Gümüş Ülkesinin Gençleri

Dünya Kupası’nda büyük bir hayal kırıklığı yaşayan Arjantin’de artık kabuk değişimi vakti gelmiş durumda. Eski jenerasyonun yerini alması beklenen gençler ise ilk sınavını İspanya’da düzenlenecek L’Alcudia turnuvasında verecek.

29 Temmuz 2018

Fotoğraflar: Getty Images

Kaybetmeye Alışmak

2005 yılında U-20 Dünya Şampiyonu olan Arjantin’in oyuncu havuzu oldukça etkileyiciydi. Sonrasına 2008 Olimpiyatı’ndan altın madalya ile dönen bu kadro son üç dünya kupasında Arjantin’in iskeletini oluşturacaktı. Ezequiel Garay, Pablo Zabaleta, Lucas Biglia, Fernando Gago, Sergio Agüero ve Lionel Messi gibi oyuncular kısa sürede adlarını sıkça duyacağımız yıldız adaylarına dönüştüler. Lakin bu durum pek uzun sürmedi. Messi dışında her sezon belli bir standardı yakalayabilen bir oyuncu olamadı ve bu süreçte üç Premier League zaferi kazanan Agüero bile milli takımda yetersiz kalmakla eleştirildi. Evet, bu isimler 2014 Dünya Kupası’nda final oynayan Arjantin kadrosunda yer alıyordu, ancak bugün geriye dönüp baktığımızda bu tablonun pek de iç açıcı olmadığını söylemek mümkün. Öyle ki 2005 U-20 Dünya Kupası, Messi’nin Arjantin milli takımıyla şu ana kadar kazandığı tek kupa olacaktı.

Rusya 2018’e son finalist olarak gelen Arjantin, aslında kupaya mucizeler eseri katılabilmişti. Elemelerde felaket bir performans göstermişler, iki maç kala ise takımın başına Jorge Sampaoli’yi getirmişlerdi. Teoride Messi ilk kez iyi bir hoca ile çalışacak ve muhtemel son kupasında göstereceği performansla bir kez daha takımını finale ve pek tabii kupaya taşıyacaktı. Ancak hiç olmadığı kadar güvenilen Sampaoli tıpkı hocası Marcelo Bielsa gibi ideallerini sahaya yansıtamadı ve bize kupa tarihinin en kötü Arjantin takımlarından birini izlettirdi. Artık 2005 U-20 Dünya Şampiyonu takımın sahneden çekilme vakti gelmişti.

Asıl problemin üst seviyede kaybedilen finaller yahut Lionel Messi’nin bir türlü kazanamadığı dünya kupası olmadığı aşikar. Ne eskisi gibi savaşçı orta sahalara sahipler, ne de topu ileriye taşıyabilecek o kadife ayaklara. Geçen yıl düzenlenen U-20 Dünya Kupası’nda gruptan bile çıkamayan Arjantin gençleri bunu bir kez daha net bir şekilde hissetmemizi sağlamıştı. Evet, Arjantin ezeli rakibi Brezilya gibi hiçbir zaman geniş oyuncu havuzlarına sahip değildi. Ne onlar gibi lider savunmacılar yetiştirdiler, ne de güvenilir, iyi kalecilere sahip oldular. Ancak her zaman yırtıcı ve terinin son damlasına kadar savaşan orta sahaları ve 9 numaralı formanın hakkını sonuna kadar veren büyük santraforları vardı. Bugünkü tabloda ne Lucas Biglia ne de Javier Mascherano oynadıkları futbolla Arjantin halkını tatmin edebiliyor. Eskiden Matias Almeyda yahut Juan Sebastian Veron gibi savaşçılar yetiştirip doğrudan Avrupa’nın büyük takımlarına satabiliyorlarken, şimdi ise Emil Rigoni ya da Sebastian Driussi gibi yüksek potansiyelli isimler ilk olarak Rusya’ya gitmeyi tercih ediyor. Ayrıca birçok yıldız adayı ilk fırsatta Amerika’nın ya da Uzak Doğu’nun yolunu tutuyor. Büyük liglerde tutunamayıp Rusya’ya giden Matias Kranevitter ve Leandro Paredes de diğer örnekler.

Şili’de harika işlere imza atmış Sampaoli’nin Arjantin’deki performansı oldukça yetersiz kalmıştı. Ancak Sampaoli’nin akıbeti halen meçhul, tıpkı Messi’nin 2022’de Katar’da olup olmayacağı gibi. Yine de bu tablodan ders çıkarıp hiç vakit kaybetmeden dört sene sonrası için hazırlıklara başlayan birileri var.



Gelecek

Bu hazırlıkların ilk adımı, tıpkı bundan on üç sene önce olduğu gibi yine bir U-20 futbol turnuvasında atılacak. İspanya’nın Valencia ve Murcia şehirlerinde düzenlenen L’Alcudia’da takımın başında olması beklenen ve aynı zamanda Jorge Sampoli’nin yardımcısı olan Sebastián Beccacece, Dünya Kupası’ndan sonra Arjantin Futbol Federasyonu ile yollarını ayırdı ve Arjantin Birinci Lig ekiplerinden Defensa y Justicia’nın başına geçti. Beccacece’nin ardından takımın başına Lionel Scaloni gelirken, yardımcısı ise Pablo Aimar oldu.1997 Malezya’da Jose Pekerman yönetiminde U-20 şampiyonu olan Arjantin takımının önemli parçalarından olan bu ikili, şimdi ise yeni bir göreve soyunuyor. Lionel Messi’nin idolü olan Pablo Aimar, çıkış yaptığı ilk yıllarda çok büyük bir yıldız olacağını göstermiş; genç yaşta adı, formasını giydiği River Plate efsaneleri ile birlikte anılmaya başlamıştı. Lakin Valencia’ya transferinden sonra beklenen seviyeye ulaşamadı. Bugün ise Valencia şehrine başka bir amaçla geliyor. Bu amaç dört sene içerisinde yeni jenerasyonu A takıma monte etmek. Zira Rusya’da yaşanan hüsran sonrası bir süredir milli takımın iskeletini oluşturan jenerasyon sahneden çekiliyor. Bu yüzden 2022 Katar için yeni bir takım oluşturulması Scaloni ve Aimar’ın öncelikli görevleri olacak.

Kadro

San Lorenzo ve Boca Juniors ağırlıklı kadroda birçok heyecan verici oyuncu bulunuyor. River Plate’ten oyuncu çağrılmazken, kariyerini Arjantin dışında sürdüren tek isim Inter’li Facundo Colidio. Ayrıca kulüpleri tarafından gönderilmeyen üç oyuncu mevcut. Bu isimler Ezequiel Barco (Atlanta United), Maxi Romero (PSV Eindhoven) ve Maxi Lovera (Rosario Central). 23 kişilik listede ise şu isimler yer alıyor:

Öne Çıkması Beklenen İsimler

Adolfo Gaich: Tarz olarak Lucas Alario’yu andıran Adolfo Gaich, San Lorenzo altyapısında iyi işlere imza attı. Daha çok son vuruşlarıyla ön plana çıkan Gaich’in fiziği oldukça iyi. Özellikle hava toplarındaki üstünlüğü ve sırtı kaleye dönükken yaptığı servisler onun gerçek bir 9 numara adayı olduğuna işaret ediyor.

Almendra, L’Alcudia’da patlama yapması beklenen oyuncuların başında geliyor.

Agustín Almendra: Boca altyapısının en gözde parçalarından biri. Sürekli olarak hücuma katılan, duran toplarda ise doğrudan/dolaylı olarak etkili olan Almendra, L’Alcudia’da patlama yapması beklenen oyuncuların başında geliyor. Forma numarası 8’in hakkını fazlasıyla iyi veren genç Boca’lı, kimi zaman Napoli’de forma giyen Allan’ı anımsatıyor. Ayrıca yay civarından çektiği şutlar da oldukça etkili.

Gonzalo Maroni: Facundo Colidio ile birlikte takımın en gözde iki yıldızından biri olan Gonzalo Maroni için çok kritik bir turnuva olacak. Zira bu basamağı başarıyla geçerse artık kendisini ispat etme ihtiyacı duymayabilir. Hâlihazırda Boca A takımında iyi süreler alan 10 numaranın öncelikli işi forvet hattını besleyip skora katkı vermek. Yapacağı her ekstra hareket Maroni’nin fiyatını arttıracaktır.

Carlos Rosales: Sahadaki duruşu itibarıyla muazzam bir görüntü çizen, sakin hareketleri ve üst düzey çevre kontrolü ile oyuna ne denli hakim olduğunu hissettiren bir oyuncu. Orta sahadan topla çıkışlarını ve ikinci bölgeden üçüncü bölgeye geçişlerdeki dominant oyunu ile arkadaşlarını sessizce yönlendirmesini izlemek büyük bir keyif. Yeri geldiğinde 8 numara, yeri geldiğinde ise 6 numara görevlerini hakkıyla yerine getiren Rosales’in en önemli meziyetlerinden biri de oyun sıkıştığında çok çabuk oyunun yönünü değiştirmesi. Bu bağlamda Carlos Rosales’in uzun-diagonal paslarını turnuva boyunca sıkça görmek mümkün.

Francisco Alvarez: Soğukkanlı müdahaleleri ve oyunu açan diagonal uzun toplarıyla yüksek potansiyelli bir stoper olduğunu kanıtlaması uzun sürmedi. A takımda bulduğu şansları iyi değerlendirdi ve San Martin için çok şey vadediyor.

Facundo Colidio: Boca altyapısında çok iyi işlere imza atmış, ödül olarak Inter altyapısına transfer olmuştu. Yüksek potansiyeli pek tabii gol vuruşlarındaki üst düzey becerisinden gelmekte. Yakın gelecekte Inter’deki Arjantinli forvet geleneğinin bir parçası olması muhtemel. Bu turnuva ise onun ne denli büyük bir yıldız adayı olduğunu bir kez daha gözler önüne serecek.

Mehmetcan Arısoy

  • BUNLARA DA BİR GÖZ ATIN