180 Milyon Euro’dan Daha Fazlası

Kylian Mbappe'nin Arjantin maçındaki performansı, genç yıldızın 180 milyon Euro'luk fiyat etiketinden daha fazlasını hak ettiğini kanıtlıyor.

4 Temmuz 2018

Fotoğraflar: Kylian Mbappe

*Kylian Mbappe hakkındaki bu yazı, Jonathan Wilson imzasıyla The Guardian’da yayımlandı.


Bir konuyu aydınlığa kavuşturmamız gerek: Diğer takımlar Mbappe’ye, Arjantin’in bıraktığı kadar boşluk bırakmayacak. Bir daha bu tür büyük turnuvalarda bu kadar rahat bir şekilde hareket edebildiği maç olmayabilir.

Antrenmanlarda engellere karşı verdiği mücadele, her ne kadar o kadar tekme yemeyecek ya da omzuna sarılan onca kişiyle uğraşmayacak olsa da Arjantin’e karşı boğuştuğu savunma yapısından daha zorlayıcıydı. Mbappe için harika bir maçtı. Ama o da bu avantajı acımasızca kullandı.

Mbappe, 19 yaşında Dünya Kupası eleme safhasında birden fazla gol atan ikinci oyuncu oldu. Bu başarıyı yakalayan tek isim 1958’de Pele’den başkası değildi. Tabii, o 19 yaşla bu 19 yaş aynı değerlendirilmemeli. 19 yaşına geldiğinde Wayne Rooney adeta tamamlanmış bir oyuncuydu (Euro 2004, onun zirve dönemiydi diye düşünürsek, İngiltere için en iyi günleri geride kalmıştı.) Mbappe fiziksel olarak hazır görünse de şimdiye kadar sadece 44 lig maçına çıktı.

Mbappe’nin kariyeri Monaco’da geçirdiği yarım sezonda, Şampiyonlar Ligi’nde gösterdiği tam anlamıyla inanılmaz performansla değişti. Takip eden sezonda rotasını Paris’e kıran Mbappe, Neymar’ın gölgesinde sezonu kiralık olarak tamamladı. Yeni sezon içinse Paris Saint-Germain’e 180 milyon Euro karşılığında transfer olacak.

Futbolcu olarak şimdiye kadar çok fazla test edilmemişti. Bu sebeple de transfer ücreti öğrenildiğinde çok fazla bulunmuştu. Zaman ilerledikçe Mbappe’nin performansı sayesinde bu fiyat ucuz bile görünüyor. İlginin odağında olmayı seven, rahatına düşkün Brezilyalının domine ettiği takımda nasıl bir role oturacağı hâlâ soru işareti olsa da gösteriş meraklısı, ilgi peşindeki çocuklarla kaplı bir sınıfta dahi diğerlerinin öğrenebileceği şeyler var. Fransa için sahaya çıkarken ise yanında, Arjantin’e karşı attığı ikinci golde önüne enfes bir pas bırakan Olivier Giroud gibi paylaşımcı, biriyle oynamak onun için devasa bir rahatlama gibi görünüyor olmalı.

Didier Deschamps, Dünya Kupası macerasını karakterize eden somurtkanlığını bir kenara bırakarak onu Brezilyalı Ronaldo’yla kıyaslasa da Mbappe, 1998 Dünya Kupası’nın bir başka yıldızını andırıyor. Michael Owen’ın Arjantin’e attığı golden tam 20 yıl sonra Mbappe, Fransa’ya Arjantin karşısında golü getirecek penaltıyı kazandırırken o anları hatırlattı. Owen’ın attığı gol, Mbappe doğmadan yaklaşık 5,5 ay önce atılmıştı. Mbappe’nin yaptığı, Owen’ın yaptığına göre belki daha az teknik yeterlilik gerektiriyordu. Topuğuyla ince bir dokunuş yapması ve ardından aniden dışarı doğru süzülüp son savunmacıları da geçmesi gerekmiyordu ama o an yaşanırken hissettiğimiz hayranlık oldukça benzerdi.

Koşu stilleri de farklıydı: Owen, Road Runner gibi hızlı ve ardında kalan yeri bulanıklaştıran bir isimdi. Mbappe ise, pürüzsüz, zarif bir şekilde hızlanarak orta sahadan itibaren peşine Ever Banega ve Javier Mascherano’yu takıp geçmiş, sonrasında paniğe kapılan Marcus Rojo, ona Owen bitirişini yapma fırsatı vermemişti. Normalde Mbappe onu da geçebilirdi ama çok da önemli değildi, rakibini hataya zorlayacak yeterli dozdaki korkuyu ona aşılamıştı.

Gollerine gelecek olursak, ilk golü, takım arkadaşlarının onu müsait bir pozisyon bulmasını sağlayacak bir koşuyla önünde alan açması sonucunda geldi. Arjantin kalecisi Armani bu pozisyonda aslında avantajlı görünen taraftı. Topu ayaklarıyla ya da vücuduyla çelebilirdi. Ama Mbappe topu kalecinin dengesini sağlayamayacağı yere gönderdi ve golü buldu. İkinci golü ise bir nebze daha kolaydı. Kalesinden açılmış Armani’yi yumuşak bir dokunuşla avlarken yıllar boyu imzası haline gelebilecek hızını da tekrar piyasaya çıkarıyordu.

Mbappe şu ana kadar Dünya Kupası’nda 3 gole imza attı (Ergenlik çağında en son birden fazla gol atan isim Michael Owen’dı) Onun hızı ve dengesi Fransa’nın nereye kadar ilerleyeceğini belirleyecek. Deschamps, Mbappe hakkında “Bu kadar önemli bir maçta tüm yeteneklerini sergiledi. Savunma yapması gerekirken dahi, hücum etmeye devam edebildi ve bu konuda çok başarılıydı” diyordu. Bu ‘eleştiri’ en azından bir anlamda şakaydı. Diğer soruyu beklerken dişlerini sıkması, bunun işareti gibiydi. Zira sahaya sürdüğü sistemin ana silahı Mbappe’nin düzenli olarak ileriyi düşünmesine bağlı.

Blaise Matuidi, sol kanatta daha defansif bir görev üstlenirken Mbappe Fransa’nın dizilişinin ilerisine ön ucuna doğru gitmezse, Fransa dar bir 4-4-1-1 gibi bir dizilişle sahada olur. Mbappe’nin ileri çıkıp Giroud’nun arkasına sarkışı Matuidi’nin soldan içeriye girişleri kadar önemli. Ama Matuidi, Uruguay karşısında kart cezalısı olacak. Deschamps’ın görevi; orta sahanın dengesini bozmadan Mbappe’ye orta sahada özgürlük verecek bir dizilişi sahaya sunmak olmalı.

Uruguay her halükarda farklı tehditlere sahip. Deschamps, Mbappe’nin Uruguay karşısında etkisiz olan Ronaldo’ya göre daha fazla boşluğa ihtiyacı olduğunu ama Oscar Tabarez’in öğrencilerinin Mbappe’ye Arjantin kadar alan bırakmayacağını söyledi. Çeyrek final farklı bir test olacak ama Mbappe, bir turnuvada zoru başarmayı sağlayacak yeteneğe ve yeterliliğe sahip ki bu da her şeyi mümkün kılıyor.

Çeviri: Ant Arın Şermet

Socrates

Socrates

  • BUNLARA DA BİR GÖZ ATIN