Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

Futbolİkinci Defter: Roberto Soldado

Roberto Soldado, ikinci kez doğduğu toprakları terk ediyor. İlki hiç de istediği gibi değildi ikincisi ise başarı hikâyesi olmaya aday. Ama bu, kendinden çok Fenerbahçe’ye bağlı.

2015 kışında Tottenham Hotspur, Floransa’nın yolunu tutmuştu. İlk maçta kendi evinde aldığı 1-1’lik skoru Hüseyin Göçek’in yönettiği rövanşta Fiorentina karşısında avantaja çevirip Avrupa Ligi’nde bir üst tura yükselme hedefindeydiler. Gerçekten de takım bunu çok iyi anlamıştı. İyi bir ilk yarı oynadılar. Gole birçok kez yaklaştılar ama maç sonunda turu geçen ekip 2-0’lık galibiyetle İtalyanlar oldu.

Maçın hemen ardından Mauricio Pochettino, pek de alışıldık olmayan bir şekilde bir oyuncu hakkında çok net konuştu: “Roberto Soldado’nun kaçırdığı pozisyon pahalıya patladı.” Ertesi gün gazeteler Soldado’nun pozisyonu için “utanç verici hata” tanımı yaptılar.

Soldado o akşam, maçın 28. dakikasında o çok iyi bildiği savunma arkası koşularından birini yaptı. Lamela topu önüne muazzam bıraktı ve Fiorentina kalesiyle yaklaşık 35 metre kala baş başa kaldı. Tek engel kalenin birkaç metre ilerisinde duran kaleci Ciprian Tatarusanu’ydu. Sakince sürdü, kaleye yaklaştı. Takım arkadaşı Nacer Chadli sol taraftan hızlı bir şekilde gelerek ona pas opsiyonu da açtı. Şimdi iki Tottenham oyuncusu Tatarusanu’yla karşı karşıyaydı. Maçı izleyenlerin büyük çoğunluğu daha skor tabelası değişmeden, İngiliz ekibinin tura yaklaştığını düşünmüştü ki Soldado inanılmaz kötü bir pasla, topu arkadaşı yerine kalecinin yakınına attı ve Tottenham iyi oynadığı o ilk yarıda, gole en yaklaştığı pozisyonu cömertçe harcamış oldu. İşte Pochettino’nun bahsettiği ve gazetelerin yazdığı pozisyon da buydu.

O gece İspanyol oyuncu Soldado kariyerinin en dibini kazmıştı. Tıpkı yeryüzünün kazındıkça ısınması gibi onun da kariyerinin Tottenham günleri artık yaşanamayacak kadar sıcak hâle gelmişti. Aslında çok büyük umutlarla gelmişti Londra’ya. Valencia’da çıktığı 141 maçta 82 gol atmış ve 2013 yılında İngiliz ekibinin takıma katmak için Lamela ile birlikte tarihinde en çok para ödediği oyuncu olarak rekor kırmıştı. Sonrası ise, y ekseninin aşağısına doğru inen dirsekli bir grafik oldu.

Real Madrid alt yapısında yetişen Soldado, 2006/07 sezonunu 11 gol attığı Osasuna’da kiralık olarak geçirdi. Orada ortaya koyduğu formu, onun Real Madrid’in A takımı için potansiyeli olduğunu gösterdi. Ancak Madrid ekibi bir sonraki sezon onu kiradan döndürse de kadroya sokamadı ve ertesi sezon Getafe’ye sattı. Soldado, kariyeri için merdivenin ilk basamaklarını burada çıkmaya başladı. Forma giydiği 66 maçta 33 kez gol atmayı başardı. Ardından 10 milyon euro’ya doğduğu şehir olan Valencia’nın yolunu tuttu ve bu onun aynı zamanda uluslararası tanınırlığa açılan kapısı oldu. Üç yılda 141 kez Valencia formasını giyen Soldado, tam 82 gol atmayı başardı.

Soldado Genk'e attığı golü kutlarken...
Roberto Soldado, bir dönem kaptanlığa kadar yükseldiği Valencia’da 82 gol attı.

Valencia’da oynadığı dönemde ceza sahası içinde çok etkili oldu, hiçbir zaman yüksek bir hıza sahip olmasa da penaltı bölgesindeki hareketliliği ve doğru yerlere yaptığı koşular, iyi bir bitiricilikle birleşince onu çok iyi bir forvet konumuna yükseltti. Özellikle Valencia’da geçirdiği son senesinde performansını en etkileyici noktaya çıkardı. Soldado o yıl gol krallığı yarışında sırasıyla Lionel Messi, Cristiano Ronaldo, Radamel Falcao ve Alvaro Negredo’nun ardından beşinci oldu. Ancak onun oyuna ne ölçüde etkide bulunduğunu gösteren başka bir istatistik vardı: Şutlarını gole çevirme oranı. Bu istatistikte Messi’nin ardından ligdeki en yüzdeli oyuncu oldu. Sezon boyunca çektiği 100 şutun 24’ünü ağlarla buluşturdu. Bütün gollerini ceza alanı içinde atan forvetin çektiği şutların da yüzde 57’si kaleyi buldu. Bu istatistikler Soldado’nun tehlikeli bölgeye yaptığı ölümcül koşuları ve son vuruşlarındaki yeteneği anlamak için uluslararası futbol kamuoyuna yetti.

Dönüşüm

Daha sonra Tottenham’a transfer olan İspanyol forvet için Londra günleri tam bir kabusa dönüştü. İki yılda, 11’i ilk sezon olmak üzere yalnızca 16 gol atabildi. Ancak burada atlanmaması gereken nokta şu ki Soldado, Tottenham’ın tam geçiş döneminde yer aldı. Gareth Bale’in Real Madrid’e transferi sonrası, -kazanılan paranın da etkisiyle büyük harcamalar yapılan ve istenen başarıların elde edilemediği – dönemden, Pochettino’lu bambaşka bir takım hüviyetine geçişin bütün sancılarını yaşayan takımın bir parçasıydı. Bunun yanında kendisinin transferini gerçekleştiren André Villas-Boas’ın takımdan ayrılışı kötü grafiğiyle birleşince yeşil sahalarda top koşturduğu daha önceki yıllarda hiç yaşamadığı mental çöküntü baş gösterdi.

“Bence, son kertede beni Tottenham’da başarısız yapan şey, zihnimdi. Ne olursa olsun bu doğru değildi. Belki de transfer param çok büyüktü. Belki de kendi üzerimde yarattığım beklentiler fazla geldi.”

Soldado, The Guardian’dan Sid Lowe’a verdiği röportajda böyle tanımladı Londra dönemini. Doğduğu ülkenin dışına ilk çıktığı o iki yıl, kendisine neredeyse bir felaket getirdi. O yıllara ait tek tesellisi ise her zaman olduğu gibi mücadeleci tavrını sahaya hep yansıtmasıydı. Kötü de oynasa sahada hep mücadele etti. Aynı röportajda şunları da söyledi: “Pozisyonları harcıyordum, işler kötü gidiyordu ama kimse çalışmadığımı söyleyemez. Bu benim için çok önemli ve belki de bu, insanların her şeye rağmen beni orada neden desteklediklerini gösteriyor. Gol atamasam bile ısınmaya çıktığımda benim için şarkı söylüyorlardı.”

Soldado, indiği çukurdan tekrar tırmanmak için 2015’te yeni bir hamle yaparak Villarreal’e geldi. Onun ülkesine dönüşü aynı zamanda futbolunu da değiştirecekti. Villarreal’e katıldığında eski Bursasporlu Cedric Bakambu da transfer edilmişti. İki forvetli sistemde Soldado otuz yaşında olmasına rağmen oyununu büyük ölçüde dönüştürmeyi başardı. Daha önce bütün etkinliğini ceza sahası içinde ortaya koyan Soldado bir anda takımının en çok asist yapan oyuncusuna dönüştü. Dünya çapında bir yıldıza evrildiği Valencia’da geçirdiği üç yılın toplamında yaptığı kadar asisti tek bir yılda yeni takımında yaptı ve sezonu sekiz gol 15 asistle tamamladı. Orta saha ve forvet hattını birbirine akıcı biçimde bağlayan Soldado, oyunun daha çok içinde yer almayı başararak bir anlamda oyun zekasının ne kadar geliştiğini göstermiş oldu.

Yeniden Başka Bir Ülke

Yeni oyun yapısıyla ve her zamanki çalışkan karakteriyle Villarreal’le başka bir sayfayı yeniden açan İspanyol forvet, bir sonraki yıl sakatlandı. Geçtiğimiz yılın büyük kısmını saha kenarında geçiren oyuncu bu sezonun başında Fenerbahçe’nin yolunu tuttu.

İlk anda Soldado’nun, yeni takımında ne kadar yararlı olabileceğini söylemek çok zor. Psikolojik olarak çöktükten sonra, dev bir metropol olan Londra’dan 50 bin nüfuslu bir futbol şehri olan Villarreal’e gelen ve ilerleyen yaşına rağmen kendini dönüştürmeyi başarıp yeniden doğan futbolcunun yaşadığı ağır sakatlıktan nasıl döneceği büyük bir soru işareti. Bunun yanında yeni oyun kimliğinin, arkasında Valbuena ve Guiliano gibi oyuncular varken Fenerbahçe takımının ihtiyaçlarına ne ölçüde cevap vereceği de başka bir soru işareti.

Sarı Lacivertliler, kurduğu kadro yapılanması gereği onun ilk yıllarındaki ceza sahasında iş bitiren kimliğine biraz daha ihtiyaç duyacak gibi görünüyor. Ancak Soldado kendini oynadığı takımın sistemine göre ne şekilde değiştirebileceğini çoktan ispatladı. Kendinden isteneni anladığı anda işini en iyi yapan ve vazgeçmeyen oyunculardan biri. Zaten kendisi de o tarz oyunu daha çok seviyor: “Değiştiğimi görebiliyorum ve bu güzel ama eskisi gibi daha dikine oynamayı isterdim.”

İspanyol forvet ikinci kez doğduğu toprakların dışında mücadele edecek. İlki hiç de istediği gibi gitmedi ancak bu seferki bambaşka bir öykü olmaya aday. Fenerbahçe ön tarafta yaşadığı sorunu Soldado’yla çözebilir. Ancak bu Soldado’nun kendisinden çok, ondan ne beklendiği ve takımdaki rolünün ona ne derece iyi aktarıldığına bağlı olacak.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Kesişen Yollar

Kesişen Yollar

1 gün önce
Gençliğime Mektup

Gençliğime Mektup

3 gün önce