Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

FutbolHer Zaman Her Yerde: Liverpool ve United

Liverpool ile Manchester United ilk kez Avrupa'da karşılaşacak. Ondan öncesinde ise İngiltere içindeki her platformda ve her dönemde birbirlerinin en büyük rakipleri oldular!

Liverpool ile Manchester United tarihlerinde ilk kez bir Avrupa Kupası’nda karşılaşacaklar. İki komşu şehrin iki güçlü takımı 1894’ten beri sadece yerel organizasyonlarda karşılaşıyorlardı. 194 maçın hepsini, tek tek hatırlamak kolay iş değil. Ezeli rekabetin sahnelendiği platformlardaki unutulmaz randevuları sıralayalım.

Lig – 19 Nisan 1997

Manchester United ile Liverpool arasında sanki yazılı olmayan bir kural var. İki takım da aynı dönemlerde ülkenin iki yüksek gücü konumunda olmadı. Birisi çok iyiyken diğeri biraz daha geride kaldı. 60’lar United’ın, 70 ve 80’ler Liverpool’un… 90’lar ise kesinlikle Manchester United’ın… Hatta o kadar iyilerdi ki, kapanmaz denen fark kapanmış ve beklenenden çok daha kısa bir sürede şampiyonluk sayılarında Manchester United, Liverpool’u geride bırakmıştı. Fakat 1996-97 sezonu her şeyi değiştirebilirdi.

O sezon ligin son dönemecine Mnachester United, Liverpool’un iki puan önünde girmişti. Fakat 19 Nisan günü Anfield’da, yani Liverpool’un mabedinde bir hesaplaşma daha olacaktı. Ligin kaderini etkileyecek bu maçı Londra’dan Arsenal de merakla bekliyordu ama Liverpool kazandığı takdirde büyük bir avantajı eline geçirecekti.

Liverpool’un Spice Boys yılları… 21 yaşındaki Robbie Fowler, 25 yaşındaki Stan Collymore ve Jason McAteer, 24 yaşıındaki Steve McMamaman.. Owen ve Gearrard’dan bir önceki kuşak. İngiltere’de hem sahada çok iyiler, hem de popüler kültürde göz önündeler. David Beckham daha Becks olmamış! Takımın lideri, İngiltere futbolunun efsanesi John Barnes. Harika bir bitiriş olabilirdi onun adına. Sezona da iyi başlamışlardı İlk sekiz maçta yenilmediler, daha sonra Old Trafford’da 1-0’lık yenilgiyle tanıştılar. Manchester United’ı ‘1992 sınıfı’ taşımaya başlamıştı bile. Kritik golü de David Beckham atmıştı.

Liverpool, Aralık ayından Nisan ayının ortasına kadar geçen süreçte 20 lig maçında sadece 4 kez yenildi. Sezona daha kötü başlayan Manchester United için ise o dönem daha da iyiydi; sadece 2 mağlubiyet. Nisan ayındaki maç tam bir kader sınavı haline geldi.

Böyle maçlarda genellikle beklenmedik kahramanlar çıkar. Manchester United’da bu isim savunma oyuncusu Gary Pallister oldu. Pallister, maçın hemen başında kaptırdığı topla takımının gol yemesine neden olabilirdi ama McManaman auta vurunca işin rengi değişti ve devamında günün kahramanı oldu. 9 sezonluk Premier Lig kariyerinde sadece 8 gol atabillen Pallister, bu gollerin ikisini 19 Nisan gününe saklamıştı. Önce Beckham’ın sağdan sonra da soldan kornerlerinde kafayı vurdu. 45 dakika bitmeden skor tabelasını iki kez değiştirdi . John Barnes da devrenin içinde kafayla bir gol atmışı ama soyunma odasına avantajlı giren Manchester United oldu. 63. dakikada ise yine kafayla bu kez Andy Cole fileleri havalandırdı. Bu gol Manchester United’ı rahatlattı, Liverpool’u çaresizliğe itti, tempo düştü, yarım saat sonra da son düdük çaldı. 3-1 biten maçın ardından o sezonun rengi de belirlendi. Manchester United taraftarları, sezonun bitmesine birkaç maç daha kalmasına rağmen; hatta maçın bitmesini bile beklemeden Anfield tribünlerde “We won the championship on Merseyside” pankartını açtılar. Yanılmadılar. Manchester United birkaç hafta sonra şampiyonluğa uzandı. Bu 90’lı yıllar içindeki dördüncü şampiyonluktu. 99-2000 ve 2001’i de eklediler. Daha sonrasında da şampiyonluklar yaşadılar. Futbol tarihinin onları sevdiği yıllardı. Liverpool ise Gerrard’ın ayağı kayana kadar bir daha o kadar heyecanlanamadı.

FA Cup – 13 Nisan 1985 ve 17 Nisan 1985

Heysel’den bir kaç ay öncesi. İngiltere futbolu başına geleceklerinden habersiz bir şekilde geleneklerine sahip çıkmaya devam ediyor…

13 Nisan günü; Liverpool ile Manchester United Wembley bileti almak için Goodison Park’ta karşılaştı. Bu yarı final maçından kısa bir süre önce lig maçında Ron Atkinson’un takımı Liverpool’u deplasmanda 1-0 yenmeyi başarmıştı. Liverpool da üç gün öncesinde Panathinaikos’u eleyerek Şampiyon Kulüpler Kupası’nda finale yükselmişti. FA Cup’ın favorisi yoktu!

Maçın çoğu bölümünde Manchester United daha atak bir görüntü çizdi. Liverpool ise tutuktan da öte… Hatalı geri paslar, tutulamayan ortalar, ıskalanan toplar… İlk 45 dakikanın 0-0 bitmesi büyük şans… Tıklım tıklım ve tel örgülü tribünler önünde oynanan maçta kaçan her pozisyon tribünlerin dalgalanmasına neden oldu. Aynı görüntü ikinci yarıda da devam edince Manchester United’ın golü geldi. 69. dakikada Bryan Robson ağları havalandırdı. 1-0’lık skoru da son ana kadar korumayı başardı. Fakat 87. dakikada beklenen gol geldi. Liverpool Ronnie Whelan’ın enfes golüyle maçı uzatmalara taşıdı. Bu gol, Liverpool’a güven verdi. Artık uzatmalarda daha sağlam oynamaya başlamışlardı ama bu sağlamlık bir golü daha kalelerinde görmelerine engel olmadı. Bir kontra, üç pas, savunmaya çarpan top… İrlanda doğumlu Frank Stapleton 98’de attığı golle United’i bir kez daha öne geçirdi.

Manchester United, bu üstünlüğünü birkaç saniye daha koruyabilseydi final biletini Liverpool kentinde cebine koymuş olacaktı. Olmadı. 119. dakikada; normal sürede olduğu gibi uzatmaların da sonunda, Liverpool bir gol daha attı. Daglish ortaladı Rush kafayı vurdu çizgi üzerinde Paul Walsh tamamladı. 119. dakikada skora denge geldi.

FA Cup statüsü, bu güzel maçın bir kez daha tekrar edilmesini emrediyordu. Penaltılar yoktu.

İkinci maç Manchester’da, Manchester City’nin stadı Maine Road’da oynandı. İlk maçta olabildiğince kötü oynayan ama beraberliği koparan Liverpool, bu sefer ilk golü atan ve Londra’ya bir adım yaklaşan takım oldu. İlginç bir goldü. 39. dakikada kale ağzına ortalanan topa John Wark vurmasın diye kafayı uzatan Paul McGrath takımının soyunma odasına geride girmesine neden oldu. Steve Nicol devre bitmeden farkı ikiye çıkartabilirdi  ama olmadı. Soyunma odasından golle dönen ise Manchester United oldu. Santradan saniyeler sonra, Bryan Robson adeta şapkadan tavşan çıkardı. Yarı sahanın ilk yarısında topu sürdü vc savunmayı peşine taktı, ceza sahasına girmeden işini bitirdi. Grobbelaar’ın üzerinden topu 90’a yolladı. 12 dakika sonra benzer bir golü 21 yaşındaki Mark Hughes atınca işler bir anda Manchester United lehine döndü. Fauıl ve ofsayt tartışmalarıyla süslenen golden sonra Manchester United kapandı. Bu sefer bir son dakika golüne izin vermeyerek Londra’ya gitmeye hak kazandı. Maçın sonuna damga vuran ise şimdi çok uzaklarda kalan bir gelenek olarak sahaya giren taraftarlardı. Omuzlarda Bryan Robson vardı. Manchester United, finalde de bir diğer Merseyside ekibi Everton’ı 10 kişi kalmasına rağmen 19 yaşındaki Norman Whiteside’ın golüyle yenerek kupayı müzesine götürdü. Liverpool ise ertesi sezon yine Everton’u yenerek kupayı kazandı ve teselliyi öyle bulabildi.

FA Charity Shield – 14 Ağustos 1965

Liverpool ve Manchester United, İngiltere futbolunun en köklü ve en başarılı iki camiası. Birçok futbolsevere göre zirveyi onlar paylaşıyor. Haliyle iki takımın bir kupayı da paylaşması çok abes bir durum değil. Bir önceki sezonun şampiyonlarını karşı karşıya getiren Charity Shield’in bu paylaşım için uygun bir statüsü var. Penaltı yok, uzatmalar yok, tekrar maçı yok. Maç 90 dakika içinde bitecek, kazanan kupayı alacak, berabere biterse her iki takım da şilti paylaşacak.

İngiltere, ev sahibi olduğu Dünya Kupası öncesi son futbol sezonuna bu iki takımını karşı karşıya getirerek başladı. 14 Ağustos 1965 günü Old Trafford’da bir önceki sezonun kupa şampiyonu Liverpool ile averajla zirveye kurulan lig şampiyonu Manchester United karşılaştı. Önceki sezonun ilginç yanı Liverpool finalde Leeds United’ı uzatmalar sonunda yenmiş; Manchester United ise yine Leeds’i averajla geçmişti.

Manchester United ile Liverpool’un o gün sahaya çıkan takımları bir geçiş dönemini işaret ediyordu. Manchester United da belki de tarihinin en iyi kadrosuyla sahadaydı. Dennis Law, Bobby Charlton ve George Best gibi efsanelerin yer aldığı kadronun başında Matt Busby vardı. Saha kenarının diğer tarafında ise Bill Shankly vardı.. 70’lerin efsane Liverpool’u henüz ortaya çıkmamıştı ama kadrosunda tanıdık bir isim; Gordon Milne de vardı.

Manchester United 28. dakikada George Best ile öne geçti. Liverpool bu gole 38. dakikada İskoç sol açığı Willie Stevenson ile cevap verdi. Devre 1-1 sona erdi. Maçın son 10 dakikasında şilt her iki takıma da gitti, geldi, sonunda ikisinde de kaldı. 81. dakikada bir diğer İskoç David Herd Manchester United’ı öne geçirdi. 86. dakikada ise Liverpool’un kaptanı Ron Yeats skoru belirledi. 2-2 biten maç sonunda kürsünün en üst basamağına iki takım aynı anda çıkmış oldu. Zaten şilti tarihte en çok paylaşanlar da bu iki kulüp. Manchester United kazandığı 20 şiltin 4’ünü, Li,verpool ise 15’te 5’imi paylaşarak müzesine götürdü. 1965 dışında; 1977 ve 1990 finallerinde de iki takım birbirlerine üstünlük kuramadı ve farklı on yıllar içinde ‘paylaşım’a devam ettiler.

Lig Kupası – 26 Mart 1983

Yazının bu kısmına kadar geçen bölümünde bir Manchester United hakimiyeti göze çarpıyor. Bu sefer bir Liverpool zaferi sırada. Bu zaferin kupayla taçlanması yazının genelindeki durumu eşitleyebilir.

1983 Lig Kupası finalinde iki ezeli rakip bir kez daha karşılaştı. Bu sefer Wembley’deyiz…

Liverpool son iki sezonun Lig Kupası şampiyonu olarak sahada. Manchester United ise ilk kez bu kupada finale yükselmişti.

Bu ilk olma motivasyonuyla olsa gerek, Manchester United maça hızlı başladı. Henüz 12. dakikada 17 yaşındaki Norman Whiteside dört Liverpool savunma oyuncusunun arasından topu kaleye yolladı. Liverpool maçın geri kalanında baskıyı kurdu ama süre ilerledikçe kupaya yaklaşması zorlaştı. Ta ki 75. dakikaya kadar… Alan Kennedy ceza sahasının dışından sol ayağıyla fileleri havalandırdı. 1-1’i bulan Liverpool, maçı uzatmaya taşımayı başardı.

Finalde dengeler bir kez daha eşitlenmiş ve maç yeniden başlamıştı.

Genelde böyle maçların sonları, uzatma anları benzer şekilde yaşanır. Orta sahalar düşer, boş alanlar artar. İki takım da istekliyse tempo yükselir. İzleyenler de keyifli bir maç izler.

Bu maç da bilindik senaryoya uygun ilerledi. Sonunda golü bulan Liverpool oldu. 98. dakikada ceza sahası çizgisinin sol çaprazında topla buluşan Ronnie Whelan önce sol ayağıyla pas vermeyi denedi ama başarılı olamadı. Hemen ardından sağ ayağıyla muhteşem bir vuruşla fileleri gördü. Devamında Liverpool üçüncü golü bulacak pozisyonları da yakaladı ama değerlendiremedi. Sorun değil, Lig Kupası’nı Liverpool müzesine götürmüş oldu. Liverpool halen Lig Kupası’nı en çok kazanan kulüp. Manchester United ise ilk şampiyonluk için 1992 yılına kadar beklemek zorunda kaldı.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Tahterevalli

Tahterevalli

6 ay önce
Başka Bir Yol

Başka Bir Yol

9 ay önce
Hayal Albümü

Hayal Albümü

1 sene önce