Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

FutbolJean-Michael Seri Galatasaray’da Neler Yapabilir?

Galatasaray’ın Fulham’dan kiraladığı Jean-Michael Seri’nin son bir sezonda yaşadıkları Galatasaray performansını etkileyebilir mi? Premier Lig yorumcusu Emre Özcan yazdı.

“Farklı nedenlerden dolayı onu hazırlık kampının başında savunma önünde oynattım ve bence bu pozisyonda da oynayabilir. Fakat başka bir açıdan biz onun daha ofansif oynayabileceğine inanıyoruz. O bir skorer değil ama bize asistler getirebilecek bir oyuncu.”

Fulham’ın Crystal Palace’la oynadığı ve Craven Cottage’da 2–0 kaybettiği maçtan sonra 90 dakikayla alakalı basın toplantısı düzenleyen Slavisa Jokanovic, söyledikleri içinde önemli bir kısmı yeni transferleri Jean-Michael Seri’ye ayırmış ve oyuncuyu yukarıdaki şekilde tarif etmişti. Fildişili orta sahayı detaylandırırken Seri’nin topsuz oyundaki çalışkanlığına, çok üst düzey olan tekniğine, kontrol ve ilk dokunuştaki mükemmelliğine de atıfta bulunup sözlerini şöyle sürdürmüştü: “Sürekli hareket ediyor ve devamlı etrafında neler olup bittiğini araştırıyor. Çok kısa bir süre içinde çevresinde neler olduğunu keşfetme özelliğine sahip.”

Bu cümlelerde büyük bir abartı olduğunu söyleyemeyiz. Zira Seri gerçekten de kaybedilen maçta çok iyi bir görüntü sergilemiş ve etkileyici bir ilk maç oynamıştı. İştahı, sürekli derine gelip oyun kurmaya yardımcı olması, pas dağıtımı, toplu oyundaki süresinin ilk maç için gerçekten yüksek olması vb. özellikleriyle Jokanovic’in 4–3–3’ünde sol içte oldukça iyi bir performans ortaya çıkardı.

Aslında sonraki haftalarda da durum farklı değildi. 3. hafta Burnley’ye karşı sezondaki en iyi maçlarından birini oynadı ve mükemmel bir gol attı. Bir sonraki hafta deplasmanda kazanılan Brighton maçında çok klas bir asiste imza attı. 5. haftada City’ye karşı kaleciden aldığı pasta yaptığı tek dokunuş arkasındaki David Silva’nın baskısı nedeniyle kısa kaldı ve araya giren Fernandinho’nun driplingiyle oluşan 3’e 1 gole dönüştü ve erken bozulan morali kötü bir maça neden oldu fakat bir sonraki hafta Watford’a karşı yine gayet iyiydi. Bu maçlarda Jean-Michael Seri için değişmeyen şey 4–3–3’te iç oyuncusu olarak oynaması oldu. Ama takım içinde ondan başka hemen her şey değişiyordu. Yanında bir maç Anguissa, bir maç MacDonald, bazen Tom Cairney oynuyor, ön taraf değişiyor, arka dörtlü sürekli farklı isimlerden oluşuyordu.

Ama sonrasında taşlar yerinden iyice oynamaya başladı. 7. hafta Jokanovic yapıyı 4–4–2’ye çevirdi ve Anguissa’yla Seri’yi çift pivot olarak kullandı. Everton’a 3–0 mağlup oldular. Bir hafta sonra Arsenal’e karşı 3–4–3 oynayıp aynı merkezle iç sahada 5 yediler. 10. hafta Bournemouth’a karşı 4–4–2’de bu kez partneri MacDonald’dı ve sonuç yine iyi olmadı. 12. haftada Liverpool maçına gelirken Seri’nin düşmeye başlayan performansı onu Jokanovic döneminde ilk kez yedek kulübesine götürdü. O maçı kaybettikten sonra genç teknik adam kovuldu ve yerine Claudio Ranieri geldi.

2017 yazında kısmen sosyal medya etkisiyle adı ciddi manada Barcelona için geçen Seri, o dönem kendisine gelen Arsenal, Roma ve Paris St. Germain gibi teklifleri Fransız basınına göre Barcelona etkisiyle geri çevirir. Tek hayali olan o formaya bu kadar yaklaşmışken İspanyol devinin bir anda transferden çekilmesiyle ortada kalır ve morali fazlasıyla bozulur. Dönemin Nice hocası Lucien Favre oyuncuyu anladıklarını ama bu süreçten sonra takımdan ayrılmasını da istemediklerini dile getirir ve Seri buruk başladığı 2017/2018’de bir önceki sezona göre hem rakam, hem de oyun olarak geriye gider. Fakat yine de Ligue 1’deki son iki sezonunu ligin pas lideri olarak bitirmiştir. Çok farklı oyuncularla, çok farklı yapılar içinde istikrarlı performans gösterir. Üçlü orta sahada, ikili orta sahada, top kazanma ve pas odaklı farklı profil oyuncularla çok fazla performans dalgalanması göstermeden oyununu geliştirmeyi sürdürür ve geçtiğimiz yaz Premier League’e dönen Fulham tarafından çok ciddi bir bonservis bedeliyle (kulüp rekoru) transfer edilir.

Dolayısıyla Seri’nin Jokanovic döneminde Mitrovic’le birlikte yeri değişmeyen iki oyuncudan biri olması gayet anlaşılır bir durum. Mitrovic’in sürekli ilk 11 başlaması biraz alternatifsizliğiyle alakalıyken Jean-Michael Seri için durum farklı. O takımın üzerine kurulduğu oyuncuydu ve zaten Jokanovic’in kafasındaki pas futbolu için ondan daha iyisi de mümkün değildi. 13. haftada takımı devralan Claudio Ranieri için de durum farklı olmayacaktı:

“Onun oynamaya devam etmesi önemli çünkü inanıyorum ki oynadıkça gelişim gösterecek. İki yıl önce Nice’te fantastik performanslar ortaya çıkardı. O dönem Barcelona’nın istediği konuşuluyordu. Ondan daha fazla yararlanmamız lazım.”

İtalyan teknik adam ikinci maçında Chelsea’ye karşı takımını sahaya baklava 4–4–2 şeklinde dizdi ve oyuncuyu selefinin oynayabilir dediği savunma önünde kullandı. Jokanovic hazırlık kampında Lyon’a karşı orta sahayı 4–3–3’ün regista’sı olarak denemiş ve hem Seri’den performans alamamış, hem de maçı 4–0 kaybetmişti. Ranieri için de bu hamle pek sonuç getirmedi.

Savunma Önünde Yine Olmadı

Aynı City maçında olduğu gibi Seri’nin erken hatasıyla Fulham maçta geri düştü. 4. dakika içinde top sağ stoper Odoi’dayken Seri savunmacısından eliyle işaret ederek pas istedi. Arkasında kendisini pek de rahatsız etmeyen Jorginho vardı. Fakat çok uzaklardan başka bir oyuncu fırsatı fark etti. N’Golo Kante 10 metre arkadan ani bir çıkış yaptı ve çevre kontrolü noktasında eksik davranan Seri’den topu temiz bir müdahaleyle çaldı. Aynı Fernandinho’nun City maçında yaptığı gibi beklenmedik bir dripling sonrası oluşan 4’e 2, Pedro’nun golüyle nihayete erdi ve Fulham o golü çıkaramayarak maçı 2–0 kaybetti. Baklava 4–4–2’nin ömrü tek maç oldu. Sonrasında ortaya çıkan 4–2–3–1 ise üç maç sonra yerini 3–4–3’e bırakacaktı.

Fakat dizilişlerden bağımsız Seri için yeni bir durum mevcuttu zira Ranieri’nin savunma önündeki tercihi Calum Chambers’tı. Seri’nin partneri iki dizilişte de İngiliz savunmacı oldu ve bu da farklı problemleri beraberinde getirdi. Seri gibi yine Fransa’dan transfer edilen Frank Anguissa bir türlü bekleneni veremediği gibi 30 yaşındaki kısıtlı oyuncu Kevin MacDonald da yapıyı iyileştirmekten çok uzaktı. Ranieri belki de savunmadaki problemleri kendi kafasına göre çözebilecek bir hamle yaptı ama Chambers’ın toplu oyundaki yetersizliği ve sık sık savunma arasına gömülmesi, Jean-Michael Seri’yi Premier League’in çılgın atletlerine karşı orta sahada yalnız bırakıyordu. Fransa liginin düşük temposundan sonra zaten Premier League temposunda küçük fiziğiyle zorlanan oyuncu bir de yalnızlıkla başa çıkamadı ve bilinçli bir şekilde topu tamamen kaybettiler. Seri de kuvvetli yönlerini göstermekte iyice zorlanmaya başladı. Dört ayda sadece üç galibiyet alan Ranieri’nin de sonu Jokavonic’ten farklı değildi.

“O fantastik bir oyuncu. Tartışmasız bir kalitesi var. Burada çabuk oyunculara karşı bazen sorunlar yaşıyor. Ama dünya çapında bir futbolcu ve son 6 ayda gördüm ki onunla birlikte çalışmaya ihtiyacımız var.”

Chelsea’ye karşı çıktığı ilk maçta takımından iyi performans alan Scott Parker, uzun süreli A takım koçu olarak zaten herkesi iyi tanıyordu ve ilk 90 dakikasından sonra o da Seri’den bahsetmeyi tercih etti. Fildişili merkez orta sahanın oyuncu profiliyle ilgili bu övgülerden sonraki tavrı önceki iki teknik adamdan biraz farklı olacaktı. Parker takımın başına geçtikten sonra Seri sadece iki maçta ilk 11 gördü. Ufak tefek sakatlıklar da yaşadı ama Parker’la arası hiçbir zaman çok iyi gözükmedi ve tercih edilmediği birçok maç yaşadı. Sezon hem o, hem de Fulham için büyük hayal kırıklığıyla geçti ama bunun mantıklı nedenleri de var gibi görünüyordu.

Skor Sıkıntısı

Fulham sezonu iki golün üzerine çıkabilen dört oyuncuyla bitirdi. Bunlardan sadece biri altı golün üzerine çıkabildi. Takım sezon boyunca çok ciddi bir skor problemi yaşadı ve savunmayla uğraşan teknik adamlar özellikle bunu çözmekte zorlandılar. Seri zaten kariyeri boyunca skorer bir oyuncu olmadı. Fakat Championship’ten zirve lige gelirken attığı 13 golle takım büyük katkı yapan Tom Cairney, Premier League seviyesi için skor kapasitesinden oldukça uzak bir oyuncu olduğunu gösterdi. MacDonald ve Anguissa’nın zaten savunmacı olan profillerine iki kenar oyuncusu Vietto-Schürrle’nin düşük gol katkısı eklenince Fulham için tek çare kalıyordu: Mitrovic’in sezonu 30 golle bitirmesi. Bunun imkansızlığı takımı gerçekten çok düşük bir hücum gücüne doğru götürdü ve Fildişili oyuncunun pas kalitesiyle bunu tek başına çözmesi pek de mümkün görünmüyordu.

Kaldı ki Seri özellikle ilk 10 hafta gayet iyi performans ortaya koydu. Fakat önce ilk teknik adam değişikliği, sonrasında Chambers’la uyumsuzluğu, Scott Parker takımın başına gelene kadar Fulham’ın tamamen dağılması ve son hocasıyla yaşadığı uyumsuzluk yetenekli orta sahanın takımla birlikte vasat altı bir sezon geçirmesini de beraberinde getirdi.

Peki Galatasaray’da Neler Olabilir?

Jean-Michael Seri’nin kağıt üzerinde Badou N’Diaye’nin yerine geliyor oluşu pas kalitesi anlamında takımın birkaç sınıf atlayacağına işaret. Hem Fildişili oyuncunun bu yönden gerçekten en üst seviye yeteneğe sahip olması, hem de Badou’nun bazen en basit paslarda bile hata yapan yetersiz ayağı bu yönden ciddi bir çıkışı da beraberinde getiriyor. Fakat pas kalitesindeki artış, benzer şekilde atletizmde de düşüş anlamına geliyor ve bu nedenle Seri’nin yanındaki oyuncuların nasıl dizayn edileceği, Galatasaray’ın topsuz oyununda oldukça kritik olabilir.

Yetenekli orta saha 6 ve 8 numarada oynayabilecek yeteneğe sahip. Jokanovic’in söyledikleri, Ranieri’nin Chelsea maçı tercihi, hatta Lucien Favre’nin Nice’te birkaç maçta gösterdiği, pasörlüğüyle Seri’nin o rolü rahatlıkla oynayabileceğini gösteriyor.

Ne var ki Seri gibi küçük ama çok teknik bir oyuncudan regista yaratmak için pas hocası olmanız gerekiyor ve Fatih Terim tam olarak böyle bir teknik adam değil. Topa sahip olma oyununu hiçbir zaman maksimize etmeyen ve son iki şampiyonluğunda da sezon ortalaması olarak %60’ın üstünü görmeyen Fatih Terim için geriden oyun kurmak, pasla çıkmak, rakip yarı sahaya yerleşip ordan çıkmamak o kadar da önemli şeyler değil gibi.

Yeri gelince savunmasına sürekli uzun vurduran, kale vuruşlarını uzun çıkmaktan imtina etmeyen, rakip yarı sahaya yerleşip topu sürekli ayağında tutmaktansa o topu kaybedip kazandıktan sonra hızlı hücumlarla bol atak sonlandırmayı tercih eden Fatih Terim için savunma önünde teknik bir oyuncudansa top kazanma odaklı bir atlet daha doğru bir profil gibi görünüyor. Dolayısıyla Seri’yi savunma önüne çekmektense oraya fizikli ve mümkünse elbette ayağı da standart üstü olan bir savunma önü oyuncusu Fatih Terim’in muhtemelen bir sonraki transfer hamlesi olacak.

Fildişili orta saha böyle bir olası transferle birlikte iki farklı rolü de oynayabilecek bir oyuncu. Belhanda’nın 10 numara olduğu 4–2–3–1’de çift pivotta derindeki organizatörlüğü idare edebileceği gibi savunma önünü kontrol eden bir oyuncunun önünde, Belhanda’yla birlikte iki iç oyuncusu olarak da davranarak kaleye daha yakın bir şekilde yaratıcılığını ortaya koyabilecek profile sahip.

Savunmadaki eksikleri, arkasına gelecek oyuncuyla birlikte Belhanda gibi profiline göre çok mücadeleci ve top kazanma noktasında artıları bol olan bir oyuncuyla oynayacak olması nedeniyle o kadar da önemli olmayabilir. Fakat özellikle yine eski hocasının belirttiği gibi skor noktasındaki yetersizliği içinde bulunduğu takımı da farklı kurgular yapmaya zorlayabilir. Orta sahadaki diğer oyuncuyla birlikte Seri’nin gol kapasitesinin düşük olması Belhanda ve ön üçlüye ekstra yük bindirebilir. Bu nedenle özellikle kenarlardan alınacak olan gol katkısında ortaya çıkacak sorunların Fulham’da olduğu gibi zaman zaman hücumda üretemeyen bir takıma da neden olma ihtimali mevcut.

Fakat oyuncunun önerdikleri tüm bunları ikinci plana atıyor. Galatasaray geçtiğimiz sezon Younes Belhanda dışında net bir merkez çözümü olmayan bir takımdı. Bu da özellikle Onyekuru’nun dar alandaki yetersizlikleriyle birlikte takımı set oyununda çok zorladı. Geçtiğimiz sezon Galatasaray’a karşı derinde bekleyen rakipler çok büyük efor sarfetmeden, sadece standart savunma kaymalarıyla sarı-kırmızılıları rahat bir şekilde kilitlemeyi başardılar. Belhanda gibi hem driplingle, hem de pasla deliciliği olan bir oyuncunun hemen yanına gelen Seri ve onun muazzam pas kalitesi Galatasaray’ın set oyunundaki kabiliyetini fazlasıyla artıracak. Ryan Babel-Onyekuru değişiminin de bu oyuna fazlasıyla hizmet edeceğini tahmin etmek zor değil.

Dolayısıyla Galatasaray geçtiğimiz sezon 30 milyon euro’ya Premier League yapmış bir oyuncuyu kiralayarak müthiş bir iş başarmış gibi görünüyor. Fulham’ın Seri’yi nakde çevirme isteği muhtemelen oyuncunun Şampiyonlar Ligi kartını oynamasıyla Galatasaray lehine döndü ve al-sat sınırına sahipken özel bir oyuncudan bir yıl yararlanma fırsatı ortaya çıktı. Fakat tüm bunlara rağmen Seri’nin şu ana kadarki kariyer zirvesinin Nice ile Fulham gibi orta seviye ve şampiyonluk baskısına sahip olmayan kulüpler olduğunu unutmamak gerekiyor. Oyuncu Porto’daki yarım ilk sezonu dışında böyle bir baskıyla oynamadı ve bu deneyimi yaşarken sihirbazlık beklentilerinden ziyade biraz sabırlı olmak gerekebilir. Galatasaray’ın bundan sonra yapacağı savunma önü ve forvet hamleleriyse Seri’nin getireceği kalitenin üstüne lig ve özellikle Şampiyonlar Ligi için söylenecek sözler noktasında belirleyici olacak gibi görünüyor.


Bu yazının orijinali ilk olarak Tardini.co’da yayınlanmıştır.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler