Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

Basketbolİnenler-Çıkanlar: NBA’de Aralık Ayı

Aralık geride kalmışken NBA'de geçen ayın inenlerini ve çıkanlarını Hasan Al derledi. Harden, Grizzlies, Lowry, Winslow ve diğerleri...

İNENLER

Memphis Grizzlies

Memphis Grizzlies sezona iyi bir başlangıç yapmış ve sezonun üçte birlik kısmını beklentilerin üstünde geçirmeyi başarmıştı. Ligin en düşük tempolu oynayan takımlarından biri olan Grizzlies, etkili savunmasıyla ön plana çıkmış ve sezonun erken döneminde topladığı galibiyetlerle Batı Konferansı’nda play-off yarışı içinde olacağının sinyallerini vermişti. Ancak takvimin son ayının Grizzlies adına iyi geçtiğini söylemek pek mümkün değil. Aralık ayında oynadığı on beş maçın yalnızca beşini kazanabilen Grizzlies bu süreçte oyununun hücum tarafında oldukça sıkıntılı gözüktü. Takımın iki yıldızı Mike Conley ve Marc Gasol’ün düşen performansları, zaten pek de parlak olmayan Memphis hücumunun dibe vurmasındaki en büyük etkendi. Aralık ayı boyunca 102.7 offensive rating istatistiğine sahip olan Grizzlies bu alanda ligin en kötü dördüncü takımıydı. Aynı zamanda yılın son ayı boyunca tutturdukları %32.2 üç sayılık atış yüzdesi onları bu alanda yalnızca Detroit Pistons’ın önüne koyabildi. Koç J.B Bickerstaff’in ekibi hala ligin en iyi savunma takımlarından biri ancak Batı Konferansı’nda play-off yapmak istiyorlarsa hücumdaki verimliliklerini arttırmak zorundalar. Aksi takdirde 2018’in son ayı play-off biletini kaçırma hikâyelerinin başlangıcı olabilir.

Los Angeles Clippers

Sezona oldukça iyi bir performansla girerek beklentileri aşan bir diğer Batı Konferansı takımı ise Los Angeles Clippers’tı. Geniş kadrosunda rolleri çok iyi dağıtan ve neredeyse her oyuncusundan verim almayı başaran koç Doc Rivers’ın ekibi kısa bir süre de olsa konferansın zirvesinde bulunma keyfini tatmıştı. Ancak birçoklarına göre Clippers’ın bu başarısının sürdürülebilirliği şüpheliydi ve yılın son ayı bu şüpheleri doğrular nitelikteydi. Aralık’ta zorlu bir fikstürü geride bırakan Clippers, ayı altı galibiyet ve dokuz mağlubiyet ile tamamlayabildi. Hücumdaki akıcılıklarını bir seviye kaybetseler de oyunun savunma yönündeki kötü performanslarının 6-9’luk derecede daha büyük rol oynadığını söylemek mümkün. Ay boyunca 114.3 defensive rating istatistiğine sahip olan Clippers, bu alanda ligin en kötü üçüncü takımıydı. Batı Konferansı’ndaki play-off yarışı günden güne kızışıyor ve iyi geçirmedikleri bu dönemde çıkışa geçen Houston Rockets ve Utah Jazz gibi takımların performansları da Clippers için pek iyi haber değil.

Chicago Bulls

Chicago Bulls için oldukça kötü başlayan 2018-2019 sezonu aralık ayıyla beraber adeta dibe vurdu. Ay başında Fred Hoiberg’ün kovulmasıyla boşalan baş antrenörlük görevine asistan koç Jim Boylen’ı getiren Bulls yönetimi muhtemelen işlerin daha iyiye gideceğini umuyordu fakat olaylar hiç de bekledikleri gibi gelişmedi. Yeni koç Boylen’ın ağır idmanlarından memnun olmayan oyuncuların antrenmana çıkmak istemediği ve Boylen’ı Oyuncular Birliği’ne şikâyet ettiğine dair çıkan haberler NBA gündemini oldukça meşgul etti. Yaz döneminde takıma katılan Jabari Parker’ın kadro dışı bırakılması ve Boylen’ın ilginç rotasyon tercihleri de Bulls adına konuşulan diğer noktalardı. Saha dışında yaşanan tüm bu olumsuzlukların saha içine yansıması ise ay boyunca oynanan on dört maçta alınan dokuz mağlubiyet oldu. Şu ana kadar pek de hatırlamak istemeyecekleri bir sezon geçiren Chicago Bulls taraftarları arasında 2019’a girerken en popüler dilekler daha az kaoslu bir yıl ve bir adet Zion Williamson olabilir.

Jabari Parker

2014 NBA Draft’ında Milwaukee Bucks tarafından ikinci sırada seçildikten sonra sakatlıklar sebebiyle beklentilerin altında kalan Jabari Parker için geçtiğimiz yaz doğduğu şehrin takımı Bulls ile anlaşarak yeni bir sayfa açmak umut verici gözüküyordu. Sezona altıncı adam rolünde başlayan Parker takımdaki sakatlıkların da etkisiyle sezonun ilerleyen döneminde ilk beşe yerleşmeyi başarmıştı. 23 yaşındaki oyuncu, ligin en kötü savunmacılarından biri olsa da koç Fred Hoiberg’ün sistemi altında rotasyonun önemli bir parçası ve hücumda önemli bir opsiyondu. Ancak Hoiberg’ün kovuluşu ve Jim Boylen’ın takımın başına geçmesiyle tekrar bench’e çekilen Parker’ın dakikaları giderek azaldı. 13 Aralık’ta Meksika’da oynanan ve yalnızca 4 dakika forma şansı bulabildiği Orlando Magic karşılaşması, Parker’ın Bulls formasıyla çıktığı son maç oldu. Parker’ın artık Bulls rotasyonunun bir parçası olmadığı ve takımın onu takaslamak için girişimlerde bulunduğu da çıkan haberler arasında. Yüklü kontratı ve savunmadaki yetersizliği sebebiyle Jabari’ye yeni bir takım bulmak Bulls yönetimi için zor olabilir. Yine de Parker’ın kısa Bulls macerasının sona erdiğini öngörmek yanlış olmayacaktır.

Kyle Lowry

Kyle Lowry, sezona ilk on üç maçının on ikisini kazanarak başlayan ve ilk günden Doğu Konferansı’nın tepesine oturan Toronto Raptors’ın bu performansında en büyük iki pay sahibinden biriydi. NBA’in en akıcı hücumlarından birinin yönlendiricisi olan Lowry, sezona oldukça formda girmiş ve yüksek yüzdelerle şut kullanarak uzun bir süre boyunca ligin asist liderliği koltuğunda oturmayı başarmıştı. Ancak aralık ayının başından itibaren performansında keskin bir düşüş yaşayan Lowry, sakatlığının da etkisiyle sezonun ilk bölümünden oldukça uzak bir görüntü ortaya koydu. 32 yaşındaki oyuncu, ay boyunca takımının oynadığı on beş maçın yedisinde forma giyebildi ve bu maçlarda yalnızca %36 isabet oranı ile 11.3 sayı, 4.4 ribaund ve 8.1 asist ortalamaları yakalayabildi. Lowry’nin yokluğunda standartlarının altında bir ay geçiren Raptors, bir süreliğine Doğu Konferansı liderliğini de Bucks’a kaptırmıştı. Ligin en önemli şampiyonluk adaylarından biri olarak gösterilen Raptors için Lowry’nin sağlıklı ve eski performansına kavuşmuş şekilde dönmesi oldukça önemli gözüküyor.

ÇIKANLAR

Indiana Pacers

Yılın son ayına süper yıldızı Victor Oladipo’dan yoksun giren Indiana Pacers, muhtemelen daha iyi bir ay geçirmeyi umamazdı. Aralık ayı boyunca oynadığı on beş maçı 12-3 ile geçen Pacers bu performansıyla Doğu Konferansı’nda zirveye yaklaşmayı başardı. Thaddeus Young ve Myles Turner’ın artan performansları ve Domantas Sabonis ile Bojan Bogdanovic’in etkili oyunlarını devam ettirmeleri, Pacers’ın Oladipo’nun yokluğunu pek de hissetmemesini sağladı. Sezon başından beri savunma kimliğiyle öne çıkan koç Nate McMillan’ın ekibi aralık ayında da bu trendi sürdürdü. Ay boyunca yakaladığı 99.6 defensive rating istatistiği ile bu alanda lig lideri olan Pacers, aynı zamanda saha içinden %48.6 ile isabet buldu ve bu alanda da ligin en iyi ikinci ekibiydi. Sağlığına kavuşan Victor Oladipo henüz sakatlığın etkilerini tam olarak atlatamamış gözüküyor ancak onun eski performansına dönmesi ve takımın geri kalanının bu performansını devam ettirmesi hâlinde sezonun ilerleyen bölümünde Pacers’ı da Doğu Konferansı’ndaki birincilik yarışının içinde görebiliriz.

Houston Rockets

Sezon başında Golden State Warriors’ın ardından en büyük şampiyonluk adayı olarak gösterilen Houston Rockets, sezona beklentilerin oldukça altında bir başlangıç yapmıştı. Chris Paul’un etkisiz oyunu, düşük dış atış yüzdeleri ve savunmadaki kötü performans Rockets’ın Batı Konferansı’ndaki güçlü rakiplerine karşı oynadığı maçları kaybetmesine ve bir dönem konferans on dördüncülüğüne kadar gerilemesine sebep olmuştu. Ancak aralık ayı ile beraber çıkış yakalayan Rockets, ay boyunca oynadığı on beş maçın on birini kazanmayı başardı ve batıda dördüncülüğe kadar yükseldi. Koç Mike D’Antoni’nin ekibi, savunmada ve dış atışlarda yaşadığı sıkıntıları hâlâ tam anlamıyla çözememiş gibi gözüküyor ancak her iki alanda da sezonun ilk bölümüne göre daha iyi bir performans ortaya koydukları söylenebilir. Bu süreçte Rockets adına en büyük farkı yaratan etkenler ise James Harden’ın olağanüstü performansı ve geçen yıl onlara başarıyı getiren hücum verimlilikleriydi. Nitekim Rockets, ay boyunca yakaladığı 113.4 offensive rating ile bu alanda ligin en iyi üçüncü takımı oldu. Aralık ayında aldığı tek kötü haber Chris Paul’un sakatlığı olan Rockets için işler şimdilik iyi gidiyor. Bu performanslarını devam ettirebilir ve sıralamada yükselmeye devam ederlerse sezon başında neden şampiyonluk adayı olarak görüldüklerini herkese hatırlatabilirler.

San Antonio Spurs

San Antonio Spurs için kasım ve aralık aylarının gece ile gündüz kadar farklı geçtiğini söylemek yanlış olmaz. Kasım ayını 5-10 ile geçen Spurs, aralık ayını ise 11-5 ile tamamlamayı başardı. Sezon başında oyun kurucu pozisyonundaki sakatlıklardan dolayı hücumdaki top yönlendirici konusunda sıkıntı yaşayan koç Popovich, DeMar DeRozan ve Bryn Forbes’a bu görevi teslim etmiş ve şimdilik taşları yerine oturtmuş gibi gözüküyor. Oyunun hücum tarafında harika bir ay geçiren Spurs, ay boyunca elde ettiği %51.2 saha içi isabeti, %42.4 üç sayı isabeti ve 116.6 offensive rating ile bütün bu alanlarda lig lideri olmayı başardı. Spurs, tüm bunları yaparken maç başına yalnızca 11.9 top kaybetti ve bu sayı onları ligin en az top kaybeden takımı yaptı. LaMarcus Aldridge ve Davis Bertans’ın artan performansları ve akıcı hücumlarıyla beraber kendini tekrar Batı Konferansı’ndaki play-off yarışının içine atan Spurs için yeni yıl umut verici gözüküyor.

James Harden

James Harden’ın geçtiğimiz ay boyunca yaptıkları hafızalarda uzun süre yer edecek cinstendi. Geçen sezon MVP seçilmesinin ardından bu sezona da harika giren Harden, yılın son ayını olağanüstü bir performansla kapattı. Harden, aralıkta oynadığı on beş maçta 36.4 sayı, 5.9 ribaund, 7.9 asist ve 1.8 top çalma gibi akıl almaz ortalamalar yakaladı ve bunları yaparken üç sayı çizgisinin gerisinden %41 ile isabet buldu. Bu süre içinde altı kez 40 sayı barajını geçti ve 3 kez de triple-double yapmayı başardı. Chris Paul’un sakatlanmasıyla takımını omuzlayan ve seri galibiyetlerle Batı Konferansı’nda üst sıralara taşıyan Harden’ın adı MVP yarışında daha sık anılmaya başlandı. 29 yaşındaki oyuncunun bu performansı sezon sonuna kadar sürdürmesini beklemek belki biraz iyimser olur. Koç Mike D’Antoni’nin de onu daha ekonomik kullanmak isteyeceği ön görülebilir. Ancak yeni yılda çıldırmış performansına devam eden ve iki sezon üst üste MVP ödülünü almak için motive olmuş bir Harden izleme fikri birçok basketbol severi heyecanlandırıyor olmalı.

Justise Winslow

Miami Heat ile geçirdiği ilk üç sezonda beklentilerin altında kalan Justise Winslow, sezon başında takımı ile üç yıllık yeni bir kontrata imza atmış ve sezonun ilk bölümünde etkisiz bir performans sergilemişti. Ancak takımın birinci oyun kurucusu Goran Dragic’in sakatlığı sebebiyle formasından uzak kalmasıyla o bölgede sıkıntı yaşayan Heat’te koç Erik Spoelstra’nın yaptığı bir rotasyon hamlesi, Winslow’un kötü giden performansını bir anda tersine çevirdi. Spoelstra ilk beşte oyun kurucu olarak Winslow’a yer verdi ve takımın hücumdaki top yönlendirme görevini ona teslim etti. Yeni görevinin altından başarıyla kalkan Winslow’un hem dakikaları hem de rolü arttı ve ligdeki dördüncü yılını geçiren oyuncu oldukça iyi bir ayı geride bıraktı. Aralık’ta oynadığı on üç maçta 14.8 sayı, 5.6 ribaund, 4 asist ve 1.5 top çalma ortalamaları yakalayan Winslow, aynı zamanda oyununun eleştirilen yönü olan üç sayı çizgisinin gerisinden de %41 ile isabet buldu. 22 yaşındaki oyuncunun artan performansı, aynı zamanda takımını da olumlu etkiledi ve Heat’in ay boyunca oynadığı on dört maçın dokuzunu kazanarak tekrar play-off potasına girmesine yardımcı oldu.

John Collins

Geçtiğimiz sezon Atlanta Hawks formasıyla iyi bir çaylak sezonu geçiren John Collins, bu sezonun ilk on beş maçında sakatlığı sebebiyle oynayamamış ve kasım ayının ortasında formasına tekrar kavuşmuştu. Collins, sakatlıktan dönüşünün ardından ilk birkaç maçta sınırlı dakikalar alsa da daha sonra etkili performansıyla ilk beşe yerleşti ve bir daha arkasına bakmadı. Aralık ayı boyunca %57.3 şut isabetiyle 21.3 sayı, 12.9 ribaund ve 2.3 asist ortalamaları yakalayan Collins, oynadığı on iki maçın on birinde double-double yapmayı başardı. Atletizmi ve üst düzey bitiriciliği ile ligin en önemli pota altı silahlarından biri hâline gelen 21 yaşındaki oyuncu, zaman zaman isabet bulduğu üç sayılık atışlarını da geliştirebileceğinin sinyallerini verdi. Yeniden yapılanma sürecinde olan ve genç oyuncularına önemli dakikalar vererek onları geliştirmeye çalışan Hawks, ilerleyen yıllar için pota altı yıldızını John Collins’le bulmuş olabilir.