Kralın Düşüşü

2018 Pyeongchang'a sayılı günler kalmışken dev organizasyona ilişkin en önemli detaylardan biri de Ole Einar Bjoerndalen'in yokluğu.

2 Şubat 2018

Fotoğraflar: Getty Images

Pyeongchang’da düzenlenecek kış olimpiyat oyunlarına sayılı günler kalmışken, dev organizasyona ilişkin en önemli detaylardan biri de Norveçli efsane Ole Einar Bjoerndalen’in Norveç kadrosunda kendisine yer bulamayışı oldu.

Kış olimpiyatı kariyerinde aldığı 13 madalyayla bu alanda tarihinin en başarılı ismi olan Ole Einar Bjoerndalen, içinde bulunduğumuz sezonda aldığı kötü sonuçlarla sporun acımasız yüzünü bir kez daha gösterdi. Öyle ki basketbol için Michael Jordan, Formula 1 için de Michael Schumacher ne anlam ifade ediyorsa biatlon için de Ole Einar Bjoerndalen aynı değeri taşıyor ama buna rağmen Pyeongchang’da mücadele edemeyecek.

Bu sezon elde ettiği en iyi derece 18.’lik olan Bjoerndalen’in olimpiyat kadrosunda formu itibariyle yer bulamaması oldukça anlaşılır. Ancak bu da beraberinde yeni bir tartışmayı da getiriyor: Acaba sporda vefa diye bir şey yok mu?

Bu sorunun cevabını tam da gözlerin çevrilmesi gereken makam, Norveç Biatlon Federasyonu verdi ve cevap oldukça netti.  Federasyon; olimpiyatlarda çok şey kazanmış olanların değil, orada çok şey kazanabilecek olanların oyunlara gideceğini açıkladı. Hatta açıklamanın tonu bitişte biraz daha sertleşiyor ve “Bjoerndalen’e verecek fazladan bir odamız yok” şeklinde son buluyordu.

Bu, yanıtını aradığımız sorunun cevabını da almamızı sağlıyordu. Evet maalesef sporda dün yok bugün var. Günlük başarının belirleyiciliği her şeyin çok önünde ve bu yukarıda izini sürdüğümüz vefa kavramının denklemden çıkmasına neden oluyor.

Yine de Olimpiyatlarda günlük başarının yanında vefa, hürmet gibi kavramların da önemli olduğunu düşünen bazı otoriteler var. Onlara göre vefa olimpik ruhun bir parçası ve bu sebeple de Bjoerndalen için IOC’den (Uluslararası Olimpiyat Komitesi) bir özel kota ricasında bulunuldu. Fakat komitenin yaptığı toplantı sonrası, ulusal kotanın delinemeyeceği ve özel bir uygulamanın hayata geçemeyeceği belirtildi. Bu kararla beraber 44 yaşındaki efsane için Pyeongchang yolu tamamen kapanmış oldu. Yani IOC’den de beklenen ‘vefa’ hamlesi gelmedi…

Tüm bu sürecin yarım sezonluk bir formsuzluk sonrasında gerçekleştiğini söylemek ise pek doğru olmaz. Yaşanan sürecin arka planında, Bjoerndalen ile federasyonu arasında yaşanan sürtüşmenin etkili olduğunu hatırlatmak gerekiyor. Norveç Biatlon Federasyonu her milli sporcuya ödenek verirken sporcuların kamp süreçlerini takımla birlikte yapmalarını zorunlu hale getirmişti. Bjoerndalen ise buna karşı çıkarak sezon öncesi kamplarını eskiden olduğu gibi takımdan ayrı olarak farklı noktalarda tek başına, ya da eşi Darya Domracheva ile yapmaya devam etti. Bu noktada federasyon Bjoerndalen’e tepki gösterse de bu tepki kısıtlı kalmış, yıldız biatlet  ilerleyen yaşına rağmen hedef yarışlarda(olimpiyat, dünya şampiyonası vb.) madalya almayı başarınca da farklı antrenman tercihleri çok fazla gündemde tutulmamıştı. 2014 Soçi’den beri sürmekte olan mevzubahis süreçte, federasyon ilk kez Bjoerndalen’e karşı haklı bir pozisyonda yer aldı.

Ole Einar Bjoerndalen ise olimpiyat kadrosuna alınmamasıyla ilgili olarak mutsuz olduğunu ancak karara saygı duyduğunu açıkladı ve yaş itibariyle artık yarış seçmek durumunda olduğunu, performans olarak sadece hedef yarışlara odaklanabileceğini belirtti. Bu müsabakalarda hâlâ başarılı olabilecek gücü kendisinde gördüğünü belirten Bjoerndalen, aslında medyaya konuşmak hususunda da beklenenden daha sessiz kalmayı tercih etti.

Bjoerndalen’in ‘hedef yarış’ açıklamalarından sonra Norveç Biatlon Federasyonu onun dünya kupası kadrosu seviyesinde de olmadığını ve kendisini Avrupa Şampiyonası’nda kanıtlaması gerektiğini açıkladı. Deneyimli sporcu da bu teklifi kabul etti. Fakat Bjoerndalen orada da yarış seçeceğini bildirince federasyon son günlerdeki yarışlar için adını bildirmedi. Bu, efsanenin yıl sonuna kadar dünya kupası kadrosundan da çıkması anlamına geliyordu.

Ole Einar Bjoerndalen olayı özelinde şunu gördük ki artık spor dünyasında, olimpiyat tarihinin en önemli figürlerinden biri olsanız dahi formsuz olmaya hakkınız yok. Az önce de belirttiğim gibi, sporda dün yok bugün var ve sporun yapısında artık vefa yok günlük başarı var.

Umarım kış olimpiyat tarihinin en başarılı figürü Ole Einar Bjoerndalen’in yokluğu, 2018 Pyeongchang’a sayılı gün kala bize olimpik ruhun, vefanın ve saygının ne kadar önemli olduğunu hatırlatan bir ders olur…

Daniels Süha Özkaya

  • BUNLARA DA BİR GÖZ ATIN