Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

GenelGündemRöportajJenerasyonlar Arası Futbol

World Football Collection'ın CEO'su Umberto Paolucci Pierandrei ile Zorlu PSM'de görücüye çıkan 'Goal! Sergisi' üzerine konuştuk.

Bu fikir nasıl hayata geçti, bize biraz bu süreçten bahseder misiniz?

Uzun süre Amerika’da çalıştım, sonrasında ise tekrar Avrupa’ya döndüm. İş hayatım hep futbol üzerineydi. Amerikalıların basketbol, Amerikan futbolu ve beyzbol gibi sporların tarihlerine duydukları saygı beni çok etkilemişti. Bu fikir de oradan doğdu. Futbol tarihinden önemli parçaları bir araya getirerek onları bir şekilde onurlandırmak istedim. Böyle bir şey daha önce yapılmamıştı. Bu objelerin aslında hikâyeleri anlatmak için bir araç olduğunu düşünüyorum.

Kaç senelik bir çalışmanın sonucu bu proje?

2008 yılında parçaları toplamaya başladık. Şirket olarak amacımız futbol tarihini insanlara anlatmak. Bu yüzden sergiler düzenliyoruz ve bunun yanında kitaplar da yayımlıyoruz.

Goal! interaktif bir sergi, ziyaretçileri nasıl bir tecrübe bekliyor?

İnteraktif kavramını açıklamak istiyorum. Sergideki videolar ve oyunlar tam olarak interaktif değil aslında. Evinizde de bilgisayar oyunları oynuyorsunuz ve buradaki oyunların ondan pek farkı yok. Bizim bu videoları ve oyunları kullanma nedenimiz bunların içinde her oyuncuyla ilgili bilgilerin olması. İnteraktiften kastımız da bu bilgiler.

Ayrıca bu oyunlar kimin futbol tarihinden daha iyi bir kadro kurduğunu görmek için arkadaşlar arasında da oynanabilir. Ama bence bu oyunlar farklı jenerasyonlar arasında oynanmalı, çünkü muhtemelen çok farklı kadrolar kurulacaktır. Mesela bir babanın Pele veya Maradona için beslediği duyguları, oğlu şimdilerde Messi için besliyor olabilir. Oyunlar bu yönüyle farklı jenerasyonları bir araya getiren bir araç görevi görüyor. Bizim istediğimiz de aslında bu insanların sergiye birlikte gelmesi ve güzel vakit geçirmeleri.

 

GOAL! Sergisi (2)

Sergide 600 civarı parça var, doğal olarak bunların toplanması zorlu bir süreç olmuştur ama bulması sizi en zorlayan parça neydi?

Toplamda 20 Dünya Kupası topunun 10 tanesi bizde, hepsini bulabilmek çok zor. Dünya Kupası da bizi zorlayan objelerdendi. 1934’te İtalya’nın kazandığı Dünya Kupası koleksiyonumuzda yer alıyor. 1950 ve 1962 yıllarında düzenlenen Dünya Kupası organizasyonlarından kupalar mevcut.

Sergide öne çıkan parçalardan birkaçını söyleyebilir misiniz?

Bilinen ilk futbol topu, üç tane Dünya Kupası, Kıtalararası Kupa, Lev Yaşin’in forması, Pele, Maradona, Messi ve Cristiano Ronaldo’nun ikişer adet formaları ve Jules Rimet Kupası aklıma gelenlerden bazıları.

Sizin favori parçanız hangisi?

Giriş salonundaki futbol topu bilinen en eski futbol topu, bu nedenle eşsiz bir parça. O topun maddi değerinin yanı sıra manevi değeri de çok yüksek, futbolun tarihini temsil ediyor. Benim tuttuğum takım olan Inter’den Ronaldo’nun forması gibi objeler de favorilerimden.

Türkiye futbol tarihiyle ilgili parçalar da var mı?

Süper Kupa ve Türkiye Kupası sergi girişinde yer alacak. Bunlar dışında serginin içinde de Türkiye futbol tarihinden parçalar var.

Sergi Türkiye’den sonra Brezilya, İngiltere ve Portekiz gibi ülkelerde de görücüye çıkacak. Bu ülkelerin ortak noktası futbolu neredeyse kutsal bir kavram olarak görmeleri diyebiliriz. Sergiyi öncellikle bu ülkelere götürmek planladığınız bir şey miydi?

Başlangıçta tabii ki düşündüğümüz ülkeler vardı ama saydığınız ülkelerde birlikte çalıştığımız iş ortaklarımızın da bu durumda önemli payı var.

Bu ülkelerin futbol geçmişiyle bağlantılı olarak sergideki parçalarda değişiklikler olacak mı?

Bu serginin temel amacı futbol tarihindeki önemli futbolcuları kullanarak insanların kendileri için ideal takımları oluşturması. Bu nedenle sergideki parçaların küçük bir kısmı ülkelere göre değişiklik gösterebilir ama futbolcular her zaman aynı olacak. Bu bir edebiyat sergisi olsa Dante Alighieri, Homeros, Shakespeare ve Dostoyevski gibi isimlerin eserleri yer alacaktı. Buradaki futbolcular da onlar gibi evrensel bir değer taşıyor.

Amerika’daki spor sevgisinin sizi etkilediğinden bahsettiniz. Futbol orada fazla popüler değil ama bu sergiyi yine de oraya da götürmek istiyor musunuz?

Evet, dediğiniz gibi futbol orada şu an çok popüler değil belki ama geçmişe göre artan bir ilgi var bu spora. Bu yüzden Amerika da yakın zamanda sergimizi götürmeyi planladığımız ülkelerden.

Öğrendiğim kadarıyla Fenerbahçe-Beşiktaş derbisini statta izlediniz, maçtaki atmosferi İtalyan bir futbolsever olarak ülkenizdeki futbol ortamıyla karşılaştırabilir misiniz?

Stadyum gerçekten çok güzeldi. Seyircilerin ne kadar tutkulu olduğunu görebiliyordunuz. İtalya’daki Inter-Milan ve Inter-Juventus maçlarını hatırlattı bana ama Türkiye’deki taraftarlar çok daha fazla tezahürat yapıyor.

Dünya genelinde çok fazla ülkede maç izlemiş biri olarak sizi en çok etkileyen stadyum hangisi olmuştu?

Kesinlikle Boca Juniors’ın stadyumu La Bombonera. Oraya beş defa gitme şansına eriştim.

İlk olarak geçtiğimiz yaz Rusya’da görücüye çıkan Goal! aslında çok yeni bir proje. Rusya’da ne kadar ilgi görmüştü sergi ve Türkiye’de ne kadar ilgi bekliyorsunuz?

Özellikle İstanbul futbola çok bağlı bir şehir benim tecrübe ettiğim kadarıyla, bu yüzden serginin birçok insan tarafından ilgi göreceğini düşünüyorum. İnsanlar bir maç öncesi gelip burayı gezebilirler ve futbol tarihiyle ilgili yeni şeyler öğrenebilirler.

Sizin sporla ilginiz sadece futbolla sınırlı değil; belki şu an bir şey söylemek için erken olabilir ama ilerde futbol dışındaki sporların geneli için de böyle bir proje yapmayı düşünüyor musunuz?

Evet, futbol dışında diğer birçok sporla da yakından ilgileniyorum ama futbola aşığım ve bu sporun tarihi üzerinde çalışıyorum. Bu nedenle öncellikle futbol tarihini insanlara anlatmak benim için hepsinden daha önemli.

Son olarak sergiyi ziyaret edecek konuklara iletmek istediğiniz bir şey var mı?

Buraya sevdiğiniz insanlarla gelin. Onlarla birlikte çok güzel vakit geçirip hayatınız boyunca unutamayacağınız bir tecrübe yaşayabilirsiniz. San Siro Müzesi’ne küçük çocuklar babaları ya da dedeleriyle geliyor ve orada futbolun tarihini onlardan dinliyorlar. Bu bana babamın ben çocukken anlattığı futbol anılarını hatırlatıyor. Umarım buraya gelen ziyaretçiler de böyle anılarla buradan ayrılır.

*2 Mart’ta başlayan GOAL! Sergisi 5 Haziran’a kadar Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde gezilebilir.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler