Fark Yaratanlar: Griezmann ve Kante

Fransa, grup aşamasında oynadığı futbolla pek tat vermedi; fakat bu, eleme maçlarıyla değişebilir. Bu değişikliği yaratabilecek isimler ise N'Golo Kante ve Antoine Griezmann gibi görünüyor.

30 Haziran 2018

Bu yazının orijinali Simon Kuper imzasıyla Financial Times’da yayımlanmıştır.


Fransa-Danimarka, beklenen seviyenin çok uzağında kaldı; belki de Dünya Kupası’nda 2006 yılında oynanan ölümcül İsviçre-Ukrayna maçından beri oynanan en boş maç oldu. Danimarka’nın kapalı savunmasıyla, Fransa’nın verimsiz hücum gücü birleşince kaçınılmaz olan gerçekleşti ve müsabaka 0-0 sonuçlandı. Fakat Fransa’nın tüm maçları sıkıcıydı. Peki bu kadar heyecan verici isimlerden oluşan bir takım nasıl oluyor da bu kadar verimsiz bir futbol ortaya koyabiliyor? Ve bu durum, Cumartesi günkü Arjantin maçıyla açacakları (ve belki de kapatacakları) eleme maçıyla beraber değişebilir mi?

Transfermakt.com’a göre, Fransa milli takımının toplam market değeri 972 milyoun pound; ki bu turnuvadaki her takımdan daha değerli konumdalar. Hiçbir teknik direktörün kenardan Nabil Fekir, Ousmane Dembele ve Thomas Lemar gibi değeri elli ile yüz milyon pound arasında değişen oyuncuları kenardan oyuna sokma lüksü yok. Manchester United’a 89 milyon pound karşılığında giden Paul Pogba, bu takımda sıradan bir ön libero gibi gözüküyor.

Fransa’yı analiz eden rakip takım scout’larından birine göre, takımın pas kalitesi İspanya ile karşılaştırılamayacak düzeyde ve zaman zaman Almanya’nın seviyesinin bile altında kalıyor. Oyuncular genelde pası iki dokunuş sonunda çıkarıyorlar. Geriden delici ve uzun pasları sadece Pogba atabiliyor. Fransa’nın yavaş ve kısa pas oyunu, savunmayla alakalı önlemlerden kaynaklı olabilir: Les Blues’un düzenli bloklar halinde ileri çıkması ve bloklar arasında boşluk kalmaması gerekiyor.

Scout, Fransa’nın en önemli oyuncuları olarak forvet Antoine Griezmann’ı ve ön libero N’Golo Kante’yi gösteriyor. “Griezmann bence hücumun beyni. Eğer o iyi gününde değilse, Fransa için hücumda işler iyi gitmemeye başlıyor. Kante ise bence top kazanma alanında dünyanın en iyisi. Messi’nin karşı takımda görmek istediği son oyuncu.”

Griezmann şu iki özelliğe de sahip sayılı oyunculardan birisi: Boşlukları iyi görüp, bunları iyi paslarla değerlendirebilen mükemmel bir oyun kurucu ve boşluklara çok hızlı bir şekilde sarkıp, bulduğu pozisyonları bitirebilen harika bir forvet. Üstelik, topu hemen kazanmak için Fransa’nın rakip savunmalara yaptığı baskıyı başlatıyor. Kazanılan topla da 19 yaşındaki hız makinesi Kylian Mbappe’yi topla buluşturabiliyor. Yine aynı scout’a göre Fransa dünyanın en tehlikeli kontra atak takımı olabilir.

Aslında bu, Fransa’nın gruptaki rakiplerinin adeta kendi kalesine gol atma yakınlığına varmaya kadar savunmalarını geriye çekmesinin sebebi olabilir. Fransa’nın durumunu kötüleştiren bir başka faktör de Griezmann’ın iyi maçlar çıkaramamasıydı. Teknik direktör Didier Deschamps, onu üç maçta da oyundan çıkardı. “Grizi”, hücumda arkadaki altılıdan da çok az destek alıyor.

İspanya ve Almanya, bekleri sürekli ileri (bazen de intihar derecesinde) gönderirken, Deschamps bunu tercih etmiyor. Kağıt üzerinde sahadakinden çok daha parlak bir görüntü veren Fransa’nın stoper ikilisi Raphael Varane ve Samuel Umtiti’den yakın zamanda gelen hatalar, Deschamps’ı birkaç önlem daha almaya zorlamış gibi gözüküyor. Takımın bekleri Lucas Hernandez ve Benjamin Pavard’ın, Arjantin karşısında ekstra tedbirli oynamaları muhtemel.  Zira kaotik bir düzende oynayan takım arkadaşlarından topu bir şekilde almayı umut eden Messi’nin ön tarafı karıştırma ihtimali var.

Deschamps’ın oynadığı kumar; yetenekli oyuncularıyla yaratacağı birkaç fırsattan birini değerlendirmek ve o golün onlara yetmesi. Şu ana kadar bu kumar tuttu diyebiliriz. Fransa üç gol atıp, kalesinde bir gol gördü; ki bu gol de tehlike içermeyen bir Avustralya ortasında Umtiti’nin ceza sahası içinde ellerini gereksiz bir şekilde havaya sallamasından dolayı oldu.

İnatçılık, Deschamps’ın en son Dünya Kupası’nda ve finalinde uzatmalarda yedikleri golle Portekiz’e kaybettikleri Euro 2016’da da kullandığı bir modeldi. Bu model, 1998 Dünya Kupası’nı kazanan ve kaptanlık yaptığı inatçı Fransa takımından gelmiş gibi gözüküyor. Bütün turnuva boyunca oynadıkları yedi maçta sadece iki gol yemişlerdi ve Zinedine Zidane’ın bireysel yeteneği onlara finali ve kupayı kazandırmıştı.

Fakat günümüzün Maviler’i elemelerde çok daha hırslı rakiplere karşı, daha fazla açık bulabilir. Deschamps, Danimarka maçından sonra şöyle konuşmuştu: “Artık yeni bir turnuva başlıyor. Aşmamız gereken büyük bir dağ var.”

Arjantin, Fransa’nın önceki rakiplerine göre daha yetenekli isimlere sahip. Fakat savunma organizasyonu konusunda da bir o kadar başarısızlar. Deschamps, antrenmanlarda oyuncularına birçok pozisyondan şut antrenmanı yaptırdı. Sonuç ne olursa olsun, Fransa nihayet daha az sıkıcı olabilir.

Çeviri: Gökhan Önder Aksu

Socrates

Socrates

  • BUNLARA DA BİR GÖZ ATIN