Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

FutbolFA Cup Sahibini Buluyor

Chelsea ile Manchester United arasında oynanacak FA Cup finalini Premier Lig anlatıcıları Orkun Çolakoğlu, Emre Özcan ve Erman Yaşar'a sorduk.

Futbol dünyasının en eski organizasyonlarından FA Cup, cumartesi gecesi sahibini buluyor. 1871’den bu yana düzenlenen kupanın bu yılki finalinde ligde aradığını bulamayan iki ekip karşı karşıya geliyor. Bir tarafta mavilerin başında son maçına çıkması beklenen Antonio Conte’nin Chelsea’si, diğer tarafta ise ligi ikinci kapatan Jose Mourinho’nun Manchester United’ı… İki ekibin final buluşmasını, Premier Lig anlatıcıları Orkun Çolakoğlu, Emre Özcan ve Erman Yaşar’a sorduk.

Manchester City’nin 100 puanlık sezonunu bir istisna kabul edersek ligi ikinci kapatan Manchester United için olası bir FA Cup zaferi, sezonu başarılı olarak nitelemek için yeterli mi?

Orkun Çolakoğlu: Alex Ferguson bıraktığından beri dört sezonun üçünde ilk dört dışında kalan, birinde de dördüncü olabilen bir kulüp için, Premier League tarihinin en iyi takımının arkasında ikinci sırayı alıp, FA Cup’ta da sonuna kadar gitmek kağıt üzerinde iyi bir sonuç. Yine de 2017-18 United için “başarılı” demek bence pek kolay değil. Başarı ya da başarısızlık, öncesindeki beklentilere orantılı olarak vurulan damgalar. Sezon başlarken kimse “Bu United şampiyon olmalı; olamazsa başarısızdır” demiyordu ama ilk dörde giremeyeceklerine ihtimal veren de yoktu. Jose Mourinho olduğundan çok daha zor koşullarda çalıştığı algısı yaratmak için uğraşmayı sever ve evet, bir önceki yaz takımın başına geçtiğinde bu seviye için epey sorunlu bir kadroyu devraldı ama iki yıldır büyük paralar da harcadı ve hem transferlerinden hem de kadrodaki yetenekli oyunculardan aldığı verim ciddi anlamda tartışma konusu olmalı. Üstelik Şampiyonlar Ligi ikinci turunda, hiç de iyi bir sezon geçirmeyen Sevilla’ya karşı rezil oldular. FA Cup yolculukları da yarı finaldeki Tottenham zaferi dışında hatırda kalan cinsten değil.

Emre Özcan: Yeterli olduğunu sanmıyorum. Ligin neredeyse Aralık ayında bittiği bir sezonda ikinciliğe önem atfetmek çok mantıklı değil. Şampiyonluk yarışı son haftalara kadar sürse daha değerli olabilirdi ama ikincilik için takımların çok özel bir çaba sarf ettiklerini düşünmüyorum City arkasıyla olan ipleri kopardıktan sonra. Kaldı ki United’ın arkasında bıraktığı Liverpool ve Tottenham gibi takımlara göre ekonomik gücü çok daha fazla. Diğer iki takımda 100 milyonluk oyuncu yokken United’da Pogba ve Lukaku gibi iki tane var. Üstüne sezon ortasında yıllık 25 milyon pound maaşla Alexis Sanchez’i de ikna edebilecek duruma sahipler. Puan olarak diğer takımların gerisinde kalmamalarında ne olursa olsun kadro kalitesi önemli iş yaptı. Keza David De Gea’nın kalecilik tarihine geçen olağanüstü performansı da aynı şekilde. Tüm bunların yanında Liverpool’un Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinden sonra lig konsantrasyonunun kaybolması, çok daha dar kadroya sahip olan Tottenham’ın ilk yarı boyunca Dembele ve Wanyama’dan hiç yararlanamaması da puan olarak geride kalmalarına neden oldu. Ama oyun olarak United’a göre çok üstündüler ve oyunda kazanan takımlar olarak taraftarlarını çok daha mutlu ettikleri kesin gibi.

Erman Yaşar: Fa Cup’ta gelecek bir zafer sezonu başarılı olarak nitelemek için yeterli olur mu emin değilim ancak en azından başarısız deme ihtimalimizi ortadan kaldıracak ve Şampiyonlar Ligi’nde yaşanan Sevilla şokunu telafi edecektir. Ben Manchester United’ın lig performansını puan olarak tatmin edici buluyorum ancak oyunun gelişmeye muhtaç olduğu açık. Yine de yıllar sonra gelen lig ikinciliği üstüne kupa zaferi gelirse Manu açısından tatmin edici bir sezon olur bu.

Final, Antonio Conte’nin Chelsea’deki son maçı olacak gibi… İki sezon önce Mourinho’yu gönderen soyunma odasının bu kez de Conte’nin sonunu hazırladığını söyleyebilir miyiz? Yoksa asıl sebep saha içi konular mı?

Orkun Çolakoğlu: Conte’nin sonunu soyunma odasından ziyade, yönetim kademesiyle diyaloğu ve geçen sezonki takımın üzerine koymayı beceremedikleri yaz ayları hazırladı. Bu da saha içi sorunları doğurdu. Geçen sezonki şampiyonluklarında Conte’nin 3-4-3’ü kadar, Avrupa’da oynamamalarının da büyük payı vardı. 3-4-3’e geçtikten sonra hemen hemen tüm maçları aynı 11’le oynadılar. Şampiyonlar Ligi yükü varken aynı şeyi yapamayacakları ve kadroyu zenginleştirmeleri gerektiği belliydi ama opsiyonları arttırmak bir tarafa, omurgadan Matic ve Costa’yı kaybettiler ve yerlerine yapılan transferler -en azından bu sezon için- başarısız oldu. Sezon başladığında transferler gecikmişti, Conte memnuniyetsizdi ve bu tablo Mourinho’nun son sezonuyla büyük benzerlikler gösteriyordu.

Emre Özcan: Muhtemelen tek neden soyunma odası değildi. Antonio Conte sezon başından beri önemli problemler yaşadı. Pozisyon bazında hiçbir transferin ilk istediği oyuncu olmaması Şampiyonlar Ligi’yle birlikte çok daha geniş ve kaliteli bir kadro gerekirken daha sezon başında tadını kaçırdı. Hal böyleyken elindeki yeteneki gençleri (Zouma, Loftus-Cheek, Abraham) kiralık göndermesiyse kendisiyle çelişmesi gibiydi. Bunun yanında geçtiğimiz sezon fark yaratmasını sağlayan ve şampiyonluğa götüren 3-4-3’üne karşı bu sezon Chelsea’nin karşısına çıkan tüm takımların aynı sistemle birebir eşleşme üzerinden cevap vermesi de takımın artılarının azalmasına neden oldu. Fakat soyunma odasını da kaybettiği galiba sezon boyunca ortadaydı. Sezon boyunca Cesc, Hazard, Courtois gibi oyuncularından aldığı eleştiriler bunun sinyalini verirken oyuncuların artan antrenman temposundan rahatsızlık duyduğu haberleri de bunu ayrıca gösteriyordu. Antonio Conte’nin oyuncularından çok fazla şey talep eden hocalık anlayışı oyuncu gruplarıyla uzun vadede yaşayacağı problemleri kaçınılmaz kılıyor gibi. Sonuç olarak sorunlar hem saha dışındaydı, hem de içindeydi.

Erman Yaşar: Conte’nin de iki sezon önce Jose Mourinho’nun yaşadığı sorunlara benzer durumlar yaşadığı çok yazıldı çizildi, Chelsea’nin oyuncu grubunun bu konuda olağan şüpheli olduğu bariz. Fakat bu maç Conte’nin eğer son maçı olacaksa bunda sezon başında gönderilen oyuncuların yerinin doldurulamaması, yapılan transferlerin yetersizliği, ligde ve Şampiyonlar Ligi’nde alınan sonuçların ve ortaya konan vasat oyunun payı çok büyük ve ben bu tablonun, doğrudan bir oyuncu yönetimi krizinden çok, yönetimden teknik direktöre uzanan bir hatalar silsilesinden kaynaklandığını düşünüyorum.

Son haftalardaki görüntülerini ve sezon içindeki karşılaşmalarını hatırladığınızda final için sizce hangi taraf ağır basıyor?

Orkun Çolakoğlu: 21 Nisan’da Tottenham’la oynayıp kazandıkları FA Cup yarı finalinin ardından United son lig maçlarında etkileyici olmaktan uzaktı ama aynı dönemde Chelsea, tam da form tutmuş gibi gözükürken ve Şampiyonlar Ligi biletine yaklaşmışken, önce evinde Huddersfield’ı yenemeyip, ardından Newcastle’la 3-0 yenilerek sezonu bitirdi. Hücumda şu an fazlasıyla Hazard’a bağımlı haldeler ve Mourinho bu tip çeşitlilikten uzak takımlara çözüm bulmakta zorlanmaz. Chelsea savunmasının formsuzluğu da göz önüne alınırsa United kupaya daha yakın geliyor.

Emre Özcan: İki takım da ligi çok iyi ve çok formda bir şekilde bitiremedi ama zaten bu maçın tüm bunlarla pek ilgisi de yok. United kadro kalitesi ve daha yüksek morala sahip bir takım olarak avantajlı görünüyor olabilir ama Antonio Conte’nin bu tek maçları şu an için Jose Mourinho’dan daha iyi oynuyor olması Chelsea’yi bence biraz öne çıkarıyor. Şampiyonlar Ligi için Chelsea son kurşunlarını atarken evlerinde karşılaştıkları Liverpool maçında Conte’nin taktik planı hak ettiği övgüleri alamadı. Kazanmaları gereken maçta iç sahada oynamalarına rağmen topu tamamen Liverpool’a bırakarak oynayan Conte, rakibine net bir şans vermediği gibi ikinci yarıda bulduğu golden sonra da iyi savunma performansıyla istediği sonucu almayı başarmıştı. Klopp’u yenmenin tek yolu olan topu rakibe bırakmak Mourinho’ya karşı da işleyebilir. Ama bu kez karşılarında topu alma konusunda Liverpool kadar istekli bir takım olmayacağı kesin gibi. Bu nedenle maçın sonucu biraz topla oynama sürelerindeki denge üzerinden gelişebilir. Topu alan takımın daha dezavantajlı duruma düşebileceği bu maçta Conte’nin taktik kabiliyeti ve muhtemelen ayrılacak olması nedeniyle ekstra motivasyona sahip olması Chelsea’yi öne çıkarıyor.

Erman Yaşar: Manchester United’ın sezonun ilk iki ayında çok etkileyici gözüktüğü dönemi saymazsak iki takım da hiçbir zaman çok sağlam, çok ihtişamlı ve güçlü gözükmediler. Yine de Manchester United’ın Chelsea’ya oranla daha derli toplu gözüktüğünü söylemek lazım. İki teknik adam da kazanmayı çok iyi bilen isimler ve bu maçlar için yaşıyorlar. Ben yine de Jose Mourinho’nun eski kalitesinden uzak olsa da bu maçları bir şekilde kendi tarafına çekebilme gücünü koruduğuna inanıyorum. Çok net favorisi olmayan bir maç ama ben ManU’nun az farkla önde olduğunu düşünüyorum,

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Kurtarıcı

Kurtarıcı

1 ay önce
Miras

Miras

2 ay önce
Kesişen Yollar

Kesişen Yollar

2 ay önce