Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

Diğer SporlarKenardaki Mutlular

Herkes, Rio Olimpiyatları’ndaki atletizm pistine madalya için çıkmadı. Bazıları yarışmak, bazıları "gidebildiği yere kadar gitmek" hedefindeydi...

Çekiççi Pawel Fajdek, Brezilya’ya gelmeden önceki son 29 yarışmasını kazanmıştı. Geçen yıl 84 metreye yaklaşmış, bu yıl dünyada yapılan en iyi 10 atışın tamamının sahibi olarak ayak basmıştı Rio’ya… Ama elemede 72 metrede kalarak finali dahi göremedi. Fajdek, hayal kırıklığı listesinin başını çekti.

Ancak bir de tam tersi durumdakiler var. Rio 2016 devam ederken herkes madalyalıları -hatta büyük oranda sadece şampiyonları- konuştu. Ancak bazı atletler, en az madalya alanlar kadar değerli işlere imza attı. Performansları madalyayla değer bulmayan ama kilometre taşı sayılabilecek grafiklerden birkaçını not düşelim istedik.

sibanda
Satrançtan tahtasından, atletizm pistlerine: Karabo Sibanda.

Karabo Sibanda (400 metre)


Dört yıl önce satranç tahtasının başında günlerini geçiren bir öğrenciyken, televizyonda izlediği Bolt’tan etkilenip piste odaklanan 18 yaşındaki yeniyetme için olimpiyat beşinciliğinden daha muhteşem ne olabilir ki? En iyi derecesini 45.15’ten önce 44.47’ye, ardından da 44.25’e indiren Karabo, dünya rekorunun kırıldığı tarihin en büyük 400 yarışında ‘figüran’ da olsa rol aldı. Şanslı olmanın çok ötesinde bir kariyer başlangıcı…

Kim Kardeşler (Maraton)


Kim Hye-song ve Kim Hye-gyong. 1993 doğumlu maratoncu ikizlerin daha önce Dünya Şampiyonası’nda ilk 10 finişi vardı. Uzun mesafe antrenörü babalarının 14 yaşında koşturmaya başladığı iki genç, birbirlerinden hiç ayrılmadan tamamladıkları olimpik maratonu aynı dereceyle (2:28:36) 10 ve 11. sırada noktaladılar. Bugüne kadar sadece Kuzey Kore’deki Pyongchang Maratonu ve şampiyonalarda yarış koşan ikili, maalesef devlet izin vermediği için Londra, New York veya Berlin’de yarışma şansına sahip değil.

Caio Bonfim (20 ve 50km yürüyüş)


İki eski yürüyüşçünün oğlu 25 yaşındaki Caio Bonfim, dört yıl önce Londra’da ilk olimpiyat oyunları deneyimini yaşamış ve 20 kilometre yürüyüşte 39. sırayı almıştı. Caio, muhteşem manzarasıyla büyüleyen Pontal Plajı’nın önündeki parkurda süper bir yarış çıkardı. Madalyayı beş saniyeyle kaçırdı ama kariyerinde ilk kez 1:20’nin altına inerek (1:19:42) hem 21 yıllık Brezilya rekorunu kırdı hem de tarihte Brezilya’nın yürüyüşteki en iyi sonucunu aldı. Yedi gün sonra 50 kilometrede 3:47:02 ile ikinci kez ülke rekoruna yürüdü.

murillo
Kolombiya’nın sürprizlerinden Murillo karşınızda…

Jhon Murillo (Üç adım atlama)


“John değil Jhon, amigo.” İsminin doğru yazılışını düzeltmekten bitap düştüğünü tahmin ettiğimiz 32 yaşındaki üç adımcı, yıllarca uğraştıktan sonra ilk kez bilet aldığı olimpiyatlarda müthiş bir iş başardı. 1936’dan beri bu dalda temsil edilmeyen Kolombiya’yı finale taşıdığı gibi, ülke rekorunu 17 metrenin üzerine (17.09m) çıkardı. Murillo, eski olimpiyat şampiyonu Nelson Evora’nın önünde beşinci oldu. Yarıştığı ayakkabıları, evinin salonuna artık gönül rahatlığıyla asabilir.

Keturah Orji (Üç adım atlama)


ABD’nin kadınlar üç adım atlamada en iyi olimpiyat sonucunun onunculuk olduğu düşünebilir miydiniz? Atletizmin lider ülkesine el uzatamadığı nadir branşlardan bu dalda madalya heyecanı yaşatan 20 yaşındaki Keturah Orji, üç santimetre farkla dördüncülükte kaldı. Bir gün önce son sıradan finale kalabilen Orji, finalde 14.71 atlayarak büyük iş başardı. Branşın jargonuyla özetlersek, hop (Dünya Salon dördüncülüğü), step (Olimpiyat dördüncülüğü) olunca, jump’ın nereye ineceğini görmek kehanet değil!

Laura Ikauniece, farklı bir dalda olsa da annesinin izinden gidiyor.

Laura Ikauniece (Heptatlon)


Laura, annesi Vineta’nın 30 yıla dayanan üç sprint rekorunun (100-200-400) hâlâ geçer akçe olduğu Letonya’nın yetiştirdiği en komple atlet olma yolunda dev bir adım attı. Henüz 24 yaşında olmasına rağmen kariyerinde dünya üçüncülüğü, dünya yıldızlar ikinciliği ve Avrupa ikinciliği bulunan Laura, ikinci kez olimpiyat deneyimledi. 20 yaşında Londra’da sekizinci olmuştu, Rio’da ise kendisine ait ülke rekorunu beş puan farkla (6617 puan) ıskalayarak dördüncü…

Franck Elemba (Gülle atma)


Bu yıl en iyi derecesini bir metre geliştiren Elemba, gülle atma olimpiyat finalinde boy gösteren ilk Afrikalı atlet unvanını aldı. Kongolu atıcı için sadece bu bile kazanç listesine girmesi için yeterliydi; ancak Elemba yalnızca yarışmayı yeterli görmedi. Bir yılda bir metre geliştirdiği rekorunu finalde 21.20’ye kadar yükselten eski judocu, yarışma tamamlandığında son olimpiyat oyunları şampiyonu Majewski ve dünya şampiyonu Storl’u geride bırakıp finali dördüncü sırada bitirdi. Kelimenin tam anlamıyla tarih yazdı.

Bernard Lagat (5000 metre)


Amerikalı ünlü mesafeci, 5000 metre yarışını beşinci sırada bitirmesine karşın, aslında bir saatliğine ‘madalya sahibi’ oldu. Önündeki Richard Chelimo ve Mohammed Ahmed’in diskalifiyesiyle bir an bronza yerleşen Lagat, itiraz sonrasında liste eski hâline gelince bu şansı yitirdi. 5000’de tarihin en yaşlı katılımcısı olan 42’lik Lagat, beşinci olimpiyatında 13:06.78 koşup beşinci sırayı alarak tüm meslektaşlarına önemli bir ders verdi. Olimpizm dersi.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Kesişen Yollar

Kesişen Yollar

2 ay önce
Selef

Selef

2 ay önce