Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

FutbolFutbol Rehberi: 22-23 Ekim

Socrates editörleri, bu hafta sonu oynanacak maçlar arasından en dikkat çekenleri seçti. İşte Avrupa futbol sahalarından haftanın maçları...

Süper Lig, 1. Lig, Premier Lig, La Liga, Ligue 1, Serie A… Bu hafta sonu da televizyon ekranımızda yeşil, diğer renkleri bastıracak. Ve onlarca maçın hepsini izleyemeyeceğimize göre, içlerinden seçim yapmamız gerekecek. Socrates editörleri, 21-22 Ekim hafta sonunda oynanacak karşılaşmalar arasından öne çıkanları işaret etti. İşte haftanın maçları…

Fotoğraf: Getty Images

La Liga: Valencia – Sevilla // Kutay Ersöz

Uzun zamandır eski günlerini arayan Valencia, son yıllarda hemen her sezona büyük beklentilerle başlayıp hayal kırıklığı yaratmıştı. Bu sezon başında ise beklentileri düşük tutan Valencia, bu sefer sürpriz bir çıkış yakaladı ve puan durumunun ikinci sırasına yerleşti. Barcelona, Real Madrid ve Atletico Madrid’in arasına giren Valencia’nın buralarda olması beklenmiyordu. Oysa sezon başında o noktalara karışması beklenen Sevilla’ydı. Sezona da fena başlamayan Endülüs temsilcisi, kabus gibi bir hafta geçirdi. Önce ligde A. Bilbao deplasmanından tek gollük yenilgiyle dönen Sevilla, ardından da Şampiyonlar Ligi’nde Spartak Moskova’ya 5-1 mağlup oldu. Yine de işleri yoluna koymak için Valencia’yı yenmek yetebilir. Şu anda Valencia 18 puanla ikinci sırada, Sevilla ise 16 puanla beşinci basamakta bulunuyor. Sevilla’nın ligin yenilgisiz takımlarından biri olan Valencia’yı yenmesi için ön alandaki oyuncuların biraz daha sorumluluk alması gerekecek. Zira Sevilla bu sezon deplasmanda oynadığı lig maçlarında sadece iki gol atabildi. Öte yandan Valencia’da da İtalyan golcü Simone Zaza’nın formu parmak ısırtıyor. Zaza, son 4 maçta 6 gol atarak rakip savunmalara korku salıyor. Moskova’da 5 gol yemiş bir Sevilla, onun tam aradığı rakip olabilir!

21 Ekim Cumartesi | 19.30 | beIN Sports 2

 

Fotoğraf: Getty Images

Serie A: Napoli – Inter // İlhan Özgen

Serie A’da bu sezon Juventus tekeli sona erecek gibi. Tahtı zorlayacak takımlardan ilki zaten birçok kişi tarafından sezon öncesinde dahi tahmin edilen Napoli idi. Şu ana kadarki performansları ile bu beklentileri karşıladılar da. Fakat herkesin tahmin edemeyeceği bir takım daha Napol’nin yürüyüşüne eşlik ediyor; en azından şimdiye kadar.

Spalletti ile iyi skorlar alan ve son olarak derbide Milan’ı mağlup eden Inter, Serie A’nın şampiyonluk adaylarından biri olup olmadığını bu maçla gösterecek. Kulüp olarak kırılgan yapısına alışık olduğumuz Inter, Napoli karşısında mağlup olursa, ilerleyen haftalarda nasıl bir refleks gösterecek, onlar için önemli bi soru işaretlerinden biri. Kazandıkları takdirde -ki benim adıma sürpriz olmaz- ise iyiden iyiye kendilerine güvenleri gelecek ve lig daha da ilginç bir hal alacak.

Bütün bu senaryolara baktığımızda Napoli-Inter ya da Sari-Spalletti mücadelesi, bu haftanın ‘izlenecekler listesinde’ ilk sıradaki yerini alıyor.

21 Ekim Cumartesi | 21.45 | TiViBu Spor 2

Fotoğraf: DepoPhotos


1. Lig: Elazığspor – Samsunspor // Kutay Ersöz

Elazığspor, 7 haftalık bir yenilmezlik serisinin ardından geçen hafta deplasmanda Ümraniyespor’a 2-1 mağlup oldu. Oynadığı futbol ve aldığı skorlarla beklentilerin üzerine çıkan Bordo-Beyazlılar, son mağlubiyetin bir kaza olduğunu göstermek için sahaya çıkacak. Elazığspor’da tek sıkıntı, şu anda takımın en golcü simi olan Wellington Tom’un belirsiz durumu. Hafif sakatlığı bulunan Brezilyalı oyuncunun durumu maç saatinde belli olacak. Samsunspor. ise sezona Alpay Özalan ile başladıktan sonra Engin İpekoğlu ile çıktığı ilk maçta Çaykur Rizespor ile 1-1 berabere kaldı. İpekoğlu, daha önce sezon ortasında devraldığı takımları ayağa kaldırmış; Sakaryaspor ve Fethiyespor ile küme düşse de Adanaspor’u Süper Lig’e taşımıştı. Tecrübeli teknik adamın Samsunspor’a göstereceği yol haritası bu maçta şekillenebilir. Play off hattının son basamağında bulunan Elazığspor’un 14 puanı var. Samsunspor ise 9 puanla 12. sırada yer alıyor.

22 Ekim Pazar | 15.30 | beIN Sports MAX 2

Fotoğraf: Getty Images

Premier Lig: Tottenham – Liverpool // Kaan Demirel

İki takım da Şampiyonlar Ligi maçlarından sonra lige geri dönüyor. Liverpool, Maribor deplasmanında 7 golle kazandı. Kuzey Londra ekibi ise Santiago Bernabeu’dan hiç de fena olmayan bir skor ile ayrıldı, 1-1.

Geçen hafta golsüz berabere bitmesine rağmen birçoklarının oynanan futbol anlamında memnun kaldığı bir Liverpool-Manchester maçı izlemiştik. Liverpool topa sahip olmuş ama o golü atmayı yine başaramamıştı. Tıpkı bu sezondan ve geçen sezondan alışkın olduğumuz gibi.  Eylül ayının başından beri Premier Lig’de sadece bir maç kazanabildiler. Hafta içi Maribor deplasmanında alınan 7-0’lık galibiyet ve oynanan oyun Jurgen Klopp’un yüzünü güldürse de artık Premier Lig’de de bir şeyler yapmaları gerekiyor aksi takdirde zaten var olan eleştirilerin dozajı ciddi seviyede artacak. Bakalım son haftalarda olduğu gibi yine Salah’ın üretkenliğine mi bakacaklar yoksa başka birileri daha elini taşın altına koyacak mı?

Tottenham ise hem Şampiyonlar Ligi’nde hem de Premier Lig’de fırtına gibi esiyor. Harry Kane çok formda. Deplasmanda oynadıkları maçların tamamını kazandılar, beraberlikleri dahi yok. Fakat evlerinde henüz sadece bir galibiyetleri var. Bunu Wembley’de oynuyor olmalarına bağlamak çok da yanlış olmaz. Jurgen Klopp, Melwood’da yaptığı basın toplantısında Kane’in dünyanın en iyi golcülerinden biri olduğunu ve oyuncularını ona karşı net bir şekilde uyardığını söylerken, Mauricio Pochettino ise Liverpool’un taktiksel anlamda bir sürpriz yapabileceğini söyledi.

Tottenham formunu devam ettirmek, Liverpool’da Premier Lig’deki bu formsuz grafiği artık tersine çevirmek istiyor.

22 Ekim Pazar | 18.00 | S Sport

Fotoğraf: DepoPhotos

Süper Lig: Galatasaray – Fenerbahçe // Atahan Altınordu

Açıkçası bu defa ne yazacağımı bilmiyorum. Bir yandan “Galatasaray-Fenerbahçe derbisine dair ne söylenebilir ki?” diye düşünüyorum, diğer yandan ise “Derbi varken başka maç yazacak hâlimiz yok” diyorum. Klasik şeyler: Örneğin bir haftadır zaman geçmiyor. Kendimi gün içinde defalarca zihnimde yeni derbi senaryoları yazarken buluyorum. Aşağı yukarı herkeste de benzer durumlar mevcut. İki takım dördüncü-beşinci sıradayken bile dünyayı durduran, hatta gayriresmî versiyonları bile gerilime sahne olan derbi, birkaç yıllık aranın ardından tekrar hem Galatasaray hem de Fenerbahçe’nin ligdeki gidişatı için çok önemli bir döneme denk geldi. Galatasaray’ın puan kaybına tahammülü varmış gibi görünse de derbi kazanamadığı iki yılın ardından Fenerbahçe mağlubiyetine tahammülü yok. Fenerbahçe için ise olası bir yenilgi, şampiyonluk yarışından kopuş anlamına gelecek. Tüm bunların ötesinde de, Galatasaray-Fenerbahçe maçı işte. Bekle ki zaman geçsin…

22 Ekim Pazar | 19.30 | beIN Sports 1

Fotoğraf: Getty Images

Ligue 1: Marsilya – PSG // Ozan Can Sülüm

Hiç Ligue 1 seyretmemiş biri bile sanırım Marsilya – PSG rekabetini bilir. Snob Parizyenler artık harcadıkları para nedeniyle çok daha fazla nefret edilen bir kulüp, Marsilya’ysa eskisi kadar “İşçi ve göçmenlerin Marsilyası” değil. Bu tanımla ilk Le Classique olacak sanırım.

Beni Rudi Garcia’nın Monaco maçında tamamen taca çıkması dışında bu maçta korkutan bir şey yok. Özellikle Velodrome seyircisinin bütün sinirini, stresini ve nefretini güzelce boşaltacağı bir maç olacağı için ben atmosferin Marsilya’yı müthiş şekilde iteceğini düşünüyorum. O atmosferden fazla etkilenecek Marsilyalı bir oyuncunun kırmızı görme ihtimali yok mu, var tabii (Luiz Gustavo). Bunun dışında sezona çok iyi başlayan Marsilya orta sahası biraz düşmeye, savunmada ayrı, hücumda ayrı aksamaya başladı. Sanson’dan gelen destek kesildi ve işler sadece Payet’in yaratıcılığına ve Thauvin’in deliciliğine kalmış görünüyor. Bu maçta ilk lig maçında gayet iyi oynayan Mitroğlu yerine daha kontracı N’Jie’nin oynayacağı konuşuluyor ki bu da Garcia’nın “Tamamen çekilip kontradan vur” düşüncesine sahip olması demek. Benim şikayetim olmaz, PSG’nın arkada bıraktığı boşlukları değerlendirebilirlerse ne ala.

PSG’deyse şu ana kadar gergin maç dominasyonu var. Yani şöyle, “Şimdi görelim bakalım” dediğimiz tüm maçları vura kıra geçtiler. Belki Lyon maçının ilk yarısı hariç. Ancak bunun yanında ligdeki en zor maçlarına çıkıyor olmaları gerçeğini es geçmemek gerek. Akışkan oyun tam olarak oturdu, Yuri’nin sol beke gelişiyile Kurzawa’nın yarattığı sıkıntı aşıldı ve artık ileri üçlü birbirine çok alıştı. Marsilya’nın korkunç derecede yavaş savunmasına karşı Neymar-Mbappe biraz sinir bozacaktır. Bunun yanında orta sahada Rabiot ve Pastore’nin beraber oynaması bekleniyor ve arkaya kaçacak üçlüye o pasları atabilirlerse Marsilya tandeminin karşılaması hakikaten çok zor olabilir. Alan bırakmadan çekilmek ve sadece bir açılış beklemek zorunda kalabilirler.

Marsilya’nın merakla beklediği maçların ortası olmuyor. PSG’nın fark atıp 75’ten sonra Velodrome istifa diye bağırtması da olası, Marsilya’nın kontradan çatır çatır pozisyon bulması da. Orta saha çok eğlenceli olacak.

22 Ekim Pazar | 22.00 | beIN Sports 2

 

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Kurtarıcı

Kurtarıcı

1 ay önce
Miras

Miras

2 ay önce
Kesişen Yollar

Kesişen Yollar

2 ay önce