Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

GenelHayal mi Gerçek mi?

Leicester City şampiyon olabilir mi? LigTV Premier Lig yorumcusu Engin Kehale bu ihtimalin üzerinde durdu.

Robbie, bana asla ama asla şampiyon olmamızın imkanı yok diyemezsin!

 1. Gary (Gaines)
“Bir şeyi anlamanızı istiyorum. Bana göre mükemmel olmak, ne dışarıdaki skorboarddan ibaret, ne de kazanmaktan. Sizden; kendinizle, ailenizle ve arkadaşlarınızla olan ilişkinizden ibaret.

Mükemmel olmak, arkadaşlarının gözünün içine bakıp onları hayal kırıklığına uğratmadığını, çünkü onlara doğruyu söylediğini bilmektir. Bu doğru yapabileceğin her şeyi yapmış olmaktır. Daha fazla yapabileceğin tek bir şey bile kalmamıştır.

O anın içinde, olabildiğin kadar iyi olarak, gözlerin açık, net ve kalbinde sevgi, mutluluk ile yaşayabilir misiniz?

Beyler, eğer bunu yapabilirseniz; mükemmelsinizdir.”

Cuma Gecesi Işıkları (Friday Night Lights) filmini izlerken Gary Gaines’in (Billy Bob Thornton) takımına yaptığı yukarıdaki konuşma.

Sizi koltuğa çakar bırakır. Leicester Cityli oyunculara Claudio Ranieri sezon başı ya da içerisinde böyle bir konuşma yaptı mı bilinmez ancak Gaines’in tarifine göre mükemmel olduklarına hiç şüphe yok.

Tinkerman: Claudio Ranieri.
Tinkerman: Claudio Ranieri.

Tinkerman/Gladyatör/Kasabian
Aslında Ranieri, böyle bir konuşmayı yapmak yerine oyuncularına Cuma Gecesi Işıkları’nı izletmiş olabilir. Tinkerman’in -ilk 11’i sürekli değiştirdiği için İtalyan’a verilen takma ad- Roma’dayken Inter ile karşılaşacakları Coppa Italia finali öncesinde oyuncularına Gladyatör izletmişliği var. Bir önceki cümledeki vurucu kelimenin Gladyatör olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz, gizli özne Inter. Ya da bir başka deyişle, Mourinho’nun takımı: “Biz Roma’nın eksiklerini görmek için daha çok sahada çalışmayı tercih ettik. Eğer bir maç öncesi takımıma Gladyatör’ü izlettirirsem kahkaha atmaya başlarlar ve acaba hasta mıyım diye düşündükleri için doktoru ararlar.”

Ranieri, Leicester’da yönünü sinemadan müziğe çevirmiş olabilir. Ne de olsa şehirden çıkmış efsane bir rock grubu var, Kasabian. Claudio, sezon başında Leicester Cityli oyunculara Kasabian şarkıları dinletip sahaya çıkarıyordu. İtalyan, verdiği bir röportajda stadyumda oyuncular sahaya çıkarken çalan Fire‘ın oyuncuları savaşçıya çevirdiğinden bahsetmişti. Kasabian dinleyen bir futbol takımı ve stadyumu sevmemenin imkanı var mı?

2. Gary (Neville)/BBC
2015 model Leicester City’yi betimlerken Gladyatörler ya da savaşçı desek, ya da takım olarak şarkı söyleyip film izlediklerini söylesek pek şaşıran olmaz herhalde. Daha birkaç hafta önce galibiyeti kutlamak için Kopenhag sokaklarına Ninja Kaplumbağalar kıyafetleri ile çıkmadılar mı? Takım her maç gol yerken Ranieri gol yememe ödülü olarak takımına önce pizza, sonrasında sosisli vadetmedi mi?

Leicester City’nin 2015 yılı performansını benzersiz yapan da biraz bu belki. Lüksemburg ya da Faroe Adaları maçlarında “Abi adamların sağ beki de marangozmuş, kalecisi bekçi, forveti polis” gibi geyikler olur ya. Bana hep biraz öyle geliyor Tilkiler. Amatör liglerden gelip van Nistelrooy’un 10 maç üst üste gol atma rekorunu kıran Vardy ve Fransa Ligue 2’den gelen Mahrez’in sürüklediği, dünyanın en endüstriyel liginde olabildiğince amatör hissiyatını veren bir takım.

Gary Neville Valencia’nın başına geçmeden bir iki hafta önce Pochettino güzellemeleri içeren köşe yazısında, Spurs’un gençleri hakkında şöyle diyordu: “Tottanham taraftarı artık şöyle düşünerek maça gidebilir: ’Harry Kane, Dele Alli, Eric Dier. Bunların tümü genç İngiliz çocuklar. Bir gün ben de o oyunculardan biri olabilirim.’” Bence Leicester’ın da tüm dünyada hissettirdiği duygulardan biri buna benziyor. Tamamen paranın egemenliğine boyun eğmeye başlamış bir sektörde; hayallere, peri masallarına, nefes kesecek sürprizlere hala yer var.

Geçen hafta BBC Radio 5’in canlı yayına katılan bir Leicester taraftarı, stüdyodaki Robbie Savage (eski bir Leicesterlı) ile konuşurken göz yaşlarına hakim olamadı.

“Oğlumun okulunda hangi takımlısın sorusu geldiğinde tüm çocuklar Manchester United, Arsenal, Liverpool, bir kez daha United diyordu. İçgüdülerimi dinleyip ona sen tilkiyi giy, maviyi giy dedim. Oğlum geçen gün gözlerimin içine baktı ve “Baba, bu inanılmaz. Gerçekten inanılmaz!” dedi. Robbie, bana asla ama asla şampiyon olmamızın imkanı yok diyemezsin. Ben seninle büyüdüm Robbie, ama inan ki bunu söyleyemezsin. “ İşte Leicester City’nin hepimizde (Arsenalliler farklı düşünüyor olabilir) yarattığı his bu. Kimileri sessiz ama derinden, kimileri bağırarak söylüyor ama sanırım hepimiz içimizde bir yerde Leicester City’nin şampiyon olmasını gönülden istiyoruz.

Leicester City, 17 haftası geride kalan Premier Lig'de 38 puanla zirvede. En yakın takipçisi Arsenal'in puanı 36.
Leicester City, 17 haftası geride kalan Premier Lig’de 38 puanla zirvede. En yakın takipçisi Arsenal’in puanı 36.

Biraz da OPTA
Rakamlar da Leicester City şampiyonluğunun imkansız olmadığını söylüyor. Son 6 sezonun 5’inde puan tablosuna Noel’de lider gelen ekip şampiyon oldu (2013-2014’te Liverpool lider, Manchester City şampiyon). OPTA verilerine göre Premier League’in topa en az sahip olan üçüncü, pas başarı yüzdesi en düşük ekibi Leicester. Sevimsiz futbol mu dersiniz? Bir de şu açıdan bakın: Leicester net gol şansı yaratmada Arsenal ve Manchester City’nin ardından üçüncü. Topa sahip değiller ama temposuz ya da verimsiz de değiller, savunma takımı hiç değiller. Sadece rakibin en zayıf olduğu anı bekleyip o anda çok oyuncuyla, deliler gibi koşarak, direkt futbolla, risk alarak rakibi hırpalayan bir takım Ranieri’ninki. Bu özgüvenin oluşmasında çok ama çok büyük payı olan ve geçen sezon takımı ligde tutan Nigel Pearson’ın hakkını vermeden olmaz tabi.

Günler, haftalar geçiyor, fikstür deniyor, duramazlar deniyor, şans deniyor ama Leicester City tepelere tutunmaya devam ediyor. Sezon sonunu nerede bitirirler bilinmez (bu arada Ranieri’nin kontratında 17. sıranın üzerindeki her basamak için 100.000 pound prim var). İlk 4 yapmaları bile mucize aslında. Peki ama ya zirvede kalabilirlerse? Son 1 ayı düşünebiliyor musunuz? Son maçı? Manchester City Agüero’nun son saniye golü ile şampiyon olduğunda bir daha böyle bir sezon sonu yaşanmaz demiştik. Leicester o saniyeyi bize Ağustos’tan beri tekrar tekrar yaşatıyor. E biz de bir Kasabian dizesiyle bitirelim o zaman:

“Ben Underdog*um, hayatımı bir ninni içinde yaşıyorum.”

*Underdog: Favori olmayan.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler