İki İskoç

Colin McRae hayatta olsaydı, geçtiğimiz hafta 50. yaş gününü kutlayacaktı. İskoç asıllı pilotu bir de WRC muhabiri Colin Clarc'tan, farklı bir anıyla dinleyelim...

16 Ağustos 2018

“İskoçya, İngiltere’deki nüfusun %10’undan daha az insanın yaşadığı küçük bir ülke; fakat iş, motor sporlarına geldiğinde çok daha fazlasıyız. Belki de gelmiş geçmiş en büyük kahramanımız, benim jenerasyonumun şüphesiz en iyisi olan Colin McRae’ydi.

Colin, birçok Britanyalı’nın imkansız olarak gördüğü şeyleri teker teker gerçekleştirmişti; yarışlar kazanmıştı, dünya şampiyonluğu elde etmişti ve rekorları baştan yazmıştı. O, bunları gerçekleştirirken etap sonlarında bulunamadığım için şanssızdım. Şanssızdım diyorum fakat birçok açıdan da şanslıydım. Onun bir hayranıydım!

Colin ile alakalı ilk hatıralarım onun İskoçya için bir spor Tanrısı ve milli bir figür olmasıydı. Bu yüzden onunla profesyonel olarak ilk kez tanışma onuruna eriştiğimde hissettiklerimi hayal edebilirsiniz. Donakalmıştım. Özgüven sorunum yok ve genelde de heyecanlanmam; fakat o anda, midemde kelebeklerin uçuştuğunu söyleyebilirim.

2005’teki Galler Rallisi’ydi ve Colin, Skoda ile beraber Dünya Ralli Şampiyonası’na geri dönerek herkesi şaşırtıyordu. Ben de muhabirlik görevimi yaparken sürücülerin istasyon noktasında durmasını ve onlardan birkaç söz almayı umarak, Epnyt etabının sonlarında bekliyordum.

Şükürler olsun ki en büyük ödülü kapmıştım. Colin, elimde mikrofonla ona doğru işaret ederken beni görmüştü ve durmuştu. Heyecan seviyem adeta tavan yapmıştı! Heyecanlı bir diğer İskoç’tan başkası benim bu karmakarışık ve biraz da histerik sorumu anlayamazdı. Fakat bu müthiş adam beni dinledi, sorumu anladı ve her zamanki kısa ve öz kişiliğiyle sorumu cevapladı.

O sorunun hemen ardına bir soru daha sıkıştırabilmeyi bile başarabilmiştim; ki Colin’in cevaplamamak için her türlü hakkı vardı; fakat bunu yapmadı. O soruyu da takdir edilesi iyi niyeti ve sabrıyla cevapladı. Sonrasında yola devam etti ve bana da hayatım boyunca unutmayacağım bir anı bıraktı.

Başka güzel anılar da var; 2005’in sonunda Colin’in Skoda ile Avustralya’da sürpriz bir şekilde podyumun kıyısından dönmüş olduğu gibi…

Colin, üzücü bir şekilde podyuma girememişti ve Perth’deki takım merkezinden erken ayrılarak eşi Alison ve birkaç arkadaşıyla beraber İrlanda’ya özgü bir bara gitmişti.

Sezon sonu yemeği için İskoç eteğimi giymiş bir şekilde bara gittiğimde, Colin, şen şakrak ve kafası güzeldi. İskoç eteğimi görmesi ve bir diğer gerçek İskoç’u fark etmesiyle beraber, yanıma doğru geldi ve eteğimi kaldırıp beni herkese gösterdi!



Şok olmuştu! WRC kalabalığının bu buluşmasında her türlü karışıklığın çıkabileceğini öngördüğüm için, milli geleneklerime karşı çıkarak eteğin altına en iyi boxer’ımı giymiştim. Görünen oydu ki; ben bara girer girmez Colin Avustralyalı bir arkadaşıyla benim eteği bir İskoç’un giyeceği şekilde yani altında iç çamaşırı olmadan giymiş olduğuma dair bahse girmişti.

İddiasını kaybetmişti ve daha da kötüsü, bir Avustralyalı’ya kaybetmişti. İntikamı ise çabuk ve korkunç olacaktı. Boxer çıkartılmalıydı!

Colin bir yanıma, eşi Alison da diğer yanıma geçmişti. “Skean dhu” yani etekle beraber taktığınız temsili ufak bıçak bir şekilde Colin’in eline geçmişti. Boxer’ımla beraber yukarıya doğru kaldırılmıştım. Hissettiğim rahatsızlık ve utanç en üst seviyedeydi. Fakat daha kötüsü yoldaydı. Colin, elindeki bıçağı amacına uygun olarak kullanarak, en iyi boxer’ımı kesecekti.

Ödülünü kazanmıştı. Ben ise parçalanmış boxer’ımı ve gururumu, Perth’deki O’Neills Irish Bar’ın birayla sıvanmış zemininde bırakacaktım!

Colin’in eşsiz olmaktan çok daha fazlası olduğunu biliyordum. Ve her zaman da öyle kalacak.”

Çeviri: Gökhan Önder Aksu

 

Socrates

Socrates

  • BUNLARA DA BİR GÖZ ATIN