirilmişti. Bu durumu fırsat bilen Matmazel Marvingt, Nancy’den Napoli’ye pedallayarak antrenman yapmanın iyi bir fikir olduğuna kanaat getirdi. Tarihin 1900’ler olduğunu hatırlatmama gerek yok sanırım? Benzer şekilde; Paris-Milano, Bordeaux-Nancy gibi dev turlar yaparak epik yarışa hazırlandı. 1908’de Tour de France’a katılmak için başvurdu. Reddedildi. Zira yarış erkeklere özeldi. Marie Marvingt reddedilmeyi reddetmeye alışacak kadar reddedilmişti. Arkadaşları, ailesi, babası… Umursamadı. Yarışa start verildi ve sporcular epik yarışa başladı. 15 dakika sonra da Marie Marvingt start aldı. “Kuzeyin cehennemi” lakaplı Paris-Roubaix yarışının henüz birinci etapta geçildiği; Côte de Laffrey ve Côl du Bayard gibi tırmanışların alındığı 4488 kilometrelik epik yarışı Lucien Petit-Breton kazandı. Yarışı, start alan 115 kişinin yalnızca 37’si bitirebilmişti. 36 erkek ve Marie Marvingt.

Marie Marvingt’in hayatında ölüm, önemli bir motivasyon kaynağıydı. Kesinlikle limitlerini gösteren bir pusula değil, oyunu eğlenceli hâle getiren olgusal bir gerçeklikti yalnızca. Maceracı, tehlikeyi arayan ve sonunda kesinlikle bulan yapısının temelindeki şey buydu belki de. Akıl almaz şekilde ölüme göğüs germe ve onunla rekabet etme güdüsü… Bu tutkusunu tatmin edeceği spor ise havacılıktan başkası değildi. 1901’de Doğu Fransa Havacılık kulübüne girdi Matmazel Marvingt. Önce balon pilotluğu lisansını alan ilk kadın olmayı başardı; sonraysa uçak pilotluğu lisansını alan üçüncü Fransız oldu. Yani efsane olmazdan tam sekiz sene evvel. 26 Ekim 1909’da tarih yazdı Marie Marvingt. Balonla Manş Denizi’ni geçip İngiltere’ye varan ilk kadın oldu. Artık şöhretti ve çalıştığı gazetenin kapağında tam sayfa fotoğrafı yayımlanmıştı. Manşet ise şöyle diyordu: Tehlikenin nişanlısı. 3 Aralık 1910’da bir rekor daha kırdı Marie Marvingt. Tek pervaneli uçakla 45 kilometreyi 53 dakikada geçti ve Madam Raymonde de Laroche’a ait rekoru kırarak ‘Coupe Femenina’yı kazandı. Tüm bunlar üzerine, Fransız Spor Akademisi, Marie Marvingt’i “tüm sporlar için altın madalya” ödülüne layık gördü. Bu ödülün tarihte tek sahibi var; o da Marie Marvingt.

Mösyö X sordu:

-Peki ya savaş? Neden katıldınız savaşa? Memleketiniz Nancy, bunu biliyorum. Memleketiniz Alman işgali altında diye mi? Yoksa insanlara yardım etmek için mi?
-(Gülüyor) Ne? İşgal mi? Hayır, inanın bana bununla hiç alakası yok. İnsanlara yardımcı olmayı severim, evet. Ama bununla da hiç ilgisi yok. Savaş, benim için yeni bir maceraydı. Yeni bir meydan okuma. Hepsi bu.

Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde, Marie Marvingt bunu yeni bir macera olarak gördü. Orduya girmek üzere başvuruda bulundu. Eğitimli bir hemşire olmasına rağmen reddedildi; zira o bir şöhretti. İşte bu da yeni bir maceraydı. Çözüm çok basit: Kılık değiştirmek! Erkek kılığında 43. Piyade Alayı’na katılan Marvingt’e, albaya teslim edilmek üzere bir mektup verildi. Marie kapıyı çaldı. Kapı açıldı ve albaya mektubu uzattı. Albay kuzeninden başkası değildi ama kılık değiştirmiş Marie’yi tanımadı. Belki bir anda kafasındaki peruğu çıkartmış ya da bir espri patlatıp kendini tanıtmıştır; kim bilir? 43. Piyade Alayı’ndaki görevinden derhal alınan Matmazel Marvingt, Dolomitler cephesine hemşeri olarak atandı. Hava ambulansı prototipini tam da burada geliştirdi ve Savaş Bakanlığının onayıyla uygulamaya koydu. Büyük başarı sağlandı. Binlerce kişinin hayatını kurtardı. Hâlâ da kurtarmaya devam ediyor.

Marie Marvingt hiç evlenmedi. Çocuğu da olmadı. 1963’te hayata yumdu gözlerini. Bir bakım evinde, yapayalnız… Ölümünün ertesi günü yayımladığı Marie Marvingt’e özel sayısında Chicago Tribune onu, “Jean d’Arc’tan beri gelmiş geçmiş en sıra dışı kadın” olarak tanımladı. Jean d’Arc’ı beynine, kalbine kazımış Fransız halkı Marie Marvingt’i unuttu. Bir iki sokağa verildi adı ve belki bir iki çocuğun adına onun hatırası için “Marie” dendi, hepsi bu. Belki, 88’inde değil de 30’unda kullanmakta olduğu hava ambulansının düşürülmesi sonucu ölmüş olsa, efsanesi bugün hâlâ hatırlanıyor olacaktı… Feministlerin sesi olsaydı, onlar yaşatacaktı belki onu. O, bir feminist değildi. Feminizme karşı da değildi. O sadece limitleri aştı; sınırları yıktı, engelleri yok saydı, yok sayılmaya aldırmadı. O, sporu ve gökyüzünü kadınlara açtı. O, bir kadın olarak savaş kazandı. O, Marie Marvingt: Bir çocuk. Her şeyi yapmak, her yeri görmek ve her şeyden tatmak isteyen. 20 yüzyılda yaşamış bir 21 yüzyıl insanı…

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Kesişen Yollar

Kesişen Yollar

2 ay önce
Selef

Selef

2 ay önce