Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

FutbolRöportajJuventus Avantajlı Ama…

Predrag Mijatovic, 1998 Şampiyonlar Ligi Finali’nde Juventus'a attığı golle 32 yıldır kupaya uzanamayan Real Madrid’e zaferi getirmişti. Karadağlı efsane ile 1998 Finali’ni, kariyerinin önemli anlarını ve bu seneki finali konuştuk. İşte o röportajdan bazı bölümler:

Predrag Mijatovic, 1998 Şampiyonlar Ligi Finali’nde Juventus’a attığı golle 32 yıldır kupaya uzanamayan Real Madrid’e zaferi getirmişti. Karadağlı efsane ile 1998 Finali’ni, kariyerinin önemli anlarını ve bu seneki finali konuştuk. İşte o röportajdan bazı bölümler:

1998 Şampiyonlar Ligi Finali, Real Madrid tarihi için büyük öneme sahip. O dönem son Avrupa şampiyonluğu 1966’da, son final ise 1981’deydi. Kulüp nasıl bir baskı altındaydı?

Son zaferin üzerinden 32 yıl geçtiği için Şampiyonlar Ligi aslında Real Madrid için bir tabu hâline gelmişti. Butragueno’nun lideri olduğu Akbaba Beşlisi ve daha birçok yıldız oyuncunun yer aldığı harika nesiller geldi geçti, o kupa bir türlü Real’e gelmedi. Tüm istatistiklere hâkimdik. Son şampiyonluğu, son finali iyi biliyorduk. O sezon bizim için garipti aslında çünkü ligde pek de iyi oynamazken Şampiyonlar Ligi’nde kusursuzduk. Sezon boyu Doktor Jekyll ve Bay Hyde gibiydik. Cumartesi Betis ya da Sociedad karşısında tökezlerken Bernabeu’da ıslıklanırdık. Üç gün sonra Şampiyonlar Ligi’nde harikalar yaratır, alkışlarla uğurlanırdık. Bir süre sonra Şampiyonlar Ligi’nde bir yerlere gelebileceğimize inandık, bu inancı kulübe, taraftara ve muhabirlere de yaydık. La Liga’da başarısız oldukça Şampiyonlar Ligi’ne tutunduk ve sonuna kadar da bırakmadık.

Attığınız gol Real Madrid’e 32 yıl sonra Şampiyonlar Ligi’ni kazandırdı. Tarih yazdınız. Gol dışında unutamadığınız bir an var mı? Juventus’a attığınız gol sonrası sevinciniz sırasında birini işaret ettiniz. Bu kutlamanın arkasında bir hikaye var mıydı?

Özel bir maçtı, böyle zamanlarda sizi motive eden birçok şey olur. Adrenalin damarlarınızda öyle bir dolaşır ki kollarınızı çırpsanız uçacağınıza inanırsınız. Finaller zaten başlı başına büyük bir hedefken birinin sizi motive etmesine ihtiyaç dahi duymazsınız. Bazı teknik ve taktik detaylara dikkat etmeniz lazım tabii, dizilişe ve disipline önem vermelisiniz. Fakat teknik direktörün bunun gibi maçlarda sizi motive etmeye odaklanmaması lazım.

Maçtan önceki yemekte kulüp başkanının oğlu ve kulübün oyuncusu Fernando Sanz bana gol atacağımı, Real’in de kupayı kaldıracağını söyledi. Bunu bana söylemesine şaşırdım, nedenini sordum. İçine doğduğunu söyledi, eğer tutarsa golü onunla kutlayacağımı söyledim ben de… Golü atınca da yedek kulübesine koşarak onu gösterdim ve sözümü tuttum.

https://youtu.be/4lAQ8Iz3WWY?t=2m18s

Golün ofsayt olduğunu düşünenler var. Hakem golü iptal edebilir miydi?

Ben topu aldığımda hiçbir Juventus oyuncusu elini kaldırmadı. İtalyanlar ofsayt ihtimali dahi varsa ellerini kaldırırlar, bu bile benim golümün nizami olduğunu gösterebilir. O dönem Şampiyonlar Ligi harika bir organizasyondu, her yerde kameralar vardı. Ama o pozisyonun net bir görüntüsü çıkmadı. Yine de Juventus’luların itiraz etmemesi golün ofsayt olmadığını netliğe kavuşturuyor bence.

Kupa töreni sonrası soyunma odasındaki atmosfer nasıldı? Madrid’e döndüğünüzde nasıl karşılandınız?

Bir detayı anlatabilirim, Amsterdam’a bir-iki gün önce gidip hazırlanmak istemiştik ve o kadar maça odaklanmıştık ki şampanya almayı unutmuştuk! Son yıllarda üç kez final oynayan Juventus bir şişe şampanya almıştı, biz de şampanyayı onlardan ödünç aldık ve kutlamayı öyle yaptık.

Madrid’deki karşılama ise muazzamdı. Real Madrid taraftarı havaalanından şehir meydanına, yol kenarlarında toplanmış bayrak sallıyorlardı. Bize bir milyon insanın meydanda kutlamalara geldiğini söylediler. Raul, Roberto Carlos ve sonraki iki şampiyonluğu kazanan oyuncular o şampiyonluğun en iyi kutlamaya sahip olduğunu söylerler. Real’in kazandığı hiçbir şampiyonluk, o hasretle beklenen yedinci Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu gibi kutlanmadı.

Bu seneki finalle ilgili neler düşünüyorsunuz? Hangi takım daha avantajlı?

Kimin avantajlı olduğunu takımların gidiş yolu belirleyebilir. Bu yola baktığımızda Juventus avatajlı. Şampiyonlar Ligi’nde bu sezonun en sert ve en komple takımıydılar. Finale gelirken Barcelona’yı iki  maçta da gol yemeden elediler. Bu hususta saygıyı hak ediyorlar. Fakat kulüp olarak Şampiyonlar Ligi tarihinde kötü bir geleneğe sahipler; oynadıkları sekiz finalin sadece ikisini kazanabildiler.

Real Madrid’in beş kez zafer kazandığı dönemde (1997-2016) Juventus dört final kaybetti. Bu istatistiği düşününce Real Madrid’in avantajlı olduğunu söyleyebilirim çünkü Şampiyonlar Ligi’ni kazanma alışkanlığı olan bir takım. Finalleri kaybetmiş takımlar, finalde ilk golü atsa dahi güvende hissetmez. Her zaman “Ya bir kez daha kaybedersek?” korkusu vardır. Bu durum Real için farklıdır ama; gol yeseler bile o kadar rahatlardır ki bir gol atıp maçı lehlerine çevireceklerinden emindirler.

Bu röportajın tamamını, Socrates Dergi’nin Haziran 2017 sayısında bulabilirsiniz. 

İlginizi çekebilecek diğer içerikler