Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

FutbolFutbol Rehberi: 26-27 Ağustos

Socrates editörleri, bu hafta yedi ligde oynanacak maçlar içinden en izlenmeye değer olanları seçti.

Hafta sonu, biraz da futbol demek. Çok fazla maç var. İnsan hepsini izlemek istiyor fakat bunu yapacak vakti de bulamayabiliyor. Bu durumda, işin içine bir eleme süreci giriyor. Biz de o elemeyi hep birlikte yapalım istedik. Socrates editörleri olarak, 26-27 Ağustos hafta sonunda Türkiye’de ve Avrupa’da kendimize göre öne çıkan maçları seçtik.

Bundesliga: Werder Bremen – Bayern Münih // Fatih Demireli

Bundesliga’da Borussia Dortmund-Schalke 04, Bayern Münih-1860 Münih, Köln-Borussia Mönchengladbach gibi çok önemli derbiler var. Ancak Werder Bremen-Bayern Münih derbisi her zaman Kuzey ile Güney’in çatışmasını temsil eden bir mücadele olmuştur. Daha zengin olan Güney ile daha kendi yağında kavrulan Kuzey’in mücadelesine 1990’lı yıllarda ciddi bir sportif rekabet de eklenmişti. Werder Bremen, Otto Rehhagel yönetiminde yaptığı büyük çıkışla, Bundesliga’da Bayern Münih’ten sonra gelen takım oldu ve hâlâ da tüm zamanların puan durumunda Bayern ve Dortmund’un ardından üçüncü sıradalar. Son yıllarda Bremen’in düşüşü ve Bayern’in inanılmaz çıkışıyla ligi domine etmesi, aradaki makası açtı ama yine de Werder Bremen-Bayern Münih maçları her zaman çok çekişmeli ve gollü olmuştur. Bu sene de benzerini bekliyorum.

Foto: Getty Images

Bayern sezona performans olarak pek iyi başlamasa da galibiyete ulaşmayı bildi. Werder Bremen ise yeni ve heyecan veren bir takım kurdu. Dediğim gibi güzel bir karşılaşma olmasını bekliyorum. Kuzey-Güney çatışmasının yeni perdesini çok merak ediyorum…

26 Ağustos Cumartesi, 16.30 (Türkiye’de maçın resmî yayını hâlâ yok)

Süper Lig: Beşiktaş – Bursaspor // Atahan Altınordu

Normal şartlar altında bu hafta en büyük merakla beklediğim maç Göztepe-Trabzonspor randevusu olurdu. Açılış haftasında Fenerbahçe karşısında adından söz ettiren Göztepe, geçen haftaki Kayserispor maçında bir parça hayal kırıklığı yaşatsa da kurduğu dengeli ve potansiyelli kadroyla ligin ilgi çekici takımlarından biri hâline geldi. Trabzonspor ise zaten geçtiğimiz sezonun ikinci yarısından itibaren o ‘özlenen Trabzonspor’ hüviyetini taşıyor. Bu iki takımın maçının çok keyifli anlara sahne olabileceği düşünülebilirdi. Ama dedim ya, normal şartların içinde değiliz ve ne yazık ki Göztepe-Trabzonspor maçı seyircisiz, hâliyle de muhtemelen seyir zevksiz bir müsabaka olacak.

“Son iki yılın şampiyonu Beşiktaş, artık Bursaspor maçlarında gerginliğe geçit vermeyecek kadar bilinçli ve kendinden emin görünüyor.” – Atahan Altınordu

Bu durumda tercihimi Beşiktaş-Bursaspor maçından yana kullanıyorum. Geçtiğimiz sezonun son haftasında güç bela lige tutunan Bursaspor, buna karşın her sezon başında neler yapabileceğinin merakla beklendiği bir takım. Bana göre sezon sonunda puan tablosunun yukarı yarısında olacak bir kadro kurmadılar fakat yeni teknik direktörleri Paul Le Guen de tıpkı Bursaspor gibi: Yıllardır başarıdan çok uzak ama “Acaba ne yapar?” diye merakla bekleniyor. İlk hafta Başakşehir’e yenildiler, ikincisinde Alanyaspor’u son dakikada 3-2 yendiler. Şimdi ise kendilerini gösterecekleri yerde, asıl sahnedeler. Taraftarlarının da ekstra önem atfettikleri bu maçta çizecekleri görüntü, sonraki haftalardaki imajlarını da belirleyecek ve eski bir reklamın da belirttiği üzere imaj gerçekten de çok şeydir. Dolayısıyla Bursaspor, kaybetse bile oynadığı pozitif futbolla alkışlanmalı.

Beşiktaş için ise rutin bir maç. Son iki yılın şampiyonu, artık Bursaspor maçlarında gerginliğe geçit vermeyecek kadar bilinçli ve kendinden emin görünüyor. Sadece kazanıp Kasımpaşa beraberliğinin yaralarını sarmayı düşüneceklerdir. Lucescu’nun garip tercihi sonucu milli takıma seçilemeyen Oğuzhan Özyakup’un göstereceği reaksiyonu ve eğer ilk 11’de başlarsa Negredo’nun takıma uyumunu merak ediyorum. Bursaspor tempoya ayak uydurabilirse -ki Alanyaspor maçında dakikalar ilerledikçe oyundan düştüler- daha da keyifli bir maç olacaktır.

26 Ağustos Cumartesi 19.45 (beIN Sports 1)

Serie A: Roma – Inter // İlhan Özgen

Serie A izleyicilerinin birçoğu, bu sene Juventus’u tahtından edecek takımı tartışıyor. Futbolseverlerin adaylarından ikisi, bu hafta karşı karşıya gelecek. 26 Ağustos’ta oynanacak Roma-Inter maçı, şampiyonluk adayı iki takımın bu sezonki ilk ciddi sınavı olacak. Öte yandan geçen sezon Roma’yı çalıştıran Luciano Spaletti’nin Inter’in başında Olimpiyat Stadı’na çıkacak olması da maçın hikâye yelpazesini genişletiyor. Geçtiğimiz sezon iki takım arasında oynanan 90 dakikaları göz önünde bulundurduğumuzda, yine keyifli bir maç izleyeme olasılığı var. İki takımın da taraftarına ‘Bu sene bizim senemiz” mesajı vermesi için önemli bir karşılaşma. İzlemeye değer.

Cumartesi günü beklediğimiz futbol keyfini Roma’dan alamadığımız takdirde, 27 Ağustos Pazar günü, gözlerimizi Napoli’ye dikebiliriz. İlk maçlar sonrasında en iyi futbolu oynayan Napoli, geçtiğimiz sezon genç topçular ile keyif veren Gian Piero Gasperini’nin Atalanta’sı ile karşı karşıya gelecek. Sistem takımlarının mücadelesinin keyif vermesi muhtemel.

26 Ağustos Cumartesi, 21:45 (Tivibu SPOR 2)

Premier Lig: Liverpool – Arsenal // Erman Yaşar

Premier Lig’de ilk büyük çarpışma ligin üçüncü haftasında Anfield’da yaşanacak. Hafta içi Hoffenheim’i harika bir futbolla eleyerek Şampiyonlar Ligi’ni kalan Liverpool evinde geçen haftadan yaralı Arsenal’ı konuk edecek.

Jurgen Kloop’un Liverpool’u geçen sene büyük maçlarda ligin en başarılı takımıydı. Zirve 6’lı ile oynanan 10 maçta 5 galibiyet 5 beraberlik alan Liverpool büyük maçları oynamaktaki hünerini gösterdi. Bu sene de bu çizgide kalmaya çalışacaklar. Ev sahibinde en büyük sorun Barcelona ile transfer flortü halinde olan Coutinho’nun durumunun belirsizliğini koruması. Bu nedenle yine takımdaki yerini alamayacak. Arsenal’de ise takımın iki büyük kozu Alexis Sanchez ve Laurent Koscielny bu maçla formalarına kavuşacaklar.

Arsenal geçen hafta Stoke City deplasmanında kaybederken özellikle savunmada hayli olumsuz görüntü verdi. Ada basınında hafta boyunca Wenger’in üçlü savunmadaki Monreal tercihi sorgulandı. Liverpool, Arsenal’a oranla daha yorgun diğer yandan daha moralli olacakları da kesin, üstelik müthiş taraftar desteğini de arkalarına alacaklar. Agresif ve skoru hemen almak isteyecek bir Liverpool oyunu bekliyorum ve Arsene Wenger’in buna ne gibi çözümler düşüneceğini de merakla beklemekteyim. Şahane bir maç olacağından şüphem yok, kaçıran üzülür.

27 Ağustos Pazar, 18.00 (S Sport)

TFF 1. Lig: İstanbulspor  Giresunspor // Kutay Ersöz

İstanbulspor, geçen sezon gösterdiği performansla 1.Lig’e yükseldi. Köklü kulübün ne yapacağı merak konusuydu. İlk iki hafta itibariyle de beklentileri karşıladı. Eskişehirspor gibi zorlu bir rakip karşısında bir puan aldıktan sonra, Denizlispor deplasmanından üç puan çıkardılar. Şimdilik yaratıcılığı kısıtlı ama mücadele gücü yüksek bir takım kimliği çiziyorlar.

Bu kimlik geçen sezon Giresunspor’daydı ve Çotanaklar sezonu sürpriz bir şekilde play-off oynayarak kapadı. Bu sezon ise çok daha golcü gözüküyorlar. İki maç sonunda beş gol attılar ve yenilmediler. Attıkları beş golün üç tanesi oyuna sonradan giren isimlerden geldi; bu da geçen sezon alamadıkları yedek kulübesi katkısının üzerine koyduklarının göstergesi. Haliyle İstanbul’da oynanacak İstanbulspor-Giresunspor mücadelesi hem sert hem kıran kıran kırana hem gollü geçmeye aday bir maç gibi gözüküyor.

27 Ağustos Pazar, 19.45 (beIN Sports Max 2)

Ligue 1: Monaco  Marsilya // Ozan Can Sülüm

Fransızlar Bielsa zamanında haftanın kapanış maçını Marsilya’nın iç saha maçı yapıyorlardı boyuna. Hem diğerlerinin Avrupa maçları vardı, hem de Pazar akşam 21:00’de futbolsever Fransızlar Perşembe günkü UEFA Avrupa Ligi rövanş maçını ilzeyen Antoine Griezmann’ın da tweetlediği gibi “Velodrome <3” diye hayran hayran izliyorlardı maçları. Rudi Garcia’nın ekibi de yavaş yavaş buna dönüyor.

Her şeyden önce acayip akıcı bir oyun bekliyorum. Marsilya üçüncü bölgeye çok çabuk giden orta sahası ve iyi driplingçi kanatlarıyla direkt ceza sahasına giden bir takım. Monaco’yu da zaten topyekün ataklarından biliyorsunuz. Tabii Mbappe’yi denklemden çıkarıyoruz artık. Monaco’da Mbappe’nin durumu herkesten ve her şeyden çok konuşuluyor olsa da onlar için şimdilik değişen bir şey yok. Falcao dört maçta beş golle başlayarak sıkıntı yok dedi, Mbappe gidince yerine geçirecekleri Adama Diakhaby ise Falcao’nun yeni çekirgesi olarak ona asistle başladı. Esas soru Jardim’in neden sezon başında ilk 11 oynattığı Tielemans’ı kadroda düşünmediğiydi, Moutinho-Fabinho ikilisinin arkasında biraz daha beklemek zorunda kalacak gibi duruyor genç Belçikalı. Kaldı ki Gustavo-Lopez-Sanson orta sahasına Fabinho-Moutinho dahi yetmeyebilir.

Marsilya’da Payet’in yokluğu ciddi bir sorun olabilir, özellikle de büyük maçlarda bocalayan Thauvin’in top taşıma görevini tek başına üstlenip saçmalaması mümkün. Ancak geçen sene Monaco’nun yediği, bu seneyse Marsilya’da 5 gol 2 asistle başlayan Valere Germain’in Monaco’ya güzel sürprizleri olacaktır.

Geçen sezon 3 kez oynadılar, 16 gol oldu. Bu sene Marsilya’nın hücumu çok daha iyi. Öyle düşünün. Acayip de atmosfer var. Kaçmaz.

27 Ağustos Pazar, 22.00 (beIN Sports 4)

La Liga: Real Madrid  Valencia // Kutay Ersöz

La Liga’da bir dönemin şampiyonluk adaylarından olan Valencia eski günlerini arıyor. Kâbus gibi geçen sezonların ardından yeni sezonda transfer dönemini daha sakin (5 transfer) geçirdiler ve bu sefer takım olgusuna önem verdiler. Las Palmas karşısında rakipleri 10 kişi kalsa da 1-0’lık skoru yükseltemediler. Yine de rakip kale önünde etkili olmaya çalıştılar. Real Madrid deplasmanı ise gerçek bir sınav olacak. Avrupa’nın en formda takımı, Valencia karşısında kaptanları Sergio Ramos ve yıldızları Cristiano Ronaldo’dan yoksun olarak çıkacak. Real’i bu iki isim sahada olmadan yakalamak Valencia’nın en büyük şansı. Favori kesinlikle Real Madrid ama futbolseverler dengeli ve heyecanlı bir maç izleyebilirler.

27 Ağustos Pazar, 23.15 (beIN Sports 3)

İlginizi çekebilecek diğer içerikler