Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

GündemMagnus’un Dönüşü

2016 Dünya Satranç Şampiyonası'nda neler oluyor? Magnus Carlsen, Sergey Karjakin karşısında nasıl geri döndü?
Özgür Akman3 sene önce

New York’ta devam eden 2016 Dünya Satranç Şampiyonluğu Unvan Maçı’nda son şampiyon Norveçli Magnus Carlsen koltuğunu Rus Sergey Karjakin’e karşı korumaya çalışıyor. Yedi oyunun berabere bitmesinin ardından sekizinci oyunu kaybeden Carlsen, onuncu oyunu kazanarak maçtaki skoru 5-5’e getirdi getirdi. 11. oyun da berabere bitti ve maçta eşitlik bozulmadı. 11. oyuna kadar yaşananları, oyuncuların güçlü ve zayıf yanlarını ve çocukluktan gelen rekabetlerini sizin için derledik.

Oyuncuların profilleri

Magnus Carlsen
Doğum Tarihi: 30 Kasım 1990
Uyruk: Norveç
Dünya Sıralaması: 1
ELO puanı: 2853

Dünyanın bir numarası ve dünya şampiyonu. 5 yaşında satrancı öğrendi ama ciddi anlamda 8 yaşında ilgilenmeye başladı. 2004 yılında büyükusta olarak bu unvana tarihte ulaşan en genç üçüncü satranççı oldu (13 yaş 148 gün). Kasım 2013’te dönemin dünya şampiyonu Vishwanathan Anand’ı 3,5-0,5 yenerek 20. dünya satranç şampiyonu oldu. Mayıs 2014’te 2882 elo puanına ulaşarak tarihin en yüksek kuvvet derecesini elde etti (ona en yakın reyting Garry Kasparov’un Temmuz 1999’da ulaştığı 2851’dir).  İlk kez Kasım 2010’da dünyanın 1 numarası oldu, Temmuz 2011’den beri aralıksız olarak dünya sıralamasının zirvesinde. Satranç geleneği olmayan Norveç’te bir ilgi patlaması yaşanmasında önemli bir rolü var ve dünyada şöhreti satrancın sınırlarının dışına taşmış bir ikon.

Sergey Karjakin

Doğum Tarihi: 12 Ocak 1990
Uyruk: Rusya (2009’dan önce Ukrayna)
Dünya sıralaması: 9
ELO puanı: 2772

Ukrayna doğumlu Sergey Karjakin Simferopol, beş yaşında satrancı öğrendi. 2002’de henüz 12 yaşında olmasına rağmen dönemin FIDE dünya şampiyonu Ruslan Ponomariov’un yardımcılığını üstlendi. 2002’de büyükusta olarak bunu tarihte en genç yaşta başaran isim olmayı başardı (12 yaş 7 ay). Calvia 2004’teki Satranç Olimpiyatı’nda altın madalya alan Ukrayna takımında oynadı. 2009 yılında Rusya vatandaşı oldu ve federasyon değiştirdi. 2014’teki Adaylar Turnuvası’nda Anand’ın ardından ikinci oldu. 2015 Dünya Kupası finalini Peter Svidler’e karşı 2-0 geriden gelip 6-4 kazandı. Mart ayında Adaylar Turnuvası’nı kazanarak Magnus Carlsen ile dünya şampiyonluğu maçı yapmaya hak kazandı. Wijk aan zee (Corus ve Tata Çelik), Norway Chess gibi süper turnuva zaferleri bulunmaktadır.

Carlsen ve Karjakin bu kuşağın ilk öne çıkan isimleri oldular. Büyükusta oldukları erken yaştan itibaren karşılaştırıldılar ve rakip oldular. Çocuk yaşta başlayan rekabette Karjakin başlangıçta öndeydi; ancak 17-18 yaşlarından itibaren makas Carlsen lehine açıldı. Karjakin de dünyanın elit satranççılarının katıldığı süper turnuvaları kazandı, ilk 10’da ve ilk 5’te yer aldı; ama Carlsen son 4-5 yıldır satranç tarihindeki yeri tartışılmaya başlanan bir hükümranlık kurdu. Nihayet ikili mutlak zirvede, bir dünya şampiyonluğu unvan maçında buluştu. İki oyuncu arasında ağır partiler yani klasik (yavaş tempolu), uzun sürek oyunlarda 16 beraberliği saymazsak 4-1 Carlsen’in üstünlüğü var. Son 10 oyunda Carlsen’in skoru 3-0 ve aralarındaki son oyunu da o kazandı.

2015 World Chess Rapid And Blitz Championship

Oyun stilleri nasıl?

Magnus Carlsen: Norveçli yıldız, erken yaşlarda daha agresif ve taktik bir oyun tercih ederken sonradan, özellikle Capablanca, Smyslov, Petrosyan ve Karpov’u hatırlatan, ince stratejik detayları nakış gibi işleyen stratejik veya satranç jargonuyla pozisyonel denebilecek bir tarza yöneldi. Avını sıkıca saran boğa benzetmesi bu oyun tarzı için sıkça yapılır.

Sovyet hegemonyasındaki satranç dünyasını 1960’ların sonu ve özellikle dünya şampiyonluğuna ulaştığı 1970-72 döneminde domine eden Bobby Fischer’i hatırlatan şekilde rakiplerini hataya zorlayan, en sade görünen konumlarda bile rakiplerine baskı kuran sabırlı bir oyun tarzı var. Tıpkı o dönemin Fischer’i gibi neredeyse hiç hata yapmadan oynayabilmesi pek çok meslektaşına göre Carlsen’i üstün kılıyor. Bu açıdan, teşbihte hata olmaz, Novak Djokovic’i anımsatıyor. Yoktan var edip ekmeğini taştan çıkarırken rakiplerinin fiziksel sınırlarını dahi zorlayabiliyor. Zayıf noktası olarak açılışları gösterilse de aslında Carlsen için önemli olan 30-40 hamleleri bulan modern açılış teorisinin labirentlerinde kaybolmayıp en iyi oynayabildiği türden konumlara ulaşmak. İşin aslı, Carlsen’in oyununda bariz bir zayıflık da yok. Norveçli, çok sakin ve iyi bir savunmacı olarak bilinse de, genellikle işler iyi gittiğinde bu kolaydır. 2013 Adaylar Turnuvası son turunda Svidler’e kaybettiğinde sinirlerine yenik düşmüştü. Karjakin maçında da benzer bir kriz yaşıyor.

2015 World Chess Rapid And Blitz Championship

Sergey Karjakin: Carlsen’e benzer tarafları var; ama belki de yetiştiği Ukrayna-Rus ekolünün etkisiyle açılış hazırlıkları çok daha detaylı ve dakik.

Carlsen ile Karjakin’in en önemli farkı, ki bu Carlsen’in favori gösterilmesine neden oldu, Norveçli ismin çok daha az hatayla oynaması. Klasik satrançta tahtadaki somut hamlelerden bağımsız olarak bazı ilkeler vardır. Eski dünya şampiyonları bu ilkeleri gözetmeye dikkat ederlerdi. Bilgisayar çağında bu tip değerlendirmelerden ziyade somut olarak tahtada ne olup bittiği, gerekirse bu ilkelere aykırı ama çürütülemeyen hamleler yapmak önemli. Karjakin bu açıdan Carlsen’e göre bilgisayar çağına daha yatkın bir isim. Yanlış anlaşılmasın, Karjakin de klasik satrancı çok iyi biliyor ve mükemmel bir satranç eğitiminden geçmiş durumda. Sonuçta dünyanın en başarılı satranç ekolünün temsilcisi.

Karjakin’in son dönemde öne çıkan özelliği mental direnci. Bu dayanıklılık, 128 büyükustanın nakavt (eleme usülü) karşılaştığı Dünya Kupası’nı ve Adaylar Turnuvası’nı kazanırken öne çıkan en önemli özelliğiydi. Ne olursa olsun pes etmiyor. Uçurumun kenarındayken defalarca ipten döndüğünü gördük. Son olarak finalde kariyerine yedi Rusya şampiyonluğu sığdıran tecrübeli Peter Svidler’e karşı maçın 4 oyunluk ilk kısmında 2-0 geriye düştükten sonra  skoru 2-2’ye getirdi. Ardından hızlı satrançta rakibinin kalesini boşta bırakmasıyla maçı 6-4 kazanıp kupanın galibi oldu. Savunmacı gibi kavramlar, oyunları evrensel nitelikler taşıyan büyük satranççıları basitleştirmek olsa da Karjakin şu an dünyanın en iyi savunmacısı ve çelik gibi sinirlere sahip.

Peki rekabetin yeni ayağının sergilendiği 2016 Dünya Satranç Şampiyonluğu Unvan Maçı’nda şimdiye kadar neler oldu?

Maç günlüğü

Her dünya şampiyonluğu maçlarını bölümlere ayırmak mümkündür. Tıpkı bir futbol maçını dönemeçlere ayırıp hikayelere ayırabileceğimiz gibi.  Maçın özeti: Karjakin’in dirençli oyunu Carlsen’i çok zorladı. Carlsen üçüncü ve dördüncü oyunda fırsatlar kaçırdı. Ne var ki, Carlsen de alıştığımız Carlsen değildi ve fırsatları kusursuz şekilde değerlendiremiyordu. 12 oyunluk kısa maçın sonuna yaklaştıkça kazanmak için sabırsızlandı. Sekizinci oyunda biraz da oyunu fazla zorlamaktan kaybetti. Dokuzuncu oyunda ise Carlsen adeta ipten döndü; çünkü 12 oyunluk bir maçta iki farkı kapatmak kolay değil. Carlsen sekiz ve dokuzuncu oyunlarda yaşadığı krizi dönemini de atlattı. Onuncu oyunda ise Norveçli nihayet her şeyi istediği gibi yaptı. Karjakin iki kez beraberliği kaçırdıktan sonra yavaş yavaş üstünlüğünü arttıran Carlsen skoru eşitledi. Tam bir psikolojik savaş olarak geçen oyunla dünya şampiyonu tarihteki selefleri gibi yeniden ayağa kalktı. Kalan iki oyunda maç yeni bir dönemece mi girdi, onu göreceğiz.

İlk oyunlar

İlk iki oyunda işler görece sakin gelişti ancak sonuç Carlsen’in istediği türde beraberlikler oldu; ama Karjakin de ne kadar dirençli olacağını belli etti. Birinci oyunda Carlsen, Brezilyalı bir satranççı olan Octavio Trompovsky’nin adıyla anılan Trompovsky açılışını oynadı. Carlsen’in istediği türde yoğun bir hazırlık ve açılış düellosu içermeyen, doğaçlamaya müsait bu açılışta Carlsen zorlayabileceği türden bir oyun sonuna girdi. Son şampiyon ufak bir fırsat kaçırdı; ama Rus rakibi son derece soğukkanlı savunma yaptı. Carlsen’in açılış tercihi Donald Trump’a göndermeler yapılmasına sebep oldu. Norveçli ise bu soruyu “Böyle bir soru geleceğini bilseydim oynamazdım” diye cevapladı. İkinci oyunda da Carlsen zorlanmadan berabere yaptı. Maç, sakin ama az çok beklenen şekilde başladı. Carlsen istediği türden konumlara ulaşabiliyordu.

Kaçan fırsatlar

Maçın üçüncü ve dördüncü oyunları Carlsen için altın fırsatlardı, ikisi de kaçtı ama maçın rengi de biraz belli oldu. Üçüncü oyun ile maçta aslında ikinci perde açıldı. Dünya şampiyonu tam istediği türden bir oyunla yavaş yavaş Karjakin’i yıkıyordu ki, 71 ve 72. hamlelerde treni kaçırdı. Dördüncü oyunda da Karjakin kötü konumda kalsa da, dirençli savunması ve Carlsen’in de o her zamanki kusursuzluğunda olmaması nedeniyle mücadele berabere bitti. Karjakin, en güçlü tarafını göstermiş, Carlsen’e karşı direnmişti.

2015 World Chess Rapid And Blitz Championship

Karjakin’in çabaları

Beşinci oyunda Karjakin’in de Carlsen’in de eline fırsatlar geçti ama oyun yine de berabere bitti. Gitgellerin yaşandığı bu oyun, aslında Karjakin’in ilk kez çıktığı dünya şampiyonluğu maçında ürkekliği üzerinden attığı andı. Altıncı oyun, bir açılış savaşı yaşandı ancak sonuç değişmedi. Karjakin’in güçlü yanı olarak gözüken açılış hazırlıklarına Carlsen de dersini iyi çalışarak geldiğini göstererek yanıt vermişti. Yedinci oyun, sonradan olacakların habercisiydi. Hızlı bir beraberlik oldu; ama Carlsen önce ufak bir fırsat kaçırmış (15…0-0 yerine 15…f5) sonra da kendisinden hiç beklenmeyecek bir hata yapmıştı (16…Kc8).

Yedi oyun sonunda, maçın favorisi olarak gösterilen Carlsen artık sabırsızlanıyordu; çünkü 12 oyunluk maçta bir an önce kazanması gerekiyordu.

Kriz Zamanı

Sekizinci oyunda nihayet kıyamet koptu. Carlsen özellikle dünya şampiyonluğu maçlarının oynandığı seviyede pek görülmeyen Colle Sistem’i oynadı. Carlsen detaylı açılış hazırlığı yapmanın zor olduğu, karşılıklı manevraların çok yapıldığı mücadelede yavaşça üstünlük sağlayabileceği türden bir konuma ulaşmaya çalışıyordu. Ne var ki işler pek istediği gibi gitmedi ve dünya şampiyonu eşit konumda oynamayı kabullenmeyerek ufak yanlışlar yapmaya başladı. Ne var ki turnuva satrancında her zaman eşit konumlarda kazanmak için şanslarınızı fazla zorlarsanız işlerin ters tepme ihtimali vardır. Carlsen, çok zor bir oyun sonunu savunamadı ve Karjakin fırsatı değerlendirdi. Carlsen dünya şampiyonluğu maçlarında ilk kez geriye düşüyordu ve sadece üç oyun vardı.

Oyunlardan sonra oyuncuların FIDE (Dünya Satranç Federasyonu) ve dünya şampiyonluğu maçlarını organize eden AGON firmasıyla yaptıkları kontratlar gereği basın toplantısına katılmaları zorunlu ve katılmazlarsa kazanacakları toplam ödülden FIDE de AGON da yüzde 5 kesinti yapabiliyor. Ne var ki, oyun kaybeden Magnus Carlsen son derece sinirli olduğu için mixed zone’da gazetecilerin sorularını yanıtsız bıraktıktan sonra basın toplantısının yapıldığı salona erken geldi. Burada da Karjakin’i beklerken daha fazla dayanamayıp basın toplantısına katılmadan maçın yapıldığı Fulton Market binasını terk etti.

Fischer’in veya Kasparov’un kimi hallerini hatırlatan bu tutum bir yandan  Norveçli’nin maçtaki zihinsel direncinin de pek iyi olmadığını ve bir an önce toparlanmazsa maçı kaybedebileceğini gösteren bir işaretti.

Uçurumun kenarında

Satranç dünyasının ünü dışarıya kaçmış yıldızı, şimdiden tarihteki en iyilerden olup olmadığı tartışılan Norveçli, dokuzuncu oyunda beraberliği ve belki de maçı kurtaran taraftı. Carlsen, açılış tercihini değiştirerek Arkhangesk bölgesinden adını alan bir İspanyol açılışı (16. yüzyılda yaşamış Ruy Lopez adlı İspanyol bir rahipten gelir) oynadı. Açılış teorisinin uzun labirentlerinde Karjakin ne kadar hazır olduğunu gösterdi ve dizginleri eline aldı. Üst seviyede siyah taşlarla hedef konumu eşitlemek olduğundan Carlsen için haberler pek iyi değildi; çünkü bu konumda ilk kez bir resmi oyunda oynanmış olsa da Dünya Kupası finalisti ve 7 kez Rusya şampiyonu olan büyükusta Peter Svidler’in chess24 internet sitesinde incelediği ve “Oynanabilir, belki berabere olur; ama kesinlikle Siyah için oynaması keyifli değil ve asla eşit diyemeyiz” dediği bir konuma girildi.

Beyaz, 39. hamlede yani 40.hamlede yeni süreler eklenmeden (satranç jargonunda zaman kontrolü denir) bir hamle önce 25 dakika düşündüğü kritik konumda en iyi hamle olan 39.Vb3 yerine (bilgisayar programlarına göre, bu devirde en büyük otorite onlar!) en iyi ikinci hamleyi (yine bilgisayar programlarına göre!) oynadı. 26 dakika düşündükten sonra adeta bütün satranç hayatı gözlerinin önünden bir film şeridi gibi geçti ve 39.Fxf7 oynayarak fil feda etti.

Ne var ki, turnuva satrancında matematiksel doğruları bulmak kolay değil. Bu hamle beyaza üstünlük verse de kazandırmaya yetmiyordu ve iki saat daha oynadıktan sonra Carlsen uçurumun kenarından döndü. Olimpiu Urcan’ın paylaştığı tweet’teki hareketli gif resminde Carlsen’in yaptığı mimikler her şeyi anlatıyordu: “Ucuz kurtulduk!” Oyundan sonra yapılan basın toplantısında Carlsen’e kaybettiği sekizinci oyun da soruldu. Carlsen, “Pek iyi oynamadım ve benden iyi oynayıp, kazandı” gibi savuşturucu bir cevap verdi. Basın toplantısını başlamadan terk etmesi sorulunca bu konuda bir itiraz süreci başlatıldığından fazlasını söylemedi.

Dokuzuncu oyundan sonraki basın toplantısında bu kez Karjakin daha durgundu, Carlsen ise oyunu kurtarmaktan memnundu. Ne var ki, Carlsen’in unvanını koruma şansını sürdürmesi için üç oyundan birisini kazanması gerekiyordu. Bu sorulunca sonraki oyun için kehanetini yaptı: “Çok rahat bir durum değil tabii; ama ben üç oyundan birini kazanmalıyım diye düşünüyorum ve normalde bu benim yapabileceğim bir şey.” Böyle olduğunu ertesi oyun gösterecekti.

Magnus yeniden ortak

Dünya şampiyonluğu maçlarının sonlarında ustaları stres ve yorgunluk iyice esir almaya başlar. Magnus Carlsen, Sergey Karjakin’i yenerek skoru 5-5’e getirmeyi ve büyük krizi atlatmayı başardı ama bu oldukça maceralı şekilde gerçekleşti. Oyunun ilk yarısında iki oyuncu birden içinde bulundukları durumun baskısını hissetti. Karjakin iki defa berabere yaparak oyunu bitirme fırsatını kaçırdı. 20.Ad2 hamlesinden sonra 20…Af2+ 21. Şg2 Ah4+! 22.Şg1 Ah3+ 23. Şg2 Af4+ ile beraberliği kaçırdı. Karjakin maçtan sonra bu hamleyi gördüğünü ama şahı g2’ye oynarsa iki at birden f4’ü kontrol ettiği için siyahın vezir çatalı atabileceğini (vezir e2’de olduğu için) kaçırdığını söyledi.

Oyunun ikinci dönüm noktası ve Carlsen için beraberlik fırsatı 26.hamlede Carlsen önce f piyonuna dokunup 26.Kfe1 oynadığında oluştu. Resmi oyunlarda dokunulan taşın oynanması zorunludur ve bir taşı yerini düzeltmek istiyorsanız önce “Düzeltiyorum” veya “J’adoube” (Fransızcası) diyerek taşlara dokunmalısınız. Buna daha az akademik bir ifadeyle tuşe kuralı da denir. Carlsen’in tarihte benzerleri olan tuşe vakasına nasıl yakalandığını genç Norveçli satranççı Johan Salomon Twitter’da paylaştı. Eğer Carlsen dokunduğu piyonu oynasaydı, oyun yine zorunlu olarak berabere bitiyordu; ama Karjakin bunu da kaçırınca işler Carlsen’in istediği kıvama geldi.

World Chess Closing Party

Carlsen hafif üstün bir oyun sonuna ulaşmıştı, tam da marka olmasını sağlayan zaferleri kazandığı türden bir konum. 1993’te Garry Kasparov’la dünya şampiyonluğu yapan ve şu an ilk 100’deki en yaşlı oyuncu olan İngiliz büyükusta Nigel Short, uykuya yenik düşerken Carlsen’in kazanacağını tahmin ettiği bir tweet attı. Nitekim, Karjakin belki de yorgunluğun da etkisiyle Carlsen’in baskısına dayanamadı ve yavaş yavaş çöktü. Dünyanın en iyi savunmacısı da Carlsen’in hiç bitmeyen baskısına dayanamamıştı. Carlsen’in kritik 57.b5 hamlesini oynadığı anlarda şu hareketli resimde görüldüğü gibi özgüveni yerine gelmişti.

Garry Kasparov, “Satranç zihinsel bir işkencedir” der. Karjakin’in şu hali de 10. oyunda nasıl yıkıldığının ispatı. Basın toplantısında söylenenler ise kalan iki oyun öncesi oyuncuların durumu hakkında fikir veriyordu. Carlsen, “Tabii ki artık her şey çok farklı. Kolay olmadı ama nihayet direncini kırmayı başardım” dedi ve ne kadar rahatladığını iyice belli etti. “10 oyun kazanmamıştım ve bu başıma daha önce hiç gelmemiş bir şeydi. Mücadele oldu, olmaya devam edecek ama en azından artık eşit şartlardayız” diye devam ederken, kalan iki oyun içinse çok basit bir cevap verdi: “İki oyun daha oynayacağımız için yalnızca mutluyum!” Karjakin cephesi ise kalan iki oyundan bahsederken daha az coşkuluydu: “Sadece iyi oynayıp gaf yapmak istemiyorum.”

Carlsen-Karjakin dünya satranç şampiyonluğu unvan maçının 11. oyunu berabere oldu ve skor 5,5-5,5’a geldi; ancak beraberlik kimseyi yanıltmasın, her açıdan üst düzeyde satrancın nasıl oynandığına örnek bir oyun izledik.

Açılışta her iki taraf da hazırdı. İspanyol Açılışının d3’lü varyantı oynandı ve hatırlatalım, Karjakin, maçın ikinci oyununda da bu açılışı oynadı; ama Carlsen dokuzuncu hamlede ikinci oyundan farklı olarak 9…Aa5 yerine 9…Fe6 oynadı. Karjakin’in üstünlük şanslarını azaltan 18.h3 hamlesine hata diyemeyiz; ama Carlsen çok kuvvetli bir yanıt verdi. 18…c3 ve bu hamleyle bağlantılı olarak 19…d5 oynayarak oyunu karıştırıp kontrol altına almaya çalıştı. Karjakin ise tam kendisinden bekleyeceğimiz şekilde sinirlerine hakim oldu, doğru oynadı ve gemisini beraberliğin sakin limanlarına ulaştırdı. Carlsen ise sekizinci oyundan dersler çıkarmış, eşitliği bozmaya çalışırken dengesini kaybetmemişti.

Son oyunda ne olacak?

Maçın son oyunu (eşitlik bozma maçlarını saymazsak) ve iki taraf için her hamle basketbol tabiriyle “el yakacak”. Yapılacak herhangi bir hatanın geri dönüşü yok. Carlsen, beyaz taşların elit satranççılara verdiği çok ufak üstünlüklerle yine zorlayacaktır oyunu.

12. ve son oyun beraberlikle biterse, 30 Kasım’da oynanacak eşitlik bozma oyunlarında dünya satranç şampiyonu belirlenecek. Eşitlik bozma oyunlarında oyuncuların süreleri de azalacağı için hızlı oynamak çok daha önemli olacak ve hatalar ister istemez artacak. Kramnik-Topalov 2006 ve Anand-Gelfand 2012 maçlarında da dünya şampiyonunu hızlı satranç oyunları belirlemişti ki bu uygulama satranç kalitesini düşürdüğü için çok tartışılıyor. Diğer taraftan, bu uygulamanın hataları arttırsa da oyunculara verilen süreleri kısalttığı için seyir zevkini arttığını iddia edenler de az değil.

Kalan Oyunlar

27 Kasım Boş Gün
28 Kasım 12. Oyun
29 Kasım Boş Gün
30 Kasım Eşitlik Bozma

Bu geri dönüş ne anlama geliyor?

Bu kriz Carlsen’in dünya şampiyonluğu için yeni bir test oldu. Büyük dünya şampiyonları skorda geri düştükleri zaman bile geri dönebilmişlerdir. 1951’de Mikhail Botvinnik, David Bronstein’ı 24 oyunluk maçta 23. oyunda yenerek skoru eşitleyip unvanını korudu. Garry Kasparov, Sevilla’da oynanan 1987’deki  24 oyunluk maçta 23. oyunda Anatoly Karpov’a karşı 12-11 geri düşmüş, son oyunu kazanarak maçı berabere bitirip unvanını korumuştu. 2009 ve 2010 yıllarında Carlsen’e akıl hocalığı yapan Garry Kasparov’un Karpov’a karşı bütün maçları unutulmazdır; ama Kasparov’u Kasparov yapan da bu rekabette aştığı testlerdi. Norveçli de selefleri gibi kriz anında ayağa kalkmayı başardı. Bu maçı kazanmasına yetecek mi, önümüzdeki oyunlar gösterecek.

Diğer taraftan dünya satranç şampiyonluğu maçlarının tarihi de sürprizlerle oldu. 1920’lerde yenilmez zannedilen Jose Raul Capablanca’yı Alexander Alekhine devirmişti. Aynı Alekhine, 1935’te Max Euwe’ye kaybettiğinde satrançseverler sandalyeden düşecek oldular. 2000 yılında ise Garry Kasparov’un kariyerinin altın yılı olarak nitelendirilen 1999 yılından sonra Vladimir Kramnik’e yenilmesini kimse beklemiyordu. Dolayısıyla Karjakin’in şansları devam ediyor, skor eşit ve son yıllarda gölgesinde kaldığı çocukluk arkadaşı ve rakibini hâlen yenip Carlsen markasını yıkma şansı fazlasıyla bulunuyor.

Hamiş

Bu kadar üst düzeydeki satranççılar hem agresif hem sakin, hem iyi taktik hem de konumsal oyunculardır. Zamanında oyun stili “konumsal” olarak karakterize edilen Karpov’a oyun stili sorulduğu zaman “Stil mi? Benim stilim yok” demiştir. Bu aslında dünya çapındaki satranççıların ve büyükustaların tahtadaki en iyi hamle neyse onu yapabildiklerini gösterir. Hepsinin mükemmel denebilecek düzeyde açılış ve oyunsonu bilgileri vardır. Bahsedilen farklar biraz oyuncuların yoğurdu yeme tarzıyla ilgili.

Yıldızlar nasıl bir destek alıyor?

Magnus Carlsen’in arkasında da ciddi bir yardımcı ekibi var, en başta menajeri Espen Agdestein ve bütün Carlsen ailesi (babası da amatör bir satranççı ve 18 yaşına kadar menajerliğini yaptı) bulunuyor. Bunun dışında beraber yıllardır çalıştığı sekondantı ve eski hocası Danimarkalı büyükusta Peter Heine Nielsen var. Norveç’in iki numarası olan ve yakın arkadaşı Jon Ludvig Hammer bu kez Carlsen’e yardım etmeyip yorumculuk yapsa da Fransız büyükusta “çok yavaş ve çok zayıf” Laurent Fressinet’nin sekondantlarından birisi olduğunu Norveçli gazeteci Tarjei Svensen açıkladı.

Carlsen, Norveç’te büyük bir spor yıldızı ve televizyonlar Carlsen turnuvalarda olduğu zaman mutlaka genç dünya şampiyonunu uzun süre ekrana getiriyor. Carlsen’in Norveç satrancı için ne kadar önemli olduğunu iki örnekle anlatabiliriz. Satrançtaki en önemli ulusal takım turnuvası olan Satranç Olimpiyatı’na 2014’te Norveç ev sahipliği yaptı. Ayrıca geçen Eylül’de Bakü’de düzenlenen Satranç Olimpiyatı’nı Norveç’in beşinci tamamlayarak tarihinin en iyi sonucunu almasında onun payı büyük. Norveç Satranç Federasyonu’nun lisanslı satranççı sayısı Carlsen dünya şampiyonu olduktan sonra yüzde 37 artmış durumda.

Rusya, son beş satranç olimpiyatını kazanamasa da hâlâ bu alanda dünyanın en güçlü ve en köklü geleneği. 2009’da Rusya adına oynamaya başlayan ve görevi ‘dünya şampiyonluğunu yeniden ait olduğu yere döndürmek’ olan Karjakin, sıkı bir Putin destekçisi, hatta Putin’e desteğini ifade etmek için bir dövmesi dahi var.

Rusya Satranç Federasyonu, Karjakin’in arkasında seferber olmuş durumda. Dünyada ilk 10’da yer almış tenisçi Anna Chakvetadze de Karjakin’in fiziksel antrenmanlarına yardımcı oldu. Carlsen’in kondisyonu en güçlü taraflarından birisi ve Karjakin kampı bunu bile göz önünde bulundurup önlem almış durumdaydı. Karjakin’in de menajeri Rusya Satranç Federasyonu’nun halkla ilişkiler sorumluluğunu yürütmüş olan Kirillos Zangalis, Karjakin’e destek olan ekipte yer alıyor.

Karjakin’e açılış hazırlıklarında yardımcı olan (satranç jargonunda sekondant adı verilir) çok güçlü bir ekip var. Rusya’nın halihazırdaki kaptanı yapan ve bir başka eski Avrupa şampiyonu Vladimir Potkin, Garry Kasparov’un yıllarca sekondantlığını yapan Yuri Dokhoian, ve Alexander Motylev’in yanı sıra Türkiye İş Bankası Satranç Ligi’nde Beşiktaş’ta oynayan Azerbaycan’ın bir numarası Şehriyar Mamedyarov da Karjakin’e yardım ediyor. Bu isimler yetmezmiş gibi Anand karşısında Carlsen’e yardım eden ama “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” diyerek taraf değiştiren bir başka Rus süper yıldız Ian Nepomniachtchi de Karjakin’e yardım ediyor.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler