Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

FutbolFutbol Rehberi: 8-10 Eylül

İnsan tüm maçları izlemek istiyor fakat bunu yapacak vakti de bulamayabiliyor. Socrates editörleri, bu haftanın en izlenmeye değer futbol maçlarını seçti.

Hafta sonu, biraz da futbol demek. Çok fazla maç var. İnsan hepsini izlemek istiyor fakat bunu yapacak vakti de bulamayabiliyor. Bu durumda, işin içine bir eleme süreci giriyor. Biz de o elemeyi hep birlikte yapalım istedik. Socrates editörleri olarak, 8-10 Eylül hafta sonunda Türkiye ve Avrupa’da kendimize göre öne çıkan maçları seçtik.

Ligue 1: Lille – Bourdeaux // Ozan Can Sülüm

Geçen sezon olsa, bu hafta hangi maçı izleyelim sorusu sorulmazdı bile. Nice-Monaco maçı hem Cote d’Azur derbisi, hem de şampiyonluk savaşıydı. Şimdi pek öyle değil. Ha keyifli olmaz mı, olur, ancak Nice’e biraz daha zaman tanımamız gerek.

Benim seçimim başka. Şu ana kadar her maçı saçma ve eğlenceli geçen bir Lille var. Kadroya baktığınızda bunun nesi eğlenceli diye sorabilirsiniz, hakkınız var, ancak Bielsa’nın elindeki her kadro gibi Lille de maçı daha keyifli hale getirmeyi başarıyor bir şekilde. Tempo, dripling, drama, Bielsa sinirlenmesi ve taraftar. Her şey var. Tabii lige iyi başlamadılar, orası ayrı. Dört maçta sadece bir galibiyet alırlarken, transfer sezonunun son gününde Fransa’da son dönemin en underrated golcüsü de Preville’i bu haftaki rakipleri Bordeaux’ya kaptırdılar. Bielsa milli arayı takımdan ne istediğini oyuncularına tam olarak anlatacağı zaman olarak göstermişti. Dolayısıyla bir beklenti içinde olmamız çok yanlış olmayacak.


Bordeaux’daysa Jocelyn Gourvennec’in Avrupa Ligi ön elemesinde Videoton’a elenmesi sonrasına ben kontratının tehlikeye girdiğini düşünmeye başlamıştım. Ancak hem kurduğu kadro, hem Malcom’dan aldığı verim, hem de rezalet savunmasına karşın muazzam akışkanlıkta hücumla sezona başlaması Bordeaux’nun bu sezonun Avrupa yarışındaki X Faktör olabileceğini gösteriyor.

Bol gol, bol arıza, birtakım Akıllı TV ve sosyal medya olayları bekliyorum.

Son not; sadece bu maç için değil, sezon boyunca siz Malcom’u izlemeye devam edin. Sonra 50+ milyon euroluk transfer yapınca şaşırmayın kim bu diye.

8 Eylül 2017 20.00 / Maçın Türk televizyonlarında resmî yayını yok.

 

Fotoğraf: Getty Images

Premier Lig: Manchester City – Liverpool // İnan Özdemir

12. Mohamed Salah’ın Arsenal karşısında 57. dakikada filelere yolladığı gol, tam 12 saniyelik bir sprint koşusunun sonunda geldi. Kırmızılar, maç boyu rakibini sürklase etmiş, kalelerini Topçular’a pek sık göstermemiş ve ikinci yarının hemen başında Salah’ın bu unutulmaz koşusuyla birlikte maçı bitiren yumruğu vurmuştu. Daha sonra o golü onlarca farklı açıdan tekrar izledik, soyunma odasının çıkışındaki tünelden, tepe kamerasından, tribünlerin gözünden… Hepsi aslında tek bir duyguyu ortaya koyuyordu. Jurgen Klopp’un istediği Liverpool buydu. Bir nefeste rakip kaleye giden ve birkaç dokunuşla topu rakip filelere yollayan… İki senedir o takımın farklı örneklerini görmüş, çoğu zaman savunma eksiklikleri ve bireysel hatalar sonucunda amaçlarının nasıl uzağında kaldıklarına tanık olmuştuk görmüştük. Şimdi, yeni bir ışığın peşinden koşuyorlar ve Premier Lig maratonunun henüz başındayız.

Manchester City ise hâlâ kimliğini bulma peşinde. Pep Guardiola koçluk kariyerinin en kötü sezonunu geçen yıl Maviler’in başında geçirdi. Ama oynatmak istediği oyun ve elindeki kadro yan yana konulduğunda bu normaldi. Bu yaz yapılan 226 milyon pound değerindeki transferlerin temel amacı bu makası kapatmaktı. Özellikle bu harcamanın 158 milyonunun sadece Kyle Walker, Danilo, Benjamin Mendy ve Ederson’a yapılması Guardiola’nın pas ve pozisyon temelli futbolunun arka tarafını, savunma hattını geliştirmeye ne kadar önem verdiğini net bir şekilde gösteriyor. City, bu yıla da ligin en çok top tutan takımı olarak başladı. Aynı felsefe, şimdi daha mahir ayaklarla, uygulanmayı sürdürüyor. Geçen yıl birkaç ay içinde sorunlar yaşayan ve balayı erken biten City bakalım bu sezon daha uzun süre dayanacak mı?

Jurgen Klopp ve Pep Guardiola birbirlerini çok yakından tanıyan teknik direktörler. Guardiola yönetimindeki Bayern Münih, Almanya Ligi’ni hegemonyası altına alırken Klopp’un Borussia Dortmund’u kendisine yaşam alanları bulmaya ve daha kısıtlı kadrolarla lerle zirveye tutunmaya çalışıyordu. Fakat buna rağmen Alman teknik direktörün karşı karşıya geldikleri maçta İspanyol meslektaşına karşı toplamda daha fazla galibiyeti olduğunu unutmayalım. Klopp takımları beklemeyi, rakibe topu vermeyi ve fırsat bulduğu an havai fişekleri patlatmayı seviyor. The Guardian yazarı Barney Ronay’in de hatırlattığı gibi Dortmund, Nisan 2014’te yüzde 29’la topa sahip olduğu bir maçta Bayern’i deplasmanda 3-0 mağlup etmeyi başarmıştı. Şimdi, Liverpool ile aynısını yapmaya çalışacak. Sezonun dördüncü haftasında, formda olan zıt karakterli iki takım karşı karşıya gelecek. Kağıt üzerinde çok şey vaat eden bir düello. Sahada neler olacak? Bunu öğrenmeye çok az kaldı.

9 Eylül 2017 14.30 / S Sport

 

Fotoğraf: DepoPhotos

TFF 1. Lig: Ankaragücü – Balıkesirspor // Kutay Ersöz

Balıkesirspor, ligin ilk üç haftasında maçlarında en çok gol atılan takımı. 7 kez gol sevinci yaşadılar, 7 golü de kalelerinde gördüler. Toplamda elde edilen 14 rakamına ise ulaşabilen başka bir takım yok. Aynı zamanda maç sonuçları da birbirinden farklı. Sezona beraberlikle başladılar, deplasmanda yenildiler, ardından kendi sahalarında kazandılar. Kırmızı-Beyazlı takım, heyecanlı bir maç için gereken öznelerden biri olarak gözüküyor. Dördüncü haftada ise karşılarında Ankaragücü olacak. Türkiye’nin en kült camialarından biri olan Sarı-Lacivertliler, 1.Lig’e dönmeyi çok istedi ama dönüşü henüz beklenen coşkuyu yaratamadı. Galibiyetsiz takım, kendi sahasında Balıkesirspor’u yenerek lige asıl ‘merhaba’sını demek isteyecektir. Karşılaşmanın kıran kırana, heyecanlı ve hatta gollü geçmesini bekleyebiliriz. Artık çok fazla rastlanmayan coşkulu tribünler de maçın renklerinden biri olabilir.

9 Eylül Cumartesi 17.00 beIN SPORTS MAX 2

 

Fotoğraf: Getty Images

La Liga: Valencia – Atletico Madrid // Kutay Ersöz

Bir dönem La Liga’da çok fazla takım başa güreşirdi ve bunlardan ikisi de Valencia ile Atletico Madrid. Madrid ekibi halen Real ile Barcelona’ya kafa tutmaya devam ediyor ama aynı şeyi uzun zamandır Valencia için söyleyemiyorduk. Bu sezon yeniden yukarılarda kendine yer bulmak isteyen Valencia sezona fena da başlamadı.  İlk haftadaki galibiyetin ardından Bernabeu deplasmanında Real Madrid ile 2-2 berabere kaldılar ve güçlerini kanıtladılar. Valencia, bu sefer başka bir Madrid takımı ile kendi sahasında karşılaşacak. Geçtiğimiz sezonlarda az gol atan yapısıyla bilinen Atletico sezonun ilk iki maçında 7 gol attı. Bütün bu veriler, Valencia – Atletico Madrid karşılaşmasının bu hafta La Liga’da oynanacak Barcelona – Espanyol derbisinin ve diğer tüm maçların önüne geçmesine neden oluyor.

9 Eylül Cumartesi 17.15 beIN SPORTS 3

 

Serie A: Lazio – Milan // İlhan Özgen 

Milan lige iki galibiyetle başlasa da ilk maçta Crotone’nin erken 10 kişi kalması skoru belirlemiş, Cagliari maçında ise üretkenlikten uzak olmalarına rağmen Suso’nun frikiği üç puanı getirmişti. Belki de ligin ilk büyük sınavı Lazio ile oynayacakları 90 dakika olacak. Simone Inzaghi yönetiminde fena işler çıkarmayan Lazio, Milan’ı sahanın her noktasında zorlayabilecek isimlere sahip. Bunların başında da golcüleri Immobile geliyor. Milan’ın Bonucci önderliğindeki savunması için iyi bir test bekliyor. Bunun dışında Roma deplasmanında galibiyet çıkarmaları halinde önlerindeki iki lig maçı da San Siro’da olacak. Olumlu bir senaryo düşünürsek, beş maçta beş galibiyet yeni kurulan Milan’da hem futbolcuların hem de taraftarların motivasyonunu arttıracaktır.

10 Eylül 2017 16.00 Tivibu Spor 1

 

Fotoğraf: DepoPhotos

Süper Lig: Antalyaspor – Galatasaray // Atahan Altınordu

Milli takım arası, yıllar sonra ilk kez Galatasaraylılar için bitmek bilmedi. İlk üç haftada taraftarını mest eden yeni Galatasaray, ilk ciddi sınavını Antalyaspor önünde verecek.

İki takım da tarihlerinin en flaş transfer sezonunu geride bıraktı. Kadrosunda zaten Samuel Eto’o ve Sandro gibi iki yıldız bulunduran Antalyaspor; Samir Nasri, Jeremy Menez, William Vainqueur, Johan Djourou, Maicon ve Ruud Boffin gibi göz alıcı takviyelerle sadece şehirde değil Türkiye çapında heyecan yaratan bir kadroya sahip oldu. Bunca transfere rağmen oturmuş da bir takımlar. Geçtiğimiz sezonun ilk sekiz haftasında yalnızca üç beraberlikleri vardı fakat devamındaki 26 haftada tam 55 puan aldılar: Şampiyon Beşiktaş’tan yalnızca iki puan daha az.

Bu sezonun ilk üç haftasında işler istedikleri gibi gitmedi. Aslında skoru koruyabilseler iki galibiyetleri olacaktı ancak iki haftadır 85’ten sonra yedikleri gollerle beraberliğe razı oldular ve henüz galibiyetle tanışamadılar. Yine de özellikle sürekli tekrarlayan Eto’o krizini çözüp Kamerunlu oyuncuyu bu maçta sahaya çıkarabilirlerse Galatasaray’ı puan kaybıyla tanıştırabilirler.

Galatasaray ise son ana kadar konuşulan Arda Turan transferinin de gerçekleşmemesiyle herhangi bir krizden çok uzak. Çok değil 1,5 ay önce kimsenin tahmin edemeyeceği bir şekilde her şey oturmuş görünüyor. Üç haftadır sahaya aynı 11’le çıkan takımda Sofiane Feghouli, Jason Denayer gibi yeni transferler de maç içinde şans bulabilir. Fenerbahçe ile Başakşehir’in de karşı karşıya geleceği haftada bence yine de bu maç vadettikleri açısından bir adım öne çıkıyor.

10 Eylül 2017 20.00 beIN Sports 1