Hırvatların Modric’le Sorunu Ne?

Luka Modric, oynadığı futbolla tüm dünyayı büyülese de kendi ülkesinde onu sevmeyenlerin sayısı bir hayli fazla.

15 Temmuz 2018

Fotoğraf: Getty Images

*Bu yazı, Nick Miller imzasıyla ESPN FC’de yayımlandı.


Eğer Harry Kane İngiltere’yi Dünya Kupası zaferine taşısaydı, uçaktan inmeden şövalyelik unvanı alırdı. 15 Temmuz akşamı kupa Eden Hazard’ın ellerinde yükselseydi, hayatı boyunca sert Belçika biralarına para ödemesine gerek kalmayacaktı. Kylian Mbappe Moskova’da Fransa’ya şampiyonluğa getiren golü atsa hayatı boyunca Fransa’nın prensi olarak kalacak.

Eğer Luka Modric ülkesini şampiyonluğa taşırsa, işler onun için bu kadar olmayacak. Modric Hırvatistan’da, dünyada olduğu kadar popüler değil. Hatta, Hırvat halkının çoğu tarafından sevilmiyor.

Neden? O konu biraz karışık ama basitçe Hırvat futbolunun en güçlü isimlerinden biriyle olan sıkı bağlarına indirgenebilir. Modric, Dinamo Zagreb’te yükselirken o ve onun gibi birçokları, Zdravko Mamic ile anlaşma imzalamıştı. Mamic bir dönem hem Dinamo’nun yöneticisi hem de Hırvatistan Futbol Federasyonu’nun başkan yardımcısıydı ve temelde Hırvat futbolununu ‘büyük abi’siydi.

 

Bu anlaşmalar kapsamında Mamic, oyuncuların sonraki kazançlarından pay almak koşuluyla kendilerine finansal destek sağladı ve oğlu Mario’yu oyuncuların lisanslı menajeri olarak tayin etti. O, futbolcuların herhangi bir zamanda transfer olduğunda sözleşmelerindeki maddeleri aktifleştirir ve sonrasında parayı Mamic’e ödemek yükümlülüğü olurdu. Modric konsunda ise, 2008 yılında Tottenham’a gittiğinde 10.5 milyon Euro’luk transfer bedelinin 8.5 milyonu Mamic ailesine gitti.

 Mamic’in başını belaya sokması bazı oyuncuların sözleşmelerine bu maddeleri transferlerinden sonra eklemesiyle oldu. Bu oyuncular Modric’le birlikte, Dejan Lovren, Sime Vrsaljko ve Mateo Kovacic’ti. 2015 yılında tutuklandı. Suçu, vergi kaçırmak ve üzerine mal varlığı geçirmekti. Sonunda yanında üç kişiyle birlikte tutuklandı. Bu yılın Haziran ayında, 6.5 sene hapis cezasına çarptırıldı. Karar açıklanmadan önce Bosna-Hersek’e kaçtığı için cezasını çekmeye pek gönüllü görünmüyor.

Pekala Modric bu hikâyenin neresinde? Haziran 2017’de Lovren’le birlikte, Mamic’in duruşmasında ifade verdi. Modric, kariyerinin başında Dinamo’da oynarken aynı zamanda Hırvatistan için oynamaya başladığı zamanlarda ne kadar kazandığını ’tam olarak hatırlamıyorum’ demişti. Yine de söz konusu maddelerin 2008 yılında Tottenham’a transfer olduğunda yürürlükte olduğunu eklemişti.

Ancak bu ifadelerin çelişkili olduğu anlaşılmış ve Mart ayında yalancı şahitlik yaptığına kanaat getirilmişti. Eğer suçlu bulunursa 5 yıl hapiste kalacağı gerçeğiyle yüzleşmeliydi. Lovren de ceza almamasına rağmen soruşturma kapsamında incelenmişti.

Rusya’da, bazı Hırvat taraftarların formalarında, Modric’in ifadesine ithafen “Ne Sjecam Se” yani “Hatırlamıyorum” yazıyor. 

Bütün bu olaylardan önce de Modric’in ana vatanında popülerliği çok fazla değildi. Taraftarlar, takımın oyunundaki problemleri onun Mamic’le olan ilişkisine bağlıyor ve Euro 2016’da Çek Cumhuriyeti’ne karşı oynadıkları maçta olduğu gibi protestolarıyla gün yüzüne çıkarıyorlardı. Bu Dünya Kupası’nda da Modric’e olan antipati devam ediyor. Rusya’da, bazı Hırvat taraftarların formalarında, Modric’in ifadesine ithafen “Ne Sjecam Se” yani “Hatırlamıyorum” yazıyor. 

Bunun kibar kaldığı başka eleştiriler de var; mesela Zagreb yakınlarında Mamic davasıyla ilgili duvarlara yapılan graffitilerde Modric’e, “Bir gün hatırlayacaksın Luka” deniyor.

Modric, belki de saha dışı sorunlarını konuşmaya çok istekli değildi. Nijerya maçından önce The Guardian muhabirinin, davanın durumunun takım üzerinde etkisi sorusuna Modric, “Soracak daha zekice bir sorun yok mu?” diyerek onu tersledi. “Bu, Dünya Kupası. Başka şeyleri konuşmanın yeri değil. Böyle soruları sormak için ne kadardır hazırlanıyorsun?” diye ekledi.

Asıl dikkat çeken şey, Modric’in bütün olanlara rağmen Rusya’da ne kadar parlak bir görüntü çizdiğiydi. Oyuncular rutin olarak maçtan kopabiliyorlar çünkü akılları kendileriyle ilgili bekleyen transferlere gidebiliyor. Modric ise turnuvadan sonra alabileceği olası bir hapis cezasına rağmen sahada inanılmaz işler yapmaya devam ediyor.

Yine de, bazı futbolcular zihinsel olarak başka futbolculara göre daha farklı bir bağlılığa sahiptir. Örneğin, Lee Bowyer darptan dolayı yargılanırken Leeds’te harika işler ortaya koyuyordu. John Obi Mikel Dünya Kupası’nda oynarken babası kaçırılmıştı. Bazen futbolcular olağanüstü bir konsantrasyon ve görev bilinciyle varını yoğunu sahaya koyar.

Modric bu Dünya Kupası’nda bir orkestra şefi gibi oynadı ve rakiplerini nazikçe parçalara ayırdı. Gruptaki son maçta İzlanda’ya karşı as kadrodan sahada olan 2 isimden biriydi. Gruptan çıkmayı garantilemiş olsalar da Zlatko Dalic, Modric’siz takımın sahada işlevsiz olacağını düşünerek onu oynattı.

Anlarla tanımlanan modern futbolda, GIF’lere dönüşebilen heyecan verici anlarda Modric adeta üç saatlik bir filmde büyüyor. Belki dünyanın geniş bir kısmı onu takdir etmek için çabalamıyor ama en azından ondan nefret de etmiyor.

Pazar günkü final, popülaritesine etki eder mi? Sahadaki başarıları, itibarını geri getirebilir mi? Muhtemelen hayır. Modric’in bu başarıyı hapis cezası ihtimaline rağmen kutlayıp kutlamamasına kim karar verecek? Dünya Kupası’nın sadece futbolla ilgili olduğuna inananlar içinse Modric çoktan bir kahraman oldu. Yine de onun hakkındaki fikirlerin değişmesi çok olası görünmüyor.

Luka Modric Dünya Kupası’nı kazanabilir ve her yerde sevgi ve hayranlık görebilir, kendi evi dışında…

Çeviri: Ant Arın Şermet

Socrates

Socrates

  • BUNLARA DA BİR GÖZ ATIN