Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

BasketbolGeleceğin İlk Perdesi: Karl-Anthony Towns vs Anthony Davis

Yolları ilk olarak Vegas'ta kesişen Anthony Davis ve Karl-Anthony Towns ikilisi, NBA'in geleceğini inşa etmeye hazırlanıyor.

2012 Londra Olimpiyat Oyunları’nın başlamasına 16 gün kala, Jerry Colangelo basının karşısına geçti. Ulusal takım bazında ABD basketbolunun başındaki isim, sol dizindeki menüsküs yırtığı sebebiyle Blake Griffin’in olimpiyat kadrosundan çıkarıldığını açıkladı. Griffin’in yerine kadrodaki son boş koltuğu dolduracak isim, henüz tek bir NBA maçına dahi çıkmamış 19 yaşında bir gençti.

2012 NBA Draft’ının birinci sıra seçimi Anthony Davis, önceki sezon Kentucky Üniversitesi’yle 40 maçın tamamında ilk beşte başlamıştı. Michael Kidd-Gilchrist ve Marquis Teague gibi isimlerle birlikte tam 38 galibiyetle kapattıkları sezonun ardından Wildcats’e 1998’den sonraki ilk NCAA şampiyonluğunu getiren Davis, 14.2 sayı 10.4 ribaund ve 4.7 blok ortalamalarıyla parmak ısırtmıştı.

ABD’nin o yaz oynadığı ilk hazırlık maçı Dominik Cumhuriyeti’ne karşıydı. 79-41 geçilen ilk üç çeyreğin ardından iki koç da as oyuncularını dinlendirmeyi seçti. Son çeyreğin büyük bölümünde parkede yer alan Anthony Davis’in savunmasında ise henüz lisedeki ilk yılını yeni tamamlamış, 16 yaşındaki Karl-Anthony Towns vardı. O gün Dominik Cumhuriyeti baş antrenörü olarak son maçına çıkan isim ise dört ay önce Kentucky Üniversitesi’nin başında Davis’le birlikte kariyerinin ilk NCAA şampiyonluğunu kazanan John Calipari’den başkası değildi. Calipari, ilk tohumlarını Karayip temsilcisinin başındayken attığı birliktelik sayesinde Towns önderliğindeki Kentucky Wildcats’i 2014-15 sezonunda NCAA Final Four’una namağlup getirmeyi başaracaktı. Ama Las Vegas’taki hazırlık maçının asıl hikayesi bu değildi. NBA’in gelecek 15 yılını şekillendirecek isimlerden Anthony Davis ve Karl-Anthony Towns, aralarında yıllar sonra oluşacak rekabetin ilk perdesi için o son çeyrekte karşı karşıya geliyordu.

Karl-Antonhy Towns ve Anthony Davis, ilk olarak milli takım formalarıyla Vegas'ta karşı karşıya gelmişlerdi.

1992 Barselona’ya katılan Dream Team’deki Christian Laettner’dan sonra ABD Olimpiyat kadrosunda kendine yer bulan ilk kolejli olan Anthony Davis, olimpiyat altınını boynuna taktıktan sonra NBA kariyerine de göz alıcı şekilde başladı. Son dönemde NBA’i iyiden iyiye etkisi altına alan modern istatistik çağında oyuncu verimliliklerini ölçmek için en sık başvurulan referans noktası olan PER (Oyuncu Verimlilik Puanı) verileri de bunu doğruluyordu. Davis’in yakaladığı 21.7’lik PER’ini, ligdeki ilk sezonunu geçiren 20 yaş ya da daha altı uzun oyuncular arasında tarihte geçebilen tek kişi vardı: Shaquille O’Neal. Buna bir de, PER’in savunma katkısını ölçmede yer yer yetersiz kaldığını eklersek, Davis’in yarattığı etki daha iyi anlaşılıyordu.

‘The Brow’ın ne kadar özel bir oyuncu olduğunu anlatan sezon ise 2014-15’ti. Çıktığı 68 normal sezon maçında yakaladığı 30.81’lik PER rakamlarına ondan önce ulaşabilen yalnızca üç isim vardı: Wilt Chamberlain, Michael Jordan ve LeBron James. Bu üçlünün, sıra dışı sezonları yaşadıklarında en az 24 yaş ve üzerinde oldukları hesaba katıldığında, 21’lik Davis’in tüm zamanların en iyi on birinci PER’ini yakalamasının önemi de katlanıyordu. Elimizde NBA’in sadece bugününe değil, tarihine de damga vurabilecek bir kahramanımız ve önümüzdeki sene çok daha iyi olacağına dair umutlarımız vardı.

Pelicans’da yaşanan koç değişimi bu heyecanı körükledi. Davis ve Pelicans’ı play-offların ilk turunda süpüren ve 40 yıl sonra şampiyon olan Golden State Warriors’ın yardımcı koçu Alvin Gentry, yeni sezonda New Orleans’ın başına geçecekti. Steve Kerr’in baş antrenörlüğünde NBA’de devrim yaratan Stephen Curry ve arkadaşlarının hücumdaki büyüsü için baş paye hücum koordinatörü Gentry’ye veriliyordu. Monty Williams’ın en fazla eleştirildiği noktalardan biri olan hücum çeşitliliğine Gentry’nin çare olabileceği fikri 2015-16’da Pelicans için beklentileri yukarıya çekti. Ancak sonuç hayal kırıklığı oldu.

Anthony Davis, NBA'in en iyi çember savunucularından biri...

Davis’in istatistikleri -her ne kadar bir yıl önceki devasa PER’e yaklaşamasa da- keskin bir düşüş yaşamadı belki ama yine de kendisi için çizilen ufukların çok daha altındaydı. Gentry’nin, Davis’i beş numara pozisyonunda oynatacağını bekleyenler ise Ömer Aşık ve Alexis Ajinca’nın toplam 81 maça ilk beşte çıkmasıyla hüsrana oynadılar. Kötü geçen sezonda sakatlıkların rolünü de atlamayalım. En ideal beş gibi görülen Davis-Ryan Anderson-Tyreke Evans-Eric Gordon-Jrue Holiday beşi toplam 147 maç kaçırırken sezon boyunca yalnızca 33 dakika birlikte oynayabildiler. Yine de bu sınırlı sürede parkede olduklarında rakiplerine +43 fark atmış olmaları, Pelicans taraftarlarının hayıflanmaları için bir başka sebep.

Sezona playoff beklentisiyle başlayan New Orleans, sekizinci sıradaki Houston Rockets’ın 11 galibiyet gerisinde sezonu kaparken, Minnesota Timberwolves ise Batı’nın dibinde geçirdikleri 2014-15 sezonunun üzerine 13 galibiyet koymayı başardı. Kentucky’yi namağlup Final Four’a taşıdıktan sonra 2015 Draft’ında ilk sıradan seçilen Towns da bu sıçramanın baş aktörlerinden biriydi. 18.3 sayı 10.5 ribaundla kapattığı sezonda Andre Drummond ve Russell Westbrook’un ardından en fazla double-double yapan isim oldu. Tutturduğu 22.5’lik PER ortalaması ise Davis’in çaylak sezonundaki 21.7’sinin önüne geçerek 20 yaş ve altındaki çaylak uzunlar arasında Shaq’in ardından ikinci sıraya yerleşmesini sağladı. Post oyunundaki becerileri, %34.1 ile attığı üç sayılık atış çizgisinin gerisine kadar uzanabilen şut menzili, top sürme becerileri,  sezonu ribaund sıralamasında sekizinci ve blok sıralamasında da onuncu kapayışı karşımızda komple bir paket olduğunu kanıtladı.

NBA genel menajerlerine göre Karl-Anthony Towns, üzerine takım kurulabilecek en iyi genç yeteneklerden biri.

Towns’ın sıra dışı becerilerle donatıldığını görmek içinse istatistikler her zaman yeterli olmuyor. Topla birlikte yaptıkları, bazen onun 2.13 boyunda ve 110 kilo olduğunu unutmanıza yol açıyor. Örnek için çok uzağa gitmeye de gerek yok. NBA’de yeni sezonun başlamasına dört gün kala, Minnesota Timberwolves’un Charlotte Hornets’i konuk ettiği sezon öncesi karşılaşmasında Towns’ın sunduğu seçki, sayılara sığmayan zerafetini kanıtlar nitelikte.

Örneğin, o cüssede bir uzunun stepback şut attığını ya da üç sayı çizgisinin gerisinden gelip rakip pivotun üzerinden ribaundu alarak smaç vurduğunu pek görmeyiz. Veyahut tüm sahayı topla geçip hücumu bitirdiğini:

 

Tüm bunlar tek bir çeyrekte Towns’ın bizlere izlettiği melekelerinden yalnızca birkaçı. Geçtiğimiz sezonu yılın çaylağı ödülüyle kapatan 20 yaşındaki pivot için artık yeni ufuklara yelken açma zamanı. Yeni sezonda NBA’in en saygı duyulan koçlarından Tom Thibodeau ile çalışacak Minnesota Timberwolves, ligde hali hazırda devam eden en uzun play-off orucuna son verme hedefinde. Son olarak 2003-04 sezonunda 28 yaşındaki Kevin Garnett önderliğinde Batı finali gören Minnesota şehri, sonunda kendilerine Garnett kadar heyecan veren bir potansiyele kavuşmuş durumda. Bu sezon etrafı Andrew Wiggins, Gorgui Dieng, Ricky Rubio, Zach LaVine gibi yeteneklerle bezenmiş Towns’ın omuzlarında, bu soğuk kentin play-off umutları olacak.

Anthony Davis’in, Towns kadar şanslı olmadığı iki nokta var. İlki, yaşadığı sakatlıklar. Towns ilk sezonunda tek bir maç dahi kaçırmazken, Davis ilk dört yılında en fazla maça çıkabildiği 2013-14 sezonunda dahi 68 maçta parkede yer alabildi. İkinci konu da etrafındaki kadronun yetenek düzeyi. Ryan Anderson ve Eric Gordon’ın ayrılışının ardından, the Brow’ın en büyük destekçileri Jrue Holiday ve Tyreke Evans gibi görünüyor. Bu ikilinin oyun kalitesinin Davis ve Pelicans’ı ne kadar ileri götürebileceği tartışmaya açık bir konuyken, iki ismin de sezon başında kadroda yer alamayacak olması koç Gentry’nin işini hayli zorlaştırıyor. Evans’ın parkeye dönüşünün Aralık başını bulması beklenirken, Jrue Holiday ise eşi Lauren’in geçirdiği beyin tümörü ameliyatından ötürü süresiz olarak ailesinin yanında olacak. Geçtiğimiz yıl da Pelicans’ın sakatlıklardan yana pek şansı tutmamış, parkede en uzun süre vakit geçiren beşi toplam 131 dakika sahada kalabilmişti. Kıyaslama yapmak gerekirse, Towns-Dieng-Wiggins-LaVine-Rubio beşi geçtiğimiz sezon toplam 648 dakikayı parkede birlikte geçirmişti.

Yolları ilk kez Las Vegas’ta kesişen Davis ve Towns’ın önümüzdeki on yıla yayılması muhtemel rekabeti, git gide kısalara ve üç sayı çizgisinin dışına doğru evrilen NBA’e ayrı bir anlam katacak. Geçtiğimiz seneyi Towns’ın öğrenme eğrisi, Davis’in ise duraklama dönemi şeklinde yorumlarsak, 2016-17 sezonunu ikilinin NBA’deki çarpışmalarının ivmelenmeye başladığı nokta olarak kabul edebiliriz. Şimdiden kestirmek güç olsa da, Nisan ayına gelindiğinde Batı’daki son play-off koltuğu için bu ikilinin önderliğindeki Wolves ve Pelicans’ın mücadele edeceği bir senaryo, bu hikaye için fena bir başlangıç olmayacaktır. Bir de denkleme, Tim Duncan ve Kevin Garnett’in bu yazki vedasını ekleyin. Şimdi sırtınızı geriye yaslayın ve geleceğin ilk perdesini izlemeye hazırlanın. İyi seyirler…

İlginizi çekebilecek diğer içerikler